YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12088 E. 2014/16977 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 14/02/2012 tarih 2011/M-4787 sayılı kararının iptaline dair verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .../...
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2012/13171/2012/18214
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13171 E. 2012/18214 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3103 E. 2012/9681 K.
Ortak:YİDK kararının iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · husumet
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki uyuşmazlık kısmen redde dair TPE YİDK kararının iptaline ilişkin olduğuna göre bu tür uyuşmazlıklarda «ilan» süreci gerçekleşmediğinden henüz bir itirazda bulunmamış olan davalı ...'ne «husumet» düşmez.
Bu bakımdan anılan davalı hakkında davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14559 E. 2017/282 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi ticari dava · limited şirket hisse devri · hisse devri · protokol · usulden reddi · limited şirket · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaŞti.ortakları olup «limited şirket hisse devrine» ilişkin hükümler 6102 TTK ‘da düzenlendiğine göre aynı kanunun 4. maddesi uyarınca bu tür davalar ticari dava niteliğinde olup aynı Kanun’un 5. maddesi gereğince ticaret mahkemesi «görevli» olduğu halde yazılı gerekçelerle «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın anlaşmalı boşanma «protokolüne» göre açılmış olup boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi ile ilgili bulunduğu, buna istinaden şirket hisselerinin hükmen devir ve tescili isteğine ilişkin olduğu, davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak veya «nispi ticari» davalardan olmadığı, 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. bendi gereği aile hukukundan kaynaklandığı ve bu nedenle aile mahkemesinin görevine girdiği, 6100 Sayılı HMK'nın 114/1/c maddesi uyarınca mahkemenin «görevli» olmasının dava şartlarından olduğu ve davanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 11.05.2010 tarihli «protokolde» düzenlenen %10 şirket hissesinin protokol uyarınca davalı tarafından devir alınmasına yöneliktir.
4 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1579 E. 2023/4787 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:adil yargılanma hakkı · garantörlük · hak düşürücü süre · ortaklık ilişkisi · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki geçerli «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… va dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği «garantisi» ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda «zamanaşımı» ve «hak düşürücü süre» yönünden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi kapsamında dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1382 E. 2019/6998 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13020 E. 2013/16120 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım · ticari defter · ayırt edicilik · yasal faiz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına tescilli bulunan 2006/04787 sayılı çoklu «tescilli tasarım» tescil belgesindeki tasarımların yenilik «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığı, halka mal olmuş tasarımlar olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına TPE nezdinde 2006/04787 sayıyla tescilli tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, 5.000 TL manevi, 15.000 TL maddi olmak üzere toplam 20.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, 554 Sayılı KHK'nin 45. maddesi hükmü de dikkate alınmak suretiyle tazminat istemi değerlendirilerek, gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla davacının «ticari defter» ve belgeleri üzerinde inceleme, araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekçesi de gösterilmeden talep edilen tazminat mikta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18159 E. 2013/2046 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:demuraj bedeli · demuraj · navlun alacağı · navlun
Benzer bu karardaSomut olayda ise 28.06.2012 tarihinde temyiz incelemesi yapılan asıl ve birleşen davalarda, toplam (11.790,50) TL alacağın, karşı davada ise toplam (....040) USD «navlun» ve «demuraj bedelinin» tahsili istenmiş, mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine, karşı davanın (....000) TL «navlun alacağı» yönünden kısmen kabulüne dair tesis edilen karar, asıl ve birleşen davalarda davacı-karşı davada davalı vekili ile asıl davada davalı-karşı davada davacı vekilinin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12088 E. , 2014/16977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2013 gün ve 2012/85-2013/78 sayılı kararı bozan Daire’nin 31.03.2014 gün ve 2013/17514-2014/6176 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin IPAD markasının yaratıcısı ve sahibi olduğunu, müvekkilinin IPAD ürün şekline ilişkin olarak WIPO nezdinde ülkemizi de kapsayacak şekilde yaptığı uluslararası marka tescil başvurusunun TPE tarafından markanın 556 sayılı KHK’nin 7/1-a maddesinden atıfla 5. madde kapsamına girmediği gerekçesiyle reddedildiğini, dava konusu şekil marka başvurusunun anılan madde kapsamında tescil edilemeyecek işaretlerden olmadığını, bu nedenle 7/1-a bendi kapsamında reddedilemeyeceğini, dava konusu marka başvurusunun ürün şekline ilişkin olup, çizimle görüntülenebilir, baskı yoluyla yayınlanabilir ve çoğaltılabilir durumda olduğunu, ayrıca dava konusu şeklin çizgi ve formların birlikte kullanımından oluşan genel görünümü itibariyle alelade bir şekilden farklılaştığını, müvekkili firma ile özdeşleştiğini, bu sebeple de söz konusu şeklin hiçbir kaynağı işaret edemeyecek kadar standart bir tablet bilgisayar şekli olmadığını, dava konusu şekil markasını gören tüketicilerin direkt olarak bu şeklin müvekkilinin IPAD ürünü olduğunu anlayacağını ileri sürerek, şekil marka başvurusunun reddine ilişkin davalı kurum kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 14/02/2012 tarih 2011/M-4787 sayılı kararının iptaline dair verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 31.03.2014 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .../...
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354870400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz