Kar Kaybı Alacağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/4471 E. 2014/17543 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkın kötüye kullanılması↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalıya ait kafeteryanın davacı tarafından işletilmesi hususunda tarafların anlaştıkları, sözleşmenin ana unsurunun anılan kafeteryada davalı banka personeline davacı tarafından yemek hizmeti verilmesi olduğu, davacının çalıştırdığı işçilerin maaş, SSK ve vergi gibi yasal mükellefiyetlerden sorumlu olduğu, davalının buna ilişkin yükümlülüğünün bulunmadığı, ancak sözleşmede belirlenen bu mükellefiyetlerinin yerine getirilip getirilmediğinin kontrolü bakımından sözleşmede belirtilen belgelerin bankaya verilmesinin öngörüldüğü, bu hususun davacıya tali yükümlülük yüklediği, davalının sözleşmenin akdedilmesinden 21 ay sonra bu tali yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirilmemesinden dolayı sözleşmeyi feshetmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğu, bu nedenle davalının davacının yoksun kaldığı kardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 142.499,10 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 05.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuş olup, bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2870 E. 2013/19726 K.
Ortak:hakkın kötüye kullanılması · yasal faiz
İncelediğiniz kararda… ümlülük yüklediği, davalının sözleşmenin akdedilmesinden 21 ay sonra bu tali yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirilmemesinden dolayı sözleşmeyi feshetmesinin «hakkın kötüye kullanımı» olduğu, bu nedenle davalının davacının yoksun kaldığı kardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 142.499,10 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 05.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle da …
Benzer bu kararda… ümlülük yüklediği, davalının sözleşmenin akdedilmesinden 21 ay sonra bu tali yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirilmemesinden dolayı sözleşmeyi feshetmesinin «hakkın kötüye kullanımı» olduğu, bu nedenle davalının davacının yoksun kaldığı kardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 142.499,10 TL’nin «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba beyannamesi · sözleşmeden doğan dava · sözleşmenin feshi · iyiniyet · fesih · ihtar · taşıyan · ibraz
Benzer bu karardaGerçekten de sözleşmenin 3/12. maddesinde “işleten istidam edeceği «görevli» personelin ücret ödemelerine ve kanuni bildirimlerine ilişkin olarak aylık ve 4 aylık SSK bildirimleri bordrosunu, muhtasar «beyanname» ile ödenen vergilere ait ödeme belgelerini ve yine görevli personelin imzalarını «taşıyan» aylık bordo örneklerinin birer kopyasını bankaya yasal ödeme günlerini takip eden 15 günü içinde «ibraz» edecektir”, 4/2. maddesinde ise “işleten «sözleşmeden doğan» yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda banka hiçbir «ihtara» gerek kalmaksızın derhal hüküm doğuracak şekilde sözleşmeyi tek taraflı fesheder” denilmiş olup, anılan belgelerin davacı tarafından davalıya «teslim» edildiği iddia edilmediği gibi davacının göndermiş olduğu cevabi ihtarda bu belgelerin 20 ay sonra istenmesinin «iyiniyetli» olunmadığı ve ayrıca belgelerin verilmesinin sözleşme konusu ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece, davalının sözleşmeyi «fesih» için gerekçe gösterdiği 3/12. maddede yazılı belgelerin «ibrazına» ilişkin hükmün tali nitelikte olduğu, bu belgelerin ibraz edilmemiş olmasının sözleşmeyi haklı nedenle feshe gerekçe olmayacağı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm …
Uyuşmazlık, «sözleşmenin feshinin» haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı tarafından davacıya gönderilen «fesih» ihbarında, davacının taraflar arasında yapılan sözleşmenin 3/12. maddesine aykırı hareket ettiği, anılan maddede istenen belgelerin davalıya «teslim» edilmediği gerekçe olarak gösterilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11679 E. 2014/19705 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullanım ile «ayırt edicilik» kazandırdığı "..." esas unsurlu markalar üzerinde tescil ve gerekse kullanımı nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu, davalı tarafın fiilen kullandığı "..." ibaresinin karşılaştırmalı yapılan incelemesinde davacı tarafa ait markaya ayırt edilemeyecek derecede benzer olarak kullanılmak suretiyle «iltibasa» sebebiyet verdiği, davalının 556 sayılı KHK 9/1-b bendine aykırı olarak «marka hakkına tecavüz» ettiği kullanımının bu suretle TTK hükümleri kapsamında «haksız rekabet» teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının davaya konu " ..." ibaresini davacı taraf tescilli markalarının bulunduğu 5, 16, 35, 38, 41. sınıflar kapsa …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/4471 E. , 2014/17543 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/11/2011 gün ve 2011/74-2011/69 sayılı kararı bozan Daire’nin 05.11.2013 gün ve 2012/2870-2013/19726 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın bulunduğu binanın zemin katındaki kafeteryanın müvekkili tarafından 3 yıllık bir süre için işletilmesi hususunda tarafların anlaştıklarını, ancak davalının henüz süre sona ermeden haksız bir şekilde sözleşmeyi feshettiğini, bu nedenle müvekkilinin sözleşme sonuna kadar elde edeceği kardan mahrum kaldığını ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 142.499,10 TL’nin reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmede yazılı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalıya ait kafeteryanın davacı tarafından işletilmesi hususunda tarafların anlaştıkları, sözleşmenin ana unsurunun anılan kafeteryada davalı banka personeline davacı tarafından yemek hizmeti verilmesi olduğu, davacının çalıştırdığı işçilerin maaş, SSK ve vergi gibi yasal mükellefiyetlerden sorumlu olduğu, davalının buna ilişkin yükümlülüğünün bulunmadığı, ancak sözleşmede belirlenen bu mükellefiyetlerinin yerine getirilip getirilmediğinin kontrolü bakımından sözleşmede belirtilen belgelerin bankaya verilmesinin öngörüldüğü, bu hususun davacıya tali yükümlülük yüklediği, davalının sözleşmenin akdedilmesinden 21 ay sonra bu tali yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirilmemesinden dolayı sözleşmeyi feshetmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğu, bu nedenle davalının davacının yoksun kaldığı kardan dolayı sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 142.499,10 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 05.11.2013 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuş olup, bozma neden ve şekline göre de davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/355317800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz