Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5459 E. 2017/3224 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik hakkı ihlali↗ kişilik haklarının ihlali↗ kişilik hakları↗ tbk 99↗ ihtar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankada gerçekleşen usulsüzlüklerin ortaya çıkması üzerine davacının bankadaki birikiminin ödenmesi talebiyle ihtar gönderdiği, davalının kendi iç soruşturmasını gerekçe göstererek bu talebi reddedemeyeceği, banka çalışanının suçunu kabul ettiği ve teftiş raporunda da davacıya ödenecek bedelin belli olduğu, buna rağmen davacının da bu işin içinde olmakla itham edilmiş olması nedeniyle manevi zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişilik haklarının ihlal edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 58'inci maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davalı bankada gerçekleşen usulsüzlükler nedeniyle devam eden soruşturma kapsamında davacının da bu işin içinde olmakla itham edildiği gerekçesiyle manevi zararının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulü ile davacı lehine manevi tazminat takdir edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin haksız yere suça iştirak etmekle itham edildiğini ve bu nedenle kişilik haklarının zarar gördüğünü ileri sürmüş ise de, bu konuda dosya kapsamında iddialarını ispata yarar delil bulunmadığı gibi beyanlarının tek taraflı ve ispata muhtaç olduğu, kaldı ki hesap hareketlerinde
.../...
usulsüzlük bulunan müşterilerin hesaplarının davalı banka nezdinde yürütülen soruşturma kapsamında incelenmesi de kişilik hakkı ihlali yaratmayacak olup, mahkemece davacının iddialarını ispatlayamamasına ve manevi tazminatın koşulları oluşmamasına rağmen davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14052 E. 2018/2091 K.
Ortak:kişilik hakları · Manevi tazminat
İncelediğiniz karardaDava, «kişilik haklarının ihlal» edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin haksız yere suça iştirak etmekle itham edildiğini ve bu nedenle «kişilik haklarının» zarar gördüğünü ileri sürmüş ise de, bu konuda dosya kapsamında iddialarını ispata yarar delil bulunmadığı gibi beyanlarının tek taraflı ve ispata muhtaç olduğu, kaldı ki hesap hareketlerinde .../... usulsüzlük bulunan müşterilerin hesaplarının davalı banka nezdinde yürütülen soruşturma kapsamında incelenmesi de «kişilik hakkı ihlali» yaratmayacak olup, mahkemece davacının iddialarını ispatlayamamasına ve manevi tazminatın koşulları oluşmamasına rağmen davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurması …
Benzer bu karardaDavacı taraf, davalının yazdığı romanda davacının ailesi hakkında kullandığı tabir ve haksız isnatlar yoluyla «kişilik haklarının» zarar gördüğünü ileri sürerek manevi tazminat talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durumda, uyuşmazlığa bakmaya asliye hukuk mahkemelerinin «görevli» olduğu dikkate alınarak «görevsizlik» kararı vermek gerekirken fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi sıfatıyla işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiştir ve görev kuralları «kamu düzenine» ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13024 E. 2012/3913 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme savunması · bankacılık işlemleri · haksız eylem · maddi tazminat · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raoruna dayanılarak, paranın çekildiğine dair dekonttaki imzanın davacıya ait olmadığı, «ödeme savunması» kanıtlanamadığından davalının sorumlu olduğu, davacıyı samimiyetsizlik ile itham edip bu tutumunu ısrarla sürdüren davalı bankanın bu eyleminin davacıya karşı «haksız eylem» niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (500) TL.manevi (45,000) TL.«maddi tazminatın» «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait hesapta bulunan paranın davalı bankanın kusurlu eylemi sonucu üçüncü kişilere ödendiği anlaşıldığından, mahkemece davacı yararına «maddi tazminata» hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8898 E. 2014/858 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hak arama özgürlüğü · ticari itibarın zedelenmesi · ticari itibar · delil tespiti · ihtisas mahkemesi · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, tarafların sözleşmenin imzacıları arasında yer aldığı, «derdestlik» itirazına konu davanın «haksız rekabete», işbu davanın «cezai şart» istemine ilişkin olduğundan derdestlik itirazının yerinde bulunmadığı, «delil tespitinin», varlığı ya da yokluğu hukuki sonuçlar doğuracak olaylar için yapılan ve ileride açılacak dava için güvence sağlayan bir koruma tedbiri olduğu, delil tespiti yapılmasının önceden bir sözleşme ile engellenemeyeceği, böyle bir sözleşmenin veya şartın, «hak arama özgürlüğüne» ve hakkının özüne aykırı olacağı, delil tespitinin kendi başına temel bir yargı hakkı olduğu ve sebepsiz bir itham veya karalama olarak değerlendirilemeyeceği, tespitin çok sayıda olmasının da davacının bir üretici olarak ürünlerini çeşitli illere ve iş yerlerine dağıtmasından kaynaklandığı, dolayısıyla kötü niyetli bir eylem olarak değerlendirilemeyeceği, bununla birlikte sözleşmenin 3.15 maddesindeki şartta, yanların bir takım mevcut çekişmelerini «tasfiye» edip artık birbirlerini itham etmeyeceklerini «taahhüt» ettikleri, diğer bir deyimle «olumsuz» edimin aynı maddenin 1. paragrafındaki uzlaşmanın çerçevesinde yorumlanması gerektiği, yoksa ileriye dönük olası haksız rekabet veya marka ihlali eylemlerinin sözl …
… en ürün ve ambalajlarda kullanıldığı iddiasıyla davacı şirketten mal satın alan firmaların iş yerlerinde, davalı şirket tarafından yaptırılan tespitlerin, davacının «ticari itibarını zedeleyici» nitelikte olup bu durumun taraflar arasındaki “Hisse Satış ve Sulh Sözleşmesinin” 3.15. maddesine aykırılık teşkil ettiği ve aynı madde uyarınca «cezai şartın» tahsilini gerektirdiği iddiasına dayalı, cezai şart bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı ise davacının anılan sözleşmenin 3.13. maddesindeki yükümlülüğüne aykırı davranarak, “D.” markalı ürünleri üretip satmaya devam ettiğini, «delil tespitlerinin» bu nedenle yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Bu durumda davadaki uyuşmazlığın temel noktası, “D.” ibaresinin marka ve tasarım olarak kullanılıp kullanılmadığı ve kullanılmış ise bu kullanım şeklinin anılan madde ve «sözleşmeye aykırılık» oluşturup oluşturmadığının tespitine ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15969 E. 2013/22692 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · ıslah · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… sinin parasını yatırdığı yurt dışındaki dava dışı şirketten paraların bu tarihlerde davalı şirkete aktarıldığı, devam eden eylemler nedeniyle paranın aktarıldığı en «son» gün olarak 2000 yılının son günü olarak kabul edilmesi gerektiği, davacıların paraların davalılara aktarıldığını dava tarihinden önce öğrendiğine dair dosya içerisinde herhangi bir delil bulunmadığı, paraların aktarıldığı iddia edilen tarihten davanın açıldığı 17.02.2011 tarihine kadar ve davanın «ıslah» edildiği 11.04.2012 tarihine kadar Borçlar Kanunu'nun 60.maddesinde düzenlenen 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğu, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacılar v …
Mahkemece, davalı ... hakkında Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesi'nde açılan nitelikli «dolandırıcılık» suçuna ilişkin yargılama sonucunda mahkemece davanın «zamanaşımı» nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, Bakırköy 8.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5459 E. , 2017/3224 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 14/04/2015 tarih ve 2014/579-2015/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin tasarruflarını davalı bankada değerlendirdiğini, bankada gerçekleşen usulsüzlükleri haber alması üzerine hesabındaki 57.770,00 TL birikimini çekmek istediğini, ancak bankadaki soruşturma nedeniyle bu talebinin gerçekleştirilmediği gibi usulsüzlüğe iştirak etmiş olabileceğinin ima edildiğini ileri sürerek manevi mağduriyetinin giderilmesi için 6.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bankanın şubesindeki servis yetkilisinin müşterilerin hesaplarından gerçekleştirdiği usulsüzlük işlemine ilişkin soruşturma tamamlandığında müşterilerin paralarının iade edileceğinin bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankada gerçekleşen usulsüzlüklerin ortaya çıkması üzerine davacının bankadaki birikiminin ödenmesi talebiyle ihtar gönderdiği, davalının kendi iç soruşturmasını gerekçe göstererek bu talebi reddedemeyeceği, banka çalışanının suçunu kabul ettiği ve teftiş raporunda da davacıya ödenecek bedelin belli olduğu, buna rağmen davacının da bu işin içinde olmakla itham edilmiş olması nedeniyle manevi zararının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kişilik haklarının ihlal edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 58'inci maddesinde kişilik hakkının zedelenmesinden zarar görenin, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, davalı bankada gerçekleşen usulsüzlükler nedeniyle devam eden soruşturma kapsamında davacının da bu işin içinde olmakla itham edildiği gerekçesiyle manevi zararının oluştuğu kanaatine varılmış ve davanın kısmen kabulü ile davacı lehine manevi tazminat takdir edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin haksız yere suça iştirak etmekle itham edildiğini ve bu nedenle kişilik haklarının zarar gördüğünü ileri sürmüş ise de, bu konuda dosya kapsamında iddialarını ispata yarar delil bulunmadığı gibi beyanlarının tek taraflı ve ispata muhtaç olduğu, kaldı ki hesap hareketlerinde
.../...
usulsüzlük bulunan müşterilerin hesaplarının davalı banka nezdinde yürütülen soruşturma kapsamında incelenmesi de kişilik hakkı ihlali yaratmayacak olup, mahkemece davacının iddialarını ispatlayamamasına ve manevi tazminatın koşulları oluşmamasına rağmen davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/360064200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz