Teslimde gecikme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12434 E. 2014/4765 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslimde gecikme↗ sorumluluk davası↗ istifa↗ taşıyıcı↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın 10.06.2010 tarihinde akledilmek üzere plakalı tıra yüklendiği, yükleme sırasında malların sağlam ve hasarsız olduğunun anlaşıldığı, emtianın 15.06.2010 tarihinde getirildiği, buradaki tahliye sırasında emtianın 10 kabının ambalajının hasarlı olduğunun sabit olduğu, teslim sırasında yükün hasarlı olduğuna ilişkin olarak düzenlenen tutanakta davalı tarafın imzasının bulunmamasının bir prosedür eksikliği olmasına rağmen hasarın mevcut olmadığını gösterir nitelikte görülmediği,maddesine göre ise taşıyıcının yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar bunların kısmen ve tamamen kaybından doğacak hasardan ve de teslimdeki gecikmeden sorumlu olduğu, taşıyıcı davalı şirket ilgilileri veya sürücünün emtiayı teslim almadan önce hasarlı olduğunu belirtir bir belge düzenledikleri ve kayıt koydukları yönünde herhangi bir belgenin de dosyasına sunulmadığı, diğer taraftan ise emtianın kamyondan indirilerek antrepoya alındığı sırada hasara ilişkin tutanak düzenlendiğinin görüldüğü, dosyadaki ekspertiz raporunda da emtianın araç içinde yeterli bağlama yapılmaması sonucu palet istifinin bozularak devrilmesi, emtianın birbirine ve araç kasasına fiziksel teması ve/veya üzerine ağır yük konulması neticesinde ambalajında ezilme şeklinde nakliyeci davalı şirket sorumluluğunda meydana geldiği yönünde tespitlerde bulunulduğu,bu itibarla emtiada oluşan hasarın davalı sorumluluğundaki nakli sırasında meydana geldiği ve dolayısı ile davalı şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davaya konu emtiada meydana gelen hasar bedelinin 2.496,87 TL olduğu, ancak davacı tarafından sigortalısına ödenen ve dolayısıyla rücuen talep edilen tutarın ise 2.496,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/652 E. 2020/5204 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 496.770,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14835 E. 2011/17231 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi · taraf ehliyeti
Benzer bu kararda1-Dava, «kredi kartı üyelik sözleşmesine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu itibarla, davacı TMSF’nin 01.03.2004 dava tarihi itibariyle aktif dava «ehliyetinin» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12434 E. , 2014/4765 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 26.02.2013 tarih ve ayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete bulunan emtianın nakliye işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, emtianın davalı şirket sorumluluğunda olmak üzere 10.06.2010 tarihinde dorse plakalı tıra sağlam ve hasarsız olarak yüklendiğini edildiğini, nakliyesinin plakalı tırla yapılan sigortalı emtianın 15.06.2010 tarihinde antrepoda nakliyesi sırasında yapılan kontrolde 10 kap ambalajın hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve bu durumun antrepo sorumlusu ve gümrük memurları tarafından tanzim edilen tutanakla tespit edildiğini, aynı şekilde sigortalı malların antrepodan sigortalıya ait depoya nakliyesi öncesinde toplam 30 paletin ezik olarak antrepodan teslim alındığının, malzeme çıkış formalarına bu nakliyeyi gerçekleştirecek araç şoförleri ve alıcı firma yetkilisinin imzalarıyla dercedildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi sonucu müvekkili şirket zararının 2.496,87 TL olarak tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından olay nedeniyle 2.9.2010 tarihinde sigortalılarına 2.496,00 TL tazminat ödendiğini ve müvekkilinin TTK’nın 1301.
Maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu beyanla 2.496,00 TL’nin ödeme tarihi olan 02.09.2010 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşıma işleminin Konvansiyonu’na dair hükümlere tabi olduğunu, sevk edilen mallara ilişkin müvekkiline ibraz edilen tutanakta herhangi bir hasar rezervinin düşülmediğini, zararın varlığı halinde ise müvekkilinin sorumluluğu dışında doğmuş olabileceği ve bu sebeple taşıyıcı sıfatı ile müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki taşıyıcının sorumluluğunun hesaplanması bakımından da eksik ve hatalı uygulama yapıldığını beyanla davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtianın 10.06.2010 tarihinde akledilmek üzere plakalı tıra yüklendiği, yükleme sırasında malların sağlam ve hasarsız olduğunun anlaşıldığı, emtianın 15.06.2010 tarihinde getirildiği, buradaki tahliye sırasında emtianın 10 kabının ambalajının hasarlı olduğunun sabit olduğu, teslim sırasında yükün hasarlı olduğuna ilişkin olarak düzenlenen tutanakta davalı tarafın imzasının bulunmamasının bir prosedür eksikliği olmasına rağmen hasarın mevcut olmadığını gösterir nitelikte görülmediği,maddesine göre ise taşıyıcının yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar bunların kısmen ve tamamen kaybından doğacak hasardan ve de teslimdeki gecikmeden sorumlu olduğu, taşıyıcı davalı şirket ilgilileri veya sürücünün emtiayı teslim almadan önce hasarlı olduğunu belirtir bir belge düzenledikleri ve kayıt koydukları yönünde herhangi bir belgenin de dosyasına sunulmadığı, diğer taraftan ise emtianın kamyondan indirilerek antrepoya alındığı sırada hasara ilişkin tutanak düzenlendiğinin görüldüğü, dosyadaki ekspertiz raporunda da emtianın araç içinde yeterli bağlama yapılmaması sonucu palet istifinin bozularak devrilmesi, emtianın birbirine ve araç kasasına fiziksel teması ve/veya üzerine ağır yük konulması neticesinde ambalajında ezilme şeklinde nakliyeci davalı şirket sorumluluğunda meydana geldiği yönünde tespitlerde bulunulduğu,bu itibarla emtiada oluşan hasarın davalı sorumluluğundaki nakli sırasında meydana geldiği ve dolayısı ile davalı şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davaya konu emtiada meydana gelen hasar bedelinin 2.496,87 TL olduğu, ancak davacı tarafından sigortalısına ödenen ve dolayısıyla rücuen talep edilen tutarın ise 2.496,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 146,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347360400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz