Tahsil | Kararın Yargıtayca incelenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15760 E. 2014/5026 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ külli halefiyet↗ halefiyet↗ ihbar olunan↗ feri müdahil↗ basiretli tacir↗ hisse devir sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ uyuşmazlık konusu↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ tacir↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait paranıne hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.941,43 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1 - Davanın ihbarı ve davaya müdahale HMK’nın 61. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasa'nın 68. maddesine göre, feri müdahil lehine müdahale ettiği taraf ile birlikte hareket edebilir. Dava, ihbar olunan arafından ihbar edilmiş veekilinin davalının yanında fer'i müdahile talebi olmamıştır. İhbar olunanın aleyhine hüküm kurulmadığı gibi, tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
-2-
2 – Davalı ile fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3 - Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15483 E. 2014/5028 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · tacir
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ait paranıne hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.941,43 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ı teşvik eden 22.12.1999 tarihinde e devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise . ile devren birleştirildiği, yine (sonraki unvanı arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak .../... -2- kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın geri alınması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın geri alınması · davanın açılmamış sayılması · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu kararda… hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak .../... -2- kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 3.090 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın geri alınması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13705 E. 2014/2952 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16013 E. 2014/4193 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu kararda… su hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13669 E. 2014/2953 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı ...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13892 E. 2014/2954 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
3- Davalı bankanın ve fer'i müdahil TMSF 'nin harca ilişkin temyiz «sebebine» gelince; Kabule göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden Y.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · havale · kusur · dava sebebi
Benzer bu kararda… poru doğrultusunda davacının %50 kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de; davacının hesap açma talimatı bulunduğu, ancak off-shore «havale» talimatı bulunmadığı bu nedenle davacılara «kusur» izafe edilemeyeceği nazara alınarak, davalı bankanın «güven kurumu» olduğu, en hafif kusurundan dahi sorumlu olacağı gözetilerek zararın tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş …
3- Davalı bankanın ve fer'i müdahil TMSF 'nin harca ilişkin temyiz «sebebine» gelince; Kabule göre, «uyuşmazlık konusu» hesabın açılmasını teşvik eden Y.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15494 E. 2014/5027 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · tacir
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ait paranıne hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.941,43 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… ın off shore hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın kabulü ile 21.541 DM karşılığı 11.013,73 Euronun 20.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile ve 5.034 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın geri alınması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalıvefat etmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın geri alınması · davanın açılmamış sayılması · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ın off shore hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle «dolandırıcılık» eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir «tacir» gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın kabulü ile 21.541 DM karşılığı 11.013,73 Euronun 20.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile ve 5.034 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın açılmamış sayılmasına», bir kısım davalılar hakkında açılan «davanın geri alınması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına», davalıvefat etmiş olması nedeniyle bu davalı hakkında açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahilin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15474 E. 2014/4181 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik ede2.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre tarafından gönderilen paraların aslında fiilen aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8820 E. 2016/4082 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · ihbar olunan · hisse devir sözleşmesi · ihbar
İncelediğiniz kararda… nusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Dava, «ihbar olunan» arafından ihbar edilmiş veekilinin davalının yanında fer'i müdahile talebi olmamıştır.
İhbar olunanın aleyhine hüküm kurulmadığı gibi, tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından, «ihbar olunan» vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. .../... -2- 2 – Davalı ile fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava …
Benzer bu kararda… e ...’ye devir olunduğu, 26/01/2001 tarihinde ise ... ile devren birleştirildiği, yine ... ile ...bank (sonraki unvanı ING Bank) arasında yapılan 09/08/2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Kararı, davalı ... vekili, ... vekili ile «ihbar olunan» ... vekili temyiz etmiştir.
1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · hukuki yarar · havale · zamanaşımı · husumet · e-defter
Benzer bu kararda1-İhbar olunan ... vekilinin 04/06/2015 «havale» tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı ayrıca, ...'a karşı «husumet» yöneltilerek açılan bir dava bulunmadığı gibi, karar başlığında «ihbar olunan» sıfatı ile gösterilmiş olup, aleyhine herhangi bir hüküm de tesis edilmediğinden, süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı gibi, hükmü temyiz etmekte «hukuki yararı» da bulunmadığından ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
4-... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, davacı tarafça davanın sadece ...ye «husumet» yöneltilerek açılmış olmasına, yargılama sırasında ... vekili tarafından fer'i müdahale talebinde bulunulmasına ve mahkemece de «müdahale talebinin» kabulüne karar verilmesine rağmen, ...'nin karar başlığında davalı olarak gösterilip, hükmedilen alacağın da davalıdan tahsiline karar verilmek suretiyle aleyhine …
… nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki (3) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15760 E. , 2014/5026 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada25/06/2013 tarih ve 2012/157-2013/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer'i müdahilvekilinin tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 26.11.1999 tarihinde parasını vadeli olarak yatırdığını, bu paranın müvekkilinin bilgisi dışında off shore hesaplarına aktarıldığını, ancak esasen mevduat hesabına aktarılan paraların Balkaner Grubu şirketlere kredi olarak kullandırıldığını ileri sürerek, 7.941,43 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek %84 temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait paranıne hesabına aktarılarak grup şirketlere kredi olarak kullandırılıp tüketildiği, yapılan ceza yargılaması sonunda sanıkların bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık eylemleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği, bankaların basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu ve objektif özen borcunun sonucu olarak hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.941,43 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1 - Davanın ihbarı ve davaya müdahale HMK’nın 61. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasa'nın 68. maddesine göre, feri müdahil lehine müdahale ettiği taraf ile birlikte hareket edebilir. Dava, ihbar olunan arafından ihbar edilmiş veekilinin davalının yanında fer'i müdahile talebi olmamıştır. İhbar olunanın aleyhine hüküm kurulmadığı gibi, tek başına kararı temyiz etme yetkisi bulunmadığından, ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
.../...
-2-
2 – Davalı ile fer'i müdahil vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3 - Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise ile devren birleştirildiği, yine . (sonraki unvanı) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140.
maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2-a bendinin çıkartılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına'', 2-b bendinde yer alan ''davacı tarafça yapılan peşin harç gideri 117,95 TL’nin davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacı tarafça yapılan peşin harç gideri 117,95 TL’nin istek halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/347029400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz