Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8792 E. 2014/2085 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güveni kötüye kullanma↗ organik bağ↗ ticari avans faizi↗ güven kurumu↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tahsilde tekerrür↗ borcun üstlenilmesi↗ ihbar olunan↗ haksız eylem↗ dolandırıcılık↗ ihbar↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,... A.Ş. yöneticileri hakkında güveni kötüye kullanmak ve nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış ve karara bağlanmış ve devam etmekte olan davaların bulunduğu, banka yöneticilerinin mevduatların ... bankalarına yatırılması hususunda müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek ikna etmeleri, baskı yaparak haksız eylemde bulundukları, esasen davalı bankaya devredilen... A.Ş. ile dava dışı ... Bankası'nın yöneticilerinin aynı olup aralarında organik bir bağ bulunduğu ve yatan paranın aslında fiilen Kıbrıstaki ... hesaplarına gönderilmeyip kayden ... Bankası'na aktarılmış gibi gösterildiği, bu şekilde güven kurumu olması gereken... Bank A.Ş. Bankası'nın yöneticilerinin müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek, ikna ve hatta icbar ederek yatırılan mevduatları ... hesaplarına yönlendirildiği, bu anlamda davalı bankaya devredilen... A.Ş.'nin ve dolayısıyla davalının alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 25.592,06 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ve davayı üstlenmesi nedeniyle ihbar olunan ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... A.Ş. ve borcu üstlenen ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve borcu üstlenen ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, ...’nin 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5855 E. 2013/22161 K.
Ortak:güveni kötüye kullanma · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · borcun üstlenilmesi · dolandırıcılık · ihbar
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin ve dolayısıyla davalının alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 25.592,06 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalı ve davayı üstlenmesi nedeniyle «ihbar olunan» ...'den tahsiline karar verilmiştir.
A.Ş. yöneticileri hakkında «güveni kötüye kullanmak» ve nitelikli «dolandırıcılık» suçundan açılmış ve karara bağlanmış ve devam etmekte olan davaların bulunduğu, banka yöneticilerinin mevduatların ... bankalarına yatırılması hususunda müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek ikna etmeleri, baskı yaparak «haksız eylemde» bulundukları, esasen davalı bankaya devredilen...
A.Ş. ve «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Egebank A.Ş. yöneticileri hakkında «güveni kötüye kullanmak» ve nitelikli «dolandırıcılık» suçunda açıldığı ve karara bağlandığı, banka yöneticilerinin mevduatların off shore bankalarına yatırılması hususunda müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek ikna ettikleri , esasen davalı bankaya devredilen Egebank A.Ş. ile dava dışı Off Shore Bankası'nın yöneticilerinin aynı olup aralarında organik bir bağ bulunduğu ve yatan paranın aslında fiilen Kıbrıstaki off shore hesaplarına gönderilmeyip kayden off shore bankasına aktarılmış gibi gösterildiği, bu nedenle davalı bankaya devredilen Egebank A.Ş'nin ve dolayısıyla «son» oturumda «ihbar» edilen TMSF vekilinin üstlenme beyanı dikkate alınarak davanın kabulü ile davacı tarafından bankaya yatırılan 41.100 TL’nın bankaya el konulduğu 22.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari «temerrüt» (avans) faiziyle birlikte «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, ING Bank A.Ş’den «borcu üstlenen» TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş’den «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Egebank A.Ş. yöneticileri hakkında «güveni kötüye kullanmak» ve nitelikli «dolandırıcılık» suçunda açıldığı ve karara bağlandığı, banka yöneticilerinin mevduatların off shore bankalarına yatırılması hususunda müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek ikna ettikleri , esasen davalı bankaya devredilen Egebank A.Ş. ile dava dışı Off Shore Bankası'nın yöneticilerinin aynı olup aralarında organik bir bağ bulunduğu ve yatan paranın aslında fiilen Kıbrıstaki off shore hesaplarına gönderilmeyip kayden off shore bankasına aktarılmış gibi gösterildiği, bu nedenle davalı bankaya devredilen Egebank A.Ş'nin ve dolayısıyla «son» oturumda «ihbar» edilen TMSF vekilinin üstlenme beyanı dikkate alınarak davanın kabulü ile davacı tarafından bankaya yatırılan 41.100 TL’nın bankaya el konulduğu 22.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari «temerrüt» (avans) faiziyle birlikte «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
TMSF’nin «uyuşmazlık konusu» «borcu üstlendiği», davacı alacağının, esasen Fona devredilen Egebank A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın ve bunun borcunu üstlenen TMSF’nin 5411 sayıl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4669 E. 2014/14921 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi
İncelediğiniz karardaA.Ş. ve «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer bu karardaKararı, davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekili ve fer'i müdahale talebinde bulunan vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekili ile fer'i müdahale talebinde bulunan vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacı davalı tarafından kandırılarak parasının off-shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, davacı tarafından paranın hesaba ilk yatırıldığı 04.10.1999 tarihinden itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükmü uyarınca «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde «vade tarihine» kadar «akdi faize» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı banka, «borcu üstlenen» ... ve fer'i müdahale talebinde bulunan yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade tarihi · akdi faiz · vade · temerrüt faizi · haksız fiil · temerrüt
Benzer bu kararda2-Ancak, davacı davalı tarafından kandırılarak parasının off-shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, davacı tarafından paranın hesaba ilk yatırıldığı 04.10.1999 tarihinden itibaren alacağa 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükmü uyarınca «temerrüt faizi» yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde «vade tarihine» kadar «akdi faize» hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı banka, «borcu üstlenen» ... ve fer'i müdahale talebinde bulunan yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerekti …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11613 E. 2014/1352 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaDava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup mahkemece,davanın kabulüne karar verildikten sonra davacı vekili 18/04/2013 tarihli dilekçe vererek zararın karşılandığını,davanın konusuz kaldığını; fakat bu davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini beyan ederek sadece «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» talep ettiğini bildirmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13334 E. 2014/2326 K.
Ortak:avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaA.Ş.'nin ve dolayısıyla davalının alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 25.592,06 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalı ve davayı üstlenmesi nedeniyle «ihbar olunan» ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak; davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının ... bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ancak «avans faizi» isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:3095 sayılı kanun · feri müdahil · uyuşmazlık konusu · haksız fiil · havale
Benzer bu karardaŞirketi'ne gönderilen paranın aslında fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği, «uyuşmazlık konusu» olayın «havale» görünümlü mevduat toplama niteliği arz ettiği gerekçesiyle, davanın kısemn kabulü ile, 36.669,77 TL'nin 18.10.1999 tarihinden itibaren «3095 sayılı kanun» 2/2 uyarınca davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
A.Ş. vekili ve «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
A.Ş. vekili ve «feri müdahil» vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; davacı, davalı tarafından kandırılarak parasının ... bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının «haksız fiiline» dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren ancak «avans faizi» isteyebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7243 E. 2013/11862 K.
Ortak:haksız eylem · dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaA.Ş. yöneticileri hakkında «güveni kötüye kullanmak» ve nitelikli «dolandırıcılık» suçundan açılmış ve karara bağlanmış ve devam etmekte olan davaların bulunduğu, banka yöneticilerinin mevduatların ... bankalarına yatırılması hususunda müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek ikna etmeleri, baskı yaparak «haksız eylemde» bulundukları, esasen davalı bankaya devredilen...
Benzer bu kararda… tkililerinin yargılandığı ceza davasında davalının isminin sanıklar hanesinde yer almadığı, bu itibarla davalının suç sayılır ve sorumluğunu gerektirir herhangi bir «zimmet» ve «dolandırıcılık» eyleminin bulunmadığı, yalnızca ... çalışanı olarak davacıdan yaptığı tahsilatı şirket hesabına aktardığı, zaten bu duruma davacının da razı olduğu, iradeye aykırı …
Davacı, davalının kendisine ve başkalarına dava dışı anılan şirket hakkında gerçek dışı bilgiler vererek şirketin mali durumu hakkında yanıltıldığını, gerçekte aktif varlığı olmayan şirket için para toplanarak davacı yanıltılmak suretiyle mevzuata aykırı olarak ortak yapıldığını ileri sürmüştür.Buna göre, davacı davalının yaptığı «haksız eylem» nedeniyle zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak uğradığı zararın tazminini istemiştir.
Mahkemece, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş ise de davacı burada davalının ikna çabaları, yanlış ve gerçek dışı beyanları nedeniyle dava dışı şirkete ödemede bulunduğunu, davalının eylem ve işlemleri nedeniyle dava dışı şirkete para yatırdığını ileri sürmüş olmasına ve bu maddi vakıaya dayanmış olmasına göre mahkemenin husumetten redde ilişkin gerekçesi yerinde olmadığı gibi «haksız eylem» mağdurunun dikkatsiz ve tedbirsiz davranması halinde de bu durumun ancak «müterafik kusur» teşkil edecek olup, haksız eylem failinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak olması karşısında mahkemenin davalının sorumluluğunun bulunmadığı konusundaki gerekçeleri yerinde değildir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının ortak olduğu tarihte gerçekten de dava dışı şirketin davalının vaat ettiği nitelikleri «taşıyıp» taşımadığı, ortak olunması halinde bunun kazançlı bir yatırım olduğu konusundaki beyanlarının gerçek olup olmadığının araştırılarak, ortak yapıldığı tarihte davalı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · zimmet · taşıyıcı · kusur · vekalet ücreti · teslim · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiş ise de davacı burada davalının ikna çabaları, yanlış ve gerçek dışı beyanları nedeniyle dava dışı şirkete ödemede bulunduğunu, davalının eylem ve işlemleri nedeniyle dava dışı şirkete para yatırdığını ileri sürmüş olmasına ve bu maddi vakıaya dayanmış olmasına göre mahkemenin husumetten redde ilişkin gerekçesi yerinde olmadığı gibi «haksız eylem» mağdurunun dikkatsiz ve tedbirsiz davranması halinde de bu durumun ancak «müterafik kusur» teşkil edecek olup, haksız eylem failinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak olması karşısında mahkemenin davalının sorumluluğunun bulunmadığı konusundaki gerekçeleri yerinde değildir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının ortak olduğu tarihte gerçekten de dava dışı şirketin davalının vaat ettiği nitelikleri «taşıyıp» taşımadığı, ortak olunması halinde bunun kazançlı bir yatırım olduğu konusundaki beyanlarının gerçek olup olmadığının araştırılarak, ortak yapıldığı tarihte davalı …
… tkililerinin yargılandığı ceza davasında davalının isminin sanıklar hanesinde yer almadığı, bu itibarla davalının suç sayılır ve sorumluğunu gerektirir herhangi bir «zimmet» ve «dolandırıcılık» eyleminin bulunmadığı, yalnızca ... çalışanı olarak davacıdan yaptığı tahsilatı şirket hesabına aktardığı, zaten bu duruma davacının da razı olduğu, iradeye aykırı …
Holding A.Ş.'ye para yatırmaları, hisse almaları için ikna etmesi üzerine anılan şirkete ait hisseleri satın alması için davalıya «teslim» edilen paralar karşılığı alınan hisseler nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/2530 E. 2015/1364 K.
Ortak:güven kurumu · Alacak
İncelediğiniz karardaBankası'na aktarılmış gibi gösterildiği, bu şekilde «güven kurumu» olması gereken...
Benzer bu karardaBank Off Shore Ltd'ye .... tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, ...'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumun ceza dosyası kapsamı ile de belirlendiği, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren ...'nin müşteri olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore yönlendirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının «husumet» ve «zamanaşımı» savunmalarının yerinde olmadığı, ...
Bank Off Shore Ltd'ye .... tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, ...'nin «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumun ceza dosyası kapsamı ile de belirlendiği, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren ...'nin müşteri olan davacıyı bu durumu bilerek Off Shore yönlendirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8792 E. , 2014/2085 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2011/6-2012/57 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... A.Ş. ve borcu üstlenen ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.02.2014 günü hazır bulunan borcu üstlenen ... vekili Av. ..., davalı ... A.Ş. vekili Av.... ve davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,... A.Ş.'ye ... tarafından el konulmadan ve davalı bankaya devredilen ...ile birleştirilmesinden önce davacının 21.12.1999 tarihinde 48.000 USD miktarındaki parasını... A.Ş.'nin ... Şubesi'ne yatırdığını,... Yönetim Kurulu Başkan ve Üyelerinin hukuka aykırı yapılanmalarla bankadaki mevduata el koyma girişiminde bulunduğunu,... A.Ş.'nin hakim ortağı...'in 9100 hisse, % 91 pay sahibi ve yönetici sıfatıyla ve diğer hissedarların da... A.Ş. ve yine...'in hakim ortağı olduğu ... Yatırım Holding A.Ş.'de pay sahibi olan kişilerle 13.08.1999 tarihinde ... faaliyete başlamış gibi gösterilen... ... Ltd. Şti.'ni kurduklarını, bu bankayı kurmakla kıyı bankacılığı yapmayı değil müşterilerin mevduatlarına hukuka aykırı şekilde el koymayı amaçladıklarını, müvekkilinin parasını alamadığını ve mağdur olduğunu ileri sürerek, 48.000 USD'nin 21.12.1999 tarihindeki kur karşılığı olan 25.719 TL’nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve borcu üstlenen ... vekili, ... A.Ş. ile... ... Ltd. Şti.'nin ayrı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar oldukları için husumet itirazında bulunduklarını, her iki tüzel kişilik arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, BK'nın 31 ve 60. maddeleri gereğince 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, bu nedenle davacının dava hakkının düştüğünü, davacının kendi serbest iradesi ile daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müşterilerin kandırılmaya çalışılmadığını, sözleşmelerde... ... Ltd. ibaresinin açık ve anlaşılır olarak yer aldığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,... A.Ş. yöneticileri hakkında güveni kötüye kullanmak ve nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış ve karara bağlanmış ve devam etmekte olan davaların bulunduğu, banka yöneticilerinin mevduatların ... bankalarına yatırılması hususunda müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek ikna etmeleri, baskı yaparak haksız eylemde bulundukları, esasen davalı bankaya devredilen... A.Ş. ile dava dışı ... Bankası'nın yöneticilerinin aynı olup aralarında organik bir bağ bulunduğu ve yatan paranın aslında fiilen Kıbrıstaki ... hesaplarına gönderilmeyip kayden ... Bankası'na aktarılmış gibi gösterildiği, bu şekilde güven kurumu olması gereken...
Bank A.Ş. Bankası'nın yöneticilerinin müşterileri kandırarak, yanıltıcı bilgi vererek, ikna ve hatta icbar ederek yatırılan mevduatları ... hesaplarına yönlendirildiği, bu anlamda davalı bankaya devredilen... A.Ş.'nin ve dolayısıyla davalının alacaktan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 25.592,06 TL'nin 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı ve davayı üstlenmesi nedeniyle ihbar olunan ...'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... A.Ş. ve borcu üstlenen ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka ve borcu üstlenen ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, ...’nin 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönlerden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. ile borcu üstlenen ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... A.Ş. ve borcu üstlenen ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalıya harç yükleyen 2 ve 5 numaralı bentlerin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “Davalı ... A.Ş. (borcu üstlenen ...) harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına, davacı tarafından yatırılan toplam 1.137,95 TL başvuru ve peşin harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 1.640,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” bendinin hüküm fıkrasına yazılması suretiyle kararın davalı ...Bank A.Ş.
ile borcu üstlenen ... yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, davalı ... A.Ş.-borcu üstlenen ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 07.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/344176300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz