Şirketin feshi | Tasfiye
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15797 E. 2017/2896 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayrılma akçesi↗ ttk 636/3↗ çıkma payı↗ rayiç değer↗ i̇i̇k 194↗ şirketin feshi↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ kâr payı↗ terkin↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacı tarafça haklı sebeplerle şirketin feshi talep edilmiş ise de 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesinde "haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı ortak ile davalı ortaklar arasındaki güven ve itimadın zedelenmiş olması haklı neden olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin faal olması, işçi çalıştırılması, diğer davalı ortaklar arasında ortak çalışma iradesinin devam etmesi karşısında şirketin feshi yerine davacının gerçek pay bedelinin ödenerek davalı şirketten çıkarılmasının daha uygun olacağı, pay bedelinin gerçek değerinini tespiti bakımından mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda %33 hisse payının gerçek değerinin 223.194,58 TL olarak tespit edildiği ayrıca davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiği, diğer ortaklar ... ve ...'ya husumet düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın ... San. ve Tic. Ltd. Şirket ortaklığından çıkartılmasına, 223.194,58 TL ortaklık payının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer ortaklar ... ve Cahit Sarıca yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03.08.2015 tarihli raporda şirketin aktifinin rayiç değerlerinin tesbiti yapılarak çıkma payının hesaplanmış olmasına, işbu davada hükmedilenin devir bedeli olmayıp ayrılma akçesi olmasına, ayrılma akçesinin payını devretmeden ortaklığı terk eden yani çıkan veya çıkarılan ortağa ödenecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi | Tasfiye | Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8242 E. 2023/2841 K.
Ortak:rayiç değer · şirketin feshi · pasif husumet · tüzel kişilik · kâr payı · avans faizi · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkeme, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı ortak ile davalı ortaklar arasındaki güven ve itimadın zedelenmiş olması haklı neden olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin faal olması, işçi çalıştırılması, diğer davalı ortaklar arasında ortak çalışma iradesinin devam etmesi karşısında «şirketin feshi» yerine davacının gerçek pay bedelinin ödenerek davalı şirketten çıkarılmasının daha uygun olacağı, pay bedelinin gerçek değerinini tespiti bakımından mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda %33 hisse payının gerçek değerinin 223.«194»,58 TL olarak tespit edildiği ayrıca davanın şirket «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerektiği, diğer ortaklar ... ve ...'ya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın ...
Şirket ortaklığından çıkartılmasına, 223.«194»,58 TL ortaklık «payının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer ortaklar ... ve Cahit Sarıca yönünden davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
… n tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03.08.2015 tarihli raporda şirketin aktifinin «rayiç değerlerinin» tesbiti yapılarak «çıkma payının» hesaplanmış olmasına, işbu davada hükmedilenin devir bedeli olmayıp «ayrılma akçesi» olmasına, ayrılma akçesinin payını devretmeden ortaklığı «terk» eden yani çıkan veya çıkarılan ortağa ödenecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu kararda… KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ortak ile davalı ortaklar arasındaki güven ve itimadın zedelenmiş olduğu, bunun «şirket feshi» için haklı neden olarak kabul edilebileceği, şirketin feshi yerine davacıların gerçek pay bedelinin ödenerek davalı şirketten çıkarılmasının daha uygun olacağı, bilirkişi raporunda hisse «payının» gerçek değerinin 25.000,00 TL olarak tespit edildiği ayrıca davanın şirket «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerektiği, diğer ortaklara «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların Uzman İş Sağlığı ve Güvenliği Çevre Mühendislik Danışmanlık Eğitim Laboratuar Hizmet ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin «ortaklığından çıkarılmalarına», 25.000,00 TL ortaklık «payının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer ortaklar ..., ..., ... yönünden davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Bununla birlikte, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilen ortağın «payı» karar tarihine en yakın zamandaki şirket sermayesinin «rayiç değerinin» belirlenmesine göre yapılması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · eksik inceleme · e-defter
Benzer bu karardaŞti.'nin «ortaklığından çıkarılmalarına», 25.000,00 TL ortaklık «payının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer ortaklar ..., ..., ... yönünden davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; «şirket feshi» için haklı sebeplerin oluşmadığını, davacıların sermaye paylarını şirkete ödemediklerini, yargılamada usul hataları yapıldığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, dava tarihinden sonra şirket «defterlerinde» meydana gelen değişikliklerin dikkate alınmaması gerektiğini, davanın tamamen reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Bununla birlikte, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre «ortaklıktan çıkarılmasına» karar verilen ortağın «payı» karar tarihine en yakın zamandaki şirket sermayesinin «rayiç değerinin» belirlenmesine göre yapılması gerekir.
Mahkemece anılan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/830 E. 2018/7880 K.
Ortak:ayrılma akçesi
İncelediğiniz kararda… n tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03.08.2015 tarihli raporda şirketin aktifinin «rayiç değerlerinin» tesbiti yapılarak «çıkma payının» hesaplanmış olmasına, işbu davada hükmedilenin devir bedeli olmayıp «ayrılma akçesi» olmasına, ayrılma akçesinin payını devretmeden ortaklığı «terk» eden yani çıkan veya çıkarılan ortağa ödenecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2012/131 Esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunduğu anlaşılmakta olup bu dava sonucu davacının «ayrılma akçesi» talebini etkileyecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · derdestlik · limited şirket
Benzer bu karardaDava, «limited şirkette» çıkma ve ayrılma akçesinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının çıkma talebinin kabulüne «şirketin zararda» olduğu gerekçesiyle ayrılma akçesine yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
… aşamasındaki beyanlarında şirketin içinin boşaltıldığı iddiasını ısrarla sürdürmüş, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, 30.09.2014 tarihi itibariyle «şirketin zararda» olduğu bildirilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/131 Esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunduğu anlaşılmakta olup bu dava sonucu davacının «ayrılma akçesi» talebini etkileyecektir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12167 E. 2014/2889 K.
Ortak:i̇i̇k 194
İncelediğiniz karardaMahkeme, istem yerine, davacı ortağa «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı ortak ile davalı ortaklar arasındaki güven ve itimadın zedelenmiş olması haklı neden olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin faal olması, işçi çalıştırılması, diğer davalı ortaklar arasında ortak çalışma iradesinin devam etmesi karşısında «şirketin feshi» yerine davacının gerçek pay bedelinin ödenerek davalı şirketten çıkarılmasının daha uygun olacağı, pay bedelinin gerçek değerinini tespiti bakımından mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda %33 hisse payının gerçek değerinin 223.«194»,58 TL olarak tespit edildiği ayrıca davanın şirket «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerektiği, diğer ortaklar ... ve ...'ya «husumet» düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın ...
Şirket ortaklığından çıkartılmasına, 223.«194»,58 TL ortaklık «payının» karar tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer ortaklar ... ve Cahit Sarıca yönünden davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinde» davacının davalıdan, 16,«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve itirazın iptali ile 6.477,98 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece taraf «defterlerinde» davacının davalıdan 16.«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının ticari defterleri incelenmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap sözleşmesi · ticari defter incelemesi · cari hesap · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, taraf «defterlerinde» davacının davalıdan, 16,«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ve itirazın iptali ile 6.477,98 TL «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece taraf «defterlerinde» davacının davalıdan 16.«194»,97 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacının «ticari defterleri incelenmiş» olup davalının ticari defterleri incelenmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın «cari hesap sözleşmesinden» kaynaklanmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, dava konusu alacak bakımından davalı delil olarak kendi «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelenerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15797 E. , 2017/2896 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.09.2015 tarih ve 2014/1030-2015/695 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin şirketin ortağı aynı zamanda müdürü olduğunu, şirkete giriş yapamadığını, şirketin işleyişi ve evrakları ile ilgili herhangi bir bilgi alamadığını, bir çok önemli karar dahi bilgisi ve onayı dışında alındığını, davacı ile davalı şirket ortakları arasındaki ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, diğer ortaklar tarafından karalama kampanyası sonucunda çalışanlar ile müvekkili arasında da bir husumet yaratılmaya çalışıldığını, kendisinin yokluğunda ve bilgisi dışında yapılan ortaklar kurulu kararları ve diğer işlemler nedeniyle zarara uğramasını büyük bir ihtimal olduğunu, bu durumun şirketin haklı nedenlerle feshine sebep oluşturduğunu iddia ederek ... San.
ve Tic. Ltd. Şirketi'nin sona erdirilmesine, 6102 sayılı Kanun kapsamında tasfiyesine ve şirkete kayyum atanmasına, talebin kabul olmaması halinde müvekkiline pay bedelinin gerçek değerinin ödenmesi ile müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirket işleyişi ve karar mekanizması dışında bırakılmadığını, şirket ile kararların birlikte alındığını ancak davacının şirket işleri ile ilgilenmediğini sorumluluklarından kaçmak için 2012 mart ayında beri şirkete uğramadığını, davacının amacının kendi adını yeni bir dökümhane kurmak olup şirketten çıkmak ve şirketi de çalışamaz hale getirmek istediğini, şirkete zarar verebilmek için çalışanlara hakaret ve küfürler ettiğini, bu nedenle bir çok çalışanın işi bırakmak istediğini, davacının bir süre önce usta başı ile kavga ederek bir gün sonrada 3 oğlu ile iş yerini basıp usta başını dövmeye kalkarak hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, davacının bu davranışlarının iyi niyetle bağdaşacak bir yönünün bulunmadığını, şirketin halen faal bulunduğunu, şirket organlarının mevcut olduğu sona ermesi sebepleri bulunmadığını savunarak davacı ortağı payının gerçek bedelinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine karar verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacı tarafça haklı sebeplerle şirketin feshi talep edilmiş ise de 6102 sayılı TTK'nın 636. maddesinde "haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir'' hükmü yer aldığı, somut olayda davacı ortak ile davalı ortaklar arasındaki güven ve itimadın zedelenmiş olması haklı neden olarak kabul edilebileceği, davalı şirketin faal olması, işçi çalıştırılması, diğer davalı ortaklar arasında ortak çalışma iradesinin devam etmesi karşısında şirketin feshi yerine davacının gerçek pay bedelinin ödenerek davalı şirketten çıkarılmasının daha uygun olacağı, pay bedelinin gerçek değerinini tespiti bakımından mahkememizce benimsenen bilirkişi raporunda %33 hisse payının gerçek değerinin 223.194,58 TL olarak tespit edildiği ayrıca davanın şirket tüzel kişiliğine karşı açılması gerektiği, diğer ortaklar ...
ve ...'ya husumet düşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın ... San. ve Tic. Ltd. Şirket ortaklığından çıkartılmasına, 223.194,58 TL ortaklık payının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, diğer ortaklar ... ve Cahit Sarıca yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 03.08.2015 tarihli raporda şirketin aktifinin rayiç değerlerinin tesbiti yapılarak çıkma payının hesaplanmış olmasına, işbu davada hükmedilenin devir bedeli olmayıp ayrılma akçesi olmasına, ayrılma akçesinin payını devretmeden ortaklığı terk eden yani çıkan veya çıkarılan ortağa ödenecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.05.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Ortağın çıkarılması hususunda mahkemenin vermiş olduğu karar yenilik doğurucu niteliktedir. Mahkemenin vermiş olduğu kararın kesinleşmesiyle ileriye etkili olarak herkese karşı hüküm ve sonuç doğar. Bu açıdan ortak ayrılma payını henüz almamış olsa dahi, çıkarma kararının kesinleşmesiyle ortaklıkla arasındaki ortaklık ilişkisi ortadan kalkmış olur (Yargıtay 11. HD, 07.11.2006 T, E. 2005/8143, 2006/11357 sayılı kararında, ayrılmayı, ayrılma payının ödenmiş olmasına bağlanmıştır). Ayrıca ortağın çıkma, çıkarılma sonucu şirketten ayrılmasıyla paylar, TTK. m. 642'de belirtilen şartlar gerçekleşinceye kadar sahipsiz kalır.
TTK m. 636/III haklı sebeplerin varlığı halinde, mahkeme davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına karar verilebileceğini düzenlemiştir. Bu düzenlenme çıkarılmanın bir müeyide olmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle, burada TTK m. 640, 641, 642'den farklı bir çıkarılma düzenlendiğini kabul etme olanağı yoktur. Hakim bu maddelerdeki çıkarılmaya ilişkin hükümleri değerlendirilerek karar vermek zorundadır.
TTK. m. 612/2 şirketten çıkma veya çıkarma dolayısıyla, şirketin ancak kendi esas sermaye paylarının, %20'sini ihtisap edebileceğini hüküm altına almıştır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğine; oluşturulan ve onanan mahkeme kararında, davacının ortaklık payına isabet eden 223.194,58 TL'nin davalı şirketten alınmasına karar verildiği görülmektedir. Bunun anlamı payın şirket tarafından iktisabıdır. Ancak bu sonuca varılırken TTK m. 612/2 değerlendirilmediği gibi ayrışma akçesinin ödenme koşulları bakımından da TTK m. 642 değerlendirilmemiştir. Bunun yanında davacının ortaklık payına isabet miktarda karar tarihine en yakın tarihe göre hesaplanmamıştır. Tüm bu nedenlerle usül ve yasaya aykırı kararın bozulması görüşünde olmam nedeniyle çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359770500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz