Çekin istirdadı | Çeklerin iadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/354 E. 2017/3234 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolog bilirkişi raporu↗ grafolog bilirkişi↗ ttk 792↗ iktisapta ağır kusur↗ çekin istirdadı↗ son hamil↗ kötüniyetli iktisap↗ kötü niyetli iktisap↗ meşru hamil↗ çek hamili↗ takibin durdurulması↗ mücerretlik↗ ağır kusur↗ yetkili hamil↗ kıymetli evrak↗ icra hukuk mahkemesi↗ ciranta↗ hırsızlık↗ eş rızası↗ ciro↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ istirdat↗ çek↗ kötüniyet↗ kusur↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; icra hukuk mahkemesince alınan grafolog bilirkişi rapor içeriğine göre takip dayanağı çekteki imzanın davacı/borçluya ait olmadığı, davalının çeki iktisap ederken çekin çalıntı bir çek olduğunu, hırsızlık konusu edildiğini bildiği, çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ait 30/10/2013 keşide tarihli 7.500,00 TL bedelli, keşidecisi olan, 0005119 çek nolu çekin davalıdan istirdatı ile davacıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. (6762 sayılı TTK'nın 704.) maddesi uyarınca rıza hilafına elden çıkan çekin istirdatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde
.../...
bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Somut olayda dava konusu çekin davacıya ait iş yerinden çalındığı bu suretle davacının elinden rızası hilafına çıktığı hususunda ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık, çekin yeni hamili olan davalının çekin iktisabı sırasında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, çek hamili davalının çeki iktisap ederken kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara dayanak olarak gösterilensayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; çekteki borçluya (davacıya) ait imzanın borçlu (davacı) şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığına kanaat getirilmiş ve bu borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin iddia ettiği gibi, ticari ilişki kapsamında aldıkları çek ciro edilmemiş haliyle çalınmış ve davacıya ait cirodaki imzanın sahte olduğu tespit edilmiş ise de, çekin son hamili davalının çekte beşinci sıradaki ciranta olduğu, davacı adına yapılmış sahte cirodan sonra çekin sırasıyla tarafından ciro edildiği ve muntazam cira silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğu, icra mahkemesinin kararının ve çekin çalıntı olmasının tek başına davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiği sonucunu doğurmayacağı, davalının kötüniyetli olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davalının meşru hamil olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Çekin istirdadı | Çek istirdadı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4868 E. 2017/539 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · mücerretlik · ağır kusur · yetkili hamil · kıymetli evrak
İncelediğiniz karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde .../... bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Bu durum karşısında davada «ispat yükü» «çekin istirdatına» karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü «kıymetli evrakın» «mücerretlik» ilkesini ortadan kaldırır.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. (6762 sayılı TTK'nın 704.) maddesi uyarınca «rıza» hilafına elden çıkan «çekin istirdatı» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Ltd Şti'den «teminat çeki» olarak alındığı ve bu çekin kaybedildiği ileri sürülmüş, dava dışı şirket yetkilisi tarafından ise çekin davacı şirkete verildiği, davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı ve çekin davalıya verilmediği beyan edilmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbirini doğruladığı belirtilmiş ve mahkemece de bu deliller esas alınmak suretiyle davanın kabulü ile dava konusu «çekin istirdatına» karar verilmiş ise de, davacının davalı tarafın çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat ettiğinden söz edilemez.
Bu durum karşısında davada «ispat yükü» «çekin istirdatına» karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü «kıymetli evrakın» «mücerretlik» ilkesini ortadan kaldırır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik ilkesi · teminat çeki · ticari defter · tacir · cy/cy kaydı · teminat · e-defter
Benzer bu karardaŞti'nin «ticari defterlerinde», davalı ile ilgili herhangi bir «kaydın» olmadığı, ancak davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, çekin her iki defterde de «teminat çeki» olarak kayıtlı olduğu, çekin gerçek «hamilinin» davacı şirket olduğu, davalının «yetkili hamil» olduğunu ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu çekin davalıdan «istirdatı» ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ltd Şti'den «teminat çeki» olarak alındığı ve bu çekin kaybedildiği ileri sürülmüş, dava dışı şirket yetkilisi tarafından ise çekin davacı şirkete verildiği, davalı ile aralarında hiçbir ticari ilişki bulunmadığı ve çekin davalıya verilmediği beyan edilmiş ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı ile dava dışı şirket kayıtlarının birbirini doğruladığı belirtilmiş ve mahkemece de bu deliller esas alınmak suretiyle davanın kabulü ile dava konusu «çekin istirdatına» karar verilmiş ise de, davacının davalı tarafın çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat ettiğinden söz edilemez.
Mahkemece, davaya konu çekin «tacir» «hamiline» olarak düzenlendiği, «çek» «keşidecisi» ile hamil arasında ticari bir ilişki olması gerektiği, davacı ve dava dışı ...
Bu itibarla, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kıymetli evrakta «mücerretlik ilkesi» nazara alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9998 E. 2016/1058 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · meşru hamil · mücerretlik · ağır kusur · yetkili hamil
İncelediğiniz karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde .../... bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Bu durum karşısında davada «ispat yükü» «çekin istirdatına» karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü «kıymetli evrakın» «mücerretlik» ilkesini ortadan kaldırır.
Davacı vekilinin iddia ettiği gibi, ticari ilişki kapsamında aldıkları «çek» «ciro» edilmemiş haliyle çalınmış ve davacıya ait cirodaki imzanın sahte olduğu tespit edilmiş ise de, çekin «son hamili» davalının çekte beşinci sıradaki «ciranta» olduğu, davacı adına yapılmış sahte cirodan sonra çekin sırasıyla tarafından ciro edildiği ve muntazam cira silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğu, icra mahkemesinin kararının ve çekin çalıntı olmasının tek başına davalının çeki «kötüniyetle iktisap» ettiği sonucunu doğurmayacağı, davalının kötüniyetli olduğunu «ispat yükünün» davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davalının «meşru hamil» olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Bu durum karşısında davada «ispat yükü» «çekin istirdatına» karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü «kıymetli evrakın» «mücerretlik» ilkesini ortadan kaldırır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan belgeler ve alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu çekin yasal ve «meşru hamili» bulunan davacının elinden «rızası» hilafına çıktığının anlaşıldığı, davalının iyi niyetli hamil olduğu hususunu ispat edemediği gibi çekin iktisabında ağır kusurlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle «keşidecisi»...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyetli iktisap · ispat külfeti · iyiniyet · münhasırlık · bilirkişi incelemesi · ticari defter · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama neticesinde davalının çeki «iyiniyetle iktisap» ettiğine dair delil sunmadığı, «ticari defter» ve belgelerini «bilirkişi incelemesine» tabi olmak üzere «ibraz» etmediği belirtilerek davalının çekin iktisabında ağır kusurlu olduğu kabul edilip yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, bu konudaki «ispat külfeti» davacıya ait olup, davacı tarafından davanın ispatı bakımından her ne kadar davalının «ticari defterlerine» dayanılmış ise de HMK'nın 222/5. maddesi uyarınca «münhasıran» davalının ticari defterlerine dayanılmaması karşısında mahkemece «ispat yükünün» tersine çevrilerek davalıya dava konusu çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü getirilmiş olması ve davalının bu hususu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın ka …
-
Çek istirdadı | Çek istirdatı | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13508 E. 2018/6681 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · eş rızası · ciro
İncelediğiniz karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde .../... bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. (6762 sayılı TTK'nın 704.) maddesi uyarınca «rıza» hilafına elden çıkan «çekin istirdatı» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Benzer bu karardaBuna göre, «zayi» olan «çekin istirdadı» istemine ilişkin işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
6102 sayılı ...'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu ve yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi · taraf ehliyeti · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu çekte davacı şirketin isminin bulunmadığı, çekte adı geçmeyen davacının çekten dolayı sorumluluğunun olmayacağı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Buna göre, «zayi» olan «çekin istirdadı» istemine ilişkin işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının, kendisinin «yetkili hamil» olduğunu, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran davalının «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece, ...'nın 792. maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12581 E. 2014/18787 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · eş rızası · ciro
İncelediğiniz karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde .../... bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. (6762 sayılı TTK'nın 704.) maddesi uyarınca «rıza» hilafına elden çıkan «çekin istirdatı» istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu ve yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı davası · çek istirdadı · çek iptali davası · ciro silsilesi · istirdat davası · çek iptali · iptal davası · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece her ne kadar çekte yer alan «ciro silsilesine» göre davacının sıfatının olmadığı ve davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çekin bütün hususiyetleri hakkında beyanda bulunmak suretiyle «çek iptali davası» açtığı, bu davada davacıya «çek istirdadı davası» açmak için süre verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekin «cirolar» yoluyla davalıya intikal ettiği, «çek» arkasındaki «ciro silsilesi» kapsamında davacı şirketin çekte sıfatının bulunmadığı, davacının aktif dava «ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna göre, davacının «yetkili hamil» olmadığı, aktif dava «ehliyeti» bulunmadığından bahisle deliller toplanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9415 E. 2015/10520 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · ağır kusur · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde .../... bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Davacı vekilinin iddia ettiği gibi, ticari ilişki kapsamında aldıkları «çek» «ciro» edilmemiş haliyle çalınmış ve davacıya ait cirodaki imzanın sahte olduğu tespit edilmiş ise de, çekin «son hamili» davalının çekte beşinci sıradaki «ciranta» olduğu, davacı adına yapılmış sahte cirodan sonra çekin sırasıyla tarafından ciro edildiği ve muntazam cira silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğu, icra mahkemesinin kararının ve çekin çalıntı olmasının tek başına davalının çeki «kötüniyetle iktisap» ettiği sonucunu doğurmayacağı, davalının kötüniyetli olduğunu «ispat yükünün» davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davalının «meşru hamil» olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir.
Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenleme karşısında «ispat yükü» üzerinde bulunan davacının, senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın «kötüniyetli» veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı · e-defter
Benzer bu karardaDava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu çeklerden birinin davacının yevmiye «defterinde», diğer 2 adet çekin ise, kambiyo senet defterinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafça iddialarının ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu 3 adet çekten 5.000,00 TL bedelli olanın davacının usulüne uygun tutulan yevmiye «defterlerinde», 6.000,00 TL ve 10.000,00 TL bedelli diğer iki çekin ise kambiyo senet defterinde kayıtlı olduğu, davacının dosyaya sunduğu belge ve delillerle iddialarını ispatla …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15297 E. 2017/2392 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · ağır kusur · eş rızası · ciro · ispat yükü · hamil
İncelediğiniz karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde .../... bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Davacı vekilinin iddia ettiği gibi, ticari ilişki kapsamında aldıkları «çek» «ciro» edilmemiş haliyle çalınmış ve davacıya ait cirodaki imzanın sahte olduğu tespit edilmiş ise de, çekin «son hamili» davalının çekte beşinci sıradaki «ciranta» olduğu, davacı adına yapılmış sahte cirodan sonra çekin sırasıyla tarafından ciro edildiği ve muntazam cira silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğu, icra mahkemesinin kararının ve çekin çalıntı olmasının tek başına davalının çeki «kötüniyetle iktisap» ettiği sonucunu doğurmayacağı, davalının kötüniyetli olduğunu «ispat yükünün» davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davalının «meşru hamil» olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle «hamilin» elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister «ciro» yoluyla devredilebilen bir «çek» söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötüniyetle iktisap» etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir «kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' Zayi olan «çekin istirdadı» talebiyle açılan işbu davada «ispat yükü» davacıda olup, davacının senedin «rızası» hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının niza konusu çeki hangi «ciro» yoluyla iktisap ettiğini açıklayamadığı, «beyaz ciro» ile elde edildiği savunması yapılmış ise de, beyaz cironun şartlarının oluşmadığı, «hamilin» ne şekilde hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu çekin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Mahkemece, dosya içerisinde «çek» sureti de bulunmaksızın davalının niza konusu çeki hangi «ciro» yoluyla iktisap ettiğinin açıklanamadığı, «beyaz ciro» ile elde edildiği savunmasının da, beyaz cironun şartları oluşmadığından nazara alınmadığı, «hamilin» ne şekilde hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyaz ciro · çek istirdadı
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalının niza konusu çeki hangi «ciro» yoluyla iktisap ettiğini açıklayamadığı, «beyaz ciro» ile elde edildiği savunması yapılmış ise de, beyaz cironun şartlarının oluşmadığı, «hamilin» ne şekilde hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, dava konusu çekin davacıya iadesine karar verilmiştir.
Dava, TTK’nın 792. maddesi (6762 sayılı TTK m.704) uyarınca açılan «çek istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosya içerisinde «çek» sureti de bulunmaksızın davalının niza konusu çeki hangi «ciro» yoluyla iktisap ettiğinin açıklanamadığı, «beyaz ciro» ile elde edildiği savunmasının da, beyaz cironun şartları oluşmadığından nazara alınmadığı, «hamilin» ne şekilde hamil olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10383 E. 2012/1937 K.
Ortak:iktisapta ağır kusur · çekin istirdadı · kötüniyetli iktisap · kötü niyetli iktisap · ağır kusur · yetkili hamil · icra hukuk mahkemesi · ciranta
İncelediğiniz karardaBu düzenleme uyarınca «rıza» hilafına elden çıktığı ileri sürülen «çekin istirdatına» karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde .../... bulunduran yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» ettiğini ya da «iktisapta ağır kusuru» bulunduğunu ispat etmesi gereklidir.
Davacı vekilinin iddia ettiği gibi, ticari ilişki kapsamında aldıkları «çek» «ciro» edilmemiş haliyle çalınmış ve davacıya ait cirodaki imzanın sahte olduğu tespit edilmiş ise de, çekin «son hamili» davalının çekte beşinci sıradaki «ciranta» olduğu, davacı adına yapılmış sahte cirodan sonra çekin sırasıyla tarafından ciro edildiği ve muntazam cira silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğu, icra mahkemesinin kararının ve çekin çalıntı olmasının tek başına davalının çeki «kötüniyetle iktisap» ettiği sonucunu doğurmayacağı, davalının kötüniyetli olduğunu «ispat yükünün» davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davalının «meşru hamil» olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «icra hukuk» mahkemesince alınan «grafolog bilirkişi rapor» içeriğine göre takip dayanağı çekteki imzanın davacı/borçluya ait olmadığı, davalının çeki iktisap ederken çekin çalıntı bir «çek» olduğunu, «hırsızlık» konusu edildiğini bildiği, çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ait 30/10/2013 keşide tarihli 7.500,00 TL bedelli, «keşidecisi» olan, 0005119 çek nolu çekin davalıdan «istirdatı» ile davacıya iadesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 704. maddesinde "Çek herhangi bir suretle «hamilinin» elinden çıkmış bulunursa - ister hamiline yazılı bir «çek» bahis mevzuu olsun, ister «ciro» suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzuu olup da hamil hakkını 702. maddeye göre ispat etsin çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğu veya «iktisapta ağır kusuru» bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef" olduğu öngörülmüştür.
Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin «yetkili hamili» olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki «kötü niyetle iktisap» etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.
Mahkemece her ne kadar çekte yer alan ilk cirodaki imzanın davacıya ait olmadığının davalı tarafça kabul edildiği ve bu hususun çekin davacı elinden «rızası» dışında çıktığının delili olup, çekteki «ciro silsilesindeki» bozukluk sebebiyle çekin davalı elinde bulunuşunun haklı «sebebe» dayanmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sahte olduğu kabul edilen cirodan sonra, çekin birden çok ciro görmek suretiyle davalının eline geçtiği, çekin «kötüniyetli» olarak iktisap edildiği veya davalının çeki «iktisapta ağır kusuru» bulunduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın kabulü yerinde görülmemiş kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza · ciro silsilesi · dava sebebi · kesin hüküm
Benzer bu karardaİcra Hukuk Mahkemesi'nin 2007/1785 Es. sayılı dosyasında davalı tarafça kabul edilerek «kesin» olarak belirlendiği, bu hususun dava konusu çekin davacı elinden «rızası» dışında çıktığının delili olduğu, dava konusu çekin ilk «cirantası» olan davacı şirketin bu cirosundaki imzanın «sahte imza» olması dolayısıyla «ciro silsilesindeki» bozukluk sebebiyle çekin davalı elinde bulunuşunun haklı «sebebe» dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece her ne kadar çekte yer alan ilk cirodaki imzanın davacıya ait olmadığının davalı tarafça kabul edildiği ve bu hususun çekin davacı elinden «rızası» dışında çıktığının delili olup, çekteki «ciro silsilesindeki» bozukluk sebebiyle çekin davalı elinde bulunuşunun haklı «sebebe» dayanmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, sahte olduğu kabul edilen cirodan sonra, çekin birden çok ciro görmek suretiyle davalının eline geçtiği, çekin «kötüniyetli» olarak iktisap edildiği veya davalının çeki «iktisapta ağır kusuru» bulunduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın kabulü yerinde görülmemiş kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/354 E. , 2017/3234 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 05/11/2015 tarih ve 2013/338-2015/770 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; olan, 30.10.2013 tarih 0005119 çek nolu 7.500,00 TL bedelli çekin ticari ilişki kapsamında keşidecisinden teslim alındığını, ancak henüz ciro işlemi yapmadan işyerinde gerçekleşen hırsızlık neticesinde çekin çalınmış olduğunu, çek hakkında ödemeden men kararı alındığını, çeki elinde bulunduran davalının yasal ve meşru hamil olmadığını, çekteki müvekkiline ait kaşe ve imzanın sahte olduğunu, ciro silsilesinin bu nedenle bozuk olduğunu, davalının haksız yere çeki icra takibine konu ettiğini, imzaya ve borca itiraz ettiklerini ileri sürerek dava konusu çekin istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf herhangi bir beyanda bulunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; icra hukuk mahkemesince alınan grafolog bilirkişi rapor içeriğine göre takip dayanağı çekteki imzanın davacı/borçluya ait olmadığı, davalının çeki iktisap ederken çekin çalıntı bir çek olduğunu, hırsızlık konusu edildiğini bildiği, çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ait 30/10/2013 keşide tarihli 7.500,00 TL bedelli, keşidecisi olan, 0005119 çek nolu çekin davalıdan istirdatı ile davacıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 792. (6762 sayılı TTK'nın 704.) maddesi uyarınca rıza hilafına elden çıkan çekin istirdatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde
.../...
bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Somut olayda dava konusu çekin davacıya ait iş yerinden çalındığı bu suretle davacının elinden rızası hilafına çıktığı hususunda ihtilaf bulunmamakta olup uyuşmazlık, çekin yeni hamili olan davalının çekin iktisabı sırasında kötü niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, çek hamili davalının çeki iktisap ederken kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara dayanak olarak gösterilensayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre; çekteki borçluya (davacıya) ait imzanın borçlu (davacı) şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığına kanaat getirilmiş ve bu borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin iddia ettiği gibi, ticari ilişki kapsamında aldıkları çek ciro edilmemiş haliyle çalınmış ve davacıya ait cirodaki imzanın sahte olduğu tespit edilmiş ise de, çekin son hamili davalının çekte beşinci sıradaki ciranta olduğu, davacı adına yapılmış sahte cirodan sonra çekin sırasıyla tarafından ciro edildiği ve muntazam cira silsilesine göre son olarak davalının elinde bulunduğu, icra mahkemesinin kararının ve çekin çalıntı olmasının tek başına davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiği sonucunu doğurmayacağı, davalının kötüniyetli olduğunu ispat yükünün davacıda olduğu, ancak davacı tarafından bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davalının meşru hamil olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359349300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz