Şirketin feshi ve tasfiyesi | Sözleşme kapsamındaki talep | Müdür azli | Kayyım tayini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9508 E. 2014/19297 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru atanması↗ tasfiye memuru↗ fesih↗ ek tasfiye↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında çıkan sorunlardan dolayı açılmış davalar olduğu, şirketin 2009 yılından beri faaliyetinin bulunmadığı, şirketin kuruluş amacının gerçekleşmesinin ortaklar arasındaki sorunlar nedeniyle mümkün bulunmadığı, her iki ortağın müşterek kusurlu oldukları gerekçesiyle, birleşen davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına, asıl davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair tesis edilen karar, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı-birleşen davanın davacısı ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen davanın davacısı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13509 E. 2014/2100 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakem kararı · taşıma sözleşmesi · hukuki yarar · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDavacının kararın iptalini istemesine göre, mahkemece «hakem» heyetinin bu konuda karar vermeye «görevli» olmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken, «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesi kapsamındadır.
-
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali | Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13288 E. 2015/12371 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · hakem kararı · dosya masrafı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden kaynaklandığı, davalıdan dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran «haksız şart» niteliğinde olduğu, tüketici sorunları «hakem» heyeti kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuri …
Davacı banka tarafından kararın iptali istendiğine göre, «hakem» heyetinin bu konuda karar vermeye «görevli» olmadığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9508 E. , 2014/19297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/12/2011 gün ve 2011/364-2011/114 sayılı kararı bozan Daire’nin 14..01.2014 gün ve 2012/9121-2014/728 sayılı kararı aleyhinde davalı-birleşen davanın davacısı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı gerçek kişinin davalı şirketin ortakları olduğunu, davacı ile davalı ...’nun şirketi birlikte temsile yetkili olduklarını, taraflar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı şirketinin temsili hususunda davalının eşine yetki verildiğini, davalı ...’nun sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, davalının eşinin temsil yetkisini kötüye kullanarak şirketin içini boşalttığını, şirket tarafından ayırt edicilik kazandırılan ... ibaresinin davalının eşinin ortağı olduğu şirket adına tescil ettirilmek istenildiğini, şirkete ait elektrik ve doğalgaz aboneliklerinin davalının eşinin ortağı olduğu şirkete devredildiğini ileri sürerek, şirket müdürlerinin azline ve organ boşluğu nedeniyle şirketi temsil etmek üzere kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada ise, şirketin 2008 yılından beri gayri faal olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine çok sayıda dava açıldığını, şirketin devamı imkanının kalmadığını ileri sürerek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında çıkan sorunlardan dolayı açılmış davalar olduğu, şirketin 2009 yılından beri faaliyetinin bulunmadığı, şirketin kuruluş amacının gerçekleşmesinin ortaklar arasındaki sorunlar nedeniyle mümkün bulunmadığı, her iki ortağın müşterek kusurlu oldukları gerekçesiyle, birleşen davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına, asıl davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair tesis edilen karar, davacı-birleşen davanın davalısı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davalı-birleşen davanın davacısı ... vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-birleşen davanın davacısı ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-birleşen davanın davacısı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı birleşen davada davacısı Ferah Dağsuyundan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357905000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz