Telif Hakkı İhlali ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/271 E. 2017/2932 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şekle aykırılık↗ hakkın kötüye kullanılması↗ kâr dağıtımı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2004 ve 2005 yıllarında her bir kitap için 1.000 adet olmak üzere toplam 4.000 adet bandrol alındığı, mali haklara ilişkin sözleşmenin yazılı düzenlenmesinin geçerlilik ve sıhhat koşulu olduğu, ancak bazı durumlarda şekle aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilebileceği, somut olayda taraflar arasındaki e-mail yazışmalarına göre davacının kitapları davalıya basım için teslim ettiği, bir kısmının sonradan davacıya iade edildiği, davalının anılan kitapları davacının rızasıyla bastığı, aradan uzun zaman geçtiği, Medeni Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken dürüst davranmak zorunda olduğu, dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacının mali haklarına sahip olduğu edebi eserlerin davalı tarafından izinsiz basım ve dağıtımın yapıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki e-mail yazışmaları esas alınarak TMK'nın 2'nci maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken dürüst davranmak zorunda olduğu, davacının uzun bir süre geçtikten sonra umuma arz, çoğaltma ve yayma haklarının ihlaline dayalı dava açmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyeti taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere FSEK'in 52'nci maddesi uyarınca eserden doğan mali hakların devri için mutlaka yazılı devir sözleşmesinin yapılması koşulu bulunmakta olup taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilemediğinden davalının, davacı eser sahibinin iznini almaksızın eser nüshalarının dağıtımını yapması yayma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Mali hakların ihlali sebebiyle açılacak davalar FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca farazi sözleşme ilişkisi kapsamında yaptırıma bağlanmış olduğundan ihlal tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi oluşu da gözetildiğinde davacının açtığı işbu davada hakkını kötüye kullandığından bahsedilemeyecek olup mahkemece yazılı gerekçe ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1651 E. 2018/4266 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… i sebebiyle açılacak davalar FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca farazi sözleşme ilişkisi kapsamında yaptırıma bağlanmış olduğundan ihlal tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımına» tabi oluşu da gözetildiğinde davacının açtığı işbu davada «hakkını kötüye kullandığından» bahsedilemeyecek olup mahkemece yazılı gerekçe ile «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ların mali haklarım devraldıkları eserleri kullanması nedeniyle, davacı şirketlerin mali haklarına tecavüzde bulunduğu, çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, «dava konusu» olayla ilgili manevi tazminat talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığı, birleşen davada ise davacı ...’un dava konusu yayınların eser sahibi olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, tecavüzün menine, eserlerin çoğaltılmış nüshalarının toplatılmasına, imhasına, manevi tazminat isteminin reddine; birleşen davanın ise reddine …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · davanın konusu · tazminat davası
Benzer bu karardaDosya kapsamından, birleşen 2014/219 Esas sayılı dava dosyası ile ... tarafından ... aleyhine bahsi geçen «dava konusu» kitaplar için eser sahipliğinin tespiti ve manevi «tazminat davası» açıldığı ve bu davanın işbu dava dosyasından «tefrik» edilerek başka bir esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
… ların mali haklarım devraldıkları eserleri kullanması nedeniyle, davacı şirketlerin mali haklarına tecavüzde bulunduğu, çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, «dava konusu» olayla ilgili manevi tazminat talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığı, birleşen davada ise davacı ...’un dava konusu yayınların eser sahibi olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline, tecavüzün menine, eserlerin çoğaltılmış nüshalarının toplatılmasına, imhasına, manevi tazminat isteminin reddine; birleşen davanın ise reddine …
1- Asıl davada davacıların mali hak devir sözleşmesi yaptıkları dava dışı ...’in «dava konusu» kitaplar üzerinde eser sahibi olduğu iddiasıyla davalı aleyhine FSEK m.
Asıl davada davalı tarafından ise, piyasaya sunulan kitapların eser sahibinin ... olduğu ve bu kişinin verdiği izin ile «dava konusu» kitapların basıldığı savunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2918 E. 2017/4995 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşteri çevresi
Benzer bu kararda… shası bulunduğuna göre davalıların davaya konu eserleri izinsiz olarak çoğaltan ve yayan kişiler olduğunun kabulü ile söz konusu eserlerin nitelikleri ve iş yerinin «müşteri çevresi» dikkate alınmak suretiyle kaç adet eser basılacak satılmış olabileceğinin farazi olarak belirlenmesi amacıyla bilirkişi raporu alınması ve tazminat miktarının sapt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/7198 E. 2010/3303 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karine · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · protokol · feragat
Benzer bu kararda… dia savunma, dosyadaki kanıtlar ve kısmen itibar edilen bilirkişi raporuna göre, davacıya ait kitapların birer eser niteliğinde oldukları, FSEK’nun 11. maddesindeki «karine» gereğince davacının aynı zamanda eser sahibi olduğu, davalılarca yayınlanan dava konusu kitaplardan bir kısmının, intihal yapılarak ve önemli ölçüde davacının kitaplarından yararlanılarak meydana getirildiği, izinsiz yararlanma oranının en çok %15 olduğu, basım tarihi 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra olan kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği, ancak bu ihlal eylemlerinin 28.04 2003 tarihli protokol kapsamında kaldığı, bu kitapların, protokol tarihinden sonra basıldıklarının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçeleriyle, davalılardan ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mutluoğlu dışında kalan davalılar yönünden reddine karar verilmiş ise de;dava 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonraki dönemde yayınlanan kitaplara ilişkin olarak açılmış olup,davalılar vekilince 23.07.2004 tarihli dilekçesiyle davaya konu kitapların «feragat» kapsamına giren kitaplardan olmadığı beyan edilmiştir.
Mahkemece taraflar arasında imzalanan 28.04.2003 tarihli «protokolden» sonra basımı gerçekleştirilen kitaplar için tecavüzün men’inin talep edilebileceği davacı tarafından davaya konu kitapların anılan tarihte önce basıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın davalı ...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/282 E. 2021/233 K.
Ortak:kâr dağıtımı · maddi tazminat · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… i sebebiyle açılacak davalar FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca farazi sözleşme ilişkisi kapsamında yaptırıma bağlanmış olduğundan ihlal tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımına» tabi oluşu da gözetildiğinde davacının açtığı işbu davada «hakkını kötüye kullandığından» bahsedilemeyecek olup mahkemece yazılı gerekçe ile «maddi tazminat» talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2-) Dava, davacının mali haklarına sahip olduğu edebi eserlerin davalı tarafından izinsiz basım ve «dağıtımın» yapıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki e-mail yazışmaları esas alınarak TMK'nın 2'nci maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken dürüst davranmak zorunda olduğu, davacının uzun bir süre geçtikten sonra umuma arz, çoğaltma ve yayma haklarının ihlaline dayalı dava açmasının «hakkın kötüye kullanılması» mahiyeti taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere FSEK'in 52'nci maddesi uyarınca eserden doğan mali hakların devri için mutlaka yazılı devir sözleşmesinin yapılması koşulu bulunmakta olup taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilemediğinden davalının, davacı eser sahibinin iznini almaksızın eser nüshalarının «dağıtımını» yapması yayma hakkının ihlali anlamına gelmektedir.
Benzer bu kararda… nmakta olup, taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilemediği, davalının, davacı eser sahibinin iznini almaksızın eser nüshalarının «dağıtımını» yapması yayma hakkının ihlali anlamına geldiğinden, mali hakların ihlali sebebiyle açılacak davalar FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca farazi sözleşme ilişkisi kapsamında yaptırıma bağlanmış olduğu, ihlal tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımına» tabi oluşu da gözetilerek, benimsenen bilirkişi raporuna göre telif tazminatı bedelinin 4.416,00 TL olup, FSEK 68. maddesi uyarınca davacı vekili harcını yatırarak 3 katı olan 13.248,00 TL talep ettiği, hem FSEK 68 hem 70/2 veya 70/3. maddesi kapsamında tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin anılan seçenekler uyarınca istenebilecek en çok bedel ile sınırlı olacağından ve FSEK 68. maddesi kapsamındaki telif tazminatı dışındaki talepler hesaplanamadığından, davacının sair «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın sübut bulmadığı, manevi tazminat talepleri yönünden ise; dava konusu eserler üzerinde davacının ismi yazılı olduğu ancak davacıya ait adın belirtilmesi hakkı, umuma arz hakkı, eserde değişiklik yapılmasını men hakkı ve esere ulaşma hakkını zedeleyici bir delil veya duruma rastlanmadığı, ayrıca davacının «kişilik haklarına saldırı» teşkil eden herhangi bir saldırı da söz konusu olmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, toplam 13.248,00 TL telif tazminatı alacağının dava tarihinden i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları
Benzer bu kararda… nmakta olup, taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilemediği, davalının, davacı eser sahibinin iznini almaksızın eser nüshalarının «dağıtımını» yapması yayma hakkının ihlali anlamına geldiğinden, mali hakların ihlali sebebiyle açılacak davalar FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca farazi sözleşme ilişkisi kapsamında yaptırıma bağlanmış olduğu, ihlal tarihinden itibaren 10 yıllık «zamanaşımına» tabi oluşu da gözetilerek, benimsenen bilirkişi raporuna göre telif tazminatı bedelinin 4.416,00 TL olup, FSEK 68. maddesi uyarınca davacı vekili harcını yatırarak 3 katı olan 13.248,00 TL talep ettiği, hem FSEK 68 hem 70/2 veya 70/3. maddesi kapsamında tazminat talep edildiğinde, talep edilen toplam bedelin anılan seçenekler uyarınca istenebilecek en çok bedel ile sınırlı olacağından ve FSEK 68. maddesi kapsamındaki telif tazminatı dışındaki talepler hesaplanamadığından, davacının sair «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın sübut bulmadığı, manevi tazminat talepleri yönünden ise; dava konusu eserler üzerinde davacının ismi yazılı olduğu ancak davacıya ait adın belirtilmesi hakkı, umuma arz hakkı, eserde değişiklik yapılmasını men hakkı ve esere ulaşma hakkını zedeleyici bir delil veya duruma rastlanmadığı, ayrıca davacının «kişilik haklarına saldırı» teşkil eden herhangi bir saldırı da söz konusu olmadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile, toplam 13.248,00 TL telif tazminatı alacağının dava tarihinden i …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/271 E. , 2017/2932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2015 tarih ve 2013/319-2015/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin meydana getirdiği "...", "...", "..." ve "..." isimli edebi eserler üzerinde mali ve manevi hak sahibi olduğunu, davalının düzenleme işlemleri için teslim aldığı eserleri izin ve muvaffakat olmaksızın basıp çoğaltarak satışa arz ettiğini, ayrıca eserlerin profesyonel editör incelemesinden geçirilmeksizin tüm anlam ve derinlikleri yok edilecek tarzda yazım ve imla hataları ile basıma arzedildiğini ileri sürerek 4 adet eserin her biri için ayrı ayrı çoğaltma ve yayma haklarının karşılığı şimdilik FSEK'in 68. maddesi uyarınca 1.000 TL, 70/2. maddesi uyarınca 1.000 TL, 70/3. maddesi uyarınca 1.000 TL maddi tazminatın yayım tarihlerinden itibaren, FSEK'in 70/1. maddesi uyarınca 10.000 TL, Borçlar Kanunu ve Medeni Kanun uyarınca 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizleri ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, sunulan e-mail yazışmalarından da anlaşılacağı üzere dava konusu eserlerin davacının izni ve muvaffakatı ile işlenip, basım, yayım ve dağıtımının yapıldığını, teamül uyarınca tanınmamış bir yazarın eserlerinin hiç bir yayıncı tarafından basılmadığını, bu durumda genellikle yazarın kitabı bastırdığını, bu kitapların dağıtılmaksızın yazara teslim edildiğini, somut olayda ise müvekkilinin tanışıklık ve ortak dostlar hatırına binaen davacının da izni ile kitapları basıp dağıtım şirketleri aracılığıyla dağıttığını, bilahare davacının talebi ile müvekkilinin elindeki tüm eserleri 2010 yılında davacının kardeşine teslim ettiğini, şu an piyasada bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 2004 ve 2005 yıllarında her bir kitap için 1.000 adet olmak üzere toplam 4.000 adet bandrol alındığı, mali haklara ilişkin sözleşmenin yazılı düzenlenmesinin geçerlilik ve sıhhat koşulu olduğu, ancak bazı durumlarda şekle aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilebileceği, somut olayda taraflar arasındaki e-mail yazışmalarına göre davacının kitapları davalıya basım için teslim ettiği, bir kısmının sonradan davacıya iade edildiği, davalının anılan kitapları davacının rızasıyla bastığı, aradan uzun zaman geçtiği, Medeni Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken dürüst davranmak zorunda olduğu, dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacının mali haklarına sahip olduğu edebi eserlerin davalı tarafından izinsiz basım ve dağıtımın yapıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflar arasındaki e-mail yazışmaları esas alınarak TMK'nın 2'nci maddesi uyarınca herkesin haklarını kullanırken dürüst davranmak zorunda olduğu, davacının uzun bir süre geçtikten sonra umuma arz, çoğaltma ve yayma haklarının ihlaline dayalı dava açmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyeti taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere FSEK'in 52'nci maddesi uyarınca eserden doğan mali hakların devri için mutlaka yazılı devir sözleşmesinin yapılması koşulu bulunmakta olup taraflar arasında böyle bir yazılı sözleşmenin varlığı iddia ve ispat edilemediğinden davalının, davacı eser sahibinin iznini almaksızın eser nüshalarının dağıtımını yapması yayma hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Mali hakların ihlali sebebiyle açılacak davalar FSEK'in 68'inci maddesi uyarınca farazi sözleşme ilişkisi kapsamında yaptırıma bağlanmış olduğundan ihlal tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabi oluşu da gözetildiğinde davacının açtığı işbu davada hakkını kötüye kullandığından bahsedilemeyecek olup mahkemece yazılı gerekçe ile maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359858300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz