Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13243 E. 2018/507 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı şekil şartı↗ tüketici hakem heyeti kararı↗ re'sen gözetilme↗ rayiç değer↗ şekil şartı↗ tüketici işlemi↗ ticari dava niteliği↗ hakem kararı↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tüfeğin yapılan incelemede ikinci el piyasa rayiç değerinin 1.500,00-2.000,00 TL arasında olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının tüfek malzemeleri satış işi yaptığı, davacı tarafından, kendisine tamir amacıyla gelen tüfeği yine tamir amaçlı başka bir ilde bulunan anlaşmalı olduğu tüfek tamircisine gönderilmek üzere davalı şirkete taşıttırdığı uyuşmazlık dışıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, davacının dava konusu taşıma ilişkisi nedeniyle tüketici olmadığı, ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, taşıma ile ilgili hükümlerin 6102 sayılı TTK'da düzenlendiği, uyuşmazlığın taşıma işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/931 E. 2017/1499 K.
Ortak:tüketici hakem heyeti kararı · tüketici işlemi · hakem kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tüfeğin yapılan incelemede ikinci el piyasa «rayiç değerinin» 1.500,00-2.000,00 TL arasında olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe «tüketici hakem heyetlerine», üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaBu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için «tüketici hakem heyetlerine» başvuru yapılamaz.'' aynı maddenin 3. fıkrasında da ''Başvurular, tüketicinin «yerleşim yerinin» bulunduğu veya «tüketici işleminin» yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.
Tüketici «hakem» heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.'' hükmü ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca çıkarılan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Arttırılmasına İlişkin 01/01/2015 tarihinde yürürülüğe giren 2014/2 sayılı Tebliğ'in 1-a maddesi uyarınca İlçe Tüketici Hakem Heyetleri için üst «parasal sınır» 2.200,00 TL olup, davacının ikametgahı ve «tüketici işleminin» yapıldığı yer nazara alındığında 2.491,50 TL'lik alacak istemine dayanan somut uyuşmazlıkta İlçe Hakem Heyeti'nin «görevli» olduğu üst sınır olan 2.200,00 TL'ni aştığı anlaşılmakla yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Ancak, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68. maddesinde ''Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe «tüketici hakem heyetlerine», üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:parasal sınır · bankacılık işlemi · yerleşim yeri · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, EFT işleminin bir «bankacılık işlemi» olduğu, 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 3/l m. «tüketici işleminin» tanımlandığı, EFT işlemi bankanın tüketiciye sunduğu bir hizmet olduğu için, tüketici tarafından ticari ya da ticari olmayan amaçla alıcıya para gönderilmesinin önemli olmadığı, dava tarihi itibariyle 3,000.00 TL «dahil» ve bu miktarın altındaki her türlü tüketici uyuşmazlarına, Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dava tarihi itibari ile 3.000,00 TL «dahil» ve bu miktarın altındaki her türlü tüketici uyuşmazlıklarına Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılacağı ve bu itibarla somut uyuşmazlığa da Tüketici Hakem Heyeti tarafından bakılması gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için «tüketici hakem heyetlerine» başvuru yapılamaz.'' aynı maddenin 3. fıkrasında da ''Başvurular, tüketicinin «yerleşim yerinin» bulunduğu veya «tüketici işleminin» yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine yapılabilir.
Tüketici «hakem» heyetinin bulunmadığı yerlerde ise başvuruların nerelere yapılacağı ve bu başvuruların hangi tüketici hakem heyetince karara bağlanacağı yönetmelikle belirlenir.'' hükmü ve anılan maddenin 4. fıkrası uyarınca çıkarılan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddesi ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın 6502 sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 68. ve Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliği'nin 6. maddelerinde Yer Alan Parasal Sınırların Arttırılmasına İlişkin 01/01/2015 tarihinde yürürülüğe giren 2014/2 sayılı Tebliğ'in 1-a maddesi uyarınca İlçe Tüketici Hakem Heyetleri için üst «parasal sınır» 2.200,00 TL olup, davacının ikametgahı ve «tüketici işleminin» yapıldığı yer nazara alındığında 2.491,50 TL'lik alacak istemine dayanan somut uyuşmazlıkta İlçe Hakem Heyeti'nin «görevli» olduğu üst sınır olan 2.200,00 TL'ni aştığı anlaşılmakla yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15062 E. 2016/110 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1. maddesinde ise tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere …
Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu «bankacılık sözleşmelerini» «tüketici işlemi» olarak kabul etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · görevsizlik kararı · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde İstanbul Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Yasa koyucu, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu «bankacılık sözleşmelerini» «tüketici işlemi» olarak kabul etmiştir.
Somut olayda, davacılar «tacir» olmayıp, 6502 sayılı Kanun'un 3/k maddesinde tanımlanan tüketici sayılan kişilerdendir.
Tüketici işlemi niteliğinden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta, mahkeme «görevli» olup, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15793 E. 2016/9616 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · aktif husumet yokluğu · alacağın temliki · aktif husumet · kamu düzeni · temlik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11160 E. 2016/5902 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12816 E. 2016/6671 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · feri müdahil · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Kararı, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5023 E. 2017/6684 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… le tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15254 E. 2016/6540 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaDava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının «tüketici işlemi» ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticar …
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu karardaAynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… 03.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · yasal faiz · e-defter
Benzer bu kararda… 03.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... yönünden davanın kabulüne, 14.000 TL'nin 26.11.2009 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ...'ın bir alacağı bulunmadığından bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece, verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13243 E. , 2018/507 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/03/2016 tarih ve 2015/109-2016/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Hassa İlçesinde tüfek malzemeleri satış merkezi sahibi olduğunu, Şubat 2015 tarihinde ruhsat sahibi... olan kişinin eşi ... tarafından tamir amaçlı iki adet av tüfeğini alıp Konya ilinde bağlantılı olduğu ....'a gönderdiğini, bir adet tüfeğin alıcıya ulaşmadığını iddia ederek öncelikli söz konusu tüfeğin teslim edilmesine, mümkün olmadığı taktirde tüfeğin bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu tüfeğin yapılan incelemede ikinci el piyasa rayiç değerinin 1.500,00-2.000,00 TL arasında olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olduğu, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, taşıma ilişkisinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacının tüfek malzemeleri satış işi yaptığı, davacı tarafından, kendisine tamir amacıyla gelen tüfeği yine tamir amaçlı başka bir ilde bulunan anlaşmalı olduğu tüfek tamircisine gönderilmek üzere davalı şirkete taşıttırdığı uyuşmazlık dışıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 2'nci maddesinde, kanunun kapsamının tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamalar olduğu açıklanmış, 3/1-l bendinde tüketici işlemi; “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” şeklinde, aynı Yasa'nın 3/1-k bendinde ise tüketici; “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 4/1-a bendinde bu kanundan kaynaklanan hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5/1'inci maddesinde de asliye ticaret mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Görev hususu kamu düzeninine ilişkin olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. Bu itibarla, mahkemece, davacının dava konusu taşıma ilişkisi nedeniyle tüketici olmadığı, ticari veya mesleki amaçla hareket ettiği, taşıma ile ilgili hükümlerin 6102 sayılı TTK'da düzenlendiği, uyuşmazlığın taşıma işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun uygulanmasını gerektirir bir hususun bulunmadığı nazara alınarak ticaret mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/406151900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz