Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1434 E. 2017/2666 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ ihtar usulü↗ münfesihlik↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ yasal hasım↗ tebligat kanunu m.35↗ şirketin ihyası↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ihtarname↗ ilan↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ihyası istenen şirketin TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, terkin işleminin yasal düzenlemeye uygun gerçekleştirildiği, ihyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından ortaklıktan ayrılma talepli dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, işbu davanın taraf teşkilindeki eksikliğin giderilmesi amacıyla açıldığı, bu nedenle şirketin ihyasının gerektiği, davalı ... yasal hasım olduğundan ve bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile sayılı dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
./..
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde, şirketin ihyasına ve davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, ihyası istenen şirketin, 5174 sayılı Kanunu gereğince münfesih sayıldığından bahisle 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketlerin re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicil Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, şirketin 5174 sayılı gereğince münfesih sayıldığı ve TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı Sicil Müdürlüğü'nce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin yayınlandığı ancak, ihyası istenen şirkete ya da şirket temsilcilerine tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa, yukarıda belirtilen hükümler uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece şirkete veya şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu bu nedenle, dava konusu terkin işleminin hukuka uygun olmadığı ve davanın açılmasına davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama giderlerinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne yüklenmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10290 E. 2016/7954 K.
Ortak:ihtar usulü · münfesihlik · re'sen terkin · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · ihtar · limited şirket
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin, 5174 sayılı Kanunu gereğince «münfesih» sayıldığından bahisle 23/01/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca 01/07/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve «limited şirketlerin» re'«sen terkin» edileceği düzenlenmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMüdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, davacı, pay sahibi ve «temsilcisi» olduğu şirketin «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ihya isteminde bulunmuş; mahkemece, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından ihyası istenen şirkete «usulüne uygun tebligat» yapılmasına rağmen terkin «sebebi» işlemin süresinde gerçekleştirilmediğinden terkin işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar dava TTK 34. maddesine göre açılmış olsa dahi; TTK 'nın geçici 7. madde hükmü gereğince; «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» olarak değerlendirilmesi gerektiği, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından «son» beş yıl içersinde Genel Kurul toplantılarını yapmamış olmasından dolayı davacının ortağı bulunduğu şirkete «usulüne uygun tebligat» yapılıp, verilen süre içersinde de bir işlem yapılmamış olmasından dolayı «ticaret sicilinden terkin» kararı verildiği, verilen kararın yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, «ilanın», «ihtarın» ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği, 4/c bendine göre «terkin» sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, «münfesih» olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp «ticaret siciline» bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11.bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden resen silineceği düzen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · resen terkin · ticaret sicilinden terkin · olağanüstü genel kurul · sicilden terkin · dava sebebi
Benzer bu kararda… iddia, savunma toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar dava TTK 34. maddesine göre açılmış olsa dahi; TTK 'nın geçici 7. madde hükmü gereğince; «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» olarak değerlendirilmesi gerektiği, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından «son» beş yıl içersinde Genel Kurul toplantılarını yapmamış olmasından dolayı davacının ortağı bulunduğu şirkete «usulüne uygun tebligat» yapılıp, verilen süre içersinde de bir işlem yapılmamış olmasından dolayı «ticaret sicilinden terkin» kararı verildiği, verilen kararın yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Müdürlüğü'nce re'«sen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, davacı, pay sahibi ve «temsilcisi» olduğu şirketin «sicilden terkin» işleminin usulüne uygun olmadığını ileri sürerek ihya isteminde bulunmuş; mahkemece, «ticaret sicil müdürlüğü» tarafından ihyası istenen şirkete «usulüne uygun tebligat» yapılmasına rağmen terkin «sebebi» işlemin süresinde gerçekleştirilmediğinden terkin işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı maddenin 1. fıkrasının d bendi uyarınca aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarının yapılamaması «terkin» «sebebi» olarak sayılmış olup, anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile ...
Somut uyuşmazlıkta; şirketin aralıksız «son» beş yıla ait «olağan genel kurul» toplantılarını yapmadığı ve TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde «münfesih» olma «sebebinin» ortadan kaldırılması, yani şirket genel kurul toplantısının yapılması için «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin ... yayınlandığı ancak, «ihyası» istenen şirkete ya da şirket «temsilcilerine» «tebligat» yapılmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1127 E. 2022/2222 K.
Ortak:münfesihlik · re'sen terkin · şirketin ihyası · ihya · ihtar · limited şirket · yargılama gideri · tebligat · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaDosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin, 5174 sayılı Kanunu gereğince «münfesih» sayıldığından bahisle 23/01/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca 01/07/2015 tarihine kadar «münfesih» olan anonim ve «limited şirketlerin» re'«sen terkin» edileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, şirketin 5174 sayılı gereğince «münfesih» sayıldığı ve TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı Sicil Müdürlüğü'nce «ihtarname» hazırlandığı ve ihtarnamenin yayınlandığı ancak, «ihyası» istenen şirkete ya da şirket «temsilcilerine» «tebligat» yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince; TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'«sen terkin» edileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir «ihtar» yollanacağı, yapılacak ihtarın «ilan» edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, «münfesih» olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp «ticaret siciline» bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde ticaret sicilden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği düzenlemelerine göre «ihyası» istenen şirketin 18/02/2015 tarihinde resen terkinine karar verilmişse de davalı ...
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının TTK'nın geçici 7. maddesine göre Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan genel «ilan» dışında, şirket yöneticilerine «ihtarat» çıkarttığına ilişkin herhangi bir belge sunulmamış, «ihyası» istenen şirket yöneticileri adına çıkartılan bir «tebligatın» bulunduğu kanıtlanmamış, davalının yukarıda bahsi geçen mevzuata ilişkin yasal yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemiş olması, «terkin» işleminin geçici 7. maddeye uygun yapılmamış olması sebebiyle davanın kabulüne; terkin edilmiş olan Art Yapı Metal Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, kararın «ticaret siciline tescil» ve ilanına, «yargılama giderlerinin» ve bu kapsamda avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü'nce TTK'nın geçici 7. maddesine göre «resen terkin» işlemi yapılırken, aynı maddenin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı ispatlanamadığından terkin işleminin yasaya aykırı şekilde yapıldığının kabulüyle «ihya» davasının açılmasına davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebligat · ihtarat · resen terkin · ihya davası · hukuki menfaat · ticaret sicili tescili · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalının TTK'nın geçici 7. maddesine göre Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanan genel «ilan» dışında, şirket yöneticilerine «ihtarat» çıkarttığına ilişkin herhangi bir belge sunulmamış, «ihyası» istenen şirket yöneticileri adına çıkartılan bir «tebligatın» bulunduğu kanıtlanmamış, davalının yukarıda bahsi geçen mevzuata ilişkin yasal yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemiş olması, «terkin» işleminin geçici 7. maddeye uygun yapılmamış olması sebebiyle davanın kabulüne; terkin edilmiş olan Art Yapı Metal Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına, «tasfiye memuru atanmasına» yer olmadığına, kararın «ticaret siciline tescil» ve ilanına, «yargılama giderlerinin» ve bu kapsamda avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sicil Müdürlüğü'nce TTK'nın geçici 7. maddesine göre «resen terkin» işlemi yapılırken, aynı maddenin 4. fıkrasında belirtildiği şekilde şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı ispatlanamadığından terkin işleminin yasaya aykırı şekilde yapıldığının kabulüyle «ihya» davasının açılmasına davalı ...
Bu hüküm uyarınca «sicilden terkin» tarihinden itibaren beş yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde dava açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 25.03.2021 tarihinde «ihya davası» açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacının hak düşürücü süre içerisinde ihya davası açılmadığı hususunun tartışılmaksızın yanılgılı gerekçeyle davanın kabu …
Bölge Adliye Mahkemesince; TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'«sen terkin» edileceğinin düzenlendiği, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı «son» adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi «temsil» ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir «ihtar» yollanacağı, yapılacak ihtarın «ilan» edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış «tebligat» yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, «münfesih» olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp «ticaret siciline» bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği, aynı maddenin 15. bendinde ticaret sicilden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketi veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği düzenlemelerine göre «ihyası» istenen şirketin 18/02/2015 tarihinde resen terkinine karar verilmişse de davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/213 E. 2018/1038 K.
Ortak:münfesihlik · şirketin ihyası · ihya · terkin · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaDava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin, 5174 sayılı Kanunu gereğince «münfesih» sayıldığından bahisle 23/01/2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; «ihyası» istenen şirketin TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, «terkin» işleminin yasal düzenlemeye uygun gerçekleştirildiği, ihyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından ortaklıktan ayrılma talepli dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, işbu davanın taraf teşkilindeki eksikliğin giderilmesi amacıyla açıldığı, bu nedenle şirketin ihyasının gerektiği, davalı ... «yasal hasım» olduğundan ve bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile sayılı dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir. ./..
Benzer bu karardaMahkemece davanın «ihyası» istenen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dosya içerisinde mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında, ihyası istenen şirketin 31.12.1998 tarihinde «münfesih» sayıldığı ancak «tasfiye» işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle sicil «kaydının» açık olduğu ve geçici 7. maddeye göre münfesih sayıldığından «resen terk» olduğuna ilişkin çelişkili bilgiler verilmiştir.
Dava, «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Bu durumda «ihyası» talep edilen şirketin «sicilden terkin» edilip edilmediği, terkin edildiyse «tasfiye» işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, terkinin hangi yasal «sebebe» dayandırıldığı hususları araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · şirketin tasfiyesi · sicilden terkin · ek tasfiye · dava sebebi · cy/cy kaydı · eksik inceleme · husumet
Benzer bu karardaBu durumda «ihyası» talep edilen şirketin «sicilden terkin» edilip edilmediği, terkin edildiyse «tasfiye» işlemlerinin yapılıp yapılmadığı, terkinin hangi yasal «sebebe» dayandırıldığı hususları araştırılmadan «eksik incelemeyle» yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. -/-
Şirketin «ihyası» davalarında, ihyası istenen «şirketin tasfiyesinin» TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında «tasfiye» memuruna da «husumet» yöneltilmesi gerekmektedir.
Mahkemece davanın «ihyası» istenen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, dosya içerisinde mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü yazılarında, ihyası istenen şirketin 31.12.1998 tarihinde «münfesih» sayıldığı ancak «tasfiye» işlemlerinin gerçekleştirilmediği, bu nedenle sicil «kaydının» açık olduğu ve geçici 7. maddeye göre münfesih sayıldığından «resen terk» olduğuna ilişkin çelişkili bilgiler verilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davanın «ihyası» talep edilen şirket ortaklarına açılması gerektiği gerekçesiyle davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1434 E. , 2017/2666 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 27/01/2016 tarih ve 2014/1875-2016/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada; müvekkili ile ...'nun ortakları olduğunu, ancak şirketin kısa bir süre ticari faaliyette bulunduğunu ve ilerleyen zamanlarda müvekkilinin diğer ortak ile bir araya gelemediğini, müvekkili tarafından Mahkemesi’nin 2014/104 esas sayılı dosyasında ortaklıktan ayrılma talebi ile dava ikame edildiğini, ancak şirketin sicilden resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle müvekkiline şirketin ihyası yönünde dava açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek
Asıl davalı vekili; ihyası istenen şirketin TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince sicilden silindiğini beyan etmiştir.
Birleşen davada davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ihyası istenen şirketin TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, terkin işleminin yasal düzenlemeye uygun gerçekleştirildiği, ihyası istenen şirket aleyhine davacı tarafından ortaklıktan ayrılma talepli dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği, işbu davanın taraf teşkilindeki eksikliğin giderilmesi amacıyla açıldığı, bu nedenle şirketin ihyasının gerektiği, davalı ... yasal hasım olduğundan ve bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile sayılı dava dosyasıyla sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
./..
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde, şirketin ihyasına ve davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, ihyası istenen şirketin, 5174 sayılı Kanunu gereğince münfesih sayıldığından bahisle 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketlerin re'sen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 4. fıkrasının a bendi ile Ticaret Sicil Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.
bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, şirketin 5174 sayılı gereğince münfesih sayıldığı ve TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı Sicil Müdürlüğü'nce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin yayınlandığı ancak, ihyası istenen şirkete ya da şirket temsilcilerine tebligat yapılmadığı anlaşılmaktadır. Oysa, yukarıda belirtilen hükümler uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece şirkete veya şirket yetkililerine tebliğ edilmeksizin doğrudan ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu bu nedenle, dava konusu terkin işleminin hukuka uygun olmadığı ve davanın açılmasına davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nün sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama giderlerinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne yüklenmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile asıl davada verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359266100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz