Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13024 E. 2012/3913 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme savunması↗ bankacılık işlemleri↗ haksız eylem↗ maddi tazminat↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raoruna dayanılarak, paranın çekildiğine dair dekonttaki imzanın davacıya ait olmadığı, ödeme savunması kanıtlanamadığından davalının sorumlu olduğu, davacıyı samimiyetsizlik ile itham edip bu tutumunu ısrarla sürdüren davalı bankanın bu eyleminin davacıya karşı haksız eylem niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (500) TL.manevi (45,000) TL.maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait hesapta bulunan paranın davalı bankanın kusurlu eylemi sonucu üçüncü kişilere ödendiği anlaşıldığından, mahkemece davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davalı bankanın bu şekilde sözleşmeye aykırı davranması, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmediği gibi, davalı bankanın savunmasında yer alan beyanlarda da davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının savunma sadedinden sarf ettiği sözler nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5459 E. 2017/3224 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakkı ihlali · kişilik haklarının ihlali · kişilik hakları · ihtar
Benzer bu karardaDava, «kişilik haklarının ihlal» edilmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin haksız yere suça iştirak etmekle itham edildiğini ve bu nedenle «kişilik haklarının» zarar gördüğünü ileri sürmüş ise de, bu konuda dosya kapsamında iddialarını ispata yarar delil bulunmadığı gibi beyanlarının tek taraflı ve ispata muhtaç olduğu, kaldı ki hesap hareketlerinde .../... usulsüzlük bulunan müşterilerin hesaplarının davalı banka nezdinde yürütülen soruşturma kapsamında incelenmesi de «kişilik hakkı ihlali» yaratmayacak olup, mahkemece davacının iddialarını ispatlayamamasına ve manevi tazminatın koşulları oluşmamasına rağmen davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurması …
… ece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankada gerçekleşen usulsüzlüklerin ortaya çıkması üzerine davacının bankadaki birikiminin ödenmesi talebiyle «ihtar» gönderdiği, davalının kendi iç soruşturmasını gerekçe göstererek bu talebi reddedemeyeceği, banka çalışanının suçunu kabul ettiği ve teftiş raporunda da davacıya ö …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10357 E. 2014/15733 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · ihbar olunan · ihbar
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta ... tarafından «borcun üstlenilmesi» söz konusu olmadığı gibi «ihbar olunan» ... aleyhine mahkemece veya Dairemizce bir hüküm de kurulmamıştır.
Bu kez «ihbar olunan» ... vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuşsa da ihbar edilen vekilinin Dairemizce verilen karar hakkında karar düzeltme isteminde bulunabilme hakkı yoktur.
Bu durum karşısında «ihbar olunan» ... vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13024 E. , 2012/3913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflararasında görülen davada Ankara1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/07/2010 tarih ve 2009/571-2010/583 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Necatibey Şubesi nezdinde 25/09/2008 tarihinde (45,000) TL yatırmak suretiyle hesap açtırdığını, 23/03/2009 tarihinde bankamatik aracılığıyla parasını çekmek istediğinde hesabında paranın olmadığını gördüğünü, yapılan incelemede müvekkilinin bilgisi dışında 26/09/2008 tarihinde paranın çekildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek, 07/05/2010 tarihli ıslah dilekçesi ile (45,000) TL. maddi (500) TL. manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın vadesiz mevduat hesabı olduğunu ve paranın davacı tarafından çekildiğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raoruna dayanılarak, paranın çekildiğine dair dekonttaki imzanın davacıya ait olmadığı, ödeme savunması kanıtlanamadığından davalının sorumlu olduğu, davacıyı samimiyetsizlik ile itham edip bu tutumunu ısrarla sürdüren davalı bankanın bu eyleminin davacıya karşı haksız eylem niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, (500) TL.manevi (45,000) TL.maddi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait hesapta bulunan paranın davalı bankanın kusurlu eylemi sonucu üçüncü kişilere ödendiği anlaşıldığından, mahkemece davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak davalı bankanın bu şekilde sözleşmeye aykırı davranması, davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesini gerektirmediği gibi, davalı bankanın savunmasında yer alan beyanlarda da davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektirecek bir husus bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının savunma sadedinden sarf ettiği sözler nedeniyle davacı yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 15/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1049426000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz