Sözleşmenin feshi | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3607 E. 2017/2304 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 179/2↗ mutabakat↗ sözleşmenin feshi↗ cezai şart↗ iş bölümü↗ rücu↗ tbk 99↗ fesih↗ taahhütname↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TBK madde 435/2'ye göre davalının feshinin haksız olduğu, TBK m.138 hükmünün şartları gerçekleşmediğinden işbu uyuşmazlıkta uygulama imkanının olmadığı, sözleşmenin BÖLÜM I 14, Bölüm II 12, Bölüm III 5 hükümlerinde cezai şartla birlikte kanundan doğan haklar saklı tutulduğundan bu husus TBK m. 179 I'de yer alan aksinin kararlaştırıldığı bir husus teşkil ettiğinden davacının hem cezai şartı hem de tazminatı talep edebileceği, davacının sahibi olduğu "..." adlı spor programının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2/1 maddesinde tanımlanan "herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler" kapsamında eser olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının sözleşmeyi haksız feshinden dolayı davacının lisans bedeli/tazminat tutarı olarak 70.000 TL, telif hakkı alacağı olarak 70.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL talep edebileceği ancak sözleşmenin feshinden 5 hafta sonra iş bulabilmesi ihtimali kapsamında yapılan oranlama sonucu davacının 12.500 TL telif alacağı ve 12.500 TL yorumculuktan doğan alacağı ve 140.000 TL cezai şart toplamı olan 165.000,00 TL'yi talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı bakiye ücret ve cezai şart istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. bölümü'nün 5. maddesinde ''işveren işbu mutabakata aykırı olarak süresinden önce işbu sözleşmeyi feshederse ...'a madde 7'de belirtilen cezai şart bedelini ödemeyi ve cezai şartın fahiş olmadığını cezai şart bedeli dışında, ...'a her türlü kanundan doğan haklarını derhal ödeyeceğini şimdiden gayrikabili rücu beyan, kabul ve taahhüd eder'' denilmekte olup, sözleşmenin 7. maddesinde ise ''Taraflardan biri işbu sözleşmeyi süresinden önce fesih etmek isterse, diğer tarafa, fesih tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine kadar Basın İş Kanunu'ndan kaynaklanan, eser sahipliğinden doğan, yorumculuk görevinden kaynaklanan sözleşme bedellerinin toplamı kadar cezai şart bedelini ödemeyi ve bu cezai şartın fahiş olmadığını şimdiden gayrikabili rücu beyan, kabul ve taahhüt eder.'' hükmü yer almaktadır.
Davacı yan, anılan bu hükümlere dayanarak sözleşmenin feshi tarihinden, 30 Haziran 2014 tarihine kadarki bakiye ücret ve bu ücretler toplamı kadar cezai şart isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacının hem bakiye ücret hem de cezai şart talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Borçlar Kanunu 180. maddesinde, alacaklının hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifasının gerektiği, alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklının, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemeyeceği belirtilmiş olup, mahkemece davacının cezai şart talebi yerinde bulunmakla, bu durumda bakiye ücret alacağının istenemeyeceği gözetilerek, cezai şart dışındaki bakiye ücret alacağı talebi yönünden red kararı verilmesi gerekirken, bu alacak kalemi yönünden de davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep şekline göre davacı vekilinin bakiye ücret alacağına ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sözleşmenin feshi | Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3618 E. 2017/2305 K.
Ortak:mutabakat · sözleşmenin feshi · cezai şart · iş bölümü · rücu · fesih · taahhütname · kusur · Sözleşmenin feshi | Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. «bölümü»'nün 5. maddesinde ''işveren işbu «mutabakata» aykırı olarak süresinden önce işbu sözleşmeyi feshederse ...'a madde 7'de belirtilen «cezai şart» bedelini ödemeyi ve cezai şartın fahiş olmadığını cezai şart bedeli dışında, ...'a her türlü kanundan doğan haklarını derhal ödeyeceğini şimdiden gayrikabili «rücu» beyan, kabul ve «taahhüd» eder'' denilmekte olup, sözleşmenin 7. maddesinde ise ''Taraflardan biri işbu sözleşmeyi süresinden önce «fesih» etmek isterse, diğer tarafa, fesih tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine kadar Basın İş Kanunu'ndan kaynaklanan, eser sahipliğinden doğan, yorumculuk görevinden kayn …
Davacı yan, anılan bu hükümlere dayanarak «sözleşmenin feshi» tarihinden, 30 Haziran 2014 tarihine kadarki bakiye ücret ve bu ücretler toplamı kadar «cezai şart» isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacının hem bakiye ücret hem de «cezai şart» talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Borçlar Kanunu 180. maddesinde, alacaklının hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifasının gerektiği, alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklının, borçlunun «kusuru» bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemeyeceği belirtilmiş olup, mahkemece davacının cezai şart talebi yerinde bulunmakla, bu durumda bakiye ücret alacağı …
Benzer bu karardaBölümü'nün 5. maddesinde ''işveren işbu «mutabakata» aykırı olarak süresinden önce işbu sözleşmeyi feshederse ...'a madde 7'de belirtilen «cezai şart» bedelini ödemeyi ve cezai şartın fahiş olmadığını, cezai şart bedeli dışında, ...'a her türlü kanundan doğan haklarını derhal ödeyeceğini şimdiden gayrikabili «rücu» beyan, kabul ve «taahhüd» eder'' denilmekte olup, sözleşmenin 7. maddesinde ise ''Taraflardan biri işbu sözleşmeyi süresinden önce «fesih» etmek isterse, diğer tarafa, fesih tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine kadar Basın İş Kanunu'ndan kaynaklanan, eser sahipliğinden doğan, yorumculuk görevinden kayn …
Davacı yan, anılan bu hükümlere dayanarak 27.11.2013 («sözleşmenin feshi») tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine kadarki bakiye ücret ve bu ücretler toplamı kadar «cezai şart» isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacının hem bakiye ücret hem de «cezai şart» talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Borçlar Kanunu 180. maddesinde, alacaklının hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifasının gerektiği, alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklının, borçlunun «kusuru» bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemeyeceği belirtilmiş olup, mahkemece davacının cezai şart talebi yerinde bulunmakla, bu durumda bakiye ücret alacağı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3932 E. 2019/3356 K.
Ortak:cezai şart
İncelediğiniz kararda179 I'de yer alan aksinin kararlaştırıldığı bir husus teşkil ettiğinden davacının hem «cezai şartı» hem de tazminatı talep edebileceği, davacının sahibi olduğu "..." adlı spor programının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2/1 maddesinde tanımlanan "h …
2-Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı bakiye ücret ve «cezai şart» istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. «bölümü»'nün 5. maddesinde ''işveren işbu «mutabakata» aykırı olarak süresinden önce işbu sözleşmeyi feshederse ...'a madde 7'de belirtilen «cezai şart» bedelini ödemeyi ve cezai şartın fahiş olmadığını cezai şart bedeli dışında, ...'a her türlü kanundan doğan haklarını derhal ödeyeceğini şimdiden gayrikabili «rücu» beyan, kabul ve «taahhüd» eder'' denilmekte olup, sözleşmenin 7. maddesinde ise ''Taraflardan biri işbu sözleşmeyi süresinden önce «fesih» etmek isterse, diğer tarafa, fesih tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine kadar Basın İş Kanunu'ndan kaynaklanan, eser sahipliğinden doğan, yorumculuk görevinden kayn …
Benzer bu karardaMahkemece, 12.500,00 TL lisans bedeli ve 12.500,00 TL yorumculuk bedeli ile 140.000,00 TL «cezai şart» toplamı olan 165.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, 12.500,00 TL lisans bedeli ve 12.500,00 TL yorumculuk bedeli ile 140.000,00 TL «cezai şart» toplamı olan 165.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3282 E. 2017/3522 K.
Ortak:sözleşmenin feshi · fesih
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. «bölümü»'nün 5. maddesinde ''işveren işbu «mutabakata» aykırı olarak süresinden önce işbu sözleşmeyi feshederse ...'a madde 7'de belirtilen «cezai şart» bedelini ödemeyi ve cezai şartın fahiş olmadığını cezai şart bedeli dışında, ...'a her türlü kanundan doğan haklarını derhal ödeyeceğini şimdiden gayrikabili «rücu» beyan, kabul ve «taahhüd» eder'' denilmekte olup, sözleşmenin 7. maddesinde ise ''Taraflardan biri işbu sözleşmeyi süresinden önce «fesih» etmek isterse, diğer tarafa, fesih tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine kadar Basın İş Kanunu'ndan kaynaklanan, eser sahipliğinden doğan, yorumculuk görevinden kayn …
Davacı yan, anılan bu hükümlere dayanarak «sözleşmenin feshi» tarihinden, 30 Haziran 2014 tarihine kadarki bakiye ücret ve bu ücretler toplamı kadar «cezai şart» isteminde bulunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; haklı neden kanıtlanmadığından «sözleşmenin feshinin» haksız olduğu, davacının «haksız fesih» nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteme hakkına sahip bulunduğu, davacının çok tanınmış bir yorumcu olması nedeniyle spor programları için yorumlarına ihtiyaç duyulması, Türkiye'de spor yorumu yapan çok sayıda televizyon kanalı bulunması, kanalların rekabet içinde bulunması durumu dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu 51 ve 52. maddeleri gereğince takdiren davacının aynıya benzer koşullarla bir buçuk aylık süre içinde iş bulabileceği, davacının «kıdem tazminatı» ve diğer «işçilik alacaklarına» ilişkin taleplerinin iş kanununa tabi bir sözleşme kapsamında talep edilen alacaklardan olduğundan bu tür alacaklara bakmaya mahkemenin «görevli» olmadığı, davacının yorumcu olarak verdiği hizmetin 5846 Sayılı Yasa kapsamında korunan televizyon programı kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle bu alacaklara hükmedilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesyle; davacının işçilik alacakları ile ilgili kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarına ilişkin talebin reddine, sözleşmede öngörülen bir aylık 50.000 TL üzerinden taktiren 1,5 aylık ücret karşılığı 75.000 TL telif alacağının 27/11/2013 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Alınan ilk bilirkişi raporuyla davacının Ağustos 2014 ten önce iş bulamayacağı, sözleşmenin «fesih» tarihi olan 27/11/2013 ten sonraki sekiz buçuk ay iş bulabileceğinin öngörülemeyeceği belirtilmiş, ikinci bilirkişi raporuyla ise davacının dava dilekçesinde belirtilen nitelikleri ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden itibaren birkaç haftada kolaylıkla iş bulabileceği ifade edilmiştir.
Dolayısıyla alınan bilirkişi raporları arasındaki davacının «sözleşmenin feshi» sonrasında iş bulabileceği «makul süre» konusundaki çelişki giderilmemiş, mahkemece de her iki bilirkişi raporunda bu hususta varılan sonuçtan farklı olarak davacının 1,5 ayda iş bulabileceği kabul edilmiş olup, davacının sözleşmenin feshinden itibaren iş bulabileceği makul süre tespit edilmeden, bu konuda farklı değerlendirmeleri içeren «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıdem tazminatı · haksız fesih · işçilik alacakları · bilirkişi raporları arasında çelişki · makul süre · kişilik hakları · olumsuz oy · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; haklı neden kanıtlanmadığından «sözleşmenin feshinin» haksız olduğu, davacının «haksız fesih» nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteme hakkına sahip bulunduğu, davacının çok tanınmış bir yorumcu olması nedeniyle spor programları için yorumlarına ihtiyaç duyulması, Türkiye'de spor yorumu yapan çok sayıda televizyon kanalı bulunması, kanalların rekabet içinde bulunması durumu dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu 51 ve 52. maddeleri gereğince takdiren davacının aynıya benzer koşullarla bir buçuk aylık süre içinde iş bulabileceği, davacının «kıdem tazminatı» ve diğer «işçilik alacaklarına» ilişkin taleplerinin iş kanununa tabi bir sözleşme kapsamında talep edilen alacaklardan olduğundan bu tür alacaklara bakmaya mahkemenin «görevli» olmadığı, davacının yorumcu olarak verdiği hizmetin 5846 Sayılı Yasa kapsamında korunan televizyon programı kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle bu alacaklara hükmedilmesinin yasal dayanağının bulunmadığı gerekçesyle; davacının işçilik alacakları ile ilgili kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarına ilişkin talebin reddine, sözleşmede öngörülen bir aylık 50.000 TL üzerinden taktiren 1,5 aylık ücret karşılığı 75.000 TL telif alacağının 27/11/2013 tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dolayısıyla alınan bilirkişi raporları arasındaki davacının «sözleşmenin feshi» sonrasında iş bulabileceği «makul süre» konusundaki çelişki giderilmemiş, mahkemece de her iki bilirkişi raporunda bu hususta varılan sonuçtan farklı olarak davacının 1,5 ayda iş bulabileceği kabul edilmiş olup, davacının sözleşmenin feshinden itibaren iş bulabileceği makul süre tespit edilmeden, bu konuda farklı değerlendirmeleri içeren «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
… eden olmaksızın sona erdirildiği, kamuoyuna yayılan kanalın el değiştirdiği ve yeni sahibi tarafından davacının kovulduğu yönünde çıkan haberler nedeniyle davacının «kişilik haklarının» zedelendiği, davacının onur kırıcı bu davranış nedeniyle büyük üzüntü duyduğu ifade edilmiş, «ibraz» edilen alacakların bildirildiği dilekçeler ile manevi tazminat alacağının 10.000,00 TL olarak belirlenmesi istenmiştir.
Talep edilen manevi tazminat hakkında mahkeme gerekçesinde bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi, bu talep hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar da verilmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7824 E. 2011/617 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaDava, kooperatif «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece, genel kurul kararında konut satış bedelinin üst sınırının belirlenmediği, yapılacak satışın şimdiden kooperatifin zararına olup olmayacağının belirlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 1163 SK’nun 42.maddesi gereğince taşınmazın satış usulünü ve asgari satış fiyatını belirleme genel kurulun «yetkisindedir».
Ancak, genel kurulun bu «yetkisini» kullanırken 53.madde gereğince yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarını göz önünde bulundurması gerektiği tabidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3607 E. , 2017/2304 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2015 tarih ve 2014/231-2015/299 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.04.2017 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. ... ve Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait "..." isimli televizyon kanalında 08/06/2012 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, davalı işverenin 27/11/2013 tarihinde sözleşme süresi bitmeden tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin televizyon kanalının spor müdürlüğü görevini yaptığını, spor müdürlüğünün ve ... Programı haberlerinin hazırlanması, yayına getirilmesi, sunulması ve yorumlanmasının işverenin denetim ve gözetimi altında, onun talimatlarına bağlı olarak yerine getirildiğini, kamuoyuna yayılan kanalın el değiştirmesi ve yeni sahibi tarafından kovulduğu yönündeki haberlerle müvekkilinin kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek bakiye sözleşme süresine ilişkin ücret alacağına karşılık 115.000 TL, cezai şart bedeli olarak 115.000 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı taraf ile müvekkili arasında 08/06/2012 tarihinde, içeriğinde üç farklı hukuki ilişkinin düzenlendiği karma bir sözleşme imzalandığını, tarafların söz konusu sözleşmeyle her üç hukuki ilişkinin bedel ve uygulama hükümlerini düzenlediğini, dava dilekçesinin aksine sözleşmenin müvekkili şirket tarafından değil bizzat davacı tarafın avukatları tarafından hazırlandığını, müvekkili şirketin kurulduğundan beri en büyük ticari zararının 2012 ve 2013 yıllarında gerçekleştiğini, bu nedenle müvekkilinin TV kanalının yayınlarına son vererek yüzlerce çalışanın işsiz kalmasına engel olabilmek için olağanüstü önlemler almak zorunda kaldığını, bu olağanüstü önlemler kapsamında spor programlarının tamamına son verildiğini, sözleşmenin hiçbir yerinde bakiye süreye ilişkin ücretlerin hem de buna ilave olarak cezai şartın ödeneceğinin öngörülmediğini, cezai şart tutarının fahiş olduğunu, indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, TBK madde 435/2'ye göre davalının feshinin haksız olduğu, TBK m.138 hükmünün şartları gerçekleşmediğinden işbu uyuşmazlıkta uygulama imkanının olmadığı, sözleşmenin BÖLÜM I 14, Bölüm II 12, Bölüm III 5 hükümlerinde cezai şartla birlikte kanundan doğan haklar saklı tutulduğundan bu husus TBK m. 179 I'de yer alan aksinin kararlaştırıldığı bir husus teşkil ettiğinden davacının hem cezai şartı hem de tazminatı talep edebileceği, davacının sahibi olduğu "..." adlı spor programının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 2/1 maddesinde tanımlanan "herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler" kapsamında eser olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalının sözleşmeyi haksız feshinden dolayı davacının lisans bedeli/tazminat tutarı olarak 70.000 TL, telif hakkı alacağı olarak 70.000 TL olmak üzere toplam 140.000 TL talep edebileceği ancak sözleşmenin feshinden 5 hafta sonra iş bulabilmesi ihtimali kapsamında yapılan oranlama sonucu davacının 12.500 TL telif alacağı ve 12.500 TL yorumculuktan doğan alacağı ve 140.000 TL cezai şart toplamı olan 165.000,00 TL'yi talep edebileceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı bakiye ücret ve cezai şart istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3. bölümü'nün 5. maddesinde ''işveren işbu mutabakata aykırı olarak süresinden önce işbu sözleşmeyi feshederse ...'a madde 7'de belirtilen cezai şart bedelini ödemeyi ve cezai şartın fahiş olmadığını cezai şart bedeli dışında, ...'a her türlü kanundan doğan haklarını derhal ödeyeceğini şimdiden gayrikabili rücu beyan, kabul ve taahhüd eder'' denilmekte olup, sözleşmenin 7. maddesinde ise ''Taraflardan biri işbu sözleşmeyi süresinden önce fesih etmek isterse, diğer tarafa, fesih tarihinden 30 Haziran 2014 tarihine kadar Basın İş Kanunu'ndan kaynaklanan, eser sahipliğinden doğan, yorumculuk görevinden kaynaklanan sözleşme bedellerinin toplamı kadar cezai şart bedelini ödemeyi ve bu cezai şartın fahiş olmadığını şimdiden gayrikabili rücu beyan, kabul ve taahhüt eder.'' hükmü yer almaktadır.
Davacı yan, anılan bu hükümlere dayanarak sözleşmenin feshi tarihinden, 30 Haziran 2014 tarihine kadarki bakiye ücret ve bu ücretler toplamı kadar cezai şart isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacının hem bakiye ücret hem de cezai şart talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 6098 sayılı Borçlar Kanunu 180. maddesinde, alacaklının hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifasının gerektiği, alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklının, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemeyeceği belirtilmiş olup, mahkemece davacının cezai şart talebi yerinde bulunmakla, bu durumda bakiye ücret alacağının istenemeyeceği gözetilerek, cezai şart dışındaki bakiye ücret alacağı talebi yönünden red kararı verilmesi gerekirken, bu alacak kalemi yönünden de davanın kabulü doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep şekline göre davacı vekilinin bakiye ücret alacağına ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) Bozma sebep şekline göre davacı vekilinin bakiye ücret alacağına ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358221300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz