Feri müdahil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9664 E. 2014/14627 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
feri müdahil↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ dolandırıcılık↗ vade↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ temerrüt↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi dolandırarak bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. .../...
Kararı, davacı vekili, vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise vade sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Davanın açılmamış sayılması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9667 E. 2014/14629 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · vade · temerrüt faizi · haksız fiil · temerrüt · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… a kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin . aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ..hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 6.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı müştereken ve mütesels …
2-Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Davanın açılmamış sayılması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9665 E. 2014/14628 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · vade · temerrüt faizi · haksız fiil · temerrüt · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… osya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticileri aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 5.970 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı müştereken ve mütesels …
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, Off Shore hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Davanın açılmamış sayılması 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9663 E. 2014/14626 K.
Ortak:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · vade · temerrüt faizi · haksız fiil · temerrüt · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… lan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321 /«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 4.803,23 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı müştereken ve mütes …
2-Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, Off Shore hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6979 E. 2014/10619 K.
Ortak:dolandırıcılık · vade · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaA.Ş. aracılığıyla o.. s.. hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları B..
Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca A..
Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı I..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · tebligat · iflas · avans faizi
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
A... adına «borcu üstlenen» T..
Bank adına «borcu üstlenen» T..
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6991 E. 2014/10622 K.
Ortak:feri müdahil · dolandırıcılık · vade · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
Kararı, davacı vekili, vekili ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaA.Ş. aracılığıyla o..s.. hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları B..
Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca A..
Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 9.500 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı I..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · tebligat · iflas · avans faizi
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B.. «iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
B.. «iflas idaresi» memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6990 E. 2014/10615 K.
Ortak:feri müdahil · dolandırıcılık · vade · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
Kararı, davacı vekili, vekili ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaA.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları B..
Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca A..
Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 6.350,76 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı I..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · tebligat · iflas · avans faizi
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
B.. «iflas idaresi» memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
A... adına «borcu üstlenen» T..
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6986 E. 2014/10618 K.
Ortak:feri müdahil · dolandırıcılık · vade · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
Kararı, davacı vekili, vekili ve «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise «vade» sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren «temerrüt faizi» yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaS.. hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları B..
Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca A..
B.. ve yönetici konumundaki diğer davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği gerekçesiyle, davalı B..Holding A.Ş. hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 2.350,53 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı I..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · iflas idaresi · akdi faiz · borcun üstlenilmesi · tebligat · iflas · avans faizi
Benzer bu karardaBu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
B.. «iflas idaresi» memurları temyiz etmiştir.
B..'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
B.. «iflas idaresi» memurlarının esasa yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13246 E. 2014/19929 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz kararda… sya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi «dolandırarak» bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», davalı ... hakkındaki davanın «husumetten» reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ... ve müştereken ve m …
Benzer bu kararda… gösterildiği, banak yöneticileri hakkında açılan ceza yargılması sonunda ...A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin ...A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, bu şekilde ...A.Ş'nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.500,00 TL'nin 24.11.1999 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · peşin karar harcı · yargılama giderleri · harç · dahili dava · avans faizi
Benzer bu kararda… , davalı banka 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen ve bu husus mahkemece hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde belirtilmesine rağmen, «başvuru harcının», «peşin harcın» ve vekalet harcının «yargılama giderleri» içine «dahil» edilerek, davalı bankanın «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmamış kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğ …
… gösterildiği, banak yöneticileri hakkında açılan ceza yargılması sonunda ...A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin ...A.Ş. aracılığıyla Off Shore hesabı açtıran kişileri «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları Balkaner Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, bu şekilde ...A.Ş'nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.500,00 TL'nin 24.11.1999 tarihinden işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9664 E. , 2014/14627 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 25/03/2014 tarih ve 2013/764-2014/137 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı .... vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilininubesinde hesap açtırmak istediğini, banka görevlilerince tüm mevduatın off-shore hesaplarına yönlendirildiğini, müvekkiline 09.12.1999 tarihinde 3.090,00 TL'lik vadeli hesap cüzdanı verildiğini, hesabın olduğunun bildirilmediğini, hesap ekstrelerinde müşterisi olarak göründüğünü, aslında Kıbrıs'a yapılan bir havalenin bulunmadığını ileri sürerek 3.330,00 TL'nin %81 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı ... ve diğer yöneticilerin aracılığıyla off shore hesabı açtıran 4204 kişiyi dolandırarak bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK'nın 41, TTK'nın 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, ... hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı ... hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte daval, ...
ve müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. .../...
Kararı, davacı vekili, vekili ve feri müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise vade sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7.
maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinden "dava" ibaresi çıkartılarak yerine "13.01.2000" ibaresinin eklenmesine, ayrıca hüküm fıkrasının davalılara bakiye harç yükleyen bendinden "" ibaresinin çıkartılmasına, yine hüküm fıkrasının davacı tarafından yatırılan karar ilam harcı ve başvurma harcının davalılardan tahsiline ilişkin takip eden bendindeki "davalılar" ibaresinin önüne "" ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'ye iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348789500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz