İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13452 E. 2014/19325 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tevzi↗ hmk 326↗ borca itiraz↗ kötüniyet tazminatı↗ icra takibine itiraz↗ komisyon↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ havale↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın davacıya değişik tarihlerde toplam 57.473 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça en son 28.09.2012 tarihinde davacıya 13.440 TL'lik ödeme gönderilmiş olup, bu ödemenin işbu davanın açıldığı güne tekabül ettiği, davacıya gönderilen havale saati ile dava tevzi saati arasında birkaç saatlik zaman farkı bulunduğu, davalının birkaç saat önce hakkında dava açıldığından haberdar olmasının mümkün bulunmadığı, davanın açıldığı gün yapılan 14.440 TL'lik ödeme ile birlikte işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı, icra takibine itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği, bununla birlikte davalı tarafın kötüniyet tazminatı talep hakkının da bulunmadığı, zira davanın açıldığı güne kadar bakiye ödemeyi yapmayan davalının icra takibine sebebiyet verdiği, öte yandan sözleşmedeki % 20'lik komisyon ücretine ilişkin hükmün de yoruma ve yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Davacı vekiline gerekçeli kararın 08.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesini ise 25.07.2014 tarihinde mahkemeye ibraz ettiği anlaşılmış olmakla, süresi içerisinde yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ancak, davacı tarafça 27.600 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmış ve davalının bu tutarın tamamına itiraz etmesi nedeniyle davacı tarafça yine bu tutar üzerinden işbu dava açılmıştır. Davalı borcun tamamına itiraz etmesine rağmen bilirkişi raporuna göre 26.09.2012 tarihinde 13.341,00 TL, bankadan gelen cevabi yazıya göre ise işbu davanın açıldığı 28.09.2012 tarihinde 13.440 TL ödemede bulunmuştur. Bu durumda, davalı borca itiraz etmesine rağmen ödeme yaptığı tutar kadar itirazında haksız olduğunu zımnen kabul ederek bu miktarı ödediğine göre, mahkemece işbu paranın hangi tarihte ödendiği, dava tarihi itibariyle mevcut bir borcun bulunup bulunmadığı, işbu davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunup bulunmadığı üzerinde durularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin de buna göre haksız olan taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine rağmen vekalet ücreti ile yargılama giderinin HMK'nın 326. maddesine de aykırı olarak lehine hüküm kurulan davalı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18109 E. 2015/2530 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · çek iptali · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · çek
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre; 06/03/2013 tarihli duruşma davacı tarafça takip edilmediğinden HMK Md.150/1 uyarınca «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren yasal 3 aylık süre içinde «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK 150/5 maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Somut olayda, duruşma gününün davacı «vekiline tebliğine» dair dosya içerisinde bir evrak bulunmamasına rağmen davanın takip edilmediğinden bahisle dava dosyasının «işlemden kaldırılması» doğru olmadığı gibi, bu işleme dayalı olarak HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi de doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Ancak, 6100 sayılı HMK'nın 150/1 maddesine göre, «dosyanın işlemden kaldırılması» için duruşma gün ve saatinin taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13783 E. 2010/5149 K.
Ortak:yargılama gideri · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu durumda, davalı «borca itiraz» etmesine rağmen ödeme yaptığı tutar kadar itirazında haksız olduğunu zımnen kabul ederek bu miktarı ödediğine göre, mahkemece işbu paranın hangi tarihte ödendiği, dava tarihi itibariyle mevcut bir borcun bulunup bulunmadığı, işbu davayı açmakta davacının «hukuki yararı» bulunup bulunmadığı üzerinde durularak «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» de buna göre haksız olan taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine rağmen vekalet ücreti ile yargılama giderinin HMK'nın 326. maddes …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ödeme nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», dava tarihi ile ödeme tarihi arasında 1 saatlik fark bulunması nedeniyle hak ve nesafet gereği «yargılama giderlerinin» taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Oysa, mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere ödeme yargılama aşamasında yapıldığına, dava konusuz kaldığına ve açılan davada davacının dava tarihi itibariyle haklı bulunmasına göre davacı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ödeme nedeniyle davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına», dava tarihi ile ödeme tarihi arasında 1 saatlik fark bulunması nedeniyle hak ve nesafet gereği «yargılama giderlerinin» taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, dava açılmasından 1 saat önce dava konusu paranın davacıya davalı tarafından ödendiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın reddine karar verilerek «yargılama giderleri» taraflar üzerinde bırakılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13110 E. 2010/4253 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahalli mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kazanın 12.12.2003 günü saat 18:00'da meydana geldiği, davacı bildiriminin aynı gün saat 20:03'te yapıldığı, spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13452 E. , 2014/19325 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2012/190-2014/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında televizyonda yayınlanan bir dizide rol alan müvekkilinin 29 ve 35. bölümler dahil olmak üzere toplam 7 programdan doğan 27.600,00 TL alacağının davalı ajans tarafından ödemediğini, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın davacıya değişik tarihlerde toplam 57.473 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça en son 28.09.2012 tarihinde davacıya 13.440 TL'lik ödeme gönderilmiş olup, bu ödemenin işbu davanın açıldığı güne tekabül ettiği, davacıya gönderilen havale saati ile dava tevzi saati arasında birkaç saatlik zaman farkı bulunduğu, davalının birkaç saat önce hakkında dava açıldığından haberdar olmasının mümkün bulunmadığı, davanın açıldığı gün yapılan 14.440 TL'lik ödeme ile birlikte işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı, icra takibine itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği, bununla birlikte davalı tarafın kötüniyet tazminatı talep hakkının da bulunmadığı, zira davanın açıldığı güne kadar bakiye ödemeyi yapmayan davalının icra takibine sebebiyet verdiği, öte yandan sözleşmedeki % 20'lik komisyon ücretine ilişkin hükmün de yoruma ve yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Davacı vekiline gerekçeli kararın 08.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesini ise 25.07.2014 tarihinde mahkemeye ibraz ettiği anlaşılmış olmakla, süresi içerisinde yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ancak, davacı tarafça 27.600 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmış ve davalının bu tutarın tamamına itiraz etmesi nedeniyle davacı tarafça yine bu tutar üzerinden işbu dava açılmıştır. Davalı borcun tamamına itiraz etmesine rağmen bilirkişi raporuna göre 26.09.2012 tarihinde 13.341,00 TL, bankadan gelen cevabi yazıya göre ise işbu davanın açıldığı 28.09.2012 tarihinde 13.440 TL ödemede bulunmuştur. Bu durumda, davalı borca itiraz etmesine rağmen ödeme yaptığı tutar kadar itirazında haksız olduğunu zımnen kabul ederek bu miktarı ödediğine göre, mahkemece işbu paranın hangi tarihte ödendiği, dava tarihi itibariyle mevcut bir borcun bulunup bulunmadığı, işbu davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunup bulunmadığı üzerinde durularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin de buna göre haksız olan taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine rağmen vekalet ücreti ile yargılama giderinin HMK'nın 326.
maddesine de aykırı olarak lehine hüküm kurulan davalı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358044800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz