Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1430 E. 2014/8089 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
reeskont faizi↗ dolandırıcılık↗ fer'i müdahil↗ ıslah↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ... […]...nin hakim ortağının Ali Avni Balkaner olup, ... şirketinin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda dolandırıcılık suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile ... şirketinin sahibinin aynı şahıs
olduğu, görünüşte ... şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, ... […]...nin Merkez Şubesi'ndeki, ... Bank'ın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.698,00 TL'nın 29.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra ıslah dilekçesi ile hesaba yatan paranın avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece hüküm altına alınan miktarın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde faiz türü konusunda tercihte bulunduktan sonra ıslahla faiz oranının değiştirilemeyeceği ve bozmadan sonra ıslah da mümkün olmadığı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yine gerek fer'i müdahil ...’nin gerekse davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmeyip kararın bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Fon bankası 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1865 E. 2014/8088 K.
Ortak:dolandırıcılık · avans faizi
İncelediğiniz kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile ... şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte ... şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların top …
Bank'ın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.698,00 TL'nın 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile hesaba yatan paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiştir.
Benzer bu karardaBank A.Ş.'nin hakim ortağının Ali Avni Balkaner olup, ... şirketinin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile ... şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte ...
Bank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, «ihbar olunan» ...'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331,75 TL'nın dava tarihine kadar vadesiz hesaba uygulanan faizi oranında faizi, dava tarihinden itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · müteselsil sorumluluk · ihbar · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, «ihbar olunan» ...'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331,75 TL'nın dava tarihine kadar vadesiz hesaba uygulanan faizi oranında faizi, dava tarihinden itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmişlerdir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve «ihbar olunan» vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5723 E. 2012/13402 K.
Ortak:dolandırıcılık · avans faizi
İncelediğiniz kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile ... şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte ... şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların top …
Bank'ın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.698,00 TL'nın 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile hesaba yatan paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiştir.
Benzer bu kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte off shore şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Yurt Bank A.Ş.'nin Merkez Şubesi'ndeki, Off Shore Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde Off Shore Bank ile Yurt Bank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, dava dışı TMSF'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331.75 TL'nın davalı ve TMSF'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, davacının parasını davalı Banka'dan talep ettiği tarihe kadar vadesiz hesaba uygulanan faiz oranında faiz talep edebileceği ancak bankadan talepte bulunmasına rağmen davalı Banka'nın ödeme yapmadığı tarihten itibaren «avans faizi» isteyebileceği gözetilmeksizin bankaya el konulma tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müteselsil sorumluluk · ibraz
Benzer bu kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte off shore şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Yurt Bank A.Ş.'nin Merkez Şubesi'ndeki, Off Shore Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde Off Shore Bank ile Yurt Bank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, dava dışı TMSF'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331.75 TL'nın davalı ve TMSF'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve bankanın delil olarak «ibraz» ettiği hesap açma ve kapama talimatında “Sevil hn ablası” ibaresinin bulunmasına ve davacının ibraz edilen nüfus kayıtlarına göre “Sabiha” isminde kızkardeşinin ol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1092 E. 2014/5725 K.
Ortak:reeskont faizi · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile hesaba yatan paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiştir.
Bank'ın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.698,00 TL'nın 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan miktarın «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak, her ne kadar mahkeme gerekçesinde 11.10.1999 ila 13.01.2000 tarihleri arası için «reeskont faizi» hesabı yapıldığı belirtilmişse de anılan tarihler için reeskont faiz oranları üzerinde olan ve «avans faizi» oranlarına karşılık gelen %80 ve %70 faiz oranlarının tatbiki ile hesap yapıldığı anlaşılmıştır.
… nlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 16.873,89 TL'nin davalı İng Bank A.Ş'den tahsiline, 14.000,00 TL'ye 13.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranda «reeskont faizi» yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Ali Balkaner hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında açılan dava yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · terkin · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… nlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 16.873,89 TL'nin davalı İng Bank A.Ş'den tahsiline, 14.000,00 TL'ye 13.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranda «reeskont faizi» yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı Ali Balkaner hakkında açılan davanın atiye «terk» edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında açılan dava yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ve «feri müdahil» vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1495 E. 2014/8090 K.
Ortak:avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaBank'ın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.698,00 TL'nın 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile hesaba yatan paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan miktarın «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaS..’na ait vadeli hesap olup, diğer davacı ile bir ilgisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2.890,00 TL'nin 11.10.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · feri müdahil · infaz · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaS..'nun aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gözetilmeksizin ,hüküm fıkrasında alacağın davacıya ödenmesine şeklinde «infazda tereddüt» uyandıracak biçimde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «feri müdahil» T..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1430 E. , 2014/8089 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/11/2013 tarih ve 2012/581-2013/547 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın ... Şubesi'ne hesap açmaya giden müvekkilinin, banka çalışanlarının yönlendirmesi ve güvenlik garantisi vermesi sebebiyle 29.11.1999 tarihinde 2.698,00 TL’lik “...” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, 21.12.1999 tarihinde ... tarafından el konulan davalı bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen müvekkilinin parasını ödemediğini, dava dışı ... Bankası aleyhine yapılan icra takibinde borçlunun hiçbir malının olmadığının tespit edilerek borçlu hakkında aciz vesikası alındığını, davalı bankanın, müvekkilinin zararından Borçlar Kanunu'nun 55 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, aslında ... Bankasına havale edilmiş gibi gösterilen paranın davalı banka nezdinde kaldığını, uzun zamandır parasını alamaması nedeniyle büyük sıkıntılar yaşayan müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, 2.698,00 TL alacağın ve 6.000,00 TL manevi tazminatın 29.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi uyarınca reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş olup, faiz oranını avans faiz olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin pasif taraf ehliyetinin bulunmadığını, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını, davacının bilinçli şekilde yüksek faiz elde etmek için parasını havale ettiğinin açık olduğunu, manevi tazminat verilmesi koşullarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahiller vekilleri; ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ... […]...nin hakim ortağının Ali Avni Balkaner olup, ... şirketinin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda dolandırıcılık suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile ... şirketinin sahibinin aynı şahıs
olduğu, görünüşte ... şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, ... […]...nin Merkez Şubesi'ndeki, ... Bank'ın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.698,00 TL'nın 29.11.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil ... vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra ıslah dilekçesi ile hesaba yatan paranın avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece hüküm altına alınan miktarın avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde faiz türü konusunda tercihte bulunduktan sonra ıslahla faiz oranının değiştirilemeyeceği ve bozmadan sonra ıslah da mümkün olmadığı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yine gerek fer'i müdahil ...’nin gerekse davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmeyip kararın bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönlerden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. ve fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasında geçen “avans faizi” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “reeskont faizi” ibaresinin yazılmasına, yine davalı bankaya harç yükleyen 4 ve 5 numaralı paragrafların hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “Davalı ... A.Ş. (fer'i müdahil ...) harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacılar tarafından yatırılan toplam 133,10 TL başvuru ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacılara iadesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılması suretiyle kararın davalı ...
A.Ş. ve fer'i müdahil ... yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/365127700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz