İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5670 E. 2012/13238 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter kayıtları↗ taşıma sözleşmesi↗ ticari defter↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça bu faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği, davalının anılan döneme ilişkin 1.500,00 TL ödemesi tespit edildiğinden davacının vermiş olduğu servis hizmeti karşılığında davalıdan toplam 36.992,00 TL alacaklı olduğu, davalının ibraz ettiği diğer ödeme belgelerinin anılan fatura borcuna ilişkin olduğunun kanıtlanamadığı, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 36.992,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, dava taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit bulunmasına göre mahkemece, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1065 E. 2015/6341 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, don olayının ağaçların meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği ve meydana gelen zararın «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kaldığı, zararın 37.992 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 37,992 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17/10/2014 tarihli kararı ile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14460 E. 2014/4005 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acenteliği · portföy tazminatı · komisyon alacağı · hayat sigortası · acentelik · hakkaniyet · komisyon · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketince davacının «sigorta acenteliğinin» haklı bir nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, davacı sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın ve «kusuru» olmaksızın sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle Sigortacılık Kanunu'nun 23. maddesine göre «portföy tazminatına» hak kazandığı, «hakkaniyet» gereğince uzun süreli akdedilen «hayat sigorta poliçelerinden» doğan «komisyonun» davacı acenteye ödenmesi gerektiği, davacının delil olarak sunmuş olduğu hayat sigortalarından doğan «komisyon alacağının» 5.992.30 TL olduğu ve 1.929,05 USD portföy tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 5.992,30 TL komisyon alacağının ve 1.000,00 TL portföy tazminatının dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak hükme dayanak yapılan 26.09.2011 tarihli kök bilirkişi raporunda «komisyon alacağı» 15.586,59 TL olarak hesaplandığı halde, mahkemece gerekçesi gösterilmeden 5.992,30 TL komisyon alacağına hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Kredi sözleşmesinden paranın iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5450 E. 2014/11807 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken ödeme komisyonu · bedel iadesi · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile davacı arasındaki sözleşme hükümlerinde erken ödeme halinde «komisyon» adı altında bir kesinti yapılacağına dair hiçbir hüküm bulunmadığı, bankaların «masrafların» nitelikleri ve sınırlarını serbestçe belirleneceğine ilişkin mevzuat hükümlerinin ise öncelikle sözleşmede «erken ödeme komisyonu» alınacağına ilişkin düzenleme bulunması koşuluna bağlı olması gerektiği, aksi halde sözleşmede düzenlenmeyen hususlarda bu şekilde bir belirleme hakkının bulunduğu sonucuna varılmasının yasal olmayacağı gerekçesiyle 6.992,85 TL'nin 09/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, «genel kredi sözleşmesi», banka kayıtları ve konuya ilişkin sözleşme hükümleri ile diğer bankaların da benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, bankacılık uygulamasında davalının tahsil ettiği tutarın uygun olup olmadığı konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan alınan erken ödeme «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 80. ve gerekse de 6098 sayılı TBK'nın 96. maddeleri gözetildiğinde, davalı bankanın erken ödeme halinde uygun bir «komisyon» alabileceğinin kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5670 E. , 2012/13238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/04/2010 tarih ve 2009/179-2010/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete vermiş olduğu taşıma-servis hizmeti bedelinin ödenmemesi üzerine kestiği faturaya dayalı olarak başlattığı takibe davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında taşıma sözleşmesi imzalanmış olup müvekkilinin bir dönem ödeme güçlüğü içine düşmesi nedeniyle dava dışı Koç Petrol A.Ş ile anlaşılıp davacının aldığı akaryakıt için veresiye fişleri düzenlendiğini, davacının alacağının bir kısmının banka kanalı ile bir kısmının Koç Petrol AŞ’ye tediye makbuzları ile ödendiğini, davacı tarafından dava konusu faturanın ilgili olduğu dönemde kesilen diğer faturalar 3.000-5000 TL civarında olmasına rağmen dava konusu faturanın çok yüksek meblağlı olduğunu, dayanağının davacı tarafından açıklanamadığını, dava konusu faturaya da muhasebe kayıtlarının müvekkilinin bağlı olduğu Vakfın Ankara’da bulunan genel merkezinde tutulması nedeniyle muhasebe servisindeki kopukluktan dolayı itiraz edilemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça bu faturaya yasal süresinde itiraz edilmediği, davalının anılan döneme ilişkin 1.500,00 TL ödemesi tespit edildiğinden davacının vermiş olduğu servis hizmeti karşılığında davalıdan toplam 36.992,00 TL alacaklı olduğu, davalının ibraz ettiği diğer ödeme belgelerinin anılan fatura borcuna ilişkin olduğunun kanıtlanamadığı, alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının 36.992,00 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince, dava taşıma ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın likit bulunmasına göre mahkemece, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.647,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062426200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz