6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13949 E. 2012/18759 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ileri tarihli çek keşide tarihi yazılı delil kötüniyet tazminatı geçersizlik asıl alacak çek kötüniyet ibraz temsil e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440 · TTK — TTK 334

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davaya konu çekin keşide tarihi itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, davacının yetkili olduğu dönem içinde ileri tarihli çek keşide edilmiş ise bunun yazılı delil ile kanıtlanmasının gerektiği, bu yönde bir delil ibraz etmediği, şirketi temsile yetkili olmadığı bir tarih için davacı çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, ayrıca şirket defterlerinde davacının bir alacağının da tespit edilemediği, keza TTK'nun 334. maddesi gereği genel kurul kararı olmadan davacının kendi lehine çek keşide edemeyeceği için de çekin geçersiz bulunduğu, davacının bu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı, hiçbir alacağı yokken ve geçersiz bir çeke dayalı olarak takip talebinde bulunması nedeniyle davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 15.400,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 07.05.2012 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.

Bu kez, davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/13949 E.  ,  2012/18759 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/10/2010 gün ve 2010/22-2010/552 sayılı kararı bozan Daire’nin 07/05/2012 gün ve 2011/336-2012/7210 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı iken 31.07.2009 tarihinde ortaklıktan ayrıldığını, ayrılırken şirketle olan maaş, masraf, araç kiraları, ortaklık hissesi olarak toplam 153.833 TL davalı şirketten alacaklı olduğunu, alacağına karşılık 4 adet çek verilmesinin kararlaştırıldığını, çeklerin verildiği tarihte müvekkilinin tek başına şirket adına çek verebileceğinden dolayı çekleri şirket muhasebecisi ve finans müdürü olan Abdullah Kıran'ın düzenlediğini ve müvekkilinin imzaladığını, bu çeklerin müvekkiline alacağına istinaden verildiğini, müvekkilinin Eylül 2009 tarihine kadar imza yetkisinin devam ettiğini, ancak çeklerden 20.11.2009 tarihli 38.500,00 TL bedelli çekin müvekkiline ödenmediğini, yapılan ilamsız takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini, alacağın % 40'ı oranında tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, çekin keşide tarihinde davacının müvekkili şirketin yetkilisi olmadığını, 04.09.2009 tarihi itibarı ile müvekkili şirkette herhangi bir görev ve yetkisinin kalmadığını, bu hususun Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, genel kurul kararı olmadan şirket yetkilisinin şirketle işlem yapamayacağını, bu işlemlerin batıl olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini, % 40 tazminatın tahsilini istemiştir.

Mahkemece, davaya konu çekin keşide tarihi itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, davacının yetkili olduğu dönem içinde ileri tarihli çek keşide edilmiş ise bunun yazılı delil ile kanıtlanmasının gerektiği, bu yönde bir delil ibraz etmediği, şirketi temsile yetkili olmadığı bir tarih için davacı çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, ayrıca şirket defterlerinde davacının bir alacağının da tespit edilemediği, keza TTK'nun 334. maddesi gereği genel kurul kararı olmadan davacının kendi lehine çek keşide edemeyeceği için de çekin geçersiz bulunduğu, davacının bu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı, hiçbir alacağı yokken ve geçersiz bir çeke dayalı olarak takip talebinde bulunması nedeniyle davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 15.400,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 07.05.2012 tarihli kararı ile davacı yararına bozulmuştur.

Bu kez, davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 21/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1065927300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.