İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4094 E. 2014/10952 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap↗ keşideci↗ çek↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yetkilisi bulunduğu şirketten alacakları bulunduğu gerekçesi ile kendisi kendi lehine çek düzenlediği, davacının davaya konu çeki yetkili bulunduğu dönem içinde düzenlemesi halinde TTK 334. Maddesi hükmü gereği davalı şirketin itirazı karşısında çek keşidesinin batıl olduğu, davacının yetkili olmadığı bir dönemde çeki keşide etmesi halinde de davalı şirketi bağlamayağı, davacının çeki düzenleme sebebi saydığı alacaklarının davalı şirketin imzasının bulunduğu belgeler ile ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin imzasını içermeyen bir takım yazıların, cari hesap olarak gösterilen listelerin dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 288 ve 290'ıncı maddeleri kapsamında delil olarak nitelendirilemeyeceği, davacının davasını açarken alacağına ilişkin delil olarak davalı şirket defterlerine de dayandığı, bilirkişi incelmesinde davacının davalıdan maaş, masraf, araç kirası ve ortaklık hissesi karşılığı alacağının olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin eski ortağı ve yöneticisi olan davacının, davalı şirketten olan alacaklarına karşılık lehine keşide edilen çekin ödenmemesi nedeniyle çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzene davacı dava konusu ettiği alacağını, maaş, masraf, araç, kiraları ve ortaklık hissesine dayandırmıştır. Ancak davacı hangi kalemden ne miktar alacağı olduğunu belirtip somutlaştırmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının alacağının kaç lirasının hangi dönemlere ilişkin maaş alacağı olduğu, masraf talebinin ne miktar ve hangi masrafın karşılığında istendiği, şirketin hangi borcunun davacı tarafından kime ödendiği, şirketten alacak iddiasına dayanak yapılan tüm kalemlerin ne miktar olduğu hususlarının davacıya açıklattırılıp şirketin bu şekilde mal veya hizmet alımı olup olmadığı, olmuşsa şirket tarafından ne şekilde ödendiği, gerektiğinde mal ve hizmet alınan 3. kişi kayıtlarının da incelenmesi suretiyle tüm talepler yönünden somut verilerin değerlendirildiği, hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye elverişli bir bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerikirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/39 E. 2017/2903 K.
Ortak:çek · dosya masrafı · İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
İncelediğiniz karardaMaddesi hükmü gereği davalı şirketin itirazı karşısında «çek» «keşidesinin» batıl olduğu, davacının yetkili olmadığı bir dönemde çeki keşide etmesi halinde de davalı şirketi bağlamayağı, davacının çeki düzenleme «sebebi» saydığı alacaklarının davalı şirketin imzasının bulunduğu belgeler ile ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin imzasını içermeyen bir takım yazıların, «cari hesap» olarak gösterilen listelerin dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 288 ve 290'ıncı maddeleri kapsamında delil olarak nitelendirilemeyeceği, davacının davasını açarken alacağına ilişkin delil olarak davalı şirket «defterlerine» de dayandığı, bilirkişi incelmesinde davacının davalıdan maaş, «masraf», araç kirası ve ortaklık hissesi karşılığı alacağının olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yetkilisi bulunduğu şirketten alacakları bulunduğu gerekçesi ile kendisi kendi lehine «çek» düzenlediği, davacının davaya konu çeki yetkili bulunduğu dönem içinde düzenlemesi halinde TTK 334.
Dava, davalı şirketin eski ortağı ve yöneticisi olan davacının, davalı şirketten olan alacaklarına karşılık lehine keşide edilen çekin ödenmemesi nedeniyle «çek» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «keşide tarihi» itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, ancak davacının yetkili olduğu dönemde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunun «yazılı delil» ile kanıtlanması gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» edilmediği, davacı şirketi «temsile» yetkili olmadığı bir tarih için çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının şirketten ayrıldığı 04.09.2009 tarihinden itibaren iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, «masraf», araç kiraları karşılığı alacağının bulunmadığı, davacının dava konusu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı; hiçbir alacağı yokken ve «geçersiz» çeke dayalı olarak takip talebinde bulunduğundan davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Mahkemece uyulan Dairemizin 09.06.2014 tarih sayılı bozma ilamında, davacının alacağının kaç lirasının hangi dönemlere ilişkin maaş alacağı olduğu, «masraf» talebinin ne miktar ve hangi masrafın karşılığında istendiği, şirketin hangi borcunun davacı tarafından kime ödendiği, şirketten alacak iddiasına dayanak yapılan t …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ileri tarihli çek · keşide tarihi · yazılı delil · usuli kazanılmış hak · kötüniyet tazminatı · kazanılmış hak · geçersizlik · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu çekin «keşide tarihi» itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığı, ancak davacının yetkili olduğu dönemde «ileri tarihli çek» keşide edilmiş ise bunun «yazılı delil» ile kanıtlanması gerektiği, bu yönde bir delil «ibraz» edilmediği, davacı şirketi «temsile» yetkili olmadığı bir tarih için çek keşide ettiğinden çekin geçerliliğinin bulunmadığı, davacının şirketten ayrıldığı 04.09.2009 tarihinden itibaren iddia ettiği şekilde davalı şirketten maaş, «masraf», araç kiraları karşılığı alacağının bulunmadığı, davacının dava konusu çeke dayalı olarak alacak talebinde bulunamayacağı; hiçbir alacağı yokken ve «geçersiz» çeke dayalı olarak takip talebinde bulunduğundan davacının «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, «asıl alacak» olan 38.500,00 TL üzerinden % 40 oranında 15.400,00 TL «kötüniyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece uyulan bozma ilamından önce verilen kararda davalı tarafın «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar davalı tarafça temyiz edilmeyerekdavacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluşmasına rağmen bu husus gözden kaçırılarak davacı taraf aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15875 E. 2012/15253 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bloke · kefalet · istirdat · haciz · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, İİK'nun 83. maddesi gereğince davacının maaşının tamamının haczinin mümkün olamayacağı gerekçesi ile davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve davacının maaş hesabına 16/05/2008 tarihinde «bloke» konulan paranın her ay itibariyle ödenmesi gereken miktarının «yasal faizi» ile birlikte toplam 10.418,90 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, davacının «kefaletinden» kaynaklı borcun ödenmemesi nedeni ile davalı tarafından maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması ve haksız alındığı ileri sürülen paranın «istirdatına» ilişkindir.
Mahkemece İİK'nun 83. maddesi uyarınca davacının maaşının tamamı üzerine «haciz» konulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, İİK'nun 83/2. maddesi uyarınca maaş üzerine 1/4 oranında haciz konulabileceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4094 E. , 2014/10952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2013
NUMARASI 2013/5-2013/347
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2013/5-2013/347 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketten 31.07.2009 tarihinde ayrıldığını, ayrılırken maaş, masraf, ortaklık hissesi, araç kiralama gibi sebeplerle müvekkilinin 153.833,00 TL tutarında şirketten alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bu alacaklara karşılık verilmesi kararlaştırılan 4 adet çekin münferit imza ile temsil ve ilzam yetkisine sahip müvekkilince 13.07.2009 tarihinde ve ileri tarihli olarak keşide edildiğini, diğer üç çekin hiç bir itiraz görmeden ödenmesine rağmen 20.11.2009 keşide tarihli 38.500,00 TL bedelli çekin tahsil edilemediğini, bu çeke dayanılarak yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 04.09.2009 tarihinde hisselerini devrederek şirketten ayrıldığını, dava konusu çekin keşide tarihi itibariyle şirkette herhangi bir görev ve yetkisinin kalmadığını, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının yetkilisi bulunduğu şirketten alacakları bulunduğu gerekçesi ile kendisi kendi lehine çek düzenlediği, davacının davaya konu çeki yetkili bulunduğu dönem içinde düzenlemesi halinde TTK 334. Maddesi hükmü gereği davalı şirketin itirazı karşısında çek keşidesinin batıl olduğu, davacının yetkili olmadığı bir dönemde çeki keşide etmesi halinde de davalı şirketi bağlamayağı, davacının çeki düzenleme sebebi saydığı alacaklarının davalı şirketin imzasının bulunduğu belgeler ile ispat etmesi gerektiği, davalı şirketin imzasını içermeyen bir takım yazıların, cari hesap olarak gösterilen listelerin dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nın 288 ve 290'ıncı maddeleri kapsamında delil olarak nitelendirilemeyeceği, davacının davasını açarken alacağına ilişkin delil olarak davalı şirket defterlerine de dayandığı, bilirkişi incelmesinde davacının davalıdan maaş, masraf, araç kirası ve ortaklık hissesi karşılığı alacağının olmadığının belirlendiği gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı şirketin eski ortağı ve yöneticisi olan davacının, davalı şirketten olan alacaklarına karşılık lehine keşide edilen çekin ödenmemesi nedeniyle çek bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzene davacı dava konusu ettiği alacağını, maaş, masraf, araç, kiraları ve ortaklık hissesine dayandırmıştır. Ancak davacı hangi kalemden ne miktar alacağı olduğunu belirtip somutlaştırmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının alacağının kaç lirasının hangi dönemlere ilişkin maaş alacağı olduğu, masraf talebinin ne miktar ve hangi masrafın karşılığında istendiği, şirketin hangi borcunun davacı tarafından kime ödendiği, şirketten alacak iddiasına dayanak yapılan tüm kalemlerin ne miktar olduğu hususlarının davacıya açıklattırılıp şirketin bu şekilde mal veya hizmet alımı olup olmadığı, olmuşsa şirket tarafından ne şekilde ödendiği, gerektiğinde mal ve hizmet alınan 3.
kişi kayıtlarının da incelenmesi suretiyle tüm talepler yönünden somut verilerin değerlendirildiği, hüküm kurmaya ve hükmü izlemeye elverişli bir bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerikirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101906200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz