Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12468 E. 2014/1829 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kayıt kabul davası↗ acente↗ şirket müdürü↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ limited şirket↗ iflas↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı müfli... Limited Şirketiyle ilgili ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/481 nolu iflas kararına istinaden ... İflas Müdürlüğü'nün 2009/32 sayılı iflas dosyasının açıldığı, müflis şirkete karşı iflastan sonra dava açılmasının mümkün bulunmadığı, davalı ...'nun şirket müdürü değil ... acentesinin yetkilisi olduğu gerekçesiyle, her iki davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...nun acente bulunması ve yapılan işin asil adına yapılmış olmasına göre davacı vekilinin davalı ... yönünden yaptığı tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan...'nin iflas ettiği anlaşıldığına göre, iflas idaresinin usulüne uygun olarak davaya kabulü ile davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı bakımından da davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9857 E. 2015/10525 K.
Ortak:kayıt kabul davası · iflas · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİflas Müdürlüğü'nün 2009/32 sayılı «iflas» dosyasının açıldığı, müflis şirkete karşı iflastan sonra dava açılmasının mümkün bulunmadığı, davalı ...'nun «şirket müdürü» değil ... «acentesinin» yetkilisi olduğu gerekçesiyle, her iki davalıya yönelik davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Davalılardan...'nin «iflas» ettiği anlaşıldığına göre, iflas idaresinin usulüne uygun olarak davaya kabulü ile davaya «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı bakımından da davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/481 nolu «iflas» kararına istinaden ...
Benzer bu karardaA.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
İflas İdaresi'ne yönelik olarak devam edilmesi gerekirken davanın «husumetten» reddi doğru olmadığı gibi, İİK'nın 236'ncı maddesi uyarınca «iflasın» kapatılmasına kadar masaya alacak yazdırmak mümkün olup, masaya kayıt davası açılması için iflas idaresine başvuru yapılması da bir ön şart değildir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF'nin aktif ya da pasif her türlü eylem ve işlemlerinden dolayı bunların hukuka uygun olup olmadığı, zarar doğurup doğurmadığı yönlerinden denetiminin idari yargıya ait olduğu, davalı İmar Bankası'nın ise, dava tarihinden önce «iflasa» tabi tutularak müflis haline geldiğinden davanın, iflas etmeden önceki hal ve durumuna göre İ..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · dava dilekçesinin tebliği · şirketin tasfiyesi · dava şartı yokluğu · alacak davası · tebligat · ek tasfiye · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… tleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel «tasfiye» sürecine girdiği, «şirketin tasfiyesi» ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının «görevli» olması nedeniyle «yargı yolu» yokluğundan, davalı İ..
A.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
A.. yönünden dava «şartı yokluğu» ve «husumet», davalı Yapı ve Tic.
3-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise, iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması «iflas» idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
-
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6700 E. 2016/720 K.
Ortak:iflas
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/481 nolu «iflas» kararına istinaden ...
İflas Müdürlüğü'nün 2009/32 sayılı «iflas» dosyasının açıldığı, müflis şirkete karşı iflastan sonra dava açılmasının mümkün bulunmadığı, davalı ...'nun «şirket müdürü» değil ... «acentesinin» yetkilisi olduğu gerekçesiyle, her iki davalıya yönelik davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
2- Davalılardan...'nin «iflas» ettiği anlaşıldığına göre, iflas idaresinin usulüne uygun olarak davaya kabulü ile davaya «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı bakımından da davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesince «iflasına» karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 23.
Hukuk Dairesince kararın bozulduğu, «tashihi» karar yoluna gidilmediğinden bozma ilamının kesinleştiği, «iflas» kararının bozulması ile iflas idaresinin görevinin sona erdiği, davacı şirket yetkilileri tarafından bozma kararının kesinleştiği tarihten sonra, 2012-2013 yılları genel kurul toplantılarının yapıldığı, şirketin iflas masasına intikal eden «malvarlığı» ile hak ve borçları dışında her hususta genel kurulunun yetkili bulunduğu, iflas kararının bozulmasından sonra iflastan önceki duruma geri dönüleceği, iflas idaresinin görevi «son» bulduğu halde olumlu görüşünün talep edilerek tescil isteminin reddedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile «ticaret sicil» memurluğunun red kararının kaldırılarak, davacı şirketin 12.11.2014 tarihinde yapılan 2012-2013 yılları genel kurul kararlarının tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tashih · malvarlığına ilişkin dava · ticaret sicili · ilan · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaHukuk Dairesince kararın bozulduğu, «tashihi» karar yoluna gidilmediğinden bozma ilamının kesinleştiği, «iflas» kararının bozulması ile iflas idaresinin görevinin sona erdiği, davacı şirket yetkilileri tarafından bozma kararının kesinleştiği tarihten sonra, 2012-2013 yılları genel kurul toplantılarının yapıldığı, şirketin iflas masasına intikal eden «malvarlığı» ile hak ve borçları dışında her hususta genel kurulunun yetkili bulunduğu, iflas kararının bozulmasından sonra iflastan önceki duruma geri dönüleceği, iflas idaresinin görevi «son» bulduğu halde olumlu görüşünün talep edilerek tescil isteminin reddedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile «ticaret sicil» memurluğunun red kararının kaldırılarak, davacı şirketin 12.11.2014 tarihinde yapılan 2012-2013 yılları genel kurul kararlarının tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6521 E. 2016/2989 K.
Ortak:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · iflas · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİflas Müdürlüğü'nün 2009/32 sayılı «iflas» dosyasının açıldığı, müflis şirkete karşı iflastan sonra dava açılmasının mümkün bulunmadığı, davalı ...'nun «şirket müdürü» değil ... «acentesinin» yetkilisi olduğu gerekçesiyle, her iki davalıya yönelik davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/481 nolu «iflas» kararına istinaden ...
2- Davalılardan...'nin «iflas» ettiği anlaşıldığına göre, iflas idaresinin usulüne uygun olarak davaya kabulü ile davaya «kayıt kabul davası» olarak devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı bakımından da davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaİflas İdaresine yazılan müzekkereye verilen cevapta “davacı tarafından dava konusu alacak talepleri ile ilgili olarak «iflas» masasına herhangi bir alacak «kaydı» başvurusunda bulunulmadığı”nın bildirildiği, davacının Müflis..... dışında müflis.... ile....hesabının bulunduğu, davalı Müflis.....'nin... şirketinden ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu...'nin bu bankanın muhabiri olduğu ve aracılık işlemi yaptığı, ....'den muhabir banka ya da vekâlet ilişkisi gereğince talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davacının öncelikle İmar....’ne başvurması ve buradan bir sonuç alamazsa Müflis ...'ye karşı dava açma imkânının mevcut olduğu, davacını...i.’ye başvurmadığının anlaşıldığı, davanın hem dava şartları oluşmadığından ve hem de davalının sıfat («pasif husumet) yokluğu» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, davalı Banka'ya tebliğe çıkarılan dava dilekçesine «iflas idaresi» vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlık giderilmiş ve «husumet» İflas İdaresi'nce benimsenmiştir.
… İmar Bankası hakkında açılan davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığı gibi iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması «iflas» idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas idaresi · dava şartı yokluğu · tüzel kişilik · tebligat · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaİflas İdaresine yazılan müzekkereye verilen cevapta “davacı tarafından dava konusu alacak talepleri ile ilgili olarak «iflas» masasına herhangi bir alacak «kaydı» başvurusunda bulunulmadığı”nın bildirildiği, davacının Müflis..... dışında müflis.... ile....hesabının bulunduğu, davalı Müflis.....'nin... şirketinden ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu...'nin bu bankanın muhabiri olduğu ve aracılık işlemi yaptığı, ....'den muhabir banka ya da vekâlet ilişkisi gereğince talepte bulunmasının mümkün olmadığı, davacının öncelikle İmar....’ne başvurması ve buradan bir sonuç alamazsa Müflis ...'ye karşı dava açma imkânının mevcut olduğu, davacını...i.’ye başvurmadığının anlaşıldığı, davanın hem dava şartları oluşmadığından ve hem de davalının sıfat («pasif husumet) yokluğu» nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaatiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
… İmar Bankası hakkında açılan davanın yazılı gerekçe ile reddi doğru olmadığı gibi iflastan sonra açılacak davalarda davalı müflisin hak ve menfaatlerinin korunması «iflas» idaresine ait olduğundan müflisin iflas idaresine «tebligat» yapılarak davaya devam edilmesi gerekmektedir.
Ancak mahkemece, davalı Banka'ya tebliğe çıkarılan dava dilekçesine «iflas idaresi» vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlık giderilmiş ve «husumet» İflas İdaresi'nce benimsenmiştir.
Davacının masaya başvurusu olmadığına göre doğrudan dava açmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» reddi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12468 E. , 2014/1829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ERZİNCAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davad...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/09/2012 tarih ve 2010/103-2012/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin...Fabrikasına teslim edilmek üzere davalı şirketin ... Şubesi kargo sorumlusu ...ya teslim ettiği dört adet akümülatörlü ventilin kaybolduğunu ileri sürerek 7.446,00 TL'nin şirket ve şirketin ...Şubesi sorumlusu ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Daval..., davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalı şirket, davadan önce iflas ettiğinden şirket yerine iflas idaresi vekili, davacının alacağını iflas masasına kaydettirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı müfli... Limited Şirketiyle ilgili ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/481 nolu iflas kararına istinaden ... İflas Müdürlüğü'nün 2009/32 sayılı iflas dosyasının açıldığı, müflis şirkete karşı iflastan sonra dava açılmasının mümkün bulunmadığı, davalı ...'nun şirket müdürü değil ... acentesinin yetkilisi olduğu gerekçesiyle, her iki davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...nun acente bulunması ve yapılan işin asil adına yapılmış olmasına göre davacı vekilinin davalı ... yönünden yaptığı tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalılardan...'nin iflas ettiği anlaşıldığına göre, iflas idaresinin usulüne uygun olarak davaya kabulü ile davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu davalı bakımından da davanın reddi doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı Ağa Soylu'ya yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer davalı müflis şirkete ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/343643000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz