Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7824 E. 2011/617 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ yetkisizlik kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, genel kurul tarafından alınan kararda konut satış bedelinin alt sınırının belirlendiği, üst sınırın belirtilmediği, yapılacak satışın kooperatif zararına olup olmayacağının şimdiden iddia etmenin mümkün olmadığı, yine konut satışından elde edilecek gelirin sosyal tesislerde kullanılması hususunun ileride gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu, henüz ortada yapılmış bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, genel kurul kararında konut satış bedelinin üst sınırının belirlenmediği, yapılacak satışın şimdiden kooperatifin zararına olup olmayacağının belirlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 1163 SK’nun 42.maddesi gereğince taşınmazın satış usulünü ve asgari satış fiyatını belirleme genel kurulun yetkisindedir. Ancak, genel kurulun bu yetkisini kullanırken 53.madde gereğince yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarını göz önünde bulundurması gerektiği tabidir.
Bu durumda, davacının taşınmazın asgari fiyatının düşük tutulduğu iddiası üzerinde durularak, taşınmazın genel kurul tarihi itibariyle değeri usulünce araştırılarak ve neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7824 E. , 2011/617 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/02/2009 tarih ve 2008/536-2009/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 22.08.2008 tarihli genel kurulda bir adet konutun 150.000 TL'dan az olmamak üzere satışına ilişkin yönetim kuruluna yetki verildiğini, konutun değerinin daha fazla olduğunu, bu miktarla satılması durumunda kooperatifin zarara uğrayacağını, ayrıca satış bedelinin sosyal tesis yapımında kullanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, genel kurul kararının 10.maddesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif genel kurulu tarafından alınan kararın yerine getirilmediğini, henüz satışın gerçekleşmediğini, herhangi bir zarardan söz etmenin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, genel kurul tarafından alınan kararda konut satış bedelinin alt sınırının belirlendiği, üst sınırın belirtilmediği, yapılacak satışın kooperatif zararına olup olmayacağının şimdiden iddia etmenin mümkün olmadığı, yine konut satışından elde edilecek gelirin sosyal tesislerde kullanılması hususunun ileride gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu, henüz ortada yapılmış bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, genel kurul kararında konut satış bedelinin üst sınırının belirlenmediği, yapılacak satışın şimdiden kooperatifin zararına olup olmayacağının belirlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 1163 SK’nun 42.maddesi gereğince taşınmazın satış usulünü ve asgari satış fiyatını belirleme genel kurulun yetkisindedir. Ancak, genel kurulun bu yetkisini kullanırken 53.madde gereğince yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarını göz önünde bulundurması gerektiği tabidir.
Bu durumda, davacının taşınmazın asgari fiyatının düşük tutulduğu iddiası üzerinde durularak, taşınmazın genel kurul tarihi itibariyle değeri usulünce araştırılarak ve neticesine göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009673500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz