Müteselsil sorumluluk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5723 E. 2012/13402 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil sorumluluk↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Yurt Bank A.Ş.'nin hakim ortağının Ali Avni Balkaner olup, off shore şirketinin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda dolandırıcılık suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte off shore şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Yurt Bank A.Ş.'nin Merkez Şubesi'ndeki, Off Shore Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde Off Shore Bank ile Yurt Bank'ın müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, dava dışı TMSF'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331.75 TL'nın davalı ve TMSF'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve bankanın delil olarak ibraz ettiği hesap açma ve kapama talimatında “Sevil hn ablası” ibaresinin bulunmasına ve davacının ibraz edilen nüfus kayıtlarına göre “Sabiha” isminde kızkardeşinin olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacının parası Yurtbank Off Shore A.Ş.'ne gönderilmeden önce davalı Banka nezdinde vadesiz hesaptadır. Bu nedenle, davacının parasını davalı Banka'dan talep ettiği tarihe kadar vadesiz hesaba uygulanan faiz oranında faiz talep edebileceği ancak bankadan talepte bulunmasına rağmen davalı Banka'nın ödeme yapmadığı tarihten itibaren avans faizi isteyebileceği gözetilmeksizin bankaya el konulma tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1865 E. 2014/8088 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · dolandırıcılık · avans faizi
İncelediğiniz kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte off shore şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Yurt Bank A.Ş.'nin Merkez Şubesi'ndeki, Off Shore Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde Off Shore Bank ile Yurt Bank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, dava dışı TMSF'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331.75 TL'nın davalı ve TMSF'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, davacının parasını davalı Banka'dan talep ettiği tarihe kadar vadesiz hesaba uygulanan faiz oranında faiz talep edebileceği ancak bankadan talepte bulunmasına rağmen davalı Banka'nın ödeme yapmadığı tarihten itibaren «avans faizi» isteyebileceği gözetilmeksizin bankaya el konulma tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, «ihbar olunan» ...'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331,75 TL'nın dava tarihine kadar vadesiz hesaba uygulanan faizi oranında faizi, dava tarihinden itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bank A.Ş.'nin hakim ortağının Ali Avni Balkaner olup, ... şirketinin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile ... şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · ihbar · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, «ihbar olunan» ...'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331,75 TL'nın dava tarihine kadar vadesiz hesaba uygulanan faizi oranında faizi, dava tarihinden itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalı ve ...'den müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve «ihbar olunan» vekili temyiz etmişlerdir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve «ihbar olunan» vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1430 E. 2014/8089 K.
Ortak:dolandırıcılık · avans faizi
İncelediğiniz kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte off shore şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Yurt Bank A.Ş.'nin Merkez Şubesi'ndeki, Off Shore Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde Off Shore Bank ile Yurt Bank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, dava dışı TMSF'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331.75 TL'nın davalı ve TMSF'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle, davacının parasını davalı Banka'dan talep ettiği tarihe kadar vadesiz hesaba uygulanan faiz oranında faiz talep edebileceği ancak bankadan talepte bulunmasına rağmen davalı Banka'nın ödeme yapmadığı tarihten itibaren «avans faizi» isteyebileceği gözetilmeksizin bankaya el konulma tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile ... şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte ... şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların top …
Bank'ın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde davalı bankanın sorumluluğunun bulunduğu, manevi tazminat şartlarının ise oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.698,00 TL'nın 29.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.
2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile hesaba yatan paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi · ıslah
Benzer bu kararda2- Ancak; davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile hesaba yatan paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiştir.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesinde faiz türü konusunda tercihte bulunduktan sonra ıslahla faiz oranının değiştirilemeyeceği ve bozmadan sonra «ıslah» da mümkün olmadığı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «avans faizine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yine gerek fer'i müdahil ...’nin gerekse davalı bankanın 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12755 E. 2014/2154 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz kararda… nin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda «dolandırıcılık» suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte off shore şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Yurt Bank A.Ş.'nin Merkez Şubesi'ndeki, Off Shore Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde Off Shore Bank ile Yurt Bank'ın «müteselsil sorumluluğunun» bulunduğu, dava dışı TMSF'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331.75 TL'nın davalı ve TMSF'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank AŞ’nin yöneticisi olan Ali Avni Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… lkaner ve Yurtbank A.Ş’nin davadışı diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Avni …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · aciz vesikası · havale · taahhütname · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın eyleminin «havale» işleminden ibaret olup davacıya karşı bir «taahhüt» içermemesi nedeniyle davalı bankanın sorumlu bulunmadığı, diğer davalı T..
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacıların alacağını davalı Yurt Security Off-Shore Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
T.. yönünden davanın «yargı yolu» nedeniyle reddi gerekip, verilen kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5723 E. , 2012/13402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2009/796-2010/1187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya el konulmasından önce, davalı bankanın Avcılar Şubesi'ne para yatırdığını, müvekkilinin yazılı talimatı olmadan paranın KKTC'de kurulan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarıldığını, müvekkilinin davalı bankaya başvurduğunda parasını alamadığını, kıyı bankasına yaptığı başvurunun da sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 4.331.757.041 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının off shore bankacılığının risklerini ve yapılan işlemin niteliğini bilerek parasını yatırdığını, kendi rızası ile hesap türünü seçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Yurt Bank A.Ş.'nin hakim ortağının Ali Avni Balkaner olup, off shore şirketinin tek sahibi olduğu, bu şirketi sahibi olduğu banka kanalıyla topladığı mevduatı kendi özel şirketlerine para aktarmada kullandığının tespit edildiği ve bu konuda dolandırıcılık suçundan ceza aldığı, böylece bankanın hakim ortağı ile off shore şirketinin sahibinin aynı şahıs olduğu, görünüşte off shore şirketinin de banka gibi çalıştığı, paraların toplanarak fiilen bu şirketlerin hesaplarına aktarılmadığı, Yurt Bank A.Ş.'nin Merkez Şubesi'ndeki, Off Shore Bankın hesabında aynen durduğu, paranın iadesinde Off Shore Bank ile Yurt Bank'ın müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, dava dışı TMSF'nun dava konusu alacağın ödenmesini üstlendiği gerekçesiyle 4.331.75 TL'nın davalı ve TMSF'dan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve bankanın delil olarak ibraz ettiği hesap açma ve kapama talimatında “Sevil hn ablası” ibaresinin bulunmasına ve davacının ibraz edilen nüfus kayıtlarına göre “Sabiha” isminde kızkardeşinin olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davacının parası Yurtbank Off Shore A.Ş.'ne gönderilmeden önce davalı Banka nezdinde vadesiz hesaptadır. Bu nedenle, davacının parasını davalı Banka'dan talep ettiği tarihe kadar vadesiz hesaba uygulanan faiz oranında faiz talep edebileceği ancak bankadan talepte bulunmasına rağmen davalı Banka'nın ödeme yapmadığı tarihten itibaren avans faizi isteyebileceği gözetilmeksizin bankaya el konulma tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 17/09/2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacının yazılı talimatı olmadan mevduatınınYurt Security Off Shore Bank Ltd. hesabına aktarıldığı iddiası ile açılmış tazminat davasıdır.
Dava konusu hesabın davacı adına olmayıp, Sebiha Ada adına olduğu dosya kapsamına göre sabittir.
Mahkemece, davacı beyanları, nüfus kayıtları, davacının gerçekte Yurtbank Avcılar Şubesi Müdürü Sevil Ada'nın kız kardeşi olması, yapılan işlemlerin banka müdürü tarafından kardeşleri adına yapıldığının davacı vekilince beyan edilmesi ve birlikte vekaletname tanzim eden davacı ile dava dışı Sevil Ada'nın, dava konusu paranın davacı ...'ye ait olduğunu benimsedikleri gerekçeleriyle, Sebiha Ada adına kayıtlı paranın, davacıya ait olduğu kabul edilmiştir.
Sevil Ada'nın benzer işlem sebebiyle açtığı dava sonunda yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 04.07.2012 gün, 2011/5722 esas, 2012/11963 karar sayılı ilamı ile " Her ne kadar emsal uyuşmazlıklarda, mevduat sahiplerinin paralarının, davalı Banka yöneticisi ve çalışanlarının yönlendirmesiyle off shore hesaplarına gönderilmesi eyleminden TTK'nun 321. maddesi uyarınca ve BK'nun 41. maddesi gereğince davalı Banka'nın sorumlu olduğu kabul edilmiş ise de, davacı, anılan bankanın şube müdürü olup bu konumu nedeniyle kendisinin iradesinin fesada uğratıldığının ileri sürülmesi MK'nun 2. maddesi hükümleri ile bağdaşmaz. Zira, müşterilere ait paraların off shore hesabına gönderilmesi nedeniyle prim aldığı anlaşılan davacının, mevduat sahipleri gibi kendisinin de kandırıldığını ileri sürmesi hayatın olağan koşulları ile bağdaşmaz.
Bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur.
Dava konusu hesabın...adına olmasına rağmen, belirtilen gerekçelerle hesabın davacıya ait olduğu kabul edildiği dikkate alındığında, yukarıda anılan Dairemizin ilamındaki bozma gerekçeleri, bu dava yönünden de geçerlidir.
Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine ilişkin kararına katılamıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062446800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz