Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5214 E. 2023/4224 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maktu vekâlet ücreti↗ ticari teamül↗ tereke↗ mal kaçırma↗ nispi vekalet ücreti↗ teamül↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ esas sözleşme↗ sorumluluk davası↗ kusur sorumluluğu↗ tefrik↗ tahsilde tekerrür↗ ispat külfeti↗ muvazaa↗ olağanüstü genel kurul↗ müteselsil sorumluluk↗ vekâlet ücreti↗ şirket zararı↗ sözleşmeye aykırılık↗ basiretli tacir↗ mirasçılık↗ tasfiye memuru↗ tmsf↗ sulh hukuk mahkemesi↗ anonim şirket↗ yetki↗ ek tasfiye↗ sulh↗ yönetim kurulu kararı↗ harç↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/606 E., 2018/315 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gümüşhane Çimento A.Ş'nin 18.08.2006 tarihinde; 2002, 2003 ve 2004 faaliyet yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan görüşmeler ve şirket denetim kurulunun geçmiş yılları kapsayan faaliyetleri ile ilgili yapılan incelemelerin gündem maddesi gereği görüşüldüğünü, 20.07.2006 tarihli denetim kurulu raporları içeriği Genel Kurul'un bilgisine sunulup, şirket genel kurulunun 5 no.lu kararı ile şirketi zarara uğratan davalılar hakkında "mali sorumluluk" davası açılmasına, bu konuda şirket denetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, şirketin 2003 yılında 03.07.2003 tarihli 6 nolu yönetim kurulu kararı ile 74.700,00 TL bedel ile 7.470 adet Rumeli Çimento ... A.Ş. hisseleri, aynı tarihli 7 no.lu yönetim kurulu kararıyla 375,00 TL bedelli 750.000 adet Gaziantep Çimento ... A.Ş. hissesi, 8 no.lu kararla 1.800,00 TL bedelle 18 adet Standart Çimento .. A.Ş hissesi, 9 nolu kararla 21.000,00 TL bedelle 21.000.0000 adet Ergani Çimento A.Ş hissesinin diğer grup firması olan Kalite Yapı'dan satın alarak 97.875,00 TL zarara uğratıldığını, Gümüşhane Çimento'yu ticari teamüllere uygun olarak basiretli bir tacir gibi yönetmesi gereken yöneticilerin, ticari faaliyetlerinin finansmanı için de mevcut borç yükünü azaltacak, kaynaklar sağlayacakları yerde; bir grup bankasından aldıkları kredinin bile faizini ödeyemezken, mali durumunun bozuk olduğunu ve hiç temettü geliri sağlayamayacakları bildikleri, halen ...'nun (TMSF) yönetim ve denetiminde bulunan Gümüşhane Çimento'nun da dahil olduğu Uzan Grubu'na bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın alma yoluyla firmayı zarara soktuklarını, bu işlemlerin zamanlaması dikkate alındığında, TMSF'den mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğunun anlaşılacağını, denetim kurulu üyelerinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 353/3, 354 ve 359. maddelerinin kendilerine yüklediği uyarı ve konrol görevini yapmadıklarını, bu zararın tahsili için İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/888 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve bu davanın davalılarından olan şirketin denetim kurulu üyesi ...'ın dava tarihinden önce vefat ettiğinin öğrenildiğini, bu nedenle yasal mirasçıları olan ...,...ve ... 'a karşı bu davanın açıldığını ileri sürerek 97.875,00 TL zararın faizi ile birlikte davalılardan -tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla- tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Tereke tasfiye memuru vekili cevap dilekçesi sunmamış beyan dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemelerinin dosyasının tefrik edildiği İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/27 E., 2014/99K. sayılı kesinleşmiş kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesince de onanan gerekçesine göre; şirketin denetim kurulu üyesi olan muris ... ın yüklendiği denetçilik görevi nedeniyle; (6762 sayılı Kanun) hükümleri çerçevesinde yönetim kurulunca yapılan işlemleri denetlemekle yükümlü olup, bu görevin yerine getirilmemesi halinde sorumlu olduğu açıksa da, dava konusu zararın hisse alımından kaynaklandığı, kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyen bu hisse alımlarının yönetim kurulu kararına istinaden gerçekleştirildiği, denetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu kararlarına müdahale gibi bir yetki ve görevlerinin olmadığı, başka bir deyişle denetçilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan bir zararın mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/9 tereke esasında görülmekte olan muris ...'ın terekesine yöneltilen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetçilerin vazifelerinin 6762 sayılı Kanun'un 353 üncü ve 354 üncü maddesi ile düzenlendiğini, denetçilerin kanun veya esas sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri hiç veya gereği gibi yerine getirmemelerinden doğan zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarını, akdin niteliği itibarı ile vekâlet akti olduğunu, borcun sadece kurulmuş bir sözleşmenin ifası sırasında değil aynı zamanda sözleşmenini kurulmasından önce, kurulmasında ve kurulmasından sonra da hükümlerini yürüttüğünü, denetçilerin sorumluluğunun yönetim kurulu üyelerinde olduğu gibi kusur sorumluluğu olduğunu, denetim kurulu üyelerinin kusurlu davranmadıklarına dair görüş ve kanaatlerinin somut bir temeli olmadığını ve zarardan sorumlu olduklarını, davalıların kanuna aykırı eylem ve işlemleri değerlendirilirken yalnızca 6762 sayılı Kanun'un değil yasal mevzuatın tamamının nazara alınması gerektiğini, davalıların 336 ncı maddesi gereğince usulsüz işlemlerden müteselsilen mesul olduklarını, davalı yanın kusursuz olduğunu ispat edemediğini, ispat külfetinin davalıda olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olup nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasında denetim kurulu üyesi ...'ın sorumluluğuna gidilmiş ise de, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.03.2014 tarih, 2011/27 E. ve 2014/99 K. sayılı kararında, Gümüşhane Çimento San. ve Tic. A.Ş.'nin zararının, bazı grup firmalarına ait hisselerin satın alınmasına ilişkin yönetim kurulu kararı ile meydana geldiği ve denetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu kararlarına müdahale gibi bir yetki ve görevlerinin bulunmadığı ve denetçilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan bir zararın mevcut bulunmadığı kabul edildiğine ve denetim kurulu üyesi ...'ın şirket zararına sebep olduğu da ispatlanamadığına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, buna karşın dava, Gümüşhane Çimento San. ve Tic. A.Ş.'nin eski denetim kurulu üyesi olan davalının (terekesinin) sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiği, mahkemece, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı (terekesi) yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece davalı taraf yararına maktu yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; denetçi olan davalıların görevde bulundukları süre içinde (denetleme görevlerini yerine getirmeyerek veya ihmal ederek) şirketin zararına sebebiyet vermiş olmalarından dolayı sorumlu olduklarını, denetim kurulu üyelerinin kusurlu davranmadıklarına dair görüş ve kanaatlerinin somut bir temeli bulunmadığını, denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarını, davalının yanın kusursuz olduğunu ispat edemediğini, davalıların, kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri yerine getirdiğini, kanunlara ve ana sözleşmeye aykırı davranışlar sebebiyle şirketi zarara uğratmadığını ispat etmek durumunda olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket denetçisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 353 üncü 354 üncü 359 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13697 E. 2014/248 K.
Ortak:şirket zararı
İncelediğiniz kararda… gündem maddesi gereği görüşüldüğünü, 20.07.2006 tarihli denetim kurulu raporları içeriği Genel Kurul'un bilgisine sunulup, şirket genel kurulunun 5 no.lu kararı ile «şirketi zarara» uğratan davalılar hakkında "mali «sorumluluk" davası» açılmasına, bu konuda şirket denetim kuruluna «yetki» verilmesine karar verildiğini, şirketin 2003 yılında 03.07.2003 tarihli 6 nolu «yönetim kurulu» kararı ile 74.700,00 TL bedel ile 7.470 adet Rumeli Çimento ...
A.Ş.'nin zararının, bazı grup firmalarına ait hisselerin satın alınmasına ilişkin «yönetim kurulu» kararı ile meydana geldiği ve denetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu kararlarına müdahale gibi bir «yetki» ve görevlerinin bulunmadığı ve denetçilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan bir zararın mevcut bulunmadığı kabul edildiğine ve denetim kurulu üyesi ...'ın «şirket zararına» sebep olduğu da ispatlanamadığına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, buna karşın dava, Gümüşhane Çimento San. ve Tic.
… ri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; denetçi olan davalıların görevde bulundukları süre içinde (denetleme görevlerini yerine getirmeyerek veya ihmal ederek) «şirketin zararına» sebebiyet vermiş olmalarından dolayı sorumlu olduklarını, denetim kurulu üyelerinin kusurlu davranmadıklarına dair görüş ve kanaatlerinin somut bir temeli bulunmadığını, denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarını, davalının yanın kusursuz olduğunu ispat edemediğini, davalıların, kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği «görevleri» yerine getirdiğini, kanunlara ve ana sözleşmeye aykırı davranışlar sebebiyle şirketi zarara uğratmadığını ispat etmek durumunda olduklarını ileri sürerek kararın b …
Benzer bu kararda… alınması, şirketin almış olduğu hisseleri zararla satması, şirket hakkında verilen tedbir kararına rağmen yine şirket borçlandırılarak hisse satın alınması suretiye «şirketin zarara» uğratıldığı bu zarardan yönetim kurlu üyelerinin TTK'nın 336. maddesi gereği denetim kurulu üyelerininde TTK'nın 354. vd. maddeleri gereğince sorumlu oldukları, şi …
K.. de bilirkişi raporuna karşı itirazlarında, davacı «şirketin zararının» oluşmadığı yönünde beyanda bulunmuşlar, ancak mahkemece alınan ek raporda bu husus değerlendirilmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:temlik · ıslah
Benzer bu karardaA..'ın denetçi olduğu dönemde gerçekleşmediği gerekçesiyle bu davalı aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılara aleyhine açılna davanın kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle, 3.545.494,67 TL'ninde «ıslah» tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-«temlik» alan vekilinin ve mümeyyiz davalıların aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Kabul şekline göre de, mahkemece zararın doğduğu tarihten itibaren faize hükmetmek gerekirken dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle de davacı-«temlik» alan yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/926 E. 2019/318 K.
Ortak:tereke · tasfiye memuru · ek tasfiye · temsil · Tazminat
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı Tereke «tasfiye memuru» vekili cevap dilekçesi sunmamış beyan dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/9 «tereke» esasında görülmekte olan muris ...'ın terekesine yöneltilen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… eski denetim kurulu üyesi olan davalının (terekesinin) sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiği, mahkemece, davada kendisini vekil ile «temsil» ettiren davalı (terekesi) yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece davalı taraf yararına maktu yerine «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... terekesi «tasfiye memuru» vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tereke temsilcisi
Benzer bu karardaDavalı ... «tereke temsilcisi» vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... «tereke temsilcisi» vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5214 E. , 2023/4224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/227 Esas, 2021/520 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2014/606 E., 2018/315 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gümüşhane Çimento A.Ş'nin 18.08.2006 tarihinde; 2002, 2003 ve 2004 faaliyet yıllarına ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısında yapılan görüşmeler ve şirket denetim kurulunun geçmiş yılları kapsayan faaliyetleri ile ilgili yapılan incelemelerin gündem maddesi gereği görüşüldüğünü, 20.07.2006 tarihli denetim kurulu raporları içeriği Genel Kurul'un bilgisine sunulup, şirket genel kurulunun 5 no.lu kararı ile şirketi zarara uğratan davalılar hakkında "mali sorumluluk" davası açılmasına, bu konuda şirket denetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, şirketin 2003 yılında 03.07.2003 tarihli 6 nolu yönetim kurulu kararı ile 74.700,00 TL bedel ile 7.470 adet Rumeli Çimento ...
A.Ş. hisseleri, aynı tarihli 7 no.lu yönetim kurulu kararıyla 375,00 TL bedelli 750.000 adet Gaziantep Çimento ... A.Ş. hissesi, 8 no.lu kararla 1.800,00 TL bedelle 18 adet Standart Çimento .. A.Ş hissesi, 9 nolu kararla 21.000,00 TL bedelle 21.000.0000 adet Ergani Çimento A.Ş hissesinin diğer grup firması olan Kalite Yapı'dan satın alarak 97.875,00 TL zarara uğratıldığını, Gümüşhane Çimento'yu ticari teamüllere uygun olarak basiretli bir tacir gibi yönetmesi gereken yöneticilerin, ticari faaliyetlerinin finansmanı için de mevcut borç yükünü azaltacak, kaynaklar sağlayacakları yerde; bir grup bankasından aldıkları kredinin bile faizini ödeyemezken, mali durumunun bozuk olduğunu ve hiç temettü geliri sağlayamayacakları bildikleri, halen ...'nun (TMSF) yönetim ve denetiminde bulunan Gümüşhane Çimento'nun da dahil olduğu Uzan Grubu'na bağlı kuruluşların iştirak hisselerini satın alma yoluyla firmayı zarara soktuklarını, bu işlemlerin zamanlaması dikkate alındığında, TMSF'den mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğunun anlaşılacağını, denetim kurulu üyelerinin 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 353/3, 354 ve 359.
maddelerinin kendilerine yüklediği uyarı ve konrol görevini yapmadıklarını, bu zararın tahsili için İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/888 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve bu davanın davalılarından olan şirketin denetim kurulu üyesi ...'ın dava tarihinden önce vefat ettiğinin öğrenildiğini, bu nedenle yasal mirasçıları olan ...,...ve ... 'a karşı bu davanın açıldığını ileri sürerek 97.875,00 TL zararın faizi ile birlikte davalılardan -tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla- tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Tereke tasfiye memuru vekili cevap dilekçesi sunmamış beyan dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemelerinin dosyasının tefrik edildiği İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/27 E., 2014/99K. sayılı kesinleşmiş kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesince de onanan gerekçesine göre; şirketin denetim kurulu üyesi olan muris ... ın yüklendiği denetçilik görevi nedeniyle; (6762 sayılı Kanun) hükümleri çerçevesinde yönetim kurulunca yapılan işlemleri denetlemekle yükümlü olup, bu görevin yerine getirilmemesi halinde sorumlu olduğu açıksa da, dava konusu zararın hisse alımından kaynaklandığı, kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık teşkil etmeyen bu hisse alımlarının yönetim kurulu kararına istinaden gerçekleştirildiği, denetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu kararlarına müdahale gibi bir yetki ve görevlerinin olmadığı, başka bir deyişle denetçilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan bir zararın mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, İstanbul 13.
Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/9 tereke esasında görülmekte olan muris ...'ın terekesine yöneltilen davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; denetçilerin vazifelerinin 6762 sayılı Kanun'un 353 üncü ve 354 üncü maddesi ile düzenlendiğini, denetçilerin kanun veya esas sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri hiç veya gereği gibi yerine getirmemelerinden doğan zararlardan müteselsilen sorumlu olduklarını, akdin niteliği itibarı ile vekâlet akti olduğunu, borcun sadece kurulmuş bir sözleşmenin ifası sırasında değil aynı zamanda sözleşmenini kurulmasından önce, kurulmasında ve kurulmasından sonra da hükümlerini yürüttüğünü, denetçilerin sorumluluğunun yönetim kurulu üyelerinde olduğu gibi kusur sorumluluğu olduğunu, denetim kurulu üyelerinin kusurlu davranmadıklarına dair görüş ve kanaatlerinin somut bir temeli olmadığını ve zarardan sorumlu olduklarını, davalıların kanuna aykırı eylem ve işlemleri değerlendirilirken yalnızca 6762 sayılı Kanun'un değil yasal mevzuatın tamamının nazara alınması gerektiğini, davalıların 336 ncı maddesi gereğince usulsüz işlemlerden müteselsilen mesul olduklarını, davalı yanın kusursuz olduğunu ispat edemediğini, ispat külfetinin davalıda olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olup nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasında denetim kurulu üyesi ...'ın sorumluluğuna gidilmiş ise de, Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul 25. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.03.2014 tarih, 2011/27 E. ve 2014/99 K. sayılı kararında, Gümüşhane Çimento San. ve Tic. A.Ş.'nin zararının, bazı grup firmalarına ait hisselerin satın alınmasına ilişkin yönetim kurulu kararı ile meydana geldiği ve denetim kurulu üyelerinin yönetim kurulu kararlarına müdahale gibi bir yetki ve görevlerinin bulunmadığı ve denetçilerin görevlerini gereği gibi yerine getirmemelerinden kaynaklanan bir zararın mevcut bulunmadığı kabul edildiğine ve denetim kurulu üyesi ...'ın şirket zararına sebep olduğu da ispatlanamadığına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, buna karşın dava, Gümüşhane Çimento San.
ve Tic. A.Ş.'nin eski denetim kurulu üyesi olan davalının (terekesinin) sorumluluğuna ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verildiği, mahkemece, davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı (terekesi) yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, bu nedenle mahkemece davalı taraf yararına maktu yerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; denetçi olan davalıların görevde bulundukları süre içinde (denetleme görevlerini yerine getirmeyerek veya ihmal ederek) şirketin zararına sebebiyet vermiş olmalarından dolayı sorumlu olduklarını, denetim kurulu üyelerinin kusurlu davranmadıklarına dair görüş ve kanaatlerinin somut bir temeli bulunmadığını, denetim kurulu üyelerinin zarardan sorumlu olduklarını, davalının yanın kusursuz olduğunu ispat edemediğini, davalıların, kanunun ve ana sözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri yerine getirdiğini, kanunlara ve ana sözleşmeye aykırı davranışlar sebebiyle şirketi zarara uğratmadığını ispat etmek durumunda olduklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, anonim şirket denetçisinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 353 üncü 354 üncü 359 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/956319000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz