Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5588 E. 2017/2995 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutabakat↗ cy/cy şerhi↗ ispat yükü↗ yenileme↗ vade↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 1995 yılında davacı henüz 18 yaşından küçükken annesi tarafından davalı bankadaki hesabına eski para ile 23.000.000,00 TL yatırıldığı, daha sonra bir miktar para çekildiği ve hesapta 13.000.000,00 TL (eski parayla) kaldığı, bu işlemden sonra bir tasarrufu işlemde bulunulmadığı, hesabın vadeli olduğu ve kalan paranın kendisine banka tarafından ödenmediği, davacının 17/10/1995 tarihinde davalı bankada bulunan 13,00 TL parasının devamlı olarak 91 gün vadeli yatırıldığı, davalı tarafından paranın çekildiğinin belgelendirilmediği ve dava tarihine kadar 3.196,15 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.196,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, mevduat hesabında bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankada 1995 yılında davacı adına açılan hesapta 13,00 TL bulunduğu, bu mevduatın davacı tarafa ödenmiş olduğunun davalı banka tarafından ispat edilemediği, paranın devamlı olarak 91 gün vadeli olarak yatırıldığı ve dava tarihinde 3.196,15 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Vade bitiminde vadeli hesapların yenilenmesi hususunda banka ile mudi arasında bir mutabakat varsa ona göre yenileme yapılır. Bu mutabakat mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı vade ile yenileneceğini ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır. Önceki hesabın vade bitim tarihi yeni hesabın valörüdür. Banka ile mudi arasında böyle bir mutabakatın bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine vade sonunda itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır. (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanun Şerhi, Cilt 1, ... 2007).
Bu durumda, söz konusu hesabın vadesinin sürekli olarak yenilenerek devam edeceği yönünde bir mutabakat olup olmadığını ispat yükü davacının üzerindedir. Davacı tarafça böyle bir mutabakatın mevcut olduğu ispat edilemez ise hesabın artık vadesiz hesaba dönüşeceğinin ve vade sonundan itibaren mevduata vadesiz mevduat faizi uygulanarak hesaplama yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7352 E. 2017/5699 K.
Ortak:mutabakat · ispat yükü · yenileme · vade · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu «mutabakat» mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı «vade» ile «yenileneceğini» ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır.
Bu durumda, söz konusu hesabın vadesinin sürekli olarak «yenilenerek» devam edeceği yönünde bir «mutabakat» olup olmadığını «ispat yükü» davacının üzerindedir.
Davacı tarafça böyle bir «mutabakatın» mevcut olduğu ispat edilemez ise hesabın artık vadesiz hesaba dönüşeceğinin ve «vade» sonundan itibaren mevduata vadesiz mevduat faizi uygulanarak hesaplama yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaAncak, «vade» bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre yenileme yapılır.
Bu «mutabakat» mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı «vade» ile «yenileneceğini» ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır.
Bu durumda, söz konusu hesabın vadesinin sürekli olarak «yenilenerek» devam edeceği yönünde bir «mutabakat» olup olmadığını «ispat yükü» davacının üzerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · temerrüt tarihi · maddi tazminat · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın müşterisi olan davacıya ait 30.12.1991 «vade» başlangıç tarihli hesapta 2.500 TL buluduğu, paranın davalı banka çalışanı ... tarafından bilgisi dışında çekilmiş olduğu, paranın çekildiği tarihinden davanın açıldığı 25.08.2006 tarihine kadar yaklaşık 15 sene geçtiği ve bu sürede ülkedeki ekonomik değerlerin sabit kalmadığı, enflasyon oranının değişime uğradığı göz önüne alınarak, 30.12.1991 tarihinde açılan 2.500.000,00 TL’lik bir yıl vadeli mevduatın yapılan bileşik faiz uygulaması neticesinde 25.08.2006 dava tarihi itibariyle ulaşabileceği değerin 16.448,94 TL olduğu, davacının vadeli hesabındaki bedeli alamamış olması ile mağdur olduğundan davacının «kişilik haklarının» da zedelendiği gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» talebinin kabulü ile 16.448,94 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek birleşik faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı tarafça böyle bir «mutabakatın» mevcut olduğu ispat edilemez ise hesabın artık vadesiz hesaba dönüşeceğinin ve «vade» sonundan «temerrüt tarihine» kadar mevduata vadesiz mevduat faizi uygulanarak hesaplama yapılması, temerrüt tarihinden itibaren ise değişen oranlarda «avans faizi» uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Öte yandan, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesine göre, kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar paranın ödenmesini dava edebilir ise de, davacının «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bir eylemin varlığı kanıtlanamadığı halde yazılı gerekçeyle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17575 E. 2014/6677 K.
Ortak:mutabakat · yenileme · vade · Alacak
İncelediğiniz karardaBu «mutabakat» mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı «vade» ile «yenileneceğini» ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır.
Vade bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre yenileme yapılır.
Banka ile mudi arasında böyle bir «mutabakatın» bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine «vade» sonunda itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır. (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanun Şerhi, Cilt 1, ...
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın davacıların murisinin mevcut hesabında bulunan portföyünü dönen ana para ve faizlerini murisin «mirasçılarının» ya da mahkemenin herhangi bir talimatı olmasa bile portföyün getirisine paralel şekilde değerlendirme yükümlülüğü altında olduğu, davalı bankanın davacı mirasçılara miras paylan oranında murisin mevduatındaki parayı süresinde ödemeyerek mirasçıların bu yüzden uğradıkları faiz geliri «kaybını» tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bankacılık mevzuatı çerçevesinde «vade» bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre yenileme yapılır.
Bu «mutabakat» mudiin yazılı talimatı ile veya hesap cüzdanlarına ve sertifikalarına mudiin veya «vade» sonunda müracat etmemesi halinde hesap veya sertifikanın aynı vade ile «yenileceğini» ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır.
Banka ile mudi arasında böyle bir «mutabakatın» bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine «vade» sonundan itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanunu Şerhi, Cilt 1, Ankara-2007, sayfa 839,840).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vasiyetname · tenkis · kazanç kaybı · ara karar · mirasçılık · kâr kaybı · tenfiz · avans faizi
Benzer bu kararda… cı tarafın muris M.S.'ın 03/10/2005 tarihinde ölümü ile bankadaki mevduatı konusunda miras payları oranında hak sahibi olmalarına rağmen, banka tarafından ödenmeyip «tenfiz» dosyasının kesinleşmesi ile ödeme yapıldığı, bu «ara» dönemde davacıların faiz «kazanç kaybının» söz konusu olduğu, bankanın murisin mevcut hesabında bulunan portföyünü dönen ana para ve faizlerini murisin «mirasçılarının» ya da mahkemenin herhangi bir talimatı olmasa bile portföyün getirisine paralel şekilde değerlendirme yükümlülüğü mevcut olup, bankanın davacı mirasçılara miras pa …
… acıların murisinin ölümünden sonra murisin davalı banka nezdindeki mevduat ve yatırım hesaplarında bulunan paranın davalı bankadan talep edilmesine rağmen murisinin «vasiyeti» ile ilgili olarak açılan vasiyetnamenin «tenfizi» ve «tenkis» davası kesinleşinceye kadar ödemeyip anaparanın anılan kararın kesinleşmesinden sonra ödenip bu döneme ilişkin faiz ödenmeyerek davacıların zararına neden olduğu i …
Ç.. «mirasçılarının» davasının kısmen kabulü ile 59.420,49 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %17,75 «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile M..
Mahkemece, davalı bankanın davacıların murisinin mevcut hesabında bulunan portföyünü dönen ana para ve faizlerini murisin «mirasçılarının» ya da mahkemenin herhangi bir talimatı olmasa bile portföyün getirisine paralel şekilde değerlendirme yükümlülüğü altında olduğu, davalı bankanın davacı mirasçılara miras paylan oranında murisin mevduatındaki parayı süresinde ödemeyerek mirasçıların bu yüzden uğradıkları faiz geliri «kaybını» tazmin etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bankacılık mevzuatı çerçevesinde «vade» bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre yenileme yapılır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2989 E. 2012/4476 K.
Ortak:mutabakat
İncelediğiniz karardaVade bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre yenileme yapılır.
Bu «mutabakat» mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı «vade» ile «yenileneceğini» ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır.
Banka ile mudi arasında böyle bir «mutabakatın» bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine «vade» sonunda itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır. (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanun Şerhi, Cilt 1, ...
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · yargılama gideri · taahhütname · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki 18.11.2009 tarihli «mutabakat» ve «taahhütname» belgesine göre davanın konusuz kaldığı, mutabakatın «yargılama giderlerini» ve «vekalet ücretini» de kapsadığı gerekçesiyle konusuz kalan davada esasa ilişkin karar «verilmesine yer olmadığına» ve davacı taraf lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 23.12.2011 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1480 E. 2019/7228 K.
Ortak:mutabakat · yenileme · vade
İncelediğiniz karardaBu «mutabakat» mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı «vade» ile «yenileneceğini» ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır.
Vade bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre yenileme yapılır.
Banka ile mudi arasında böyle bir «mutabakatın» bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine «vade» sonunda itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır. (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanun Şerhi, Cilt 1, ...
Benzer bu karardaDairemizin 04/04/2014 tarihli bozma ilamında da ifade edildiği üzere, bankacılık mevzuatı çerçevesinde «vade» bitiminde vadeli hesapların «yenilenmesi» hususunda banka ile mudi arasında bir «mutabakat» varsa ona göre inceleme yapılır, bu mutabakat mudiin yazılı talimatı ile veya hesap cüzdanlarına ve sertifikalarına mudiin veya vade sonunda müracat etmemesi halin …
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın bir talimat bulunmadığı halde bir kısım hesap için «vade» bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon aldığı, davacıların talep edebileceği en fazla faiz getirisinin muris tarafından bırakılan paranın faizsiz bırakıldığı dönem için B Tipi Likit Fon getirisi kadar olacağı, bilirkişi kurulu tarafından likit fon getirisi üzerinden yapılan hesaplamanın benimsendiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının «avans faizini» geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve «reeskont faizi» olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL 'nin ise «ıslah» tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00'şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07/06/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ...’a ve davacı ... ile ... «mirasçılarına» veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı bankanın bir talimat bulunmadığı halde bir dönem ve bir kısım hesap için «vade» bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon alması, hesabın tamamı yönünden paranın faizsiz bırakıldığı dönem için B Tipi Likit Fon getirisi üzerinden hesaplanacak getiriyi kabullendiği anlamına gelmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vasiyetname · tenkis · mirasçılık · reeskont faizi · tenfiz · ıslah · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın bir talimat bulunmadığı halde bir kısım hesap için «vade» bitiminden sonra vadesiz mevduat faiz oranından daha fazla faiz getiren B Tipi Likit Fon aldığı, davacıların talep edebileceği en fazla faiz getirisinin muris tarafından bırakılan paranın faizsiz bırakıldığı dönem için B Tipi Likit Fon getirisi kadar olacağı, bilirkişi kurulu tarafından likit fon getirisi üzerinden yapılan hesaplamanın benimsendiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL faiz alacağının «avans faizini» geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve «reeskont faizi» olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 146.731,22 TL 'nin ise «ıslah» tarihi olan 28/11/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, 2.500,00'şer TL faiz alacalarının avans faizini geçmemek koşuluyla dava tarihinden itibaren işleyecek hazine bonosu faizi, mevduat faizi ve reeskont faizi olarak istenen faiz türlerinden en yüksek faizi getiren faiz türü uygulanmak suretiyle, geriye kalan 17.120,91 TL'nin ise ıslah tarihi olan 07/06/2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ..., ..., ...’a ve davacı ... ile ... «mirasçılarına» veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda «mirasçı» olan asıl ve birleşen davada davacılara murisin davalı banka nezdindeki hesabında bulunan ana paranın açılan «vasiyetnamenin» «tenfizi» ve «tenkis» davası kesinleşince ödendiği, ancak bu döneme ilişkin faizin ödenmediği anlaşıldığından kural olarak vadesiz mevduat faizi oranı üzerinden hesaplama yapılması gerekmektedir.
1-Asıl ve birleşen dava, davacıların murisinin ölümünden sonra murisin davalı banka nezdindeki mevduat ve yatırım hesaplarında bulunan paranın davalı bankadan talep edilmesine rağmen murisin «vasiyeti» ile ilgili olarak açılan vasiyetnamenin «tenfizi» ve «tenkis» davası kesinleşinceye kadar ödenmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5588 E. , 2017/2995 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/10/2015 tarih ve 2015/30-2015/403 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ve annesinin davalı banka nezdinde bulunan ve 1995 yılında 23.000.000 TL (23,00 YTL) yatırılmak suretiyle açılan ortak vadeli hesabında bulunan paradan bir miktar çekilmesinden sonra hesapta 13.000.000 TL (13,00 YTL) para kaldığını, bundan sonra hesap üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunulmadığını, kalan paranın akıbetinin belirlenemediğini ileri sürerek belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik, 1.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilirkişi raporu sonrası eksik harcı tamamlayarak talebini 3.196,15 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, hesaptaki paranın peyderpey çekilerek hesabın kapatıldığını, belgelerin 10 yıllık saklama süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; 1995 yılında davacı henüz 18 yaşından küçükken annesi tarafından davalı bankadaki hesabına eski para ile 23.000.000,00 TL yatırıldığı, daha sonra bir miktar para çekildiği ve hesapta 13.000.000,00 TL (eski parayla) kaldığı, bu işlemden sonra bir tasarrufu işlemde bulunulmadığı, hesabın vadeli olduğu ve kalan paranın kendisine banka tarafından ödenmediği, davacının 17/10/1995 tarihinde davalı bankada bulunan 13,00 TL parasının devamlı olarak 91 gün vadeli yatırıldığı, davalı tarafından paranın çekildiğinin belgelendirilmediği ve dava tarihine kadar 3.196,15 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.196,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, mevduat hesabında bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı bankada 1995 yılında davacı adına açılan hesapta 13,00 TL bulunduğu, bu mevduatın davacı tarafa ödenmiş olduğunun davalı banka tarafından ispat edilemediği, paranın devamlı olarak 91 gün vadeli olarak yatırıldığı ve dava tarihinde 3.196,15 TL'ye ulaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Vade bitiminde vadeli hesapların yenilenmesi hususunda banka ile mudi arasında bir mutabakat varsa ona göre yenileme yapılır. Bu mutabakat mudinin yazılı talimatı ile ya da hesap cüzdanına hesabın aynı vade ile yenileneceğini ifade eden bir ibare konulması ile sağlanır. Önceki hesabın vade bitim tarihi yeni hesabın valörüdür. Banka ile mudi arasında böyle bir mutabakatın bulunmaması halinde vadeli mevduat hesaplarının faizli bakiyelerine vade sonunda itibaren vadesiz mevduat faiz oranı uygulanır. (REİSOĞLU, Seza; Bankacılık Kanun Şerhi, Cilt 1, ... 2007).
Bu durumda, söz konusu hesabın vadesinin sürekli olarak yenilenerek devam edeceği yönünde bir mutabakat olup olmadığını ispat yükü davacının üzerindedir. Davacı tarafça böyle bir mutabakatın mevcut olduğu ispat edilemez ise hesabın artık vadesiz hesaba dönüşeceğinin ve vade sonundan itibaren mevduata vadesiz mevduat faizi uygulanarak hesaplama yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359837600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz