Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11033 E. 2014/16103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta acentelik sözleşmesi↗ ıslah harcı↗ sigorta acenteliği↗ portföy tazminatı↗ komisyon alacağı↗ acentelik sözleşmesi↗ hayat sigortası↗ acentelik↗ hakkaniyet↗ komisyon↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı ... şirketince davacının sigorta acenteliğinin haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, davacı ... acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve kusuru olmaksızın sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre portföy tazminatına hak kazandığı, hakkaniyet gereğince uzun süreli akdedilen hayat sigorta poliçelerinden doğan komisyonun davacı acenteye ödenmesi gerektiği, davacının delil olarak sunmuş olduğu hayat sigortalarından doğan komisyon alacağının 5.992,30 TL olduğu ve 1.929,05 USD portföy tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.992,30 TL komisyon alacağının ve 1.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sigorta acenteliği sözleşmesinden kaynaklanan bakiye komisyon alacağı ile portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında sigorta acenteliği sözleşmesi olduğunu, davalının bu sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL komisyon alacağı ile 1.000,00 TL portföy tazminatının tahsilini istemiştir. Hükme temel alının bilirkişi kök ve ek raporunda davacının 15.589,59 TL komisyon ile 5.992,30 TL ve 1.929,05 USD portföy tazminatı alacağının bulunduğu açıklanmıştır. Mahkemece, portföy tazminatının 1.000,00 TL talep edildiği ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı vekili, mahkemeye sunduğu 13.12.2012 tarihli dilekçesinde hukuki değerlendirme hatası yapıldığını, 25.000,00 TL alacak içerisinde bilirkişi ek raporunda açıklanan portföy tazminatının da yer aldığını, aksi düşünülecek ise portföy tazminatının 4.992,30 TL ve 1.922,05 USD olarak ıslah edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. O halde, davacının bu dilekçesinin HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah istemini içerdiği dikkate alınıp, kendisine ıslah harcını yatırması için uygun süre veya süreler tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin portföy tazminatı istemine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.03.2014 Tarih, 2013/14460 Esas-2014/4005 Kararının (1) numaralı bendindeki '...davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.' ibaresinin tamamen çıkarılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14460 E. 2014/4005 K.
Ortak:sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · hayat sigortası · acentelik · hakkaniyet · komisyon · sigorta poliçesi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı ... şirketince davacının «sigorta acenteliğinin» haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, davacı ... acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve «kusuru» olmaksızın sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre «portföy tazminatına» hak kazandığı, «hakkaniyet» gereğince uzun süreli akdedilen «hayat sigorta poliçelerinden» doğan «komisyonun» davacı acenteye ödenmesi gerektiği, davacının delil olarak sunmuş olduğu hayat sigortalarından doğan «komisyon alacağının» 5.992,30 TL olduğu ve 1.929,05 USD portföy tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.992,30 TL komisyon alacağının ve 1.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulm …
Dava, «sigorta acenteliği sözleşmesinden» kaynaklanan bakiye «komisyon alacağı» ile «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» olduğunu, davalının bu sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL «komisyon alacağı» ile 1.000,00 TL «portföy tazminatının» tahsilini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketince davacının «sigorta acenteliğinin» haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, davacı sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve «kusuru» olmaksızın sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre «portföy tazminatına» hak kazandığı, «hakkaniyet» gereğince uzun süreli akdedilen «hayat sigorta poliçelerinden» doğan «komisyonun» davacı acenteye ödenmesi gerektiği, davacının delil olarak sunmuş olduğu hayat sigortalarından doğan «komisyon alacağının» 5.992.30 TL olduğu ve 1.929,05 USD portföy tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.992,30 TL komisyon alacağının ve 1.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak hükme dayanak yapılan 26.09.2011 tarihli kök bilirkişi raporunda «komisyon alacağı» 15.586,59 TL olarak hesaplandığı halde, mahkemece gerekçesi gösterilmeden 5.992,30 TL komisyon alacağına hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5670 E. 2012/13238 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faturanın tarafların «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalı tarafça bu faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği, davalının anılan döneme ilişkin 1.500,00 TL ödemesi tespit edildiğinden davacının vermiş olduğu servis hizmeti karşılığında davalıdan toplam 36.992,00 TL alacaklı olduğu, davalının «ibraz» ettiği diğer ödeme belgelerinin anılan «fatura» borcuna ilişkin olduğunun kanıtlanamadığı, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 36.992,00 TL «asıl alacak» yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
… den yapılan temyiz incelemesine gelince, dava taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın likit bulunmasına göre mahkemece, davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12426 E. 2011/7188 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşteri portföyü · ticari işletme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yaptığı işin devir ettiği işletmenin iştigal konusu ile aynı olmadığı, aynı olsa bile devredilen «ticari işletmenin» «müşteri portföyünü» etkileyecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7542 E. 2014/16209 K.
Ortak:portföy tazminatı · acentelik sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaDava, «sigorta acenteliği sözleşmesinden» kaynaklanan bakiye «komisyon alacağı» ile «portföy tazminatının» tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» olduğunu, davalının bu sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL «komisyon alacağı» ile 1.000,00 TL «portföy tazminatının» tahsilini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı ... şirketince davacının «sigorta acenteliğinin» haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, davacı ... acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve «kusuru» olmaksızın sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre «portföy tazminatına» hak kazandığı, «hakkaniyet» gereğince uzun süreli akdedilen «hayat sigorta poliçelerinden» doğan «komisyonun» davacı acenteye ödenmesi gerektiği, davacının delil olarak sunmuş olduğu hayat sigortalarından doğan «komisyon alacağının» 5.992,30 TL olduğu ve 1.929,05 USD portföy tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.992,30 TL komisyon alacağının ve 1.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulm …
Benzer bu kararda… mece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerine uygun olarak ve geçerli bir biçimde feshedilen «acentelik sözleşmesi» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlale» uğradığından bahsedilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı ve yine davacının talep ettiği «portföy tazminatına» hak kazandığını ispat edemediği gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat talebine yönelik davanın reddine, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle «teminat» «ipoteğinin kaldırılması» gerekmekte ise de, dava sırasında davalı sigorta şirketi tarafından ipoteğin kaldırılmış olduğu anlaşılmakla konusu kalmayan bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1-Dava, davalı sigorta şirketi tarafından «acentelik sözleşmesinin» sebepsiz feshedildiği iddiasına dayalı olarak açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlenen gerekçe ile davacının tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 19/2 maddesi uyarınca davalının herhangi bir sebep göstermeksizin «acentelik sözleşmesini» «fesih» hakkına sahip olması nedeniyle bu hakkı kullanmasının «haksız fesih» oluşturmayacağı kabul edilmiş ise de, sözleşme ile davalıya tanınan bu hakkın da yasaya ve «iyiniyet kurallarına» uygun bir şekilde kullanılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarının ihlali · haksız fesih · ipoteğin kaldırılması · iyiniyet kuralı · kişilik hakları · iyiniyet · fesih · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAncak, mahkemece taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 19/2 maddesi uyarınca davalının herhangi bir sebep göstermeksizin «acentelik sözleşmesini» «fesih» hakkına sahip olması nedeniyle bu hakkı kullanmasının «haksız fesih» oluşturmayacağı kabul edilmiş ise de, sözleşme ile davalıya tanınan bu hakkın da yasaya ve «iyiniyet kurallarına» uygun bir şekilde kullanılması gerekmektedir.
Bu nedenle, sözleşmenin 19/2 maddesine göre davalının «fesih» «yetkisini» kullanmasının açıkça hak ihlali olup olmadığının, başka bir deyişle sözleşmedeki bu hükme dayalı olarak yapılan fesih bildirimi ve kullanılan fesih hakkının yasa ve «iyiniyet kurallarına» göre haklı sebeplere dayalı bir kullanım niteliğinde bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, sadece işbu sözleşme hükmüne dayalı olarak herhangi bir sebep …
… mece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşme hükümlerine uygun olarak ve geçerli bir biçimde feshedilen «acentelik sözleşmesi» nedeniyle davacının «kişilik haklarının ihlale» uğradığından bahsedilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin yasal koşullarının oluşmadığı ve yine davacının talep ettiği «portföy tazminatına» hak kazandığını ispat edemediği gerekçesiyle, maddi ve manevi tazminat talebine yönelik davanın reddine, davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmaması nedeniyle «teminat» «ipoteğinin kaldırılması» gerekmekte ise de, dava sırasında davalı sigorta şirketi tarafından ipoteğin kaldırılmış olduğu anlaşılmakla konusu kalmayan bu talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11033 E. , 2014/16103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 gün ve 2011/122-2012/308 sayılı kararı bozan Daire’nin 03.03.2014 gün ve 2013/14460-2014/4005 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin acentelik sözleşmesine dayalı olarak 19 yıl boyunca davalı ... şirketi ile çalıştığını, davalı şirketinin, müvekkilinin başka bir sigorta şirketinin düzenlediği bir tür eğitim seminerine katılmış olmasını bahane ederek 11.05.2008 tarihinde müvekkilinin acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin ürettiği sigorta poliçelerinden dolayı komisyon alacağı bulunduğunu, müvekkilinin portföyü sayesinde davalı ... şirketinin uzun yıllar muazzam bir kazanca sahip olduğunu ileri sürerek, şimdilik 25.000,00 TL komisyon alacağı ve 1.000,00 TL portföy tazminatının reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, davacının acentelik ilişkisine özgü güven ve sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğindeki davranış ve eylemleri nedeniyle acentelik sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının sözleşmeden doğan herhangi bir hakkının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı ... şirketince davacının sigorta acenteliğinin haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, davacı ... acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve kusuru olmaksızın sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre portföy tazminatına hak kazandığı, hakkaniyet gereğince uzun süreli akdedilen hayat sigorta poliçelerinden doğan komisyonun davacı acenteye ödenmesi gerektiği, davacının delil olarak sunmuş olduğu hayat sigortalarından doğan komisyon alacağının 5.992,30 TL olduğu ve 1.929,05 USD portföy tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.992,30 TL komisyon alacağının ve 1.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine dair tesis edilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sigorta acenteliği sözleşmesinden kaynaklanan bakiye komisyon alacağı ile portföy tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında sigorta acenteliği sözleşmesi olduğunu, davalının bu sözleşmeyi haksız feshettiğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 25.000,00 TL komisyon alacağı ile 1.000,00 TL portföy tazminatının tahsilini istemiştir. Hükme temel alının bilirkişi kök ve ek raporunda davacının 15.589,59 TL komisyon ile 5.992,30 TL ve 1.929,05 USD portföy tazminatı alacağının bulunduğu açıklanmıştır. Mahkemece, portföy tazminatının 1.000,00 TL talep edildiği ve talepten fazlaya hükmedilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı vekili, mahkemeye sunduğu 13.12.2012 tarihli dilekçesinde hukuki değerlendirme hatası yapıldığını, 25.000,00 TL alacak içerisinde bilirkişi ek raporunda açıklanan portföy tazminatının da yer aldığını, aksi düşünülecek ise portföy tazminatının 4.992,30 TL ve 1.922,05 USD olarak ıslah edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
O halde, davacının bu dilekçesinin HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah istemini içerdiği dikkate alınıp, kendisine ıslah harcını yatırması için uygun süre veya süreler tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Bu durum karşısında, davacı vekilinin portföy tazminatı istemine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına bozulması gerekirken yazılı şekilde bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.03.2014 Tarih, 2013/14460 Esas-2014/4005 Kararının (1) numaralı bendindeki '...davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.' ibaresinin tamamen çıkarılmasına, yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.03.2014 Tarih, 2013/14460 Esas-2014/4005 Karar sayılı bozma kararının (1) numaralı bendindeki '... davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.' ibaresinin tamamen çıkarılmasına ve yukarıda açıklanan bozma nedenin (3) numaralı bozma bendi olarak eklenmesi suretiyle, kararın bu nedenle de BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/370204700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz