Kayıt kabul davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/12913 E. 2014/17383 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ iflas idaresi↗ borcun üstlenilmesi↗ tmsf↗ içtihadı birleştirme kararı↗ yargılama gideri↗ iflas↗ dahili dava↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 10.001,71 TL alacağın davalılardan (davalı ... Bank A.Ş. adına borcunu üstlenen TMSF olmak üzere) müteselsilen 28/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka adına borcu üstlenen TMSF vekili ile davalı müflis ... iflas idaresi memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davacı vekiline 03/12/2012 günü, davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz dilekçesi ise 08/02/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davacı vekili tarafından gerek HUMK'ın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'ın 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 19/02/2013 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/03/1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluklarının somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, dava dilekçesinde yer alan alacağa en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi yönündeki talebin avans faizi olarak anlaşılacak bulunmasına göre, davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF'nin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF'den tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı müflis ... İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosya içeriğinden ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120- 2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in iflasına karar verildiği ve 14/01/2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, iflas masasına kayıt kabul davası olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5- Bozma neden ve şekline göre, davalı müflis ... İflas İdaresi Memurları'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15699 E. 2014/16848 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · iflas
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ile davalı müflis ... «iflas idaresi» memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120- 2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in «iflasına» karar verildiği ve 14/01/2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaB.. hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği ve 14/01/2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dolandırıcılık · havale · e-defter
Benzer bu kararda1-Fer'i müdahil ...vekilinin 10.03.2014 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle fer'i müdahil ... vekilinin süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırma» eylemine giriştikleri ve toplanan paraları ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12909 E. 2014/14177 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · yargılama gideri · iflas · dahili dava
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ile davalı müflis ... «iflas idaresi» memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF'nin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek davalı ...
Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaKararı davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili ile davalı Müflis A.A.B.«iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
Bank A.Ş'nin ve «borcu üstlenen» TMSF'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek borcu üstlenen TMSF'den de tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · haksız fiil · tebligat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaE..'in BK 41. maddesinde düzenlenen «haksız fiil» sebebiyle kesinleşen mahkumiyet kararı gereğince ve TTK.'nın 321/«son» ve 336/5 maddeleri uyarınca sorumluluklarının bulunduğu, davaya katılan TMSF'nin davalı bankanın borcunu üstlenen sıfatıyla sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın o.s. bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I.
B.'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3740 E. 2014/10981 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · iflas · avans faizi
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ile davalı müflis ... «iflas idaresi» memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bank A.Ş. adına borcunu üstlenen TMSF olmak üzere) müteselsilen 28/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarihli kararı ile «iflasına» karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından mahkemece bu davalı yönünden davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması için kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
İ..'den 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, B..
Kararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ve davalı A..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar
Benzer bu karardaMahkemece, «bozma sonrası» yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen Y..
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8292 E. 2014/14781 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · iflas
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ile davalı müflis ... «iflas idaresi» memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120- 2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in «iflasına» karar verildiği ve 14/01/2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · tebligat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I..
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6987 E. 2014/9866 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · iflas
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ile davalı müflis ... «iflas idaresi» memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin temyiz dilekçesi ise 08/02/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davacı vekili tarafından gerek HUMK'ın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'ın 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 19/02/2013 tarihinde temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaB.. hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF ve davalılar A..
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8284 E. 2014/11869 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · yargılama gideri · iflas · dahili dava · avans faizi
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ile davalı müflis ... «iflas idaresi» memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF'nin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek davalı ...
Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBank A.Ş'nin ve «borcu üstlenen» TMSF'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek borcu üstlenen TMSF'den de tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bank A.Ş'de hesap açılış tarihi itibariyle 3.150 TL parası bulunduğu, bu alacağı istemekte davacının haklı olduğu, «borcu üstlenen» sıfatıyla davaya katılan Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu Komisyonu'nca, davalı bankanın bu dava nedeniyle ortaya çıkacak sorumluluklarının üstlenilmesi nedeniyle, da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · tebligat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.bank A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8286 E. 2014/11870 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas idaresi · borcun üstlenilmesi · yargılama gideri · iflas · dahili dava · avans faizi
İncelediğiniz karardaKararı, davalı banka adına «borcu üstlenen» TMSF vekili ile davalı müflis ... «iflas idaresi» memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
Bank A.Ş. adına «borcu üstlenen» TMSF'nin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek davalı ...
Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, «iflas» masasına «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBank A.Ş'nin ve «borcu üstlenen» TMSF'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek borcu üstlenen TMSF'den de tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bank A.Ş'de hesap açılış tarihi itibariyle 13.800 TL parası bulunduğu, bu alacağı istemekte davacının haklı olduğu, «borcu üstlenen» sıfatıyla davaya katılan Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu Komisyonunca, davalı bankanın bu dava nedeniyle ortaya çıkacak sorumluluklarının üstlenilmesi nedeniyle, dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · tebligat · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan Y.bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Y.bank A.Ş'nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» I.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/12913 E. , 2014/17383 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/09/2012 tarih ve 2012/134-2012/362 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka adına borcu üstllenen TMSF vekili ile davalı Müflis ... iflas idaresi memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... şubesinde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman off-shore hesabına gitmeyip, ... A.Ş'nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların off-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 10.001,71 TL'nin en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 10.001,71 TL alacağın davalılardan (davalı ... Bank A.Ş. adına borcunu üstlenen TMSF olmak üzere) müteselsilen 28/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka adına borcu üstlenen TMSF vekili ile davalı müflis ... iflas idaresi memurları ve katılma yoluyla da davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davacı vekiline 03/12/2012 günü, davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz dilekçesi ise 08/02/2013 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davacı vekili tarafından gerek HUMK'ın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre gerekse HUMK'ın 433/2. maddesinde öngörülen 10 günlük katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 19/02/2013 tarihinde temyiz edilmiştir. HUMK'nın 432/4. maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/03/1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıların sorumluluklarının somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının, parasını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zamanaşımı süresinin bu tarihten başlayacak olmasına, dava dilekçesinde yer alan alacağa en yüksek banka mevduat faizi işletilmesi yönündeki talebin avans faizi olarak anlaşılacak bulunmasına göre, davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki (3) numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Yurtbank A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF'nin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde peşin harçtan sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harcın davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF'den tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı müflis ... İflas İdaresi Memurları'nın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dosya içeriğinden ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2005/120- 2007/381 E.K. sayılı kararı ile davalı ...'in iflasına karar verildiği ve 14/01/2008 tarihinde iflas kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı müflis ... hakkındaki davaya, iflas masasına kayıt kabul davası olarak devam edilmesi ve davanın tüm hüküm ve sonuçlarının buna göre değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, anılan davalı hakkındaki kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5- Bozma neden ve şekline göre, davalı müflis ... İflas İdaresi Memurları'nın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açılanan nedenlerle, davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı müflis ... İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı müflis ... İflas İdaresi yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı müflis Ali Avni Balkaner iflas idaresi memurlarının sair temyiz itirazlarının şimdilik
incelenmesine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden TMSF ile davalı müflis ... iflas idaresi memurlarına iadesine, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/354527700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz