Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/11224 E. 2016/6210 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtisas mahkemesi↗ komisyon↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ...Kaymakamlık binasının önüne davacının Atatürk anıtı ve kaidesinde yer alacak 5 adet rölyef yaptığı, anıtın sanatsal değerini ortadan kaldıracak şekilde üzerinde oynamalar yapıldığı, eserin FSEK'in 4/2. maddesi kapsamında güzel sanat eseri mahiyeti arzettiği, anıt üzerindeki pirinç harflerle yazılı sözün sökülmesi ve anıtın boyatılması işlemlerinin anıtı bozduğu, davalı tarafından gerekli özen ve hassasiyet göstermeden yaptırılan bakım esnasında eserin eski haline getirilmeyecek derecede zarar gördüğü, eserde meydana gelen değişikliklerin FSEK'in 16. ve 17/2 maddeleri kapsamında davacı eser sahibinin dava konusu anıta özgülenmiş fikri kişiliğinin ihlali niteliği taşıdığı, eser sahibi olan davacının itibarının zedelendiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 20.000 TL maddi tazminatın 19.000 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, eserin eski haline getirilmesi talebinin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup davanın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir. Bu durumda, davanın bağlı olunan Adalet Komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden ...İlçesi’nin bağlı bulunduğu Ankara İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16297 E. 2014/4741 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eski hale getirme
Benzer bu kararda… miş mahkeme kararı ile sabit olduğu, davalının yıktıktan sonra yeniden yaptığı anıtın orjinalinden farklı olduğu, eser sahibinin aslı yani orijinali bozulan eserini «eski hale getirme» talep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü davacıya ait eserin eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
-
Lılara ait markanın hükümsüzlüğünü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14327 E. 2013/2351 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davanın bağlı olunan Adalet Komisyonunda bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...İlçesi’nin bağlı bulunduğu Ankara İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Benzer bu kararda… numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise ... numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle, uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiştir. ...-Bozma ne …
Bu durumda davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» ve bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun ....03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3602 E. 2024/5386 K.
Ortak:ıslah · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… konusu anıta özgülenmiş fikri kişiliğinin ihlali niteliği taşıdığı, eser sahibi olan davacının itibarının zedelendiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 20.000 TL «maddi tazminatın» 19.000 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, eserin eski haline getirilmesi talebinin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden it …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Benzer bu kararda… 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2009/107 E., 2014/301 K. sayılı ve 09.12.2014 tarihli kararı ile eserin eski haline müvekkili tarafından getirilmesine ve «masraflarının» da davalıdan tahsiline karar verildiğini, anılan kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 2016 yılında dava konusu rölyefin orijinal ilk haline uygun olarak müvekkili tarafından yeniden yapılarak montajının gerçekleştirildiğini, bu sürecin tamamlanmasından sonra ise anıtın sağ alt ve sol tarafındaki duvarlarda bulunan diğer rölyeflerin de kısmen yerinden söküldüğünün görülmesi üzerine davalıya müracaat edildiğini, ancak davalının müvekkilini uzun süre oyaladığını, «son» olarak esere üçüncü şahıslar tarafından verilen zararlardan sorumlu olmadıklarını bildirdiğini ileri sürerek, bronz rölyeflerin eski haline getirilmesine, bunun mü …
… an bilirkişi raporlarında eserin eski hale getirilmesinde müvekkilinin menfaatlerinin esaslı surette halledip etmeyeceğinin değerlendirilmediğini, ayrıca hesaplanan «eski hale getirme» bedelinin de «denetime elverişli» bulunmadığını, müvekkilince talep edilen «alternatif çözüm» yollarının hiçbir şekilde incelenmediğini, davaya konu yapıtın bulunduğu yer itibariyle korunmasının oldukça güç bulunduğunu, bu nedenle iki defa «hırsızlık» olayı meydana geldiğini, bundan sonra hırsızlık olayının meydana gelmeyeceğinin de belli olmadığını, «kusuru» bulunmayan olaylar nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu sebeple eski hale getirme yerine diğer alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini, eski hale getirme şartlarının oluşmadığını, dava konusu eser ile ilgili olarak taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, esere müvekkili tarafından da zarar verilmediğini, davacı iddialarının «zamanaşımına» uğradığını, ayrıca eski hale getirme bedeli için metre kare başına belirlenen 20.000,00 TL bedelin fahiş olduğunu, daha önce taraflar arasında görülen benzer bir uyuşmazlıkta metrekare başına 10.000,00 TL bedel tespit edildiğini, davacının kurucu üyesi olduğu GESAM tarafından belirlen metrekare fiyatının esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, öte yandan kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının 601.800,00 TL üzerinden davayı «ıslah» ettiğini, mahkemece 517.000,00+KDV üzerinden davayı kabul ettiğine göre kısmen kabul kararı verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:alternatif çözüm · eski hale getirme · husumet itirazı · hırsızlık · zamanaşımı def'i · denetime elverişlilik · üçüncü kişi · def'i
Benzer bu kararda… Heykeller, kabartmalar ve oymalar” kapsamında güzel sanat eseri vasfında bulunduğu, davalının dava konusu eserin üzerinde bulunduğu arazinin maliki olması nedeniyle «husumet itirazı» yerinde bulunmadığı gibi haksız ... devam ettiği sürece «zamanaşımı» süresi işlemeyeceğinden «zamanaşımı def»'inin de yerinde olmadığı, davacının «eski hale getirme» isteminin teknik olarak mümkün bulunduğu, eski hale getirme işleminin eksik parçaların yeniden üretilmesi suretiyle yapılmasının tarafların menfaat dengesine en uygun seçenek olduğu, eski hale getirme bedelinin 517.000,00 TL+KDV olabileceği, dava konusu eserin Kültür Bakanlığı Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 19.07.1994 tarih ve 3591 sayılı kararı ile anıt-heykel olarak tescil edildiği, kültürel mirasımızın bir parçası olan dava konusu eserin eski hale getirilmesinde kamunun manevi anlamda menfaatinin bulunduğu, bu manevi menfaatin büyüklüğü dikkate alındığında, maliyet bedeli olarak hesaplanan bedelin davalı malikin mali menfaatlerine göre üstün tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu "Tarımcı Atatürk" anıtının, bütünlüğü bozulan kısmının eksik parçalarının eser sahibi davacı tarafından yeniden üretilmesine ve montajının yapılması suretiyle eski hale getirilmesine, eski hale getirme bedelinin 517.000,00 TL+KDV'den fazla olmamak «kaydı» ile davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
… an bilirkişi raporlarında eserin eski hale getirilmesinde müvekkilinin menfaatlerinin esaslı surette halledip etmeyeceğinin değerlendirilmediğini, ayrıca hesaplanan «eski hale getirme» bedelinin de «denetime elverişli» bulunmadığını, müvekkilince talep edilen «alternatif çözüm» yollarının hiçbir şekilde incelenmediğini, davaya konu yapıtın bulunduğu yer itibariyle korunmasının oldukça güç bulunduğunu, bu nedenle iki defa «hırsızlık» olayı meydana geldiğini, bundan sonra hırsızlık olayının meydana gelmeyeceğinin de belli olmadığını, «kusuru» bulunmayan olaylar nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, bu sebeple eski hale getirme yerine diğer alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiğini, eski hale getirme şartlarının oluşmadığını, dava konusu eser ile ilgili olarak taraflar arasında bir sözleşme olmadığını, esere müvekkili tarafından da zarar verilmediğini, davacı iddialarının «zamanaşımına» uğradığını, ayrıca eski hale getirme bedeli için metre kare başına belirlenen 20.000,00 TL bedelin fahiş olduğunu, daha önce taraflar arasında görülen benzer bir uyuşmazlıkta metrekare başına 10.000,00 TL bedel tespit edildiğini, davacının kurucu üyesi olduğu GESAM tarafından belirlen metrekare fiyatının esas alınmasının hukuka aykırı bulunduğunu, öte yandan kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının 601.800,00 TL üzerinden davayı «ıslah» ettiğini, mahkemece 517.000,00+KDV üzerinden davayı kabul ettiğine göre kısmen kabul kararı verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının …
… de yapılmış olmasına karşın taraflar arasında bir sözleşmenin bulunmadığını, dava konusu eserin müvekkili Müdürlüğün talebi üzerine yaptırıldığına dair herhangi bir «kaydın» bulunmadığını, bu nedenle «husumet» yönünden itiraz ettiklerini, davaya konu eserin kamuya açık geniş bir alanda sergilendiğini, esere «üçüncü kişiler» tarafından verilen her türlü zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, olayda müvekkiline izafe edilecek bir kusurunun bulunmadığını, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında eserin eski haline getirilmesi için gereken koşulların oluşmadığını, zira bunun için eserin haksız olarak değiştirilmesi gerektiğini ve eski halin iadesinin mümkün bulunması gerektiğini, ayrıca «haksız fiil» sonrasında «kayba» uğrayanın müvekkili olduğunu, Kanun kapsamındaki diğer seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu anıtın Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin bitişiğinde yer alması, çevresinden geçen yollar ve güvenlik «sebebi» ile vatandaşlar tarafından ziyaretinin çok mümkün olamadığını, eserin daha korunaklı ve ziyarete daha uygun bir alana taşınmasının ise davacı tarafından kabul edilmediğini, davacının «hırsızlık» olayı sonrasında kurtarılan rölyef parçalarının montajı yerine yenisini imal etme talebinin kamu menfaati ile bağdaşmadığını, yeniden imalat ile «eski hale getirme» talebinin kabulü halinde müvekkilinin, davacının beklediği yarar ile kıyaslanmayacak derecede ve objektif olarak katlanılamaz esaslı bir zararının doğacağını davac …
2.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan «eski hale getirme» bedelinin yeteriz olduğunu, ayrıca hükmedilen eski hal getirme bedelinin «haksız fiil» tarihinden veya en geç müvekkilinin davalıya yaptığı 16.01.2019 başvuru tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2361 E. 2023/2616 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6699 E. 2013/10702 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davanın bağlı olunan Adalet Komisyonunda bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...İlçesi’nin bağlı bulunduğu Ankara İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» ve bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden Dikili İlçesi'nin bağlı bulunduğu Bergama Adli Yargı Adalet Komisyonu'nda bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin iki tane olması halinde 1 numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle, uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · haksız rekabet
Benzer bu kararda1) Davacı, aralarındaki sözleşme uyarınca davalıya kullanma hakkı verilen “Eskidji” markasının, «sözleşmenin feshine» rağmen kullanılmaya devam edilmesi nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğundan bahisle tazminat talebinde bulunmuş olup, dava dilekçesinin deliller bölümünde de marka tescil belgesine dayanmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/660 E. 2017/3357 K.
Ortak:komisyon · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Bu durumda, davanın bağlı olunan Adalet Komisyonunda bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...İlçesi’nin bağlı bulunduğu Ankara İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Benzer bu kararda… a iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde üç numaralı asliye hukuk mahkemesi «görevlendirilmiş», bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» ve yetkili olduğu gözetilmeksizin uyuşmazlığın esasının incelenerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Davacı vekili, davalının işyerinde kullandığı tanıtıcı işaretin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek tescilli markasından kaynaklanan «muarazanın giderilmesini» ve «haksız rekabetin» önlenmesini talep ettiğine göre, uyuşmazlık 556 sayılı KHK hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı adına kayıtlı herhangi bir marka ya da marka başvurusunun olmadığı, ceza soruşturması sonucu «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9575 E. 2010/4974 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davanın bağlı olunan Adalet Komisyonunda bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...İlçesi’nin bağlı bulunduğu Ankara İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Benzer bu karardaO halde, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden Geyve İlçesi’nin bağlı bulunduğu Sakarya Adli Yargı Adalet Komisyonu’nda bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin iki tane olması halinde 1 numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nede …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri de kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, men’i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, ünvanın «terkini» istemlerine ilişkindir.
… i kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalı şirketin kendisi ile aynı olacak şekilde “Sateks” unvanını aynı zamanda marka olarak kullanması nedeniyle «haksız rekabete» yol açtığını iddia ederek haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde talepte bulunmuşsa da, her iki tarafın tescilli markasını kullandığı gibi markalarında kolayca ayırt edilebilecek nitelikte olduğu, tescilli marka ve «ticaret unvanı» kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/11224 E. , 2016/6210 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ..... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ)
TARİHİ 10/07/2014
NUMARASI 2010/16-2014/390
Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/07/2014 tarih ve 2010/16-2014/390 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı idarenin müvekkiline Atatürk anıtı ile ...yöresini simgeleyen 5 adet rölyef yaptırdığını, 2004 yılında anıtın açılışının gerçekleştirildiğini, Mayıs 2008 tarihinde görüldüğü üzere anıtın amatör kişilerce boyanması nedeniyle eserdeki sanatsal değerin ortadan kaybolduğunu, anıtın kötü bir estetik kirliliğe dönüştüğünü, eserin değiştirildiğini, bu hususların üzüntüye sebep olduğunu ileri sürerek şimdilik 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 20.000 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, ...Kaymakamlık binasının önüne davacının Atatürk anıtı ve kaidesinde yer alacak 5 adet rölyef yaptığı, anıtın sanatsal değerini ortadan kaldıracak şekilde üzerinde oynamalar yapıldığı, eserin FSEK'in 4/2. maddesi kapsamında güzel sanat eseri mahiyeti arzettiği, anıt üzerindeki pirinç harflerle yazılı sözün sökülmesi ve anıtın boyatılması işlemlerinin anıtı bozduğu, davalı tarafından gerekli özen ve hassasiyet göstermeden yaptırılan bakım esnasında eserin eski haline getirilmeyecek derecede zarar gördüğü, eserde meydana gelen değişikliklerin FSEK'in 16. ve 17/2 maddeleri kapsamında davacı eser sahibinin dava konusu anıta özgülenmiş fikri kişiliğinin ihlali niteliği taşıdığı, eser sahibi olan davacının itibarının zedelendiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 20.000 TL maddi tazminatın 19.000 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulüne, eserin eski haline getirilmesi talebinin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, 5846 sayılı FSEK kapsamında maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup davanın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir. Bu durumda, davanın bağlı olunan Adalet Komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden ...İlçesi’nin bağlı bulunduğu Ankara İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/218739900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz