Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/529 E. 2014/8213 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ dolandırıcılık↗ fer'i müdahil↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; davalı Banka yöneticisi ve çalışanlarının ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu üzere bankayı vasıta kılarak mevduat sahiplerini dolandırdıklarının anlaşılması ve davacının zararının ... bankasından alacağını tahsil edememesi nedeniyle gerçekleşmiş olmasına göre davalı... Bank A.Ş'nin zamanaşımı itirazının kabul edilmediği, davacının 15/12/1999 tarihinde ... A.Ş nin ... Şubesine 14.000 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın ... hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, ancak gerçekte gönderilmediği. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin zimmet suçundan mahkum oldukları, Ceza Mahkemesince verilen karara göre ... yöneticilerinin ... aracılığıyla offshore hesabı açtıran kişileri, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıklarının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.000 TL'nin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1 – Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 14.000 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verildikten sonra davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6873 E. 2014/13519 K.
Ortak:zimmet · dolandırıcılık · avans faizi · Tahsil
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin «zimmet» suçundan mahkum oldukları, Ceza Mahkemesince verilen karara göre ... yöneticilerinin ... aracılığıyla offshore hesabı açtıran kişileri, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ...
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; davalı Banka yöneticisi ve çalışanlarının ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu üzere bankayı vasıta kılarak mevduat sahiplerini «dolandırdıklarının» anlaşılması ve davacının zararının ... bankasından alacağını tahsil edememesi nedeniyle gerçekleşmiş olmasına göre davalı...
A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıklarının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.000 TL'nin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin «zimmet» suçundan mahkum oldukları, ceza mahkemesince verilen karara göre, ... yöneticilerinin ... aracılığıyla ... hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, ... bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ...
… ka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davacının davalı banka hakkındaki davasının kabulü ile 18.000 TL'nin 05.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın ise 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı» ve yasal süresi içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · açılmamış sayılma · yenileme · harç · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları gerekçesiyle, davacının davalı banka hakkındaki davasının kabulü ile 18.000 TL'nin 05.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... hakkındaki davanın ise 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince «işlemden kaldırıldığı» ve yasal süresi içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
A....nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
A....nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1473 E. 2014/8474 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; davalı Banka yöneticisi ve çalışanlarının ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu üzere bankayı vasıta kılarak mevduat sahiplerini «dolandırdıklarının» anlaşılması ve davacının zararının ... bankasından alacağını tahsil edememesi nedeniyle gerçekleşmiş olmasına göre davalı...
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin «zimmet» suçundan mahkum oldukları, Ceza Mahkemesince verilen karara göre ... yöneticilerinin ... aracılığıyla offshore hesabı açtıran kişileri, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ...
Benzer bu karardaHolding A.Ş'nin yöneticisi olan .. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve iş bu ceza hükmü Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların B..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'nin hukuki durumunun saptanması gerekirken, bu davalı hakkında açılan davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti'nin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, off shore hesabının tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davada TMSF ve O.
Bank A.Ş. aleyhine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
A.Ş'den farklı bir «tüzel kişiliğe» sahip olduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8684 E. 2016/3462 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; davalı Banka yöneticisi ve çalışanlarının ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu üzere bankayı vasıta kılarak mevduat sahiplerini «dolandırdıklarının» anlaşılması ve davacının zararının ... bankasından alacağını tahsil edememesi nedeniyle gerçekleşmiş olmasına göre davalı...
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin «zimmet» suçundan mahkum oldukları, Ceza Mahkemesince verilen karara göre ... yöneticilerinin ... aracılığıyla offshore hesabı açtıran kişileri, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ...
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu .... .’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, .....’nin bir kısım yöneticilerinin, ...... aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak .... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · aciz vesikası · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · tebligat · iflas · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı .... yönünden açılan davanın «husumetten» reddine, davalı .... hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise, davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, bu davalı hakkındaki davanın, «iflas» memurlarına «tebligat» yapılması suretiyle «kayıt kabul davası» olarak görülmesi gerekirken, tahsil davası olarak görülmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. .../...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.10.2007 tarih ve 2005/120 Esas, 2007/381 sayılı kararı ile davalılardan ...'in «iflasına» karar verildiği, kararın 14.01.2008 tarihinde kesinleştiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» ise 12.03.2009 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı .....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/529 E. , 2014/8213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2013 tarih ve 2012/99-2013/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devrinden önce ... ... Şubesine 14.000 TL mevduatını vadeli olarak yatırdığını; daha sonra 22.12.1999 tarihinde bankaya ... tarafından el konulduğunu müvekkilinin mevduatının ... ... LTD. adlı banka hesabına aktarılmış olduğu ve offshore mevduatları sigorta kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle ödenmediğini; ... A.Ş.’nin ... LTD. adlı paravan kıyı bankasını kurarak ve iki bankanın tek elden yönetimi sağlanarak, suç işleme amacına yönelik planlı ve kasıtlı iş birliği içinde, mevduat sahiplerinin ve müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 14.000 TL alacağın davalı bankadan paranın bankaya yattığı tarihten fili ödeme tarihine kadar T.C. ... Bankası A.Ş.
avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; davalı Banka yöneticisi ve çalışanlarının ceza mahkemesi ilamı ile sabit olduğu üzere bankayı vasıta kılarak mevduat sahiplerini dolandırdıklarının anlaşılması ve davacının zararının ... bankasından alacağını tahsil edememesi nedeniyle gerçekleşmiş olmasına göre davalı... Bank A.Ş'nin zamanaşımı itirazının kabul edilmediği, davacının 15/12/1999 tarihinde ... A.Ş nin ... Şubesine 14.000 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın ... hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, ancak gerçekte gönderilmediği. ...
1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2010 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi ... yöneticilerinin zimmet suçundan mahkum oldukları, Ceza Mahkemesince verilen karara göre ... yöneticilerinin ... aracılığıyla offshore hesabı açtıran kişileri, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları bazı firmalara ucuz kredi olarak aktardıkları, offshore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğu, ... A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıklarının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.000 TL'nin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1 – Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile 14.000 TL’nin davalı bankadan tahsiline karar verildikten sonra davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Bank ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin çıkartılarak yerine 2. bent olarak “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yapılan peşin harç gideri 207,90 TL’nin istek halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün 3. bendinin çıkartılarak yerine 3. bent olarak “davacı tarafça yapılan toplam 574,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345715700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz