İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1457 E. 2015/8314 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa yardımcısı↗ taşıyanın sorumluluğu↗ konşimento↗ yetkili hamil↗ üçüncü kişi↗ ifa↗ hamil↗ taşıyan↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dava dışı taşıyanın İ. Limanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında konşimentoyu ibraz eden yetkili hamile malı teslim etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu taşıyana ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde taşıyanın sorumlu olacağı, taşıma ilişkisinde davalı L. İdaresi'nin taşıyanın ifa yardımcısı konumunda bulunduğu, davacının yükün teslimini esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı L. İdaresi'nin yükü teslim edemeyeceği, dava konusu talep hakları bakımından L. İdaresi'nin pasif taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.11.2014 tarihli kararı ile asıl davada verilen karar bozulmuş, birleşen davada verilen karar ise onanmıştır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15899 E. 2014/17011 K.
Ortak:ifa yardımcısı · taşıyanın sorumluluğu · konşimento · yetkili hamil · ifa · hamil · taşıyan · ibraz · İstirdat
İncelediğiniz karardaLimanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslim» etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu «taşıyana» ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde «taşıyanın sorumlu» olacağı, taşıma ilişkisinde davalı L.
İdaresi'nin «taşıyanın» «ifa yardımcısı» konumunda bulunduğu, davacının yükün «teslimini» esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı L.
Mahkemece, dava dışı «taşıyanın» İ.
Benzer bu karardaLimanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında «konşimentoyu» «ibraz» eden «yetkili hamile» malı «teslim» etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu «taşıyana» ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde «taşıyanın sorumlu» olacağı, taşıma ilişkisinde davalı ...
İdaresi'nin «taşıyanın» «ifa yardımcısı» konumunda bulunduğu, davacının yükün «teslimini» esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı ...
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı «taşıyanın»...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kâr mahrumiyeti · uyuşmazlık konusu · dosya masrafı · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu kararda1-Asıl ve birleşen davalar, davacının (gönderilen olarak) malların kendisine «teslimi», bu mümkün olmazsa emtia bedeli, kâr «mahrumiyeti», ardiye ve kamyon «masrafları» ile ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili gerek yargılama sırasında gerekse temyiz dilekçesinde 2012/165 Esas sayılı asıl davanın açılmasından hemen sonra, davaya konu emtianın 01.07.2009 tarihinde davalı işletme tarafından müvekkiline «teslim» edildiğini, dolayısıyla asıl davanın konusuz kaldığını, ancak «masraf» ve «vekalet ücreti» ile manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirmiş, davalı işletme vekili de bu iddiayı doğrulamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, asıl davada «dava konusu» edilen malların davalı işletme tarafından yargılama sırasında davacıya tümüyle «teslim» edilip edilmediği, dolayısıyla asıl davadaki istemlerin konusuz kalıp kalmadığı açıkça değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, bu yönden «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… i bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işbu davada «dava konusu» emtianın halen dahi davacıya «teslim» edilmediğinin taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» bulunmamasına göre, davacı vekilinin birleşen davada verilen karara ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile mahkemece birleşen davada verilen …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/1457 E. , 2015/8314 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR (KAPATILAN) 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 30/05/2013
NUMARASI 2012/165-2013/195
Taraflar arasında görülen davada İzmir (Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30/05/2013 gün ve 2012/165 - 2013/195 sayılı kararı onayan Daire'nin 06/11/2014 gün ve 2013/15899 - 2014/17011 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin H.’da bulunan P. S. Ltd'den 31.03.2009 tarihinde akreditif yoluyla satın aldığı malların aynı tarihte İ. Limanı’na ulaştığını, İ. Gümrük Müdürlüğü’ne özet beyanın taşıma senedinin asıl nüshası ile birlikte verildiğini, Gümrük Müdürlüğü’nce 08.04.2009 tarihinde emtiaların müvekkili adına tescil edildiğini, yine aynı tarihte yüklenmek üzere kolcuya teslim edildiğini, Gümrük Müdürlüğü’nün işlemleri tamamlamasına rağmen davalının malları müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin davalıya gönderdiği ihtarnameden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, eşyaların kendisine teslimini, bu mümkün olmazsa asıl davada 83.878,25 TL ile birlikte, 3.875 TL zarar faturası, 1.000 TL kâr mahrumiyeti, 899 TL ardiye ücreti ve 4.320 TL kamyon ücretinin ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, birleşen davada 67.065,68 USD’nin, ayrıca 1.000 TL kâr mahrumiyetinin ve 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 27.10.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle kâr mahrumiyeti talebini asıl dosyada 40.654,52 USD’ye (71.552,44 TL), birleşen dosyada 23.593,52 USD'ye (41.524,59-TL), (toplam 113.077 TL’ye) yükseltmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dışı taşıyanın İ. Limanı’na getirilmiş tüm malların bir özet beyanı (manifesto) şeklinde gümrük idaresine bildirmek, yine yükleme limanında konşimentoyu ibraz eden yetkili hamile malı teslim etmekle yükümlü olduğu, gönderilenin ise ancak konşimentoyu taşıyana ibraz ederek taşıyandan aldığı belge ile malları teslim alabileceği, konşimentoda yükü teslim almaya yetkili gönderilen dışında üçüncü bir kişiye teslim edilmesi halinde taşıyanın sorumlu olacağı, taşıma ilişkisinde davalı L. İdaresi'nin taşıyanın ifa yardımcısı konumunda bulunduğu, davacının yükün teslimini esas alan taleplerini ancak taşıyana karşı yapabileceği, taşıyanın talimatı olmadan davalı L. İdaresi'nin yükü teslim edemeyeceği, dava konusu talep hakları bakımından L.
İdaresi'nin pasif taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.11.2014 tarihli kararı ile asıl davada verilen karar bozulmuş, birleşen davada verilen karar ise onanmıştır.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/134629300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz