Külli halefiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16877 E. 2014/5332 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
külli halefiyet↗ halefiyet↗ başvurma harcı↗ peşin karar harcı↗ hisse devir sözleşmesi↗ dolandırıcılık↗ fer'i müdahil↗ yargılama gideri↗ harç↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da dahil olduğu 4204 kişiyi dolandırdığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli
halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle 6.700,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı iş bu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan n işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ndan devir alındıktan sonra e erekse bu bankayı devir alananunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan davalının yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek ger hüküm fıkrasından çıkarılarak 2. paragraf yerine “Davalı ...harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 21.15 TL başvurma harcı ile 99.50 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine”, 3. paragraf yerine "Davacı tarafından yapılan 903.30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlelerinin yazılmasına, kararın temyiz eden davalı ...a DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9141 E. 2014/55 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da «dahil» olduğu 4204 kişiyi «dolandırdığının» kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu …
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verm …
Benzer bu karardaA.Ş. (sonraki unvanı....) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki», «zamanaşımı», «kesin» hüküm ve «husumet itirazlarının» reddi gerektiği, ...
A.Ş.'nin ve ....'in yöneticisi olan.... .... hakkında... hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak sureti ile «dolandırıcılık» suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu ve hüküm Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · yetki · avans faizi · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki», «zamanaşımı», «kesin» hüküm ve «husumet itirazlarının» reddi gerektiği, ...
… 'nın 53. maddesi gereğince; ceza mahkemesinin vakıa tespiti mahkemeleri için bağlayıcı olduğu, davalı banka yöneticilerinin bankayı aracı kılmak sureti ile davacıya «dolandırdıklarının» ve oluşan zarardan bankanın sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 8.800 TL'nin 27.09.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15489 E. 2014/4921 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da «dahil» olduğu 4204 kişiyi «dolandırdığının» kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu …
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verm …
Benzer bu karardaUyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden 22.12.1999 tarihind devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilenin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanınve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ... aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 5.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ile Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müekili temyiz etmişlerdir.
… uğunun BK'nın 41, 55 ve 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. .../... -3- 2-Dava, ba …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilenin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanınve TTK'nın 321/5. maddesi gereğince sorumlu olacağı, davalılar ... aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine, 5.000,00 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte «külli halefiyet» yolu ile Kararı, davalı ...Ş. vekili ve fer'i müekili temyiz etmişlerdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/714 E. 2017/2041 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da «dahil» olduğu 4204 kişiyi «dolandırdığının» kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu …
Benzer bu karardaBank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E-100 K. sayılı hükmünde,... hesapları ile ilgili dava yönünden ...yöneticileri aleyhine açılan kamu davasında, bu durumun bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği, davacının dava dışı ...' den alacağını tahsil edemediği, davacının zararından davalı Banka'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı · açılmamış sayılma · havale
Benzer bu karardaŞubesi'nden 5.000 TL tutarındaki paranın...'ne gönderilmek üzere davalı Banka'nın Merkez Şubesi'ne «havale» edildiği ve davacıya hesap cüzdanı verildiği, davalı bankanın Merkez şubesinde ...d'ye ait «mevduat hesabının» bulunduğu, dava konusu havale tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurt dışına havale edilmediği, bu mevduat sigorta kapsamında bulunmadığı gibi, alacağın ...' …
AŞ (O...) hakkındaki davanın kabulü ile 5.000 TL'nin 30.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, diğer davalılar ... hakkındaki davanın HMK'nın 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8699 E. 2014/56 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · yargılama gideri · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da «dahil» olduğu 4204 kişiyi «dolandırdığının» kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu …
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verm …
2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı iş bu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan n işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ndan devir alındıktan sonra e erekse bu bankayı devir alananunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan davalının yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek ger hüküm fıkrasından çıkarılarak 2. paragraf yerine “Davalı ...harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 21.15 TL «başvurma harcı» ile 99.50 TL «peşin harcın» karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine”, 3. paragraf yerine "Davacı tarafından yapılan 903.30 TL «yargılama giderinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlelerinin yazılmasına, kararın temyiz eden davalı ...a DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği hali …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki» ve «zamanaşımı» itirazı haklı görülmediği, banka çalışanları davacının iradesi üzerinde etkili olarak hataya düşürüp banka «mevduat hesabı» açmak yerine... hesabına mevduatını yönlendirerek mevduatın devletin «garanti kapsamı» dışına çıkmasına ve ilgili bankaya devlet tarafından ... ye devir sonrasında alacağını alma hakkının yitirilmesine yol açması nedeni ile oluşan zarardan bütünü ile «külli halefiyet ilkesi» gereğince sorumlu olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 4.000 TL'nin 16.08.1999 tarihinden itibaren işleyecek %80 ve değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, bakiye harcın ve «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş (sonraki unvan...) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
… yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve karar başlığında fer' i müdahil ....' nin davalı olarak gösterilmesi «maddi hata» olup mahallinde düzeltilmesi mümkün olmasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verme …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:halefiyet ilkesi · garanti kapsamı · mevduat hesabı · maddi hata · garantörlük · yetki · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «yetki» ve «zamanaşımı» itirazı haklı görülmediği, banka çalışanları davacının iradesi üzerinde etkili olarak hataya düşürüp banka «mevduat hesabı» açmak yerine... hesabına mevduatını yönlendirerek mevduatın devletin «garanti kapsamı» dışına çıkmasına ve ilgili bankaya devlet tarafından ... ye devir sonrasında alacağını alma hakkının yitirilmesine yol açması nedeni ile oluşan zarardan bütünü ile «külli halefiyet ilkesi» gereğince sorumlu olduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne 4.000 TL'nin 16.08.1999 tarihinden itibaren işleyecek %80 ve değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline, bakiye harcın ve «yargılama giderinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve karar başlığında fer' i müdahil ....' nin davalı olarak gösterilmesi «maddi hata» olup mahallinde düzeltilmesi mümkün olmasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verme …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18584 E. 2014/7621 K.
Ortak:külli halefiyet · halefiyet · hisse devir sözleşmesi · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da «dahil» olduğu 4204 kişiyi «dolandırdığının» kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu …
… K'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verm …
Benzer bu karardaBankası'ndan tahsilinin imkansız olduğunun öğrenildiği tarihten başlaması gereken süreye nazaran «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, davalı bankanın davacı tarafından para yatırılan ...'nin külli halefi olduğu, davacı tarafından yatırılan paranın aynı banka şubesinde bulunan ... hesabına aktarıldığı, ... hesapta bulunan paranın yukarıda yazılı olduğu şekilde amaç dışı kullanıldığı, davalı bankanın «külli halefiyet» sıfatı ile bu mevduatın geri ödenmesinden sorumlu olduğu gerekçesiyle, davalı ...
A.Ş.) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile «külli halefiyet» prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaA....ye karşı açılan davanın kabulü ile 3.550,00 TL'nin 23/09/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişebilir oranda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8444 E. 2014/15574 K.
Ortak:harç
İncelediğiniz kararda2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı iş bu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan n işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ndan devir alındıktan sonra e erekse bu bankayı devir alananunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan davalının yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek ger hüküm fıkrasından çıkarılarak 2. paragraf yerine “Davalı ...harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 21.15 TL «başvurma harcı» ile 99.50 TL «peşin harcın» karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine”, 3. paragraf yerine "Davacı tarafından yapılan 903.30 TL «yargılama giderinin» davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlelerinin yazılmasına, kararın temyiz eden davalı ...a DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği hali …
Benzer bu kararda2-Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
Bank A.Ş'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet · taraf ehliyeti · havale · avans faizi · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'nin davacının mevduatından sorumlu olduğunun ve «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gerektiğinden külli halefi sıfatı ile davalı ...
Şti. hesabına «havale» edilmiş gösterilmesine rağmen davalı ...
Bank A.Ş'nin de sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 5.500 TL'nin 30/11/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bank A.Ş'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16877 E. , 2014/5332 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 17/07/2013 tarih ve 2012/327-2013/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 26.11.1999 tarihinde hesap açtırdığını, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı eylemleri nedeniyle parasının off shore bankasına gönderildiğini, bu durumu bankaya el konulması sonrasında öğrendiğini, off shore bankasının bulunduğu Kıbrıs'ta açtığı dava neticesinde aciz vesikası aldığını, yöneticileri ve çalışanlarının bu eylemler nedeniyle dolandırıcılık suçundan ceza aldığını, tarafından el konulan külli halef sıfatıyla devredildiğini ileri sürerek 6700.00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %82 bu tarihten itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davai istemiştir
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;22.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.1.2001 tarihinde arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, davacının alacağının esasen fona devredilen işleminden kaynaklandığı, off shore hesapları üzerinden vasıta kılmak suretiyle davacının da dahil olduğu 4204 kişiyi dolandırdığının kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile sabit bulunduğu, bu nedenle ve dolayısıyla onu külli
halefiyet kuralları uyarınca devralan davalı bankanın bu borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle 6.700,00 TL'nin 26.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK'nın 41, 55 ve TTK'nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davalı bankaya harç yüklenmiş ise de davalı ...Ş.'ye karşı iş bu davanın açılma nedeninin bu banka tarafından devir alınan n işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın off shore bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten ndan devir alındıktan sonra e erekse bu bankayı devir alananunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan davalının yazılı şekilde harç ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek ger hüküm fıkrasından çıkarılarak 2. paragraf yerine “Davalı ...harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına ve davacı tarafından yatırılan 21.15 TL başvurma harcı ile 99.50 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine”, 3.
paragraf yerine "Davacı tarafından yapılan 903.30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlelerinin yazılmasına, kararın temyiz eden davalı ...a DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345640200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz