İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/39 E. 2017/2903 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ileri tarihli çek↗ keşide tarihi↗ bozma sonrası karar↗ yazılı delil↗ usuli kazanılmış hak↗ kötüniyet tazminatı↗ kazanılmış hak↗ geçersizlik↗ asıl alacak↗ çek↗ kötüniyet↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin keşide tarihi itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, ancak davacının yetkili olduğu dönemde ileri tarihli çek keşide edilmiş ise bunun yazılı delil ile kanıtlanması gerektiği, bu yönde bir delil ibraz edilmediği, davacı şirketi temsile yetkili olmadığı bir tarih için çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının şirketten ayrıldığı 04.09.2009 tarihinden itibaren iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, masraf, araç kiraları karşılığı alacağının bulunmadığı, davacının dava konusu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı; hiçbir alacağı yokken ve geçersiz çeke dayalı olarak takip talebinde bulunduğundan davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında 15.400,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece uyulan Dairemizin 09.06.2014 tarih sayılı bozma ilamında, davacının alacağının kaç lirasının hangi dönemlere ilişkin maaş alacağı olduğu, masraf talebinin ne miktar ve hangi masrafın karşılığında istendiği, şirketin hangi borcunun davacı tarafından kime ödendiği, şirketten alacak iddiasına dayanak yapılan tüm kalemlerin ne miktar olduğu hususlarının davacıya açıklattırılıp şirketin bu şekilde mal veya hizmet alımı olup olmadığı, olmuşsa şirket tarafından ne şekilde ödendiği, gerektiğinde mal ve hizmet alınan 3. kişi kayıtlarının da incelenmesi suretiyle tüm talepler yönünden somut verilerin değerlendirildiği, hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye elverişli bir bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada davacı tarafça şirket için yapılan giderlerin bir kısmının elden bir kısmının kredi kartından yapıldığı ve bu tutarların alınan çeklere yansıtıldığı iddia edilmiş, bu kapsamda davacı ve eşine ait kredi kartlarının 01.01.2007 ile 30.09.2009 arasındaki hesap hareketlerinin ve davalı şirketle dava dışı Şipa Şirketine ait anılan döneme ait hesap hareketlerinin incelenmesi talep edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça dava dışı şirketin davalı şirketle ilgisinin olmadığı beyan edildiğinden davacı tarafa ait kredi kartlarının incelenmediği, şahıs kredi kartlarındaki harcamaların şahsi mi yoksa şirket adına mı yapıldığının belirlenemeyeceğinin belirtildiği ve mahkemece de bu rapor uyarınca hüküm verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, belirtilen döneme ilişkin davacı tarafa ait kredi kartı hesap hareketlerinin, davalı ve dava dışı şirketin hesap hareketleri ile karşılaştırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeksizin eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece uyulan bozma ilamından önce verilen kararda davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar davalı tarafça temyiz edilmeyerekdavacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen bu husus gözden kaçırılarak davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4094 E. 2014/10952 K.
Ortak:çek · dosya masrafı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «keşide tarihi» itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, ancak davacının yetkili olduğu dönemde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunun «yazılı delil» ile kanıtlanması gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» edilmediği, davacı şirketi «temsile» yetkili olmadığı bir tarih için çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının şirketten ayrıldığı 04.09.2009 tarihinden itibaren iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, «masraf», araç kiraları karşılığı alacağının bulunmadığı, davacının dava konusu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı; hiçbir alacağı yokken ve «geçersiz» çeke dayalı olarak takip talebinde bulunduğundan davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece uyulan Dairemizin 09.06.2014 tarih sayılı bozma ilamında, davacının alacağının kaç lirasının hangi dönemlere ilişkin maaş alacağı olduğu, «masraf» talebinin ne miktar ve hangi masrafın karşılığında istendiği, şirketin hangi borcunun davacı tarafından kime ödendiği, şirketten alacak iddiasına dayanak yapılan t …
Benzer bu karardaMaddesi hükmü gereği davalı şirketin itirazı karşısında «çek» «keşidesinin» batıl olduğu, davacının yetkili olmadığı bir dönemde çeki keşide etmesi halinde de davalı şirketi bağlamayağı, davacının çeki düzenleme «sebebi» saydığı alacaklarının davalı şirketin imzasının bulunduğu belgeler ile ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin imzasını içermeyen bir takım yazıların, «cari hesap» olarak gösterilen listelerin dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 288 ve 290'ıncı maddeleri kapsamında delil olarak nitelendirilemeyeceği, davacının davasını açarken alacağına ilişkin delil olarak davalı şirket «defterlerine» de dayandığı, bilirkişi incelmesinde davacının davalıdan maaş, «masraf», araç kirası ve ortaklık hissesi karşılığı alacağının olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yetkilisi bulunduğu şirketten alacakları bulunduğu gerekçesi ile kendisi kendi lehine «çek» düzenlediği, davacının davaya konu çeki yetkili bulunduğu dönem içinde düzenlemesi halinde TTK 334.
Dava, davalı şirketin eski ortağı ve yöneticisi olan davacının, davalı şirketten olan alacaklarına karşılık lehine keşide edilen çekin ödenmemesi nedeniyle «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap · keşideci · dava sebebi · e-defter
Benzer bu karardaMaddesi hükmü gereği davalı şirketin itirazı karşısında «çek» «keşidesinin» batıl olduğu, davacının yetkili olmadığı bir dönemde çeki keşide etmesi halinde de davalı şirketi bağlamayağı, davacının çeki düzenleme «sebebi» saydığı alacaklarının davalı şirketin imzasının bulunduğu belgeler ile ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin imzasını içermeyen bir takım yazıların, «cari hesap» olarak gösterilen listelerin dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 288 ve 290'ıncı maddeleri kapsamında delil olarak nitelendirilemeyeceği, davacının davasını açarken alacağına ilişkin delil olarak davalı şirket «defterlerine» de dayandığı, bilirkişi incelmesinde davacının davalıdan maaş, «masraf», araç kirası ve ortaklık hissesi karşılığı alacağının olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/336 E. 2012/7210 K.
Ortak:ileri tarihli çek · keşide tarihi · yazılı delil · kötüniyet tazminatı · geçersizlik · asıl alacak · çek · kötüniyet · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «keşide tarihi» itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, ancak davacının yetkili olduğu dönemde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunun «yazılı delil» ile kanıtlanması gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» edilmediği, davacı şirketi «temsile» yetkili olmadığı bir tarih için çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının şirketten ayrıldığı 04.09.2009 tarihinden itibaren iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, «masraf», araç kiraları karşılığı alacağının bulunmadığı, davacının dava konusu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı; hiçbir alacağı yokken ve «geçersiz» çeke dayalı olarak takip talebinde bulunduğundan davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece uyulan bozma ilamından önce verilen kararda davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar davalı tarafça temyiz edilmeyerekdavacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmasına rağmen bu husus gözden kaçırılarak davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, çekin T-Bank’a ait 20.11.2009 keşide tarihli 38.500,00 TL bedelli olup «keşideci» yerinde Şifa Kimya İlaç Kozmetik San. ve Tic A.Ş., «lehtar» kısmında ise ...’ın yer aldığı, çekin «keşide tarihi» itibariyle ticaret sicilinden gelen kayıtlar ve bizzat davacının dava dilekçesindeki beyanları çerçevesinde şirket yetkilisi olmadığı, davacının yetkili olduğu dönem içinde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunu «yazılı delil» ile kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» etmediği, bu açıdan yetkili olmadığı bir tarih için davacı çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, ayrıca şirket «defterlerinde» davacının bir alacağının da tespit edilemediği, keza TTK'nın 334. maddesi gereği genel kurul kararı olmadan davacının kendi lehine çek keşide edemeyeceği için de çekin «geçersiz» olacağı, davacının bu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı, hiçbir alacağı yokken ve geçersiz bir çek ile takip talebinde bulunmasında «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin «kötüniyet tazminatına» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf 01.03.2008-04.09.2009 tarihleri arasında «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olduğunu, şirket hakkında 20.11.2009 keşide tarihli ve 38.500,00 TL bedelli çeke dayalı icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine süresi içinde açtığı itirazın iptali davasında işbu «çek» ile davalı tarafından ödenen üç adet çeki şirketten olan maaş, «masraf», araç kiraları ve ortaklık hissesi karşılığı aldığını iddia etmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · keşideci · yönetim kurulu kararı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, çekin T-Bank’a ait 20.11.2009 keşide tarihli 38.500,00 TL bedelli olup «keşideci» yerinde Şifa Kimya İlaç Kozmetik San. ve Tic A.Ş., «lehtar» kısmında ise ...’ın yer aldığı, çekin «keşide tarihi» itibariyle ticaret sicilinden gelen kayıtlar ve bizzat davacının dava dilekçesindeki beyanları çerçevesinde şirket yetkilisi olmadığı, davacının yetkili olduğu dönem içinde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunu «yazılı delil» ile kanıtlaması gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» etmediği, bu açıdan yetkili olmadığı bir tarih için davacı çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, ayrıca şirket «defterlerinde» davacının bir alacağının da tespit edilemediği, keza TTK'nın 334. maddesi gereği genel kurul kararı olmadan davacının kendi lehine çek keşide edemeyeceği için de çekin «geçersiz» olacağı, davacının bu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı, hiçbir alacağı yokken ve geçersiz bir çek ile takip talebinde bulunmasında «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı taraf 01.03.2008-04.09.2009 tarihleri arasında «yönetim kurulu» başkan yardımcısı olduğunu, şirket hakkında 20.11.2009 keşide tarihli ve 38.500,00 TL bedelli çeke dayalı icra takibi yaptığını, davalının itirazı üzerine süresi içinde açtığı itirazın iptali davasında işbu «çek» ile davalı tarafından ödenen üç adet çeki şirketten olan maaş, «masraf», araç kiraları ve ortaklık hissesi karşılığı aldığını iddia etmektedir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13949 E. 2012/18759 K.
Ortak:ileri tarihli çek · keşide tarihi · yazılı delil · kötüniyet tazminatı · geçersizlik · asıl alacak · çek · kötüniyet · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «keşide tarihi» itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, ancak davacının yetkili olduğu dönemde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunun «yazılı delil» ile kanıtlanması gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» edilmediği, davacı şirketi «temsile» yetkili olmadığı bir tarih için çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının şirketten ayrıldığı 04.09.2009 tarihinden itibaren iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, «masraf», araç kiraları karşılığı alacağının bulunmadığı, davacının dava konusu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı; hiçbir alacağı yokken ve «geçersiz» çeke dayalı olarak takip talebinde bulunduğundan davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece uyulan bozma ilamından önce verilen kararda davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar davalı tarafça temyiz edilmeyerekdavacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmasına rağmen bu husus gözden kaçırılarak davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu çekin «keşide tarihi» itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, davacının yetkili olduğu dönem içinde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunun «yazılı delil» ile kanıtlanmasının gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» etmediği, şirketi «temsile» yetkili olmadığı bir tarih için davacı çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, ayrıca şirket «defterlerinde» davacının bir alacağının da tespit edilemediği, keza TTK'nun 334. maddesi gereği genel kurul kararı olmadan davacının kendi lehine çek keşide edemeyeceği için de çekin «geçersiz» bulunduğu, davacının bu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı, hiçbir alacağı yokken ve geçersiz bir çeke dayalı olarak takip talebinde bulunması nedeniyle davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 07.05.2012 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu çekin «keşide tarihi» itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, davacının yetkili olduğu dönem içinde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunun «yazılı delil» ile kanıtlanmasının gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» etmediği, şirketi «temsile» yetkili olmadığı bir tarih için davacı çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, ayrıca şirket «defterlerinde» davacının bir alacağının da tespit edilemediği, keza TTK'nun 334. maddesi gereği genel kurul kararı olmadan davacının kendi lehine çek keşide edemeyeceği için de çekin «geçersiz» bulunduğu, davacının bu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı, hiçbir alacağı yokken ve geçersiz bir çeke dayalı olarak takip talebinde bulunması nedeniyle davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 07.05.2012 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/39 E. , 2017/2903 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 20/11/2015 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 31.07.2009 tarihinde ayrıldığını, ayrılırken maaş, masraf, ortaklık hissesi, araç kiralama gibi sebeplerle müvekkilinin 153.833,00 TL tutarında şirketten alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu alacaklara karşılık verilmesi kararlaştırılan 4 adet çekin münferit imza ile temsil ve ilzam yetkisine sahip müvekkilince 13.07.2009 tarihinde ve ileri tarihli olarak keşide edildiğini, diğer üç çekin hiç bir itiraz görmeden ödenmesine rağmen 20.11.2009 keşide tarihli 38.500,00 TL bedelli çekin tahsil edilemediğini, bu çeke dayanılarak yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 04.09.2009 tarihinde hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, dava konusu çekin keşide tarihi itibariyle şirkette herhangi bir görev ve yetkisinin kalmadığını, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin keşide tarihi itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, ancak davacının yetkili olduğu dönemde ileri tarihli çek keşide edilmiş ise bunun yazılı delil ile kanıtlanması gerektiği, bu yönde bir delil ibraz edilmediği, davacı şirketi temsile yetkili olmadığı bir tarih için çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının şirketten ayrıldığı 04.09.2009 tarihinden itibaren iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, masraf, araç kiraları karşılığı alacağının bulunmadığı, davacının dava konusu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı;
hiçbir alacağı yokken ve geçersiz çeke dayalı olarak takip talebinde bulunduğundan davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında 15.400,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece uyulan Dairemizin 09.06.2014 tarih sayılı bozma ilamında, davacının alacağının kaç lirasının hangi dönemlere ilişkin maaş alacağı olduğu, masraf talebinin ne miktar ve hangi masrafın karşılığında istendiği, şirketin hangi borcunun davacı tarafından kime ödendiği, şirketten alacak iddiasına dayanak yapılan tüm kalemlerin ne miktar olduğu hususlarının davacıya açıklattırılıp şirketin bu şekilde mal veya hizmet alımı olup olmadığı, olmuşsa şirket tarafından ne şekilde ödendiği, gerektiğinde mal ve hizmet alınan 3. kişi kayıtlarının da incelenmesi suretiyle tüm talepler yönünden somut verilerin değerlendirildiği, hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye elverişli bir bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada davacı tarafça şirket için yapılan giderlerin bir kısmının elden bir kısmının kredi kartından yapıldığı ve bu tutarların alınan çeklere yansıtıldığı iddia edilmiş, bu kapsamda davacı ve eşine ait kredi kartlarının 01.01.2007 ile 30.09.2009 arasındaki hesap hareketlerinin ve davalı şirketle dava dışı Şipa Şirketine ait anılan döneme ait hesap hareketlerinin incelenmesi talep edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı tarafça dava dışı şirketin davalı şirketle ilgisinin olmadığı beyan edildiğinden davacı tarafa ait kredi kartlarının incelenmediği, şahıs kredi kartlarındaki harcamaların şahsi mi yoksa şirket adına mı yapıldığının belirlenemeyeceğinin belirtildiği ve mahkemece de bu rapor uyarınca hüküm verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, belirtilen döneme ilişkin davacı tarafa ait kredi kartı hesap hareketlerinin, davalı ve dava dışı şirketin hesap hareketleri ile karşılaştırılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bozmaya uyulduğu halde gereği yerine getirilmeksizin eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece uyulan bozma ilamından önce verilen kararda davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar davalı tarafça temyiz edilmeyerekdavacı yararına usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen bu husus gözden kaçırılarak davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359471100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz