Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1297 E. 2017/2018 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ yargılama giderleri↗ reeskont faizi↗ sulh hukuk mahkemesi↗ yargılama gideri↗ sulh↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, uyuşmazlığın davacı tarafın bankadan parayı çekmek istemesi esnasında davacıya atanan vasi nedeniyle davacının parayı çekmeye yetkili olup olmadığı hususunda olduğu, hesap sahibi ...'a ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce atanan geçici vasilik kararı kesinleşmediğinden dolayı davalı banka tarafından davacı tarafa vekil olan ...'ın talimatına rağmen hesaptaki paranın davacı tarafa ödenmemesine binaen davalı vekili 06/06/2014 tarihli celsede davacı tarafın 17/12/2013 tarihinden itibaren bankaya müracaat edip parayı istemediğini, şayet bugüne kadar davacı taraf parayı çekmek isteseydi kendisine ödeme yapılabileceğini, hesapta bulunan parayı davacıya
ödeyeceğini, ancak faiz ve yargılama giderleri açısından bankanın kusuru bulunmaması nedeniyle faiz ve yargılama giderlerinin taraflarınca ödenmesini kabul etmediklerini beyan ettiği davalı bankada davacının hesabında bulunan 7.020 TL'nin 23/08/2013 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle hüküm kısmında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme hükümlerinin kapsamını düzenleyen HMK 297/2. maddesine göre, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut olayda mahkemece hükmün sonuç kısmında sadece davanın kabulüne denmekle yetinilmiş olup; taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açıkça bir şüpheye yer verilmeyecek şekilde gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda ortada varlığından söz edilecek usulüne uygun bir hüküm bulunmadığından bu konuda usulüne uygun bir hüküm oluşturulmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3611 E. 2023/280 K.
Ortak:yargılama giderleri · reeskont faizi · yargılama gideri · kusur · Alacak
İncelediğiniz kararda… ı istemediğini, şayet bugüne kadar davacı taraf parayı çekmek isteseydi kendisine ödeme yapılabileceğini, hesapta bulunan parayı davacıya ödeyeceğini, ancak faiz ve «yargılama giderleri» açısından bankanın «kusuru» bulunmaması nedeniyle faiz ve «yargılama giderlerinin» taraflarınca ödenmesini kabul etmediklerini beyan ettiği davalı bankada davacının hesabında bulunan 7.020 TL'nin 23/08/2013 tarihinden itibaren ticari «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle hüküm kısmında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mirasın reddi · mirasçılık · kâr payı
Benzer bu kararda2.4721 sayılı Kanun'un "Mirasçılardan biri tarafından ret" başlıklı 611 inci maddesinin birinci fıkrası, "Yasal «mirasçılardan» biri mirası reddederse onun «payı», miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer." hükmünü haizdir.
3.Her ne kadar ... hariç diğer «mirasçılar» tarafından «mirasın reddi» kararı dosyaya sunulmuşsa da, mirası reddeden mirasçıların yerine hak sahiplerinin belirlenmesi gerekirken bir kısım mirasçılar tarafından yapılan mirasın reddi iş …
Değerlendirme 1.Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş, yargılama sırasında davacı ...'ın vefat etmesi üzerine geriye «mirasçı» olarak ..., ..., ... ve ... kalmıştır. ... hariç diğer mirasçılar tarafından ölen davacının mirasının kayıtsız şartsız reddedildiğine ilişkin Mahkeme ilamı dosyaya sunulmuş ve yargılamaya ölen davacının mirasçısı sıfatıyla yalnızca mirası reddetmeyen ... tarafından devam edilmiştir.
-
Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6657 E. 2018/496 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · ayırt edicilik
Benzer bu kararda1- Mahkemece, hükmün «infazda tereddüt» oluşturmayacak şekilde tesisi gerekmektedir.
Bu bakımdan, mahkemece, hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak ve «infazı» kabil olacak şekilde gösterilmesi gerekirken “Davalının karşı davasının kabulüne” karar verilmekle yetinilerek «infazda tereddüte» sebebiyet verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle, hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması gerekir.
Somut olayda, davalı-karşı davacı vekili, davacı-karşı davalı adına tescilli 2003/00044 sayılı çoklu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmiş, mahkemece, karar gerekçesinde bilirkişilerin 2003/00044-3 sayılı tasarımın yenilik ve «ayırt edicilik» özelliklerine sahip olmadığını bildirir raporunun dosya arasında alındığı belirtilmiş ve hüküm kısmında “Davalının karşı davasının kabulüne” karar verilmekle yetinilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2894 E. 2013/19758 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · istirdat · menfi tespit
Benzer bu karardaDava «menfi tespit» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
… olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, «infazda» şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmamış, açıklanan hususlar doğrultusunda …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4951 E. 2019/4667 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1297 E. , 2017/2018 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2015 tarih ve 2014/578-2015/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, müşterilerinden ...ye 01/08/2013 tarihinde vermiş olduğu hizmet karşılığında 7.020-TL'lik hizmet faturası kestiğini...'in bu fatura bedelini 23/08/2013 tarihinde davacı şirketin ...A.Ş ... Şubesi 1804669-351 no'lu hesabına havale ettiğini, havalenin yapıldığı 23/08/2013 tarihinden beri davalıya defalarca telefon ile müracaat edilmesine rağmen hesaplarındaki paranın kullandırılmadığını, bu hususta ...A.Ş ... Şubesi çalışanlarından Aslı hanım ve Uğur beyle yapılan görüşmelerde bu paranın davacı şirkete ödenemeyeceği, ancak ödeme yapan firmanın müracaatı halinde paranın geri ödenebileceği şeklinde hukuki izahı kabil olmayan açıklamalarda bulunulduğunu, bu nedenlerle işbu davayı açmak mecburiyetinde kaldıklarını beyanla 23/08/2013 tarihinden itibaren ödenmeyen 7.020-TL'nin ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu talimatı imzalayan ...'ın bankacılık işlemlerinde yetkilendirildiğine ilişkin vekaletnamenin ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen vasi tayini dosyasının karar tarihinden 8 gün sonra düzenlendiğini, bu süre zarfında vasi tayini dosyasının kesinleşmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davacı tarafından verilen vekaletname ile vekil tayin edilen kişi tarafından banka hesabında işlem yapılmasının yasal olarak mümkün olmadığını, bu nedenle davaya konu talimat gereğinin yerine getirilmediğini, bu konuda davalı bankaya kusur atfetmenin mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, uyuşmazlığın davacı tarafın bankadan parayı çekmek istemesi esnasında davacıya atanan vasi nedeniyle davacının parayı çekmeye yetkili olup olmadığı hususunda olduğu, hesap sahibi ...'a ...
1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce atanan geçici vasilik kararı kesinleşmediğinden dolayı davalı banka tarafından davacı tarafa vekil olan ...'ın talimatına rağmen hesaptaki paranın davacı tarafa ödenmemesine binaen davalı vekili 06/06/2014 tarihli celsede davacı tarafın 17/12/2013 tarihinden itibaren bankaya müracaat edip parayı istemediğini, şayet bugüne kadar davacı taraf parayı çekmek isteseydi kendisine ödeme yapılabileceğini, hesapta bulunan parayı davacıya
ödeyeceğini, ancak faiz ve yargılama giderleri açısından bankanın kusuru bulunmaması nedeniyle faiz ve yargılama giderlerinin taraflarınca ödenmesini kabul etmediklerini beyan ettiği davalı bankada davacının hesabında bulunan 7.020 TL'nin 23/08/2013 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle hüküm kısmında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme hükümlerinin kapsamını düzenleyen HMK 297/2. maddesine göre, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut olayda mahkemece hükmün sonuç kısmında sadece davanın kabulüne denmekle yetinilmiş olup; taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açıkça bir şüpheye yer verilmeyecek şekilde gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda ortada varlığından söz edilecek usulüne uygun bir hüküm bulunmadığından bu konuda usulüne uygun bir hüküm oluşturulmak üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/334575000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz