Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11634 E. 2014/18943 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davayı aydınlatma yükümlülüğü↗ aydınlatma yükümlülüğü↗ vazgeçmiş sayılma↗ harcın tamamlanması↗ sorumluluk davası↗ kâr mahrumiyeti↗ şirket zararı↗ hisse senedi↗ tmsf↗ ıslah↗ yönetim kurulu kararı↗ avans faizi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2014/11634 E. , 2014/18943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2012 tarih ve 2006/859-2012/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 14/04/2006 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan karar ile şirketi zarara uğratan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, davalı yöneticilerin Berke Hidroelektrik'ten sağladıkları fonları şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl bir şekilde kullanmaları gerekirken ... ailesi fertlerinin ve mali durumu bozuk halen TMSF'nin yönetim ve denetiminde bulunan diğer grup firmalarının elinde bulunan kuruluşların iştirak hisselerini almak için kullandıklarını, bundan dolayı şirket zararının 2.708.000,00 TL olduğunu, 45.000,00 TL'nin tahsil edilemeyen hisse senedi satışlarından olduğu, şirketi ödeyemeyeceği bir borç yükü altına soktukları gibi, muhtemel gelirden de mahrum bıraktıkları, ... ailesi fertlerine şirket aracılığıyla finansman sağlanması anlamına geldiğini, şirketi sevk ve idare edenlerin şirketin 1997 yılından beri elinde tuttuğu ... Çimento Sanayi Tic. A.Ş. hisselerinin 03/07/2003 tarihinde ... Grubu'nda çalışan iki üst düzey yöneticiye normal bedel üzerinden satarak firmayı 77.000,00 TL zarara uğrattığını, dolayısıyla yönetim kurulu TTK'nın 2, 20, 320, 336-5 maddeleri, Denetim Kurulu Üyeleri'nin ise TTK 353/3, 354,359 maddelerini ihlal ederek şirkete verdikleri zarardan dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16/01/2008 tarihli dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini, 3.523.000,00 TL olarak ıslah ederek bu miktarın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yönetici ve denetçi olan davalıların davacı şirkete ıslah dilekçesinde belirtilen miktarda zarar verdikleri, davalı yöneticilerin yapılan işlemlerden dolayı TTK'nın 336/5. maddesi gereğince, denetçilerin ise TTK'nın 359. maddesi gereğince sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, 3.523.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 TL'sine dava tarihi 22/12/2006 tarihinden, 3.513.000,00 TL'sine ıslah tarihi 16/01/2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğinde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiş; davalı ... süresinde harcın tamamlanmaması sebebiyle temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmış ve temyiz talebinden vazgeçmeye ilişkin ek karar anılan davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirket yöneticileri ve denetçileri olan davalıların görevli oldukları dönemde şirketi zarara uğrattıklarından bahisle TTK'nın 336. maddesi gereğince açılan sorumluluk davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı vekili zarar iddiasını yukarıda özetlendiği şekilde muhtelif eylemlere dayandırmış olup, faize bu eylemler ile oluşan zarar tarihlerinden itibaren hükmedileceği açıktır. Bu itibarla mahkemece, dava ve ıslah dilekçesinde faizin zarar tarihinden itibaren talep edildiği hususu da nazara alınarak, davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde davacı tarafa her bir iddia bakımından zararın doğduğu tarih açıklattırılmak suretiyle bu tarihlerden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13669 E. 2014/4116 K.
Ortak:şirket zararı
İncelediğiniz kararda… lendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 14/04/2006 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan karar ile «şirketi zarara» uğratan davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılmasına karar verildiğini, davalı yöneticilerin Berke Hidroelektrik'ten sağladıkları fonları şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl bir şekilde kullanmaları gerekirken ... ailesi fertlerinin ve mali durumu bozuk halen TMSF'nin yönetim ve denetiminde bulunan diğer grup firmalarının elinde bulunan kuruluşların iştirak hisselerini almak için kullandıklarını, bundan dolayı şirket zararının 2.708.000,00 TL olduğunu, 45.000,00 TL'nin tahsil edilemeyen «hisse senedi» satışlarından olduğu, şirketi ödeyemeyeceği bir borç yükü altına soktukları gibi, muhtemel gelirden de «mahrum» bıraktıkları, ... ailesi fertlerine şirket aracılığıyla finansman sağlanması anlamına geldiğini, şirketi sevk ve idare edenlerin şirketin 1997 yılından beri elinde …
2-Dava, davacı şirket yöneticileri ve denetçileri olan davalıların «görevli» oldukları dönemde «şirketi zarara» uğrattıklarından bahisle TTK'nın 336. maddesi gereğince açılan «sorumluluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı vekili zarar iddiasını yukarıda özetlendiği şekilde muhtelif eylemlere dayandırmış olup, faize bu eylemler ile oluşan zarar tarihlerinden itibaren hükmedileceği açıktır.
Benzer bu kararda… Uzan aile fertlerinin ellerinde bulunan mali durumu bozuk ve her hangi bir geliri olmayan dava dışı şirketlere ait hisse senetlerini satın almaları nedeniyle davacı «şirketi zarara» uğrattıkları, ayrıca kasa «defterinde» kayıtlı olan 24.43 TL’nin kasada mevcut bulunmadığı, bu zararlardan davalıların sorumlu oldukları, dava dışı Telsim A.Ş.’ye verilen borç para yönünden ise öncelikle bu şirkete başvurulup paranın tahsil edilememesi halinde zarardan sözedilebileceği, bu nedenle bu kalem yönünden davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.823.610.35 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, davacı şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · teamül · temerrüt faizi · tacir · kusur · eksik inceleme · temerrüt · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketi «ticari teamüllere» uygun ve basiretli bir «tacir» gibi yönetmesi gereken davalı yönetici ve deneticilerin dava dışı B..
… Uzan aile fertlerinin ellerinde bulunan mali durumu bozuk ve her hangi bir geliri olmayan dava dışı şirketlere ait hisse senetlerini satın almaları nedeniyle davacı «şirketi zarara» uğrattıkları, ayrıca kasa «defterinde» kayıtlı olan 24.43 TL’nin kasada mevcut bulunmadığı, bu zararlardan davalıların sorumlu oldukları, dava dışı Telsim A.Ş.’ye verilen borç para yönünden ise öncelikle bu şirkete başvurulup paranın tahsil edilememesi halinde zarardan sözedilebileceği, bu nedenle bu kalem yönünden davanın erken açıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 4.823.610.35 TL'nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… rının gerçekleştirilmesi için ortaklarınca ödenen sermayenin, davacı şirketin ticari amaçları doğrultusunda, kendi ticari faaliyetleri için kullanılması gerekirken, «ticari teamüllere» aykırı bir şekilde ve basiretsiz davranmak suretiyle, alınan borç paranın hiç gereği ve izahı yok iken başka bir şirkete aktarılması, şirket açısından bir zarardır …
Bu itibarla, mahkemece dava dışı şirkete borç para verilmesi ile zararın gerçekleşmiş olduğu, davalıların «kusur» ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu bulundukları gözetilerek, uyuşmazlığın açıklanan şekilde incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5214 E. 2023/4224 K.
Ortak:sorumluluk davası · şirket zararı · yönetim kurulu kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacı şirket yöneticileri ve denetçileri olan davalıların «görevli» oldukları dönemde «şirketi zarara» uğrattıklarından bahisle TTK'nın 336. maddesi gereğince açılan «sorumluluk davası» olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı vekili zarar iddiasını yukarıda özetlendiği şekilde muhtelif eylemlere dayandırmış olup, faize bu eylemler ile oluşan zarar tarihlerinden itibaren hükmedileceği açıktır.
… lendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin 14/04/2006 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan karar ile «şirketi zarara» uğratan davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılmasına karar verildiğini, davalı yöneticilerin Berke Hidroelektrik'ten sağladıkları fonları şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl bir şekilde kullanmaları gerekirken ... ailesi fertlerinin ve mali durumu bozuk halen TMSF'nin yönetim ve denetiminde bulunan diğer grup firmalarının elinde bulunan kuruluşların iştirak hisselerini almak için kullandıklarını, bundan dolayı şirket zararının 2.708.000,00 TL olduğunu, 45.000,00 TL'nin tahsil edilemeyen «hisse senedi» satışlarından olduğu, şirketi ödeyemeyeceği bir borç yükü altına soktukları gibi, muhtemel gelirden de «mahrum» bıraktıkları, ... ailesi fertlerine şirket aracılığıyla finansman sağlanması anlamına geldiğini, şirketi sevk ve idare edenlerin şirketin 1997 yılından beri elinde …
Grubu'nda çalışan iki üst düzey yöneticiye normal bedel üzerinden satarak firmayı 77.000,00 TL zarara uğrattığını, dolayısıyla «yönetim kurulu» TTK'nın 2, 20, 320, 336-5 maddeleri, Denetim Kurulu Üyeleri'nin ise TTK 353/3, 354,359 maddelerini ihlal ederek şirkete verdikleri zarardan dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16/01/2008 tarihli dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini, 3.523.000,00 TL olarak «ıslah» ederek bu miktarın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… gündem maddesi gereği görüşüldüğünü, 20.07.2006 tarihli denetim kurulu raporları içeriği Genel Kurul'un bilgisine sunulup, şirket genel kurulunun 5 no.lu kararı ile «şirketi zarara» uğratan davalılar hakkında "mali «sorumluluk" davası» açılmasına, bu konuda şirket denetim kuruluna «yetki» verilmesine karar verildiğini, şirketin 2003 yılında 03.07.2003 tarihli 6 nolu «yönetim kurulu» kararı ile 74.700,00 TL bedel ile 7.470 adet Rumeli Çimento ...
… Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetçilerin vazifelerinin 6762 sayılı Kanun'un 353 üncü ve 354 üncü maddesi ile düzenlendiğini, denetçilerin kanun veya «esas sözleşmenin» kendilerine yüklediği «görevleri» hiç veya gereği gibi yerine getirmemelerinden doğan zararlardan «müteselsilen sorumlu» olduklarını, akdin niteliği itibarı ile vekâlet akti olduğunu, borcun sadece kurulmuş bir sözleşmenin ifası sırasında değil aynı zamanda sözleşmenini kurulmasından önce, kurulmasında ve kurulmasından sonra da hükümlerini yürüttüğünü, denetçilerin sorumluluğunun «yönetim kurulu» üyelerinde olduğu gibi «kusur sorumluluğu» olduğunu, denetim kurulu üyelerinin kusurlu davranmadıklarına dair görüş ve kanaatlerinin somut bir temeli olmadığını ve zarardan sorumlu olduklarını, davalıların kanuna aykırı eylem ve işlemleri değerlendirilirken yalnızca 6762 sayılı Kanun'un değil yasal mevzuatın tamamının nazara alınması gerektiğini, davalıların 336 ncı maddesi gereğince usulsüz işlemlerden müteselsilen mesul olduklarını, davalı yanın kusursuz olduğunu ispat edemediğini, «ispat külfetinin» davalıda olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olup nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
A.Ş.'nin zararının, bazı grup firmalarına ait hisselerin satın alınmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararı ile meydana geldiği ve denetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu kararlarına müdahale gibi bir «yetki» ve görevlerinin bulunmadığı ve denetçilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan bir zararın mevcut bulunmadığı kabul edildiğine ve denetim kurulu üyesi ...'ın «şirket zararına» sebep olduğu da ispatlanamadığına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, buna karşın dava, Gümüşhane Çimento San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari teamül · tereke · mal kaçırma · nispi vekalet ücreti · teamül · tahsilde tekerrür olmaması · esas sözleşme · kusur sorumluluğu
Benzer bu kararda… bedelle 21.000.0000 adet Ergani Çimento A.Ş hissesinin diğer grup firması olan Kalite Yapı'dan satın alarak 97.875,00 TL zarara uğratıldığını, Gümüşhane Çimento'yu «ticari teamüllere» uygun olarak basiretli bir «tacir» gibi yönetmesi gereken yöneticilerin, ticari faaliyetlerinin finansmanı için de mevcut borç yükünü azaltacak, kaynaklar sağlayacakları yerde; bir grup bankasından aldıkları kredinin bile faizini ödeyemezken, mali durumunun bozuk olduğunu ve hiç temettü geliri sağlayamayacakları bildikleri, halen ...'nun (TMSF) yönetim ve denetiminde bulunan Gümüşhane Çimento'nun da «dahil» olduğu Uzan Grubu'na bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın alma yoluyla firmayı zarara soktuklarını, bu işlemlerin zamanlaması dikkate alındığında, TMSF'den «mal kaçırmaya» yönelik «muvazaalı» işlemler olduğunun anlaşılacağını, denetim kurulu üyelerinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 353/3, 354 ve 359. maddelerinin kendilerine yü …
… Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetçilerin vazifelerinin 6762 sayılı Kanun'un 353 üncü ve 354 üncü maddesi ile düzenlendiğini, denetçilerin kanun veya «esas sözleşmenin» kendilerine yüklediği «görevleri» hiç veya gereği gibi yerine getirmemelerinden doğan zararlardan «müteselsilen sorumlu» olduklarını, akdin niteliği itibarı ile vekâlet akti olduğunu, borcun sadece kurulmuş bir sözleşmenin ifası sırasında değil aynı zamanda sözleşmenini kurulmasından önce, kurulmasında ve kurulmasından sonra da hükümlerini yürüttüğünü, denetçilerin sorumluluğunun «yönetim kurulu» üyelerinde olduğu gibi «kusur sorumluluğu» olduğunu, denetim kurulu üyelerinin kusurlu davranmadıklarına dair görüş ve kanaatlerinin somut bir temeli olmadığını ve zarardan sorumlu olduklarını, davalıların kanuna aykırı eylem ve işlemleri değerlendirilirken yalnızca 6762 sayılı Kanun'un değil yasal mevzuatın tamamının nazara alınması gerektiğini, davalıların 336 ncı maddesi gereğince usulsüz işlemlerden müteselsilen mesul olduklarını, davalı yanın kusursuz olduğunu ispat edemediğini, «ispat külfetinin» davalıda olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olup nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/888 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve bu davanın davalılarından olan şirketin denetim kurulu üyesi ...'ın dava tarihinden önce vefat ettiğinin öğrenildiğini, bu nedenle yasal «mirasçıları» olan ...,...ve ... 'a karşı bu davanın açıldığını ileri sürerek 97.875,00 TL zararın faizi ile birlikte davalılardan -«tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla- tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… işlemleri denetlemekle yükümlü olup, bu görevin yerine getirilmemesi halinde sorumlu olduğu açıksa da, dava konusu zararın hisse alımından kaynaklandığı, kanuna ve «esas sözleşmeye aykırılık» teşkil etmeyen bu hisse alımlarının «yönetim kurulu» kararına istinaden gerçekleştirildiği, denetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu kararlarına müdahale gibi bir «yetki» ve görevlerinin olmadığı, başka bir deyişle denetçilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan bir zararın mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11634 E. , 2014/18943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2012 tarih ve 2006/859-2012/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 14/04/2006 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan karar ile şirketi zarara uğratan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, davalı yöneticilerin Berke Hidroelektrik'ten sağladıkları fonları şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl bir şekilde kullanmaları gerekirken ... ailesi fertlerinin ve mali durumu bozuk halen TMSF'nin yönetim ve denetiminde bulunan diğer grup firmalarının elinde bulunan kuruluşların iştirak hisselerini almak için kullandıklarını, bundan dolayı şirket zararının 2.708.000,00 TL olduğunu, 45.000,00 TL'nin tahsil edilemeyen hisse senedi satışlarından olduğu, şirketi ödeyemeyeceği bir borç yükü altına soktukları gibi, muhtemel gelirden de mahrum bıraktıkları, ...
ailesi fertlerine şirket aracılığıyla finansman sağlanması anlamına geldiğini, şirketi sevk ve idare edenlerin şirketin 1997 yılından beri elinde tuttuğu ... Çimento Sanayi Tic. A.Ş. hisselerinin 03/07/2003 tarihinde ... Grubu'nda çalışan iki üst düzey yöneticiye normal bedel üzerinden satarak firmayı 77.000,00 TL zarara uğrattığını, dolayısıyla yönetim kurulu TTK'nın 2, 20, 320, 336-5 maddeleri, Denetim Kurulu Üyeleri'nin ise TTK 353/3, 354,359 maddelerini ihlal ederek şirkete verdikleri zarardan dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16/01/2008 tarihli dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini, 3.523.000,00 TL olarak ıslah ederek bu miktarın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yönetici ve denetçi olan davalıların davacı şirkete ıslah dilekçesinde belirtilen miktarda zarar verdikleri, davalı yöneticilerin yapılan işlemlerden dolayı TTK'nın 336/5. maddesi gereğince, denetçilerin ise TTK'nın 359. maddesi gereğince sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, 3.523.000,00 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 TL'sine dava tarihi 22/12/2006 tarihinden, 3.513.000,00 TL'sine ıslah tarihi 16/01/2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğinde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiş; davalı ... süresinde harcın tamamlanmaması sebebiyle temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmış ve temyiz talebinden vazgeçmeye ilişkin ek karar anılan davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirket yöneticileri ve denetçileri olan davalıların görevli oldukları dönemde şirketi zarara uğrattıklarından bahisle TTK'nın 336. maddesi gereğince açılan sorumluluk davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı vekili zarar iddiasını yukarıda özetlendiği şekilde muhtelif eylemlere dayandırmış olup, faize bu eylemler ile oluşan zarar tarihlerinden itibaren hükmedileceği açıktır. Bu itibarla mahkemece, dava ve ıslah dilekçesinde faizin zarar tarihinden itibaren talep edildiği hususu da nazara alınarak, davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde davacı tarafa her bir iddia bakımından zararın doğduğu tarih açıklattırılmak suretiyle bu tarihlerden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davalı ...'den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355354400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz