İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15899 E. 2014/17011 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa yardımcısı↗ taşıyanın sorumluluğu↗ konşimento↗ yetkili hamil↗ davanın konusu↗ kâr mahrumiyeti↗ üçüncü kişi↗ ifa↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı taşıyanın... Limanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında konşimentoyu ibraz eden yetkili hamile malı teslim etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu taşıyana ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde taşıyanın sorumlu olacağı, taşıma ilişkisinde davalı ... İdaresi'nin taşıyanın ifa yardımcısı konumunda bulunduğu, davacının yükün teslimini esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı ... İdaresi'nin yükü teslim edemeyeceği, dava konusu talep hakları bakımından Liman İdaresi'nin pasif taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen davalar, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine teslimi, bu mümkün olmazsa emtia bedeli, kâr mahrumiyeti, ardiye ve kamyon masrafları ile ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde 2012/165 Esas sayılı asıl davanın açılmasından hemen sonra, davaya konu emtianın 01.07.2009 tarihinde davalı işletme tarafından müvekkiline teslim edildiğini, dolayısıyla asıl davanın konusuz kaldığını, ancak masraf ve vekalet ücreti ile manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirmiş, davalı işletme vekili de bu iddiayı doğrulamıştır. Asıl davadaki istem öncelikle malların teslimi, “bu mümkün olmazsa” maddi ve manevi zararın tazmini olduğuna ve malların teslimi gerçekleştiğine göre, malların tesliminin yapılmaması şartına bağlı diğer istemler de konusuz kalmış olmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada dava konusu edilen malların davalı işletme tarafından yargılama sırasında davacıya tümüyle teslim edilip edilmediği, dolayısıyla asıl davadaki istemlerin konusuz kalıp kalmadığı açıkça değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işbu davada dava konusu emtianın halen dahi davacıya teslim edilmediğinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davada verilen karara ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece birleşen davada verilen hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1457 E. 2015/8314 K.
Ortak:ifa yardımcısı · taşıyanın sorumluluğu · konşimento · yetkili hamil · ifa · hamil · taşıyan · ibraz · İstirdat
İncelediğiniz karardaLimanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslim» etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu «taşıyana» ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde «taşıyanın sorumlu» olacağı, taşıma ilişkisinde davalı ...
İdaresi'nin «taşıyanın» «ifa yardımcısı» konumunda bulunduğu, davacının yükün «teslimini» esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı ...
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı «taşıyanın»...
Benzer bu karardaLimanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslim» etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu «taşıyana» ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde «taşıyanın sorumlu» olacağı, taşıma ilişkisinde davalı L.
İdaresi'nin «taşıyanın» «ifa yardımcısı» konumunda bulunduğu, davacının yükün «teslimini» esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı L.
Mahkemece, dava dışı «taşıyanın» İ.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15895 E. 2014/16810 K.
Ortak:ifa yardımcısı · taşıyanın sorumluluğu · konşimento · yetkili hamil · davanın konusu · kâr mahrumiyeti · ifa · hamil
İncelediğiniz karardaLimanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslim» etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu «taşıyana» ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde «taşıyanın sorumlu» olacağı, taşıma ilişkisinde davalı ...
İdaresi'nin «taşıyanın» «ifa yardımcısı» konumunda bulunduğu, davacının yükün «teslimini» esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı ...
İdaresi'nin yükü «teslim» edemeyeceği, «dava konusu» talep hakları bakımından Liman İdaresi'nin pasif taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «taşıyan» ve «acentesinin» yükleme limanında tanzim edilen «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslimle» yükümlü olup, bu işlemi konşimentonun ibraz edilmesi ile konşimentonun sahte olup olmadığını inceleyerek yapacağı, ithalatçıların konşimento asılları ile taşıyan acentesine başvurarak kendilerinin yetkili hamil olduklarını kanıtlamasıyla malları teslim alma talebinde bulunduklarında, taşıyanın bu tarihe kadar işlemiş her türlü «masrafı» hesaplayarak gönderilenin bu masrafları ödemesi ile liman işletmesine teslim talimatını vermesinin gerekeceği, böylece, gönderilenin konşimentoyu taşıyan acentesine ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile (teslim talimatnamesi- «muvafakatnamesi») malları teslim alabileceği, konşimentonun yükü teslim almaya yetkili gönderileni tevsik fonksiyonuna sahip olduğu, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyan sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, taşıma ilişkisinde davalı Liman İdaresinin taşıyanın «ifa yardımcısı» konumunda olduğu,davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatap ancak taşıyan olabileceği,taşıyanın talimatı olmadan Liman İdaresinin yükü teslim edemeyeceği, taşıyanın alacaklarını tahsil edemediği takdirde yük üzerinde «hapis hakkının» da bulunduğu, taşıyanın bu haklarını kullanmasının ancak malların kendi talimatı ile teslim edilmesine bağlı olduğu, liman idaresinin ancak taşıyanın talimatına rağmen (örneğin: «ordino» kesmesine rağmen) haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınması halinde davacının bu fiili nedeniyle Liman İdaresine karşı dava açılabilmesi hakkının doğabileceği, taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren «taşıyıcının sorumluluğu» sona ereceği, davacının T..
Liman İşletmesi'ne karşı açmış olduğu davada haklı bir hukuki «sebebe» dayanmadığı, «konşimentoyu» «ibraz» emeden konşimentoyu «temsil» eden malların kendisine «teslimini» isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine «teslimi», aksi halde emtia bedeli, «kar mahrumiyeti» ve manevi zararının tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde asıl ve birleşen davanın açılmasından sonra asıl ve birleşen davaya konu emtiaların 02.07.2009 tarihinde davalı işletme tarafından müvekkiline teslim edildiğini iddia etmiş olup, davalılardan Martı Ltd.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ordino · hapis hakkı · kar mahrumiyeti · zilyetlik · taşıyıcının sorumluluğu · acentelik · muvafakat · taşıyıcı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «taşıyan» ve «acentesinin» yükleme limanında tanzim edilen «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslimle» yükümlü olup, bu işlemi konşimentonun ibraz edilmesi ile konşimentonun sahte olup olmadığını inceleyerek yapacağı, ithalatçıların konşimento asılları ile taşıyan acentesine başvurarak kendilerinin yetkili hamil olduklarını kanıtlamasıyla malları teslim alma talebinde bulunduklarında, taşıyanın bu tarihe kadar işlemiş her türlü «masrafı» hesaplayarak gönderilenin bu masrafları ödemesi ile liman işletmesine teslim talimatını vermesinin gerekeceği, böylece, gönderilenin konşimentoyu taşıyan acentesine ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile (teslim talimatnamesi- «muvafakatnamesi») malları teslim alabileceği, konşimentonun yükü teslim almaya yetkili gönderileni tevsik fonksiyonuna sahip olduğu, gümrük idaresinin artık antrepo hizmeti vermemesi nedeni ile malların «taşıyıcı» tarafından teslim alınmasından boşaltma limanın da gönderilene teslim edilmesine kadar malın «zilyetliğinin» taşıyana ait olması nedeniyle, malların gemiden tahliyesinden sonra alıcısına teslim edilene kadar gümrüklü sahadan çıkmasından önce herhangi bir «hasarın» oluşması halinde, bu zarardan «taşıyan sorumlu» olacağı, bu nedenle gemiden tahliye edilen ancak henüz gönderilene teslim edilmemiş mallar üzerinde tasarruf hakkının taşıyanda bulunması nedeni ile gönderilenin bu konşimentoyu doğrudan liman idaresine ibraz ederek malın teslimini isteyemeyeceği, taşıma ilişkisinde davalı Liman İdaresinin taşıyanın «ifa yardımcısı» konumunda olduğu,davacının yükün teslimini esas alan taleplerinde muhatap ancak taşıyan olabileceği,taşıyanın talimatı olmadan Liman İdaresinin yükü teslim edemeyeceği, taşıyanın alacaklarını tahsil edemediği takdirde yük üzerinde «hapis hakkının» da bulunduğu, taşıyanın bu haklarını kullanmasının ancak malların kendi talimatı ile teslim edilmesine bağlı olduğu, liman idaresinin ancak taşıyanın talimatına rağmen (örneğin: «ordino» kesmesine rağmen) haksız olarak yükü teslim etmekten kaçınması halinde davacının bu fiili nedeniyle Liman İdaresine karşı dava açılabilmesi hakkının doğabileceği, taşıyanın yardımcısı konumundaki liman idaresi eşyanın gönderilene teslimini yaptığı andan itibaren «taşıyıcının sorumluluğu» sona ereceği, davacının T..
Asıl ve birleşen dava, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine «teslimi», aksi halde emtia bedeli, «kar mahrumiyeti» ve manevi zararının tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde asıl ve birleşen davanın açılmasından sonra asıl ve birleşen davaya konu emtiaların 02.07.2009 tarihinde davalı işletme tarafından müvekkiline teslim edildiğini iddia etmiş olup, davalılardan Martı Ltd.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15899 E. , 2014/17011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.05.2013 tarih ve 2012/165-2013/195 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04.11.2014 günü hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı şirket temsilcisi ...., asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ..., asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. ..., fer'i müdahillerden Taşıyan ..... acentesi sıfatı ile... Denizcilik A.Ş. vekilleri Av. ..., Av. ... ile diğer fer'i müdah... Gemi Acenteliği A.Ş. vekili Av. ... Ocaklı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin Hindistan’da bulunan .... Ltd'den 31.03.2009 tarihinde akreditif yoluyla satın aldığı malların aynı tarihte... Limanı’na ulaştığını,... Gümrük Müdürlüğü’ne özet beyanın taşıma senedinin asıl nüshası ile birlikte verildiğini, Gümrük Müdürlüğü’nce 08.04.2009 tarihinde emtiaların müvekkili adına tescil edildiğini, yine aynı tarihte yüklenmek üzere kolcuya teslim edildiğini, Gümrük Müdürlüğü’nün işlemleri tamamlamasına rağmen davalının malları müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin davalıya gönderdiği ihtarnameden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, eşyaların kendisine teslimini, bu mümkün olmazsa asıl davada 83.878,25 TL ile birlikte, 3.875 TL zarar faturası, 1.000 TL kâr mahrumiyeti, 899 TL ardiye ücreti ve 4.320 TL kamyon ücretinin ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, birleşen davada 67.065,68 USD’nin, ayrıca 1.000 TL kâr mahrumiyetinin ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 27.10.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle kâr mahrumiyeti talebini asıl dosyada 40.654,52 USD’ye (71.552,44-TL), birleşen dosyada 23.593,52 USD'ye (41.524,59-TL), (toplam 113.077 TL’ye) yükseltmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı taşıyanın... Limanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında konşimentoyu ibraz eden yetkili hamile malı teslim etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu taşıyana ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde taşıyanın sorumlu olacağı, taşıma ilişkisinde davalı ... İdaresi'nin taşıyanın ifa yardımcısı konumunda bulunduğu, davacının yükün teslimini esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı ...
İdaresi'nin yükü teslim edemeyeceği, dava konusu talep hakları bakımından Liman İdaresi'nin pasif taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Asıl ve birleşen davalar, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine teslimi, bu mümkün olmazsa emtia bedeli, kâr mahrumiyeti, ardiye ve kamyon masrafları ile ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde 2012/165 Esas sayılı asıl davanın açılmasından hemen sonra, davaya konu emtianın 01.07.2009 tarihinde davalı işletme tarafından müvekkiline teslim edildiğini, dolayısıyla asıl davanın konusuz kaldığını, ancak masraf ve vekalet ücreti ile manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirmiş, davalı işletme vekili de bu iddiayı doğrulamıştır. Asıl davadaki istem öncelikle malların teslimi, “bu mümkün olmazsa” maddi ve manevi zararın tazmini olduğuna ve malların teslimi gerçekleştiğine göre, malların tesliminin yapılmaması şartına bağlı diğer istemler de konusuz kalmış olmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada dava konusu edilen malların davalı işletme tarafından yargılama sırasında davacıya tümüyle teslim edilip edilmediği, dolayısıyla asıl davadaki istemlerin konusuz kalıp kalmadığı açıkça değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin birleşen davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işbu davada dava konusu emtianın halen dahi davacıya teslim edilmediğinin taraflar arasında uyuşmazlık konusu bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davada verilen karara ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece birleşen davada verilen hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle 2012/165 Esas sayılı asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemece .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/683 Esas sayılı birleşen davada verilen karara yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan kararın ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin herbir yandan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/352861200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz