İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/982 E. 2017/2214 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kira ilişkisi↗ cezai şart↗ kamu düzeni↗ sulh hukuk mahkemesi↗ iflas↗ sulh↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketten sözleşmede belirtilen taşıma işini yapması nedeniyle 15.680,00 TL alacağı olduğu ancak, cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazın kısmen iptaline, takibin 15.680,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda kanuni faiz uygulanmak suretiyle devamına ve asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda sulh hukuk mahkemeleri görevlidir.
Görev hususu dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9073 E. 2018/4718 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.680,35 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın asıl davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/786 E. 2017/2211 K.
Ortak:kira ilişkisi · kamu düzeni · sulh hukuk mahkemesi · sulh · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, «kira ilişkisinden» doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri «görevlidir».
Görev hususu dava şartı olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden davaya bakma görevinin «sulh hukuk» mahkemesine ait olduğu göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece de kabul edildiği üzere, «kira ilişkisinden kaynaklanan» işbu davada «sulh hukuk» mahkemelerinin «görevli» olduğu, görev hususunun dava şartı olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğu ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiği göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, «kira ilişkisinden» doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri «görevlidir».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kira ilişkisinden kaynaklanan dava · alt kira sözleşmesi · davanın konusu · kötüniyet tazminatı · kira sözleşmesi · icra takibine itiraz · protokol · geçersizlik
Benzer bu karardaDerneği’nin onayının bulunmadığı, bu durumda davacı ile davalı şube arasında akdedilen «kira sözleşmesinin» «geçersiz» olduğu, yani davacının «dava konusu» çay ocağı ile ilgili olarak kanundan doğan kullanım hakkı, yani kiracı sıfatı bulunmadığından, sahip olmadığı kullanım hakkını da davalıya devretmesi söz konusu olamayacağından, taraflar arasında akdedilen 01/07/2006 tarihli «protokolün» de geçerli olmadığı ve bu sebeple alacak talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın ve davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davanın, «dava konusu» taşınmazda kiracı olan davacının, taraflar arasında düzenlenen «protokol» gereğince taşınmazın işletmesinin davalıya devredilmesi nedeniyle protokolden kaynaklanan kira bedeli alacağının tahsili için yapılan «icra takibine itirazın» iptali ve tazminat istemine ilişkin olduğu belirtilerek, davacının akdettiği «kira sözleşmesinin» «geçersiz» olması, kiracı sıfatının bulunmaması nedeniyle sahip olmadığı kullanım hakkını davalıya devretmesinin söz konusu olamayacağından bahisle davanın reddine karar veri …
1- Dava, «alt kira sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça «ibraz» edilen 01/07/2006 başlangıç tarihli «kira sözleşmesinde» "... & ..." kaşesi ve üzerinde imza bulunmakla birlikte, ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/79 E. 2016/6232 K.
Ortak:kira ilişkisi · sulh hukuk mahkemesi · sulh · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, «kira ilişkisinden» doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda «sulh hukuk» mahkemeleri «görevlidir».
Görev hususu dava şartı olup, «kamu düzenine» ilişkin bulunduğundan ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden davaya bakma görevinin «sulh hukuk» mahkemesine ait olduğu göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… ksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, «kira ilişkisinden» doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece «zilyetliğin» korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, «sulh hukuk» mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini «görevlendirdiği» davaları, görürler.
Somut olayda, dava dışı sigortalı ile davalı ... ... arasında «kira ilişkisi» bulunmakta olup, «temel ilişki» kira ilişkisi olması sebebiyle «görevli» mahkeme 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi gereğince «sulh hukuk» mahkemesidir.
6100 sayılı HMK'nın 4. maddesinde «sulh hukuk» mahkemelerinin görevi düzenlemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temel ilişki · zilyetlik · halefiyet · rücuen tahsil · görevsizlik kararı · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaDava, yangın «sigorta poliçesine» dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödenen «hasar» tazminatının davalıdan «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği üzere, asliye ticaret mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Mahkemece, somut uyuşmazlıkta «görevli» mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle, «görevsizliğine» ve dosyanın talep halinde ...
… ksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, «kira ilişkisinden» doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece «zilyetliğin» korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, «sulh hukuk» mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini «görevlendirdiği» davaları, görürler.
Davacı sigorta şirketi «halefiyet» hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak «görevli» mahkeme tespit edilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/982 E. , 2017/2214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/06/2015 tarih ve 2013/614-2015/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında "... ... Müdürlüğü" personel taşıma yapılmasına ilişkin 02/04/2012 tarihli “araç kiralama sözleşmesi” imzalandığını, sözleşmede öngörülen şekilde günlük kiralama bedeli olan 70,00 TL üzerinden 226 gün hizmet karşılığı 15.820,00 TL’nin müvekkiline ödenmesi gerekirken ödenmediğini yine, sözleşmenin 6. maddesinde günlük cezai şart bedelinin 100,00 TL olarak belirlendiğini ve toplam cezai şart bedelinin de 22.600,00 TL olduğunu, anılan bedellerin ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin iptalini ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, servis ihalesini müvekkilinin aldığını ancak, işe başlamasının Karabörtlen Taşıma Kooperatifi üyelerince engellendiğini, taşıma işinin yapılabilmesi için kooperatif üyeleri ve başkanı huzurunda 02/04/2012 tarihinde davacı ile araç kiralama sözleşmesi yapıldığını, daha sonra kooperatif başkanının kendilerini arayarak taşımanın kooperatif üyelerince yapıldığını, paranın kendilerine gönderilmesi gerektiğini söylediğini, tedbir olarak bir araç satın aldıklarını, fidanlık servisini kendi araçları, kooperatif üyelerinin araçları ve zaman zaman diğer şahıslara ait araçlarla yaptıklarını, davacının sözleşme gereği işini yapmadığını, yapılan servisler kaşlığında banka havalesi ve çek ile ödemeler yapıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketten sözleşmede belirtilen taşıma işini yapması nedeniyle 15.680,00 TL alacağı olduğu ancak, cezai şart istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, itirazın kısmen iptaline, takibin 15.680,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda kanuni faiz uygulanmak suretiyle devamına ve asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi uyarınca dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda sulh hukuk mahkemeleri görevlidir.
Görev hususu dava şartı olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan ve yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu göz önünde bulundurulmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/334720900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz