Dolaylı zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/13012 E. 2014/19843 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dolaylı zarar↗ pay sahipliği↗ şirket müdürü↗ haciz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nın 556., 336. maddeleri kapsamında açıldığı, davacının takip dosyasında aciz belgesi verilmesi yönündeki taleplerinin borçlu şirketin araçlarının bulunması, araçların haczinin ve satışının talep edilmemesi ve fiilen haciz edilen malların muhafaza altına alınmaması ile taşınmaz mal araştırması yapılmamış olması gerekçeleriyle reddedildiği, davalının icra takibi ve dava aşamasında borçlu şirketi kasten kötü yönettiği hususunun sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket alacaklısınca açılan, şirket müdürünün şirketi kasten ve ihmalen zarara uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfıyla 336. maddesinde, maddede belirtilen sebeplerle şirket yöneticilerinin gerek şirkete, gerek pay sahipleri ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Buna göre, davacının iddiasının salt şirket müdürü davalının şirketi kötü yönettiğine ve şirketin içini boşalttığına dayalı olması karşısında istenebilecek tazminatın dolaylı zarar niteliğinde olup, ancak şirkete verilmesinin talep edilebilecek olmasına göre, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13218 E. 2015/7120 K.
Ortak:dolaylı zarar
İncelediğiniz karardaBuna göre, davacının iddiasının salt «şirket müdürü» davalının şirketi kötü yönettiğine ve şirketin içini boşalttığına dayalı olması karşısında istenebilecek tazminatın «dolaylı zarar» niteliğinde olup, ancak şirkete verilmesinin talep edilebilecek olmasına göre, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK’nun 438/«son» maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda da davacı vekilinin iddiası, davalıların şirketi TTK hükümlerine uygun yönetmemeleri, yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» yapmamaları, TTK hükümlerince tutulması gerekli «defterleri» kanuna uygun tutmamaları sebebiyle şirketin içinin boşaltılması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığına yönelik olup, iddianın ileri sürülüş biçimine göre «dolaylı zarara» ilişkin işbu davanın TTK'nın 309. maddesine dayalı olarak açıldığının kabulü gerekir.
Farklı:vekalet ilişkisi · yönetici sorumluluğu · sorumluluk davası · kusur sorumluluğu · tasdik kararı · şirket zararı · ispat yükü · limited şirket
Benzer bu karardaBir başka deyişle, «yöneticinin sorumluluğu» «ispat yükü» tersine çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup, yöneticinin zararın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu ispat etmesi gerekmektedir.
… ışı şirketin eski müdürleri olduğu, davanın 6762 sayılı TTK'nun 336. maddesine dayanılarak açıldığı, müdürlerin TTK 'nun 336/1-3 maddesi gereğince tutulması gereken «defterlerin» tutulmaması ve 336/1-5 maddesi gereğince şirketin kasten veya ihmalen zarara uğratılması durumunda şirket alacaklarına karşı sorumlu olduğu, davacının söz konusu durumu ispatlaması gerektiği, şirkete ilişkin defterlerin tutulduğuna dair noter kapanış «tasdiklerinin» noterden getirtilerek dosya içerisine alındığı, davalı müdürler yönünden TTK'nın 336/1-3 maddesinin şartlarının gerçekleşmediği, şirketin «ticari defterlerinin» dava dışı müdüründen istenilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı, davalıların söz konusu şirketle ilgisi kalmaması nedeniyle ticari defterleri sunmalarının beklenemeyeceği, davacı tarafından söz konusu defterlerin sunulamadığı, davacı tarafından davalı eski müdürlerin söz konusu şirketi kasten ya da ihmalen zarara uğrattıkları yönünde dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, TTK’nun 336/1-5 maddesi koşullarının da gerçekleşmediği, «ispat yükü» davacıda olup davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, dava dışı «limited şirketin» kötü yönetilmesi sebebiyle şirketten olan alacağını tahsil edemeyen davacının şirket yöneticilerine karşı açtığı «sorumluluk davası» olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, yöneticilerin şirkete karşı sorumluluğu «kusur sorumluluğu» niteliğinde ise de TTK’nun 338. maddesi uyarınca meydana gelen zararda bir kusuru olmadığının «ispat yükü» şirket yöneticilerine ait bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/13012 E. , 2014/19843 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2013 tarih ve 2012/426-2013/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu dava dışı ....Ahşap Yapı Elemanları Turz. İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, açılan itirazın iptali davasında mahkemece itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına hükmedildiğini, bu şirketin yetkili müdürü olan davalının dava sonuçlanıncaya kadar şirketi kasten kötü yöneterek şirketin içini boşalttığını, alacaklı olan müvekkilinin zararına sebebiyet verildiğini belirterek 6762 sayılı TTK'nın 556. ve 336. maddeleri kapsamında 190.069,78 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın TTK'nın 556., 336. maddeleri kapsamında açıldığı, davacının takip dosyasında aciz belgesi verilmesi yönündeki taleplerinin borçlu şirketin araçlarının bulunması, araçların haczinin ve satışının talep edilmemesi ve fiilen haciz edilen malların muhafaza altına alınmaması ile taşınmaz mal araştırması yapılmamış olması gerekçeleriyle reddedildiği, davalının icra takibi ve dava aşamasında borçlu şirketi kasten kötü yönettiği hususunun sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, şirket alacaklısınca açılan, şirket müdürünün şirketi kasten ve ihmalen zarara uğrattığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfıyla 336. maddesinde, maddede belirtilen sebeplerle şirket yöneticilerinin gerek şirkete, gerek pay sahipleri ve şirket alacaklılarına karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Buna göre, davacının iddiasının salt şirket müdürü davalının şirketi kötü yönettiğine ve şirketin içini boşalttığına dayalı olması karşısında istenebilecek tazminatın dolaylı zarar niteliğinde olup, ancak şirkete verilmesinin talep edilebilecek olmasına göre, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle red kararı verilmesi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle, sonucu itibariyle doğru olan yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle ONANMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356528700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz