Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/9191 E. 2014/14485 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eski hale getirme↗ infazda tereddüt↗ eş rızası↗ infaz↗ ihtarname↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının davacıya ait eseri izinsiz olarak yıkmasının davacının eserden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının yıktıktan sonra yeniden yaptığı anıtın orijinalinden farklı olduğu, eser sahibinin aslı bozulan eserini eski hale getirme talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait eserin eski hale getirilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.03.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Eser sahibi davacı tarafından açılan işbu davada, davalı ... tarafından açılan yarışma kapsamında meydana getirilen konulu anıt-heykel çalışmasının davalının aldığı karar doğrultusunda uygulandığı, ancak söz konusu eserin davalı tarafından 13.12.2009 tarihinde davacı-sanatçının rızası hilafına yıkıldığı, davacı tarafından gönderilen ihtarnameler sonucu davaya konu eserin, davalı tarafından önceden alenileştiği mahale değil de davalı tarafından belirlenen başka bir mahale ve davaya konu eserin ölçü, oran ve malzemelerinde değişiklik yapılarak dikildiği, davalının tek taraflı iradesiyle saptanan yere dikilen eserin, orijinal eserin ucuz ve basit malzemelerle acemice kopyalanmış bir benzeri olduğu iddia edilerek eserde yapılan tüm değişikliklerin ortadan kaldırılması ile eserin eski haline getirilmesi istenmiştir. Eser sahibi
davacı tarafından aynı konuya ilişkin olarak açılmış olan manevi tazminat davasında mahkemece, davacıya ait eserin izinsiz şekilde yıkılarak, davalı tarafından daha sonra kopyası yapılmak suretiyle başka bir yere konulmasının davacının eserden doğan manevi hakkına zarar verdiği gerekçesiyle 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, söz konusu karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece, bu davada kesinleşen söz konusu karardaki belirlemelere dayalı olarak davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 5846 sayılı Kanun'un 67/son maddesi uyarınca eserin eski hale iadesine karar verilmiştir.Anılan maddenin son fıkrasında, "güzel sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliği kendisi tarafından yapılmadığını veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut değiştirilmesini talep edebilir, eski halin iadesi mümkün ise değişikliğin izalesi ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar etmiyorsa eser sahibinin eseri eski hale getirebileceği" düzenlenmiştir. Davalı Belediyece, mahkemece anılan 67. maddedeki koşulların dikkate alınmadığını, eski halin iadesi mümkün olmadığı gibi değişikliğin izalesinin ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar edeceğini, davaya konu anıtın sergilendiği bölgede zorunlu olarak yapılan kavşak çalışmaları nedeniyle eserin eski yerinden kaldırılarak, eski yerine yakın başka bir yere yerleştirildiğini, bir anıtın sergilendiği yerin korunması uğruna kamunun ortak menfaatlerinin zarara uğratılamayacağını savunulmuştur.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta adlı anıt-heykelin dikildikten 16 yıl sonra ilk kez alenileştiği mahalden kavşak ve bağlantı yollarının düzenlenmesi inşaatı nedeniyle yıkılarak kaldırılması sonrasında, davalı tarafından belirlenen başka bir yere davacıya ait asıl esere benzetilmek suretiyle kopyasının dikilmiş olduğu da dikkate alınarak yukarıda anılan madde uyarınca eserin eski haline iadesinin mümkün olup olmadığı ve bunun için gerekli koşulların bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, kavşak çalışmaları sırasında yıkıldığı anlaşılan anıt-heykelin yine eser sahibi tarafından eski hale getirilmesi imkanı bulunup bulunmadığı ve özellikle de eserin sonradan yapılan ve orjinal yerinden başka bir mahale dikilen kopyasının da bulunması nedeniyle 5846 sayılı FSEK 67/son maddesindeki tercih hakları hususunda davacı beyanı alınmadan, eski hale getirmenin ne şekilde yapılacağı, yöntemi ve kapsamı açıkça tespit edilmeksizin karar yerinde sadece “davacı eserinin davalı yanca eski hale getirilmesine” denilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemiz onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16297 E. 2014/4741 K.
Ortak:eski hale getirme · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının yıktıktan sonra yeniden yaptığı anıtın orijinalinden farklı olduğu, eser sahibinin aslı bozulan eserini «eski hale getirme» talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait eserin eski hale getirilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi …
… mkanı bulunup bulunmadığı ve özellikle de eserin sonradan yapılan ve orjinal yerinden başka bir mahale dikilen kopyasının da bulunması nedeniyle 5846 sayılı FSEK 67/«son» maddesindeki tercih hakları hususunda davacı beyanı alınmadan, «eski hale getirmenin» ne şekilde yapılacağı, yöntemi ve kapsamı açıkça tespit edilmeksizin karar yerinde sadece “davacı eserinin davalı yanca eski hale getirilmesine” denilmek suretiyle «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemiz onama ilamının kaldırılarak, mahkemec …
Benzer bu kararda… miş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının yıktıktan sonra yeniden yaptığı anıtın orjinalinden farklı olduğu, eser sahibinin aslı yani orijinali bozulan eserini «eski hale getirme» talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü davacıya ait eserin eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4439 E. 2017/6467 K.
Ortak:eski hale getirme
İncelediğiniz kararda… ğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının yıktıktan sonra yeniden yaptığı anıtın orijinalinden farklı olduğu, eser sahibinin aslı bozulan eserini «eski hale getirme» talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait eserin eski hale getirilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi …
… mkanı bulunup bulunmadığı ve özellikle de eserin sonradan yapılan ve orjinal yerinden başka bir mahale dikilen kopyasının da bulunması nedeniyle 5846 sayılı FSEK 67/«son» maddesindeki tercih hakları hususunda davacı beyanı alınmadan, «eski hale getirmenin» ne şekilde yapılacağı, yöntemi ve kapsamı açıkça tespit edilmeksizin karar yerinde sadece “davacı eserinin davalı yanca eski hale getirilmesine” denilmek suretiyle «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemiz onama ilamının kaldırılarak, mahkemec …
Benzer bu kararda16/1’da aranan iznin alınmadığı ve yapılan değişikliğin davacı mimarın eseri üzerindeki haklarının ihlali anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, «eski hale getirme» talebinin kabulü ile bu çerçevede cephe sisteminin sağır yüzeylerinin değiştirilmesi «yenilenmiş» cephelerde alüminyum kompozit panellerin yerine orijinal projede kullanılmış olan cam panellerin kullanılmasına, ve yine orijinal projede yer alan metal flanşların …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme · eksik inceleme
Benzer bu kararda16/1’da aranan iznin alınmadığı ve yapılan değişikliğin davacı mimarın eseri üzerindeki haklarının ihlali anlamına geldiği gerekçesiyle davanın kabulüne, «eski hale getirme» talebinin kabulü ile bu çerçevede cephe sisteminin sağır yüzeylerinin değiştirilmesi «yenilenmiş» cephelerde alüminyum kompozit panellerin yerine orijinal projede kullanılmış olan cam panellerin kullanılmasına, ve yine orijinal projede yer alan metal flanşların …
… işi heyetinden veya gerekiyorsa içinde inşaat sektöründen de bir bilirkişinin de olduğu yeni bir bilirkişi heyetinden görüş alınarak karar verilmesi gerektiği halde «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8080 E. 2012/19931 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · denetime elverişlilik · taraf ehliyeti · yasal faiz · ilan · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… hibinin davacı olduğu, eser sahibi olarak tüm manevi haklara sahip olması nedeniyle eserdeki bozulmalardan doğan manevi hak ihlalleri nedeniyle davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunduğu, davalı belediyenin koruma amaçlı da olsa eserde görsel değişiklik yaratan yeni unsurlar eklemesi ve orijinal halini değiştirmesinin FSEK'nun 16.maddesinin açık ihlali sonucunu doğurduğu, eserde değişikliklerin yapılması halinde eser sahibinin FSEK 70/1.maddesine göre manevi tazminat isteyebileceği ve ayrıca anılan yasanın 67/3-1. bendi gereğince eserler üzerinde yapılan değişikliklerin ortadan kaldırılarak eserin eski hale getirilmesini talep etme hakkının olduğu, eserin eski hale getirilmesinin davalı belediyeye önemli düzeyde bir mali külfet yüklemeyeceği, bu değişikliğin kamunun menfaatleri açısından da önemli maddi zarar getirmeyeceği, davalı ...'nun adının eser üzerine eser sahibiymiş gibi yazılmasının FSEK'in 15. maddesinde düzenlenen manevi hakkı ihlal ettiği, dolayısıyla bu nedenle de davacının manevi tazminata hak kazandığı, davalı ...'nun eserin üzerine kendi adını yazdırmasından dolayı şahsen sorumlu olduğu, aynı şekilde bu eylemlerden adına iş yapılan davalı belediyeyi «temsil» ve ilzama yetkili belediye başkanı davalı ...'un ve adına iş yapılan belediyenin birlikte sorumlu bulundukları, BK'nun 49.maddesi uyarınca manevi tazminat isteminde bulunulmuş ise de, davaya konu eylemin davacının şahsi hakları ile şeref ve haysiyetini ihlal ettiğinin kanıtlanamadığı, karşılık dava yönünden ise söz konusu anıtın inşa edilmesine ilişkin ihalenin ve sözleşmenin tarafının davacı olmadığı, bu nedenle kendisine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacıya ait eserin davalı ... tarafından eski hale getirilmesine, davalı ...’nun eser üzerinde yazılı ismi dava sırasında silindiğinden bu konuda karar vermeye yer olmadığına, 20.000 TL manevi tazminatın 15.08.2007 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hükmün «ilanına», karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
… eselsilen tahsiline karar verildiğinden reddedilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesi de gözetilerek «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «maktu vekalet ücretine» hükmedilmiş olması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Bu haliyle hüküm, Yargıtay denetimine açık bulunmadığından mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde hangi eylem nedeniyle ne miktarda tazminata hükmedildiği ve davalıların bu eylemlerden hangi nedenlerle sorumlu tutulduklarının açık bir biçimde gösterilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3602 E. 2024/5386 K.
Ortak:eski hale getirme · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… mkanı bulunup bulunmadığı ve özellikle de eserin sonradan yapılan ve orjinal yerinden başka bir mahale dikilen kopyasının da bulunması nedeniyle 5846 sayılı FSEK 67/«son» maddesindeki tercih hakları hususunda davacı beyanı alınmadan, «eski hale getirmenin» ne şekilde yapılacağı, yöntemi ve kapsamı açıkça tespit edilmeksizin karar yerinde sadece “davacı eserinin davalı yanca eski hale getirilmesine” denilmek suretiyle «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemiz onama ilamının kaldırılarak, mahkemec …
… ğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının yıktıktan sonra yeniden yaptığı anıtın orijinalinden farklı olduğu, eser sahibinin aslı bozulan eserini «eski hale getirme» talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait eserin eski hale getirilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi …
… , bu davada kesinleşen söz konusu karardaki belirlemelere dayalı olarak davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 5846 sayılı Kanun'un 67/«son» maddesi uyarınca eserin eski hale iadesine karar verilmiştir.Anılan maddenin son fıkrasında, "güzel sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliği kendisi tara …
Benzer bu kararda… 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/107 E., 2014/301 K. sayılı ve 09.12.2014 tarihli kararı ile eserin eski haline müvekkili tarafından getirilmesine ve «masraflarının» da davalıdan tahsiline karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 2016 yılında dava konusu rölyefin orijinal ilk haline uygun olarak müvekkili tarafından yeniden yapılarak montajının gerçekleştirildiğini, bu sürecin tamamlanmasından sonra ise anıtın sağ alt ve sol tarafındaki duvarlarda bulunan diğer rölyeflerin de kısmen yerinden söküldüğünün görülmesi üzerine davalıya müracaat edildiğini, ancak davalının müvekkilini uzun süre oyaladığını, «son» olarak esere üçüncü şahıslar tarafından verilen zararlardan sorumlu olmadıklarını bildirdiğini ileri sürerek, bronz rölyeflerin eski haline getirilmesine, bunun mü …
… de yapılmış olmasına karşın taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, dava konusu eserin müvekkili Müdürlüğün talebi üzerine yaptırıldığına dair herhangi bir «kaydın» bulunmadığını, bu nedenle «husumet» yönünden itiraz ettiklerini, davaya konu eserin kamuya açık geniş bir alanda sergilendiğini, esere «üçüncü kişiler» tarafından verilen her türlü zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, olayda müvekkiline izafe edilecek bir kusurunun bulunmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında eserin eski haline getirilmesi için gereken koşulların oluşmadığını, zira bunun için eserin haksız olarak değiştirilmesi gerektiğini ve eski halin iadesinin mümkün bulunması gerektiğini, ayrıca «haksız fiil» sonrasında «kayba» uğrayanın müvekkili olduğunu, Kanun kapsamındaki diğer seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu anıtın Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin bitişiğinde yer alması, çevresinden geçen yollar ve güvenlik «sebebi» ile vatandaşlar tarafından ziyaretinin çok mümkün olamadığını, eserin daha korunaklı ve ziyarete daha uygun bir alana taşınmasının ise davacı tarafından kabul edilmediğini, davacının «hırsızlık» olayı sonrasında kurtarılan rölyef parçalarının montajı yerine yenisini imal etme talebinin kamu menfaati ile bağdaşmadığını, yeniden imalat ile «eski hale getirme» talebinin kabulü halinde müvekkilinin, davacının beklediği yarar ile kıyaslanmayacak derecede ve objektif olarak katlanılamaz esaslı bir zararının doğacağını davac …
… Heykeller, kabartmalar ve oymalar” kapsamında güzel sanat eseri vasfında bulunduğu, davalının dava konusu eserin üzerinde bulunduğu arazinin maliki olması nedeniyle «husumet itirazı» yerinde bulunmadığı gibi haksız ... devam ettiği sürece «zamanaşımı» süresi işlemeyeceğinden «zamanaşımı def»'inin de yerinde olmadığı, davacının «eski hale getirme» isteminin teknik olarak mümkün bulunduğu, eski hale getirme işleminin eksik parçaların yeniden üretilmesi suretiyle yapılmasının tarafların menfaat dengesine en uygun seçenek olduğu, eski hale getirme bedelinin 517.000,00 TL+KDV olabileceği, dava konusu eserin Kültür Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19.07.1994 tarih ve 3591 sayılı kararı ile anıt-heykel olarak tescil edildiği, kültürel mirasımızın bir parçası olan dava konusu eserin eski hale getirilmesinde kamunun manevi anlamda menfaatinin bulunduğu, bu manevi menfaatin büyüklüğü dikkate alındığında, maliyet bedeli olarak hesaplanan bedelin davalı malikin mali menfaatlerine göre üstün tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu "Tarımcı Atatürk" anıtının, bütünlüğü bozulan kısmının eksik parçalarının eser sahibi davacı tarafından yeniden üretilmesine ve montajının yapılması suretiyle eski hale getirilmesine, eski hale getirme bedelinin 517.000,00 TL+KDV'den fazla olmamak «kaydı» ile davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:alternatif çözüm · husumet itirazı · hırsızlık · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · üçüncü kişi · def'i · kâr kaybı
Benzer bu kararda… de yapılmış olmasına karşın taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, dava konusu eserin müvekkili Müdürlüğün talebi üzerine yaptırıldığına dair herhangi bir «kaydın» bulunmadığını, bu nedenle «husumet» yönünden itiraz ettiklerini, davaya konu eserin kamuya açık geniş bir alanda sergilendiğini, esere «üçüncü kişiler» tarafından verilen her türlü zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, olayda müvekkiline izafe edilecek bir kusurunun bulunmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında eserin eski haline getirilmesi için gereken koşulların oluşmadığını, zira bunun için eserin haksız olarak değiştirilmesi gerektiğini ve eski halin iadesinin mümkün bulunması gerektiğini, ayrıca «haksız fiil» sonrasında «kayba» uğrayanın müvekkili olduğunu, Kanun kapsamındaki diğer seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu anıtın Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin bitişiğinde yer alması, çevresinden geçen yollar ve güvenlik «sebebi» ile vatandaşlar tarafından ziyaretinin çok mümkün olamadığını, eserin daha korunaklı ve ziyarete daha uygun bir alana taşınmasının ise davacı tarafından kabul edilmediğini, davacının «hırsızlık» olayı sonrasında kurtarılan rölyef parçalarının montajı yerine yenisini imal etme talebinin kamu menfaati ile bağdaşmadığını, yeniden imalat ile «eski hale getirme» talebinin kabulü halinde müvekkilinin, davacının beklediği yarar ile kıyaslanmayacak derecede ve objektif olarak katlanılamaz esaslı bir zararının doğacağını davac …
… Heykeller, kabartmalar ve oymalar” kapsamında güzel sanat eseri vasfında bulunduğu, davalının dava konusu eserin üzerinde bulunduğu arazinin maliki olması nedeniyle «husumet itirazı» yerinde bulunmadığı gibi haksız ... devam ettiği sürece «zamanaşımı» süresi işlemeyeceğinden «zamanaşımı def»'inin de yerinde olmadığı, davacının «eski hale getirme» isteminin teknik olarak mümkün bulunduğu, eski hale getirme işleminin eksik parçaların yeniden üretilmesi suretiyle yapılmasının tarafların menfaat dengesine en uygun seçenek olduğu, eski hale getirme bedelinin 517.000,00 TL+KDV olabileceği, dava konusu eserin Kültür Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19.07.1994 tarih ve 3591 sayılı kararı ile anıt-heykel olarak tescil edildiği, kültürel mirasımızın bir parçası olan dava konusu eserin eski hale getirilmesinde kamunun manevi anlamda menfaatinin bulunduğu, bu manevi menfaatin büyüklüğü dikkate alındığında, maliyet bedeli olarak hesaplanan bedelin davalı malikin mali menfaatlerine göre üstün tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu "Tarımcı Atatürk" anıtının, bütünlüğü bozulan kısmının eksik parçalarının eser sahibi davacı tarafından yeniden üretilmesine ve montajının yapılması suretiyle eski hale getirilmesine, eski hale getirme bedelinin 517.000,00 TL+KDV'den fazla olmamak «kaydı» ile davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
… an bilirkişi raporlarında eserin eski hale getirilmesinde müvekkilinin menfaatlerinin esaslı surette halledip etmeyeceğinin değerlendirilmediğini, ayrıca hesaplanan «eski hale getirme» bedelinin de «denetime elverişli» bulunmadığını, müvekkilince talep edilen «alternatif çözüm» yollarının hiçbir şekilde incelenmediğini, davaya konu yapıtın bulunduğu yer itibariyle korunmasının oldukça güç bulunduğunu, bu nedenle iki defa «hırsızlık» olayı meydana geldiğini, bundan sonra hırsızlık olayının meydana gelmeyeceğinin de belli olmadığını, «kusuru» bulunmayan olaylar nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu sebeple eski hale getirme yerine diğer alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini, eski hale getirme şartlarının oluşmadığını, dava konusu eser ile ilgili olarak taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, esere müvekkili tarafından da zarar verilmediğini, davacı iddialarının «zamanaşımına» uğradığını, ayrıca eski hale getirme bedeli için metre kare başına belirlenen 20.000,00 TL bedelin fahiş olduğunu, daha önce taraflar arasında görülen benzer bir uyuşmazlıkta metrekare başına 10.000,00 TL bedel tespit edildiğini, davacının kurucu üyesi olduğu GESAM tarafından belirlen metrekare fiyatının esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, öte yandan kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının 601.800,00 TL üzerinden davayı «ıslah» ettiğini, mahkemece 517.000,00+KDV üzerinden davayı kabul ettiğine göre kısmen kabul kararı verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11224 E. 2016/6210 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… , bu davada kesinleşen söz konusu karardaki belirlemelere dayalı olarak davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 5846 sayılı Kanun'un 67/«son» maddesi uyarınca eserin eski hale iadesine karar verilmiştir.Anılan maddenin son fıkrasında, "güzel sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliği kendisi tara …
… mkanı bulunup bulunmadığı ve özellikle de eserin sonradan yapılan ve orjinal yerinden başka bir mahale dikilen kopyasının da bulunması nedeniyle 5846 sayılı FSEK 67/«son» maddesindeki tercih hakları hususunda davacı beyanı alınmadan, «eski hale getirmenin» ne şekilde yapılacağı, yöntemi ve kapsamı açıkça tespit edilmeksizin karar yerinde sadece “davacı eserinin davalı yanca eski hale getirilmesine” denilmek suretiyle «infazda tereddüt» yaratacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemiz onama ilamının kaldırılarak, mahkemec …
Benzer bu karardaHakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · ıslah · maddi tazminat · yasal faiz · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… konusu anıta özgülenmiş fikri kişiliğinin ihlali niteliği taşıdığı, eser sahibi olan davacının itibarının zedelendiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 20.000 TL «maddi tazminatın» 19.000 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, eserin eski haline getirilmesi talebinin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden it …
Bu durumda, davanın bağlı olunan Adalet Komisyonunda bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...İlçesi’nin bağlı bulunduğu Ankara İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/9191 E. , 2014/14485 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 18/07/2013 gün ve 2011/214-2013/167 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.03.2014 gün ve sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı İdare tarafından 1993 yılında müvekkiline yaptırılan heykelin 2009 yılında davalı İdare tarafından izinsiz olarak yıkıldığını, bu durumun müvekkilinin eserden doğan manevi hakkına zarar verdiğini, bu nedenle açtıkları davayı kazandıklarını, davalı tarafından yıkılan eserin yerine kopyasının yapıldığını ve bu kopyanın orijinalinden farklı olduğunu ileri sürerek, eserin biçimi ve bütünlüğünü bozan ve eser sahibinin özelliklerini zedeleyerek yok eden tüm değişikliklerin ortadan kaldırılarak eserin eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacıya ait eseri izinsiz olarak yıkmasının davacının eserden kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının yıktıktan sonra yeniden yaptığı anıtın orijinalinden farklı olduğu, eser sahibinin aslı bozulan eserini eski hale getirme talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait eserin eski hale getirilmesine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 12.03.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Eser sahibi davacı tarafından açılan işbu davada, davalı ... tarafından açılan yarışma kapsamında meydana getirilen konulu anıt-heykel çalışmasının davalının aldığı karar doğrultusunda uygulandığı, ancak söz konusu eserin davalı tarafından 13.12.2009 tarihinde davacı-sanatçının rızası hilafına yıkıldığı, davacı tarafından gönderilen ihtarnameler sonucu davaya konu eserin, davalı tarafından önceden alenileştiği mahale değil de davalı tarafından belirlenen başka bir mahale ve davaya konu eserin ölçü, oran ve malzemelerinde değişiklik yapılarak dikildiği, davalının tek taraflı iradesiyle saptanan yere dikilen eserin, orijinal eserin ucuz ve basit malzemelerle acemice kopyalanmış bir benzeri olduğu iddia edilerek eserde yapılan tüm değişikliklerin ortadan kaldırılması ile eserin eski haline getirilmesi istenmiştir.
Eser sahibi
davacı tarafından aynı konuya ilişkin olarak açılmış olan manevi tazminat davasında mahkemece, davacıya ait eserin izinsiz şekilde yıkılarak, davalı tarafından daha sonra kopyası yapılmak suretiyle başka bir yere konulmasının davacının eserden doğan manevi hakkına zarar verdiği gerekçesiyle 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, söz konusu karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece, bu davada kesinleşen söz konusu karardaki belirlemelere dayalı olarak davacının eserden kaynaklanan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle 5846 sayılı Kanun'un 67/son maddesi uyarınca eserin eski hale iadesine karar verilmiştir.Anılan maddenin son fıkrasında, "güzel sanat eserlerinde eser sahibi asıldaki değişikliği kendisi tarafından yapılmadığını veya eserdeki adının kaldırılmasını yahut değiştirilmesini talep edebilir, eski halin iadesi mümkün ise değişikliğin izalesi ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar etmiyorsa eser sahibinin eseri eski hale getirebileceği" düzenlenmiştir.
Davalı Belediyece, mahkemece anılan 67. maddedeki koşulların dikkate alınmadığını, eski halin iadesi mümkün olmadığı gibi değişikliğin izalesinin ammenin veya malikin menfaatlerini esaslı surette haleldar edeceğini, davaya konu anıtın sergilendiği bölgede zorunlu olarak yapılan kavşak çalışmaları nedeniyle eserin eski yerinden kaldırılarak, eski yerine yakın başka bir yere yerleştirildiğini, bir anıtın sergilendiği yerin korunması uğruna kamunun ortak menfaatlerinin zarara uğratılamayacağını savunulmuştur.
Bu durumda, somut uyuşmazlıkta adlı anıt-heykelin dikildikten 16 yıl sonra ilk kez alenileştiği mahalden kavşak ve bağlantı yollarının düzenlenmesi inşaatı nedeniyle yıkılarak kaldırılması sonrasında, davalı tarafından belirlenen başka bir yere davacıya ait asıl esere benzetilmek suretiyle kopyasının dikilmiş olduğu da dikkate alınarak yukarıda anılan madde uyarınca eserin eski haline iadesinin mümkün olup olmadığı ve bunun için gerekli koşulların bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenmesi gerekmektedir. Bu itibarla, kavşak çalışmaları sırasında yıkıldığı anlaşılan anıt-heykelin yine eser sahibi tarafından eski hale getirilmesi imkanı bulunup bulunmadığı ve özellikle de eserin sonradan yapılan ve orjinal yerinden başka bir mahale dikilen kopyasının da bulunması nedeniyle 5846 sayılı FSEK 67/son maddesindeki tercih hakları hususunda davacı beyanı alınmadan, eski hale getirmenin ne şekilde yapılacağı, yöntemi ve kapsamı açıkça tespit edilmeksizin karar yerinde sadece “davacı eserinin davalı yanca eski hale getirilmesine” denilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi de doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemiz onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.03.2014 günlü, sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/348556400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz