6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Terkin edilen şirketin ek tasfiye için ihyasında zamanaşımı/hak düşürücü süre yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1749 E. 2024/1659 K. · · İlk derece: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süreZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK'nın 547. maddesi kapsamında ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılan hallerde şirketin yeniden tescili (ihyası) talebine ilişkin davalarda, bu maddede öngörülmüş bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmadığından, olağan tasfiye sonucu terkin edilen şirketler için TTK geçici 7. maddesindeki (Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen) hak düşürücü süre uygulanamaz. Terkin edilen şirketin başka bir yargılamada (örneğin hizmet tespiti davasında) taraf sıfatı bulunuyor ve bu dosyada taraf teşkilinin sağlanması gerekiyorsa, davacının ihya talebinde hukuki yararı vardır; tasfiye memurunun görevini eksiksiz yerine getirdiği savunması bu hukuki yararı ortadan kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Zamanaşımı/hak düşürücü süre itirazı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, davanın tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından 10 yıl sonra açıldığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 547. maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydı terkin edildiğinden, TTK'nın geçici 7. maddesindeki, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu değildir. Bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İhya talebinde hukuki yarar ve ek tasfiye zorunluluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye sürecinin kanuna uygun olarak yürütüldüğünü, tasfiye raporlarının hazırlandığını, gerekli ilanların yapıldığını ve tüm sorumlulukların yerine getirilerek tasfiye sürecinin tamamlandığını ileri sürerek davanın esastan reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Ticaret Sicil kayıtlarında şirketin tasfiyesinin sona erdiği tarihte tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, ancak şirketin bir iş mahkemesi dosyasında taraf sıfatının bulunduğu, şirketin taraf olduğu bu dava dosyasında taraf teşkilinin yapılması ve davanın sonlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Davacının davalı işyerinde çalıştığını ileri sürerek hizmet tespiti davası açtığı somut olayda, TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, davalı tasfiye memurunun tasfiye sürecinin eksiksiz yerine getirildiğine ve bunun davacıya fayda sağlamayacağına ilişkin savunması yerinde değildir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

TTK 547 uyarınca ek tasfiye amacıyla şirketin ihyası talebinde zamanaşımı/hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı ve derdest bir davada taraf sıfatı bulunan terkin edilmiş şirket için ihya talebinde hukuki yararın bulunduğu yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
TTK'nın 547. maddesinde ek tasfiye amacıyla şirketin yeniden tescili (ihyası) talebi için zamanaşımı süresi öngörülmemiştir; olağan tasfiye sonucu terkin edilen şirketler için TTK geçici 7. maddesindeki, Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen hak düşürücü süre uygulanmaz.
Hak düşürücü süre
TTK'nın 547. maddesinde ek tasfiye amacıyla şirketin ihyası talebi için hak düşürücü süre öngörülmemiştir.
Dava şartı
Şirketin derdest bir davada taraf sıfatının bulunması nedeniyle taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu tespit edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası hukuki yarar zamanaşımı hak düşürücü süre taraf teşkili tasfiye memuru

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547TTK 547/2TTK geçici 7

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1749

KARAR NO 2024/1659

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/05/2024

NUMARASI 2024/102 Esas - 2024/308 Karar

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/11/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkilinin ...A.Ş. Nezdinde ki çalışmalarından dolayı, şirkete ve SGK'ya karşı İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 esas sayılı dosyasında açtığı hizmet tespiti davasının halen derdest olduğunu, yargılama devam ederken davalı şirketin sicil kaydının kapalı olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine mahkemece davalı şirkete ilişkin ihya davası açmak için taraflarına süre verildiğini beyanla, ... A.Ş.' nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Ticaret Sicil Müdürlüğü davaya cevap vermemiştir. Davalı tasfiye memuru ... vekili; davacı tarafından ...A.Ş aleyhine İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 E. sayılı dosyası üzerinden hizmet süresinin tescili ve sigortalılığın tespiti davası açıldığını, müvekkilinin şirketi temsilen müdahale talepli dilekçe sunduklarını ve mahkemece müvekkilinin davalı şirket yanında feri müdahil olarak katılmasına karar verildiğini, müvekkilinin şirketin eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin tasfiye memuru olarak görev aldığını, tasfiye işlemlerinin tamamlandığını, müvekkilinin söz konusu şirketin tasfiye sürecini kanuna uygun olarak yürüttüğünü, tasfiye raporlarını hazırladığını, Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilanları yaptığını, üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini ve tasfiye sürecini tamamladığını ileri sürerek, müvekkilinin husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, hak düşürücü veya zamanaşımı nedeniyle usulden reddini, davanın diğer usuli yönlerden ve esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 Esas dosyası derdest ve şirketin taraf olduğu, davacının hukuki yararı olduğu ve davanın kabulü gerektiği, davanın açılmasına davalıların sebebiyet vermediği ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret sicil Müdürlüğünün ... Sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketinin İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 E. Sayılı dosyasının devam ettirilip infazı ile sınırlı olmak üzere TTK'nın 547/2. Maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, önceki yetkili ...'nın ek tasfiye memuru olarak atanmasına, işin niteliği gereği tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına ,davanın niteliği gereği yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru vekili; usule ilişkin itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davanın tasfiye işlemlerinin tamamlanmasından 10 yıl sonra açıldığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden itirazlarının dikkate alınmadığını, mahkemece eksik inceleme sonucunda hüküm kurulduğunu, huzurdaki davanın yasal şartları oluşmadığı halde mahkemece davanın kabulüne dair karar verilmesinin bozma sebebi olduğunu, tasfiye memuru olarak görev yapan müvekkillinin kusuru olmadığı halde aleyhine hüküm verildiğini, tasfiye memuru olarak görev yapan müvekkilinin şirketin tasfiye sürecini kanuna uygun olarak yürüttüğünü, tasfiye raporlarını hazırladığını, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde gerekli ilanların yapıldığını, üzerine düşen tüm görev ve sorumlulukları gerek tasfiye öncesinde gerekse de tasfiye esnasında yerine getirdiğini ve tasfiye sürecini tamamladığını belirterek kararın kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir.Davalı vekili terkinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde davanın açılmadığını ileri sürmüş ise de; TTK'nın 547.maddesinde zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediği, olağan tasfiyenin tamamlanması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği, bu nedenle TTK'nın geçici 7 maddesindeki Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen hak düşürücü sürenin uygulanması söz konusu olmadığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Ticaret Sicil kayıtlarında Tasfiye Halinde .. AŞ'nin tasfiyesinin sona erdiği 20/03/2014 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin İstanbul 36. İş Mahkemesinin 2023/679 Esas sayılı dosyasında taraf sıfatı bulunduğu, şirketin taraf olduğu dava dosyasında taraf teşkili yapılması ve davanın sonlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.Somut olayda, davacının 1992 yılında davalı işyerinde çalıştığını ileri sürerek hizmet tesbiti davası açtığı,TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu,davalı tasfiye memurunun tasfiye sürecinin eksiksiz yerine getirildiğine ilişkin davacıya bir fayda sağlamayacağına ilişkin savunmanın yerinde olmadığı, şirket tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;

istinaf sebebleri yerinde olmayan davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafça yapılan 308-TL yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35578 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.