6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sınırlı ihyada ek tasfiye ve tasfiye memuru atanması zorunluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1824 E. 2024/1749 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin edilen ve münfesih olmayan bir şirketin belirli bir dava dosyası ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesi halinde, taraf teşkili ve alacağın tahsili amacına TTK 547. madde çerçevesinde ek tasfiye yoluyla ulaşılabileceğinden, ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanması gerekir; ayrıca 7511 sayılı Kanun ile TTK geçici 7. maddesine eklenen ve derhal uygulanması gereken hüküm uyarınca, bu usulle kaydı silinen şirketin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Sınırlı ihyada tasfiye memuru atanmasının gerekip gerekmediği → kabul

İddia: Davacı vekili, ihya kararında tasfiye memuru dahi atanmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından daha önce ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yönünde bir uygulama bulunmakta iken, Yargıtay HGK ve 11. HD'nin bu konudaki bozma kararları ile, davacının taraf teşkili ve alacağın tahsili amacına TTK'nın 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile ulaşabileceği; bu durumda dava konusu şirketin 547. madde gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerektiği, terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin iptali niteliğinde ihyaya karar verilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu kararlar nedeniyle, münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönündeki görüşe uyularak, tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüş, ticaret sicil kayıtlarında tasfiye memuru atanmaması nedeniyle işlem yapılamadığı da bildirildiğinden, şirkete eski yönetim kurulu başkanının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkil kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Kanun ile TTK'nın geçici 7. maddesine eklenen fıkra uyarınca, bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirketin ihyasına ilişkin yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamayacağı düzenlenmiştir. Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan norm kural olarak uygulanır ise de, yargılama hukukuna ilişkin kanunların zaman bakımından uygulanmasında derhal uygulama prensibi geçerlidir; hukuk yargılaması usul kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan meydana gelen değişikliklerin devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerekir ve yargılama giderlerine re'sen hükmedilir (HMK 332/1). Karar tarihi itibariyle yürürlükte olmasa da istinaf karar tarihi itibariyle yürürlükte olan bu hükmün dikkate alınması gerektiğinden, davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, dava dosyası ile sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması gerektiği yönünde Yargıtay HGK ve 11. HD kararları doğrultusunda daireninönceki uygulamasından döndüğü açıkça belirtilmiş; ayrıca TTK geçici 7. maddesine eklenen yeni hükmün derhal uygulanacağına dair değerlendirme, benzer ihya davalarında yargı gideri ve vekalet ücreti talepleri açısından yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Terkin edilmiş şirket aleyhine açılan davada, ihya davasının husumetinin şirkete değil Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğinden, şirket aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmesi gerekir., Terkin edilmemiş, tüzel kişiliği devam eden ve tasfiye durumu bulunmayan şirket aleyhine açılan ihya davasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddi gerekir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası TTK geçici 7. madde resen terkin ek tasfiye tasfiye memuru derhal uygulama ilkesi husumet hukuki yarar

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK geçici 7TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 332(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1824

KARAR NO 2024/1749

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/02/2020

NUMARASI 2019/611 Esas 2020/191 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/12/2024

Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının iş yerinde çalışan işçilerden ...'in 11/08/2007 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma düştüğünü, 81.128,18 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 3.380,47 TL geçici işgöremezlik ödeneği ve 4.957,74 TL tedavi masrafı ödendiğini ve kurum zararının 89.466,39 TL olarak gerçekleştiğini, olaya ilişkin Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2013/1071 esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın Anadolu .... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icraya konulduğu, ancak kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu,bozma ilamında resen terkinleri yapılan taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirketlerin aleyhine karar verildiğini, davalı şirketler hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanmasının gerektiğinden bahsettiğini, tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması gerektiğini, şayet tasfiye işlemlerinin gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişiliğin ticaret sicilden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu, bu durumda tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerektiğinden, resen terkin olunmuş davalı şirketlerin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya karşı cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2013/1071 Esas(yeni esas 2019/18 ) sayılı dosyasında; davacı kurum tarafından davalılar .... A.Ş., İstanbul Büyükşehir Belediyesi, .... A.Ş. ve ... A.Ş. aleyhine 07/10/2013 tarihinde kurum alacağı davası açıldığı, davanın derdest olduğu ve Mahkemece, davalı şirketler için ihya davası açılmak üzere davacı kuruma süre verildiği, Ticaret Sicil kayıtlarında; davalı ... A.Ş.'nin tüzel kişiliğinin devam ettiği, tasfiye durumu olmadığı ve sicilden terkin edilmediği, Davalı ... AŞnin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı iken TTKnın geçici 7. maddesi gereğince 31/07/2013 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, yargılamada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davalı bu şirketin ihyası gerektiği, davalı şirketin resen sicilden terkin edildiğinden, şirketin ihyası için açılacak davada husumetin Ticaret Sicil Müdürlüğüne yönetilmesi gerektiğinden ve ihyasına karar verilmesi gereken şirkete husumet yönetilemeyeceğinden davalı ...

AŞ hakkında açılan davanın husumet yönünden reddine, TTK.'nın geçici 7. maddesinde ihya halinde tasfiye memuru atanmasına dair düzenleme olmadığından tasfiye memuru atanması gerekmediği, ...A.Ş.'nin ihyasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili için İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2013/1071 E. Sayılı dosyasında açılan davanın kabul edilmiş ise de Yargıtay 10. HD'nin 2016/7932 esas sayılı dosyası ile ticaret sicilden terkin edilen şirketler için ihya davası açılması gerektiği sebebiyle bozma kararı verildiğini, Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2019/8 esas sayılı dosyasında 18.06.2019 tarihli duruşmada ihya davası açmak üzere süre verildiğini, ihya kararı İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2019/18 esas sayılı dosyasının görülmesi, sonuçlandırılması ve infazı için verilmesi gerekmekteyken kararda belirtilmediği, tasfiye memuru dahi atanmadığını, ayrıca müvekkil kurum lehine vekalet ücret, yargılama giderlerine hükmedilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkil lehine vekalet ücreti, yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tüzel kişiliğin ihyasına ilişkindir.TTK'nın geçici 7.madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda bir uygulama var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD'nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir."Davacı, taraf teşkili ve alacağın tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7.

maddesi gereğince terkin işleminin hukuka uygun olup olmadığı araştırılarak terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır."denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı) Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de münfesih olmasa da sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür. Ticaret sicil kayıtlarında tasfiye memuru atanmaması nedeniyle işlem yapılamadığı ayrıca bildirilmektedir.Bu nedenle şirkete eski yönetim kurulu başkanı ...'in tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.

29/5/2024 tarihli ve 32560 sayılı RG’de 7511 sayılı kanun ile TTK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. TTK'nın geçici 7. maddesine (15) fıkradan sonra eklenen, (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 madde) Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." cümlesi ilave edilmiştir. Dava açıldığı tarihte yargılama hukuku bakımından hangi norm yürürlükte ise kural olarak o norm uygulanır.Zaman bakımından uygulamaya esas olarak "geriye yürüme, derhal uygulama, ileriye yürür" şeklinde üç ilke geçerlidir.

Yargılama hukukuna ilişkin kanunların zaman bakımından uygulamasında "derhal uygulama" prensibi geçerlidir. Hukuk yargılaması usul kuralları kamu düzenine ilişkin olduklarından meydana gelen değişikliklerin devam etmekte olan tüm davalara derhal uygulanması gerekir.Yargılama giderlerine re'sen hükmedilir. (HMK'nın 332(1) maddesi) Açıklanan nedenlerle; eldeki davada verilen karar tarihi itibariyle yürürlükte olmasa da; istinaf karar tarihi itibariyle yürürlükte olan TTK'nın geçici 7. maddesine ilave edilen, derhal yürürlüğe giren kanun hükmünün dikkate alınması gerektiğinden davacı yararına yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle görülen dava dosyası ile sınırlı olarak ihya kararı verilmesi gerektiğinden ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden karar verilerek şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, yargı giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kararın kesinleşen kısımlarının tekrarına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2020 Tarih 2019/611 Esas 2020/191 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, ... şirketi terkin edildiğinden aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2- Davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine açılan davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken 31.07.2013 tarihinde sicil kaydı resen terkin edilen ... A.Ş.nin tüzel kişiliğinin İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesinin 2019/18 Esas sayılı davasının görülmesi, infazı işlemleri ile sınırlı olarak ihyasına, Kararın tescil ve ilanına, tasfiye memuru olarak şirket yönetim kurulu başkanı ...'in atanmasına,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/35401 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.