Yabancı mahkeme ilamının tenfizi | Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6661 E. 2017/1962 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilk itiraz↗ yabancı mahkeme ilamı↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ iş bölümü↗ tenfiz↗ görevsizlik kararı↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların ticari şirket olduğu, tenfize konu ilam içeriğindeki ihtilafın da ticari iş ve davanın da ticari dava niteliğinde olması nedeniyle her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarına Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bakılması gerektiği gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararına konu uyuşmazlık ticari nitelikte ise de, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesinde, asliye hukuk mahkemesi ve asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi değil, iş bölümü ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararına konu talebin sözleşmeden kaynaklanan maddi tazminat istemine dayandığı ve iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, iş bölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerektiği ve davalının iş bölümü ilk itirazında bulunmadığı gözetilip işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18462 E. 2015/919 K.
Ortak:ilk itiraz · ticari dava niteliği · iş bölümü · görevsizlik kararı · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, iş «bölümü» itirazının «ilk itiraz» olarak ileri sürülmesi gerektiği ve davalının iş bölümü ilk itirazında bulunmadığı gözetilip işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «görevsizlik» kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararına konu uyuşmazlık «ticari nitelikte» ise de, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesinde, asliye hukuk mahkemesi ve asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi değil, iş «bölümü» ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca asliye mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş «bölümü» ilişkisi olup «münhasıran» iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere bir davanın ticari dava olduğu hususu ancak «ilk itiraz» olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda, mahkemece davalı tarafın usulüne uygun bir biçimde davanın ticari dava olduğuna ve ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğuna ilişkin «ilk itirazda» bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile resen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · limited şirket hisse devri · pay devri · münhasırlık · hisse devri · limited şirket · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın «limited şirket pay devrine» dayalı olarak tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olduğu, bu hususların Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlediği, dolayısıyla işbu davanın ticari dava niteliğinde bulunduğu, ticari davalara ise asliye ticaret mahkemelerinde bakılacağı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava, «limited şirket hisse devrine» karşılık devredilmesi gerektiği ileri sürülen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Ancak, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca asliye mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş «bölümü» ilişkisi olup «münhasıran» iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere bir davanın ticari dava olduğu hususu ancak «ilk itiraz» olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda, mahkemece davalı tarafın usulüne uygun bir biçimde davanın ticari dava olduğuna ve ticaret mahkemesinin «görevli» bulunduğuna ilişkin «ilk itirazda» bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile resen «görevsizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6661 E. , 2017/1962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
20. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/01/2016 tarih ve 2011/243-2016/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında alacak ilişkisi nedeniyle müvekkili tarafından ... Cumhuriyeti ... İlçelerarası Ekonomi İhtisas Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını ve davanın kabul edilerek davalı şirketin müvekkiline 20.063.417 ... ödemesine hükmedildiğini, kararın davalı tarafından temyiz edilmediğini ve kararın kesinleştiğini, yapılan icra takibi sonucunda davalı şirketin ...'da hiçbir malvarlığına ulaşılamadığını ileri sürerek yabancı mahkeme ilamının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında imzalanmış herhangi bir sözleşme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların ticari şirket olduğu, tenfize konu ilam içeriğindeki ihtilafın da ticari iş ve davanın da ticari dava niteliğinde olması nedeniyle her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarına Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bakılması gerektiği gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, görevsizlik kararı verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararına konu uyuşmazlık ticari nitelikte ise de, dava tarihi itibariyle 6762 sayılı TTK'nın 5. maddesinde, asliye hukuk mahkemesi ve asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi değil, iş bölümü ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararına konu talebin sözleşmeden kaynaklanan maddi tazminat istemine dayandığı ve iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerden olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, iş bölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerektiği ve davalının iş bölümü ilk itirazında bulunmadığı gözetilip işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/333828400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz