Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/652 E. 2020/5204 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 496.770,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkâr tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16707 E. 2013/14672 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme def'i · borca itiraz · ilamsız icra takibi · icra takibine itiraz · ispat yükü · def'i · fatura · asıl alacak
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2011/5076 esas numaralı icra takip dosyası ile davalı aleyhine «ilamsız icra takibi» yapıldığı, davalının itiraz dilekçesinde takibe konu «fatura» bedelinin ödendiğinin, ödeme belgesinin «ibraz» edilebileceğinin belirtildiği, böylece «ispat yükünün» «ödeme def»'inde bulunan davalı şirkete geçtiği, yargılama sırasında davalı tarafın ödemeyi iddia ve ispat etmediği, icra takip tarihi itibari ile «temerrüdün» oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının «borca itirazının» kısmen iptali ile icra takibinin 1.770,00 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, taşıma ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturanın ödenmemesi üzerine yapılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, itirazın kısmen iptaline, takibin «asıl alacak» 1.770,00 TL üzerinden devamına, «icra-inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak, takibe konu alacak, nakliye ücretine dair «fatura» tutarına ilişkin olup, davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir (likit) özellikte olduğu tartışmasızdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/652 E. , 2020/5204 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.06.2016 gün ve 2015/113 E. - 2016/387 K. sayılı kararı bozan Daire'nin 06.12.2018 gün ve 2016/14309 E. - 2018/7709 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS)” akdedildiğini, anılan sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, anılan sözleşmeden önce dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü sırada Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda verilen karara istinaden davacı tarafından icra dosyasına ödeme yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 426.200,00 TL'nin ödeme tarihi olan 27.05.2008 tarihinden itibaren, 70.570,06 TL'nin ödeme tarihi olan 16.06.2008 tarihinden itibaren, 100,00 TL temyiz harç ve masraflarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 496.770,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 19.11. 2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 2016/14309 E. - 2018/7709 K. sayılı ilamına ekli karşı oy gerekçemle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerektiğinden aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/611942000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz