Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/931 E. 2017/1499 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
parasal sınır↗ tüketici hakem heyeti kararı↗ bankacılık işlemi↗ eft↗ tüketici işlemi↗ yerleşim yeri↗ uyap↗ hakem kararı↗ dahili dava↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, EFT işleminin bir bankacılık işlemi olduğu, 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3/l m. tüketici işleminin tanımlandığı, EFT işlemi bankanın tüketiciye sunduğu bir hizmet olduğu için, tüketici tarafından ticari ya da ticari olmayan amaçla alıcıya para gönderilmesinin önemli olmadığı, dava tarihi itibariyle 3,000.00 TL dahil ve bu miktarın altındaki her türlü tüketici uyuşmazlarına, Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 02/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden 16/10/2015 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi gönderildiği, temyiz harcının 19/10/2015 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır. HUMK 432/4'ncü maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün, 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtayca da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece dava tarihi itibari ile 3.000,00 TL dahil ve bu miktarın altındaki her türlü tüketici uyuşmazlıklarına Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılacağı ve bu itibarla somut uyuşmazlığa da Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde ''Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.'' aynı maddenin 3. fıkrasında da ''Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.'' hükmü ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca çıkarılan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Arttırılmasına İlişkin 01/01/2015 tarihinde yürürülüğe giren 2014/2 sayılı Tebliğ'in 1-a maddesi uyarınca İlçe Tüketici Hakem Heyetleri için üst parasal sınır 2.200,00 TL olup, davacının ikametgahı ve tüketici işleminin yapıldığı yer nazara alındığında 2.491,50 TL'lik alacak istemine dayanan somut uyuşmazlıkta İlçe Hakem Heyeti'nin görevli olduğu üst sınır olan 2.200,00 TL'ni aştığı anlaşılmakla yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13243 E. 2018/507 K.
Ortak:tüketici hakem heyeti kararı · tüketici işlemi · hakem kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaBu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için «tüketici hakem heyetlerine» başvuru yapılamaz.'' aynı maddenin 3. fıkrasında da ''Başvurular, tüketicinin «yerleşim yerinin» bulunduğu veya «tüketici işleminin» yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.
Tüketici «hakem» heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.'' hükmü ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca çıkarılan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Arttırılmasına İlişkin 01/01/2015 tarihinde yürürülüğe giren 2014/2 sayılı Tebliğ'in 1-a maddesi uyarınca İlçe Tüketici Hakem Heyetleri için üst «parasal sınır» 2.200,00 TL olup, davacının ikametgahı ve «tüketici işleminin» yapıldığı yer nazara alındığında 2.491,50 TL'lik alacak istemine dayanan somut uyuşmazlıkta İlçe Hakem Heyeti'nin «görevli» olduğu üst sınır olan 2.200,00 TL'ni aştığı anlaşılmakla yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde ''Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe «tüketici hakem heyetlerine», üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tüfeğin yapılan incelemede ikinci el piyasa «rayiç değerinin» 1.500,00-2.000,00 TL arasında olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe «tüketici hakem heyetlerine», üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · rayiç değer · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tüfeğin yapılan incelemede ikinci el piyasa «rayiç değerinin» 1.500,00-2.000,00 TL arasında olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe «tüketici hakem heyetlerine», üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'«sen gözetilmelidir».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2870 E. 2018/6490 K.
Ortak:parasal sınır · tüketici hakem heyeti kararı · hakem kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaTüketici «hakem» heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.'' hükmü ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca çıkarılan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Arttırılmasına İlişkin 01/01/2015 tarihinde yürürülüğe giren 2014/2 sayılı Tebliğ'in 1-a maddesi uyarınca İlçe Tüketici Hakem Heyetleri için üst «parasal sınır» 2.200,00 TL olup, davacının ikametgahı ve «tüketici işleminin» yapıldığı yer nazara alındığında 2.491,50 TL'lik alacak istemine dayanan somut uyuşmazlıkta İlçe Hakem Heyeti'nin «görevli» olduğu üst sınır olan 2.200,00 TL'ni aştığı anlaşılmakla yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde ''Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe «tüketici hakem heyetlerine», üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için «tüketici hakem heyetlerine» başvuru yapılamaz.'' aynı maddenin 3. fıkrasında da ''Başvurular, tüketicinin «yerleşim yerinin» bulunduğu veya «tüketici işleminin» yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.
Benzer bu karardaDavanın açıldığı tarihte 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinde "(1) Tüketici «hakem» heyetlerinin, uyuşmazlıklara bakmakla «görevli» olmalarına ilişkin «parasal sınırlar»; a) İlçe «tüketici hakem heyetlerine» başvuru için üst parasal sınır, 2.320 Türk Lirası, b) Büyükşehir statüsünde olan illerdeki il tüketici hakem heyetlerine başvuru için parasal sınır, 2.320 Türk Lir …
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığını, kısmi dava olarak açılması halinde dahi dava konusu edilen miktarın 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesinde belirtilen «hakem» heyetine zorunlu başvuru sınırının üstünde olması gerektiği, talep edilen miktarın dava tarihi itibari ile hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı olan 3.480,00 TL'nin altında bulunduğu «tüketici hakem heyetine» başvuru yapılmadan tüketici mahkemesi nezdinde dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Davacının ... olduğu toplam «prim» tutarının dahi dava tarihi itibariyle «tüketici hakem heyetlerine» başvurulması gereken tutarın üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iddianın genişletilmesi yasağı · nemalandırma · belirsiz alacak davası · hayat sigortası · tahkikat · tespit davası · ek prim · dava şartı yokluğu
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi; "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve «kesin» olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle «belirsiz alacak davası» açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya «tahkikat» sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, «iddianın genişletilmesi yasağına» tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, «tespit davası» da açılabilir ve bu durumda «hukuki yararın» var olduğu kabul edilir." hükmünü içermektedir.
Dava, birikimli «hayat sigortası poliçesine» dayalı olarak ödenen «primler» ve «nemaların» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığını, kısmi dava olarak açılması halinde dahi dava konusu edilen miktarın 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesinde belirtilen «hakem» heyetine zorunlu başvuru sınırının üstünde olması gerektiği, talep edilen miktarın dava tarihi itibari ile hakem heyetine zorunlu başvuru sınırı olan 3.480,00 TL'nin altında bulunduğu «tüketici hakem heyetine» başvuru yapılmadan tüketici mahkemesi nezdinde dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın HMK'nın 115/2. maddesi gereğince dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalı sigorta şirketine ödediği «prim» tutarın 6.000 TL olduğunu, buna değişen oranlarda «nemaların» da ilave edilmesi gerektiğini, bu sebeple iade edilmesi gereken meblağın tam olarak bilinmediğini ileri sürerek ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak belirsiz alacak davasına ilişkin HMK 107. maddesi çerçevesinde işbu davayı ikame etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/931 E. , 2017/1499 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/02/2015 tarih ve 2015/88-2015/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... Bankası ... Şubesi’ne ait hesabından 30/10/2014 tarihinde, davalı Banka'nın ... Şubesi’ne, alıcı ... adına 2.491,50 TL EFT yapıldığını, müvekkilin bu EFT’yi anılan şahıstan alacağı telefonlar karşılığında yaptığını ancak, daha sonra araştırdığında ... diye birinin olmadığını ve dolandırıldığını anladığını, EFT işleminin iptali için talimat verdiğini, müvekkili bankasının yapılan EFT’nin yerine ulaştığını ve iadesinin mümkün olmadığını bildirdiğini, davalı Banka tarafından yapılan EFT kabul işleminin Elektronik Fon Transferini düzenleyen yönetmeliğin 54. m. aykırı olduğunu zira, bankaca gelen fonun alıcısı ile hesap sahibi fon alıcısının kimlik tanımlamaları yapılarak her iki isim aynı ise, fona alıcı hesabına aktarılması gerektiğini, davalının hatalı işlem yaparak müvekkilinin EFT’sini ismi uymayan bir kişinin hesabına aktardığını ve müvekkilini mağdur ettiğini ileri sürerek, 2.491,50 TL’nin 30/10/2014 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, EFT işleminin bir bankacılık işlemi olduğu, 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3/l m. tüketici işleminin tanımlandığı, EFT işlemi bankanın tüketiciye sunduğu bir hizmet olduğu için, tüketici tarafından ticari ya da ticari olmayan amaçla alıcıya para gönderilmesinin önemli olmadığı, dava tarihi itibariyle 3,000.00 TL dahil ve bu miktarın altındaki her türlü tüketici uyuşmazlarına, Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin davalı vekiline 02/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden 16/10/2015 tarihli katılma yoluyla temyiz dilekçesi gönderildiği, temyiz harcının 19/10/2015 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır. HUMK 432/4'ncü maddesine göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün, 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtayca da bu konuda bir karar verebileceğinden davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece dava tarihi itibari ile 3.000,00 TL dahil ve bu miktarın altındaki her türlü tüketici uyuşmazlıklarına Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılacağı ve bu itibarla somut uyuşmazlığa da Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde ''Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.'' aynı maddenin 3. fıkrasında da ''Başvurular, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir. Tüketici hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.'' hükmü ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca çıkarılan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Arttırılmasına İlişkin 01/01/2015 tarihinde yürürülüğe giren 2014/2 sayılı Tebliğ'in 1-a maddesi uyarınca İlçe Tüketici Hakem Heyetleri için üst parasal sınır 2.200,00 TL olup, davacının ikametgahı ve tüketici işleminin yapıldığı yer nazara alındığında 2.491,50 TL'lik alacak istemine dayanan somut uyuşmazlıkta İlçe Hakem Heyeti'nin görevli olduğu üst sınır olan 2.200,00 TL'ni aştığı anlaşılmakla yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) numarale bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356849000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz