Tapu iptali ve tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3614 E. 2016/1921 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürü↗ malvarlığına ilişkin dava↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ denetime elverişlilik↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yetkilisi olan dava dışı ... tarafından, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz tek taşınmazın, ortaklar kurulu kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı, bu sebeple devrin geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının da ortağı davalı limited şirkete ait tek malvarlığı olan taşınmazın diğer davalıya muvazaalı olarak satıldığı iddiasıyla taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, şirketin varlığı için hayati önemi haiz tek taşınmazın, ortaklar kurulu kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı ve bu devrin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Limited şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kapsamı, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 542. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 321. maddesinde belirlenmiştir. Bu maddede, temsile yetkili olanların şirketin maksat ve konusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz oldukları belirtilmiştir. Davalı şirketin anasözleşmesinin “..." başlığını taşıyan 3. maddesinde, şirketin konusu ile ilgili taşınmaz mal alımı ve satımı yapılabileceği belirtilmiştir. Açıklanan yasa hükümlerine ve şirket anasözleşmesine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir. Esasen açıklanan husus mahkemece kabul edilmiş ise de bu çerçevede hüküm kurmaya yeterli derecede araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Zira, davalı şirket adına başka bir malvarlığı bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi dava konusu taşınmazın, şirketin varlığını sürdürmesi için hayati önemi haiz olup olmadığı yönünde de denetime elverişli bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin tüm malvarlığının araştırılması ve gerekirse bir bilirkişi heyeti oluşturularak şirket kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılması suretiyle dava konusu taşınmazın, davacı şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olup olmadığının ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunup bulunmadığının denetime açık olacak bir biçimde tespit ettirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8511 E. 2011/2021 K.
Ortak:malvarlığına ilişkin dava · muvazaa · şirket müdürü · limited şirket · taahhütname · taşıyan · yetkisizlik kararı · dahili dava
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacının da ortağı davalı «limited şirkete» ait tek «malvarlığı» olan taşınmazın diğer davalıya «muvazaalı» olarak satıldığı iddiasıyla taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davalı şirket adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, şirketin varlığı için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı ve bu devrin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Limited «şirket müdürlerinin» «temsil» «yetkisinin» kapsamı, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 542. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 321. maddesinde belirlenmiştir.
Ancak bu «malvarlığının», şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki «taahhüdün» geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket ortağının» «yetkisini» aşarak şirkete ait tek taşınmazı «muvazaalı» olarak sattığı iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil, aksi halde devre konu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile dava reddedilmiştir.
Uyuşmazlık «şirket müdürü» olan davalının taşınmazı satış «yetkisinin» bulunup bulunmadığı ve yapılan satışın «muvazaalı» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Limited «şirket müdürlerinin» «temsil» «yetkisinin» kapsamı, TTK'nun 542. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 321. maddesi ile belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · yazılı delil · acentelik · cy/cy şerhi · üçüncü kişi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin iki ortağının olduğu ve bunların ikisinin de şirketi tek başına «temsile» yetkili müdür oldukları, şirketin amacının gayrimenkul almak, satmak, kiralamak ve benzeri faaliyetler olduğu, dava konusu taşınmazın satışının şirket amacı kapsamında olduğu, satışı yapan ortağın bu işlemi yapmaya yetkili olduğu, söz konusu taşınmazın ikinci derece sit alanı içerisinde kaldığı, ayrıca tapu kaydında 1132 metrekaresinin orman tahdidi içinde olduğunun «şerh» edildiği, taşınmazın değerinin 2007 yılı itibariyle 27.600 TL olduğu, satış bedeli ile bu bedel arasında aşırı bir nispetsizliğin olmadığı, satış bedelinin şirket hesabına aktarıldığı, satış işleminin davacı şirket ile davalı ... arasında yapılmış olması nedeniyle «üçüncü kişi» konumunda olmayan davacının «muvazaa» iddiasını «yazılı delil» ile ispat etmesinin gerektiği, bu şekilde bir ispatın olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirket ortağının» «yetkisini» aşarak şirkete ait tek taşınmazı «muvazaalı» olarak sattığı iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil, aksi halde devre konu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile dava reddedilmiştir.
Davacı şirketin ana sözleşmesinin “Maksat ve Konu" başlığını «taşıyan» 3. maddesinin a-n bentlerinde, şirketin amaçları arasında turistik tesisler inşa etmek, işletmek, turizm «acenteleri» kurmak, şirket maksat ve mevzuu ile ilgili gayrimenkuller alıp satmak sayılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1107 E. 2014/7690 K.
Ortak:limited şirket müdürü · malvarlığına ilişkin dava · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · denetime elverişlilik · limited şirket · geçersizlik · taahhütname
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacının da ortağı davalı «limited şirkete» ait tek «malvarlığı» olan taşınmazın diğer davalıya «muvazaalı» olarak satıldığı iddiasıyla taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davalı şirket adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, şirketin varlığı için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı ve bu devrin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yetkilisi olan dava dışı ... tarafından, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı, bu sebeple devrin «geçersiz» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak bu «malvarlığının», şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki «taahhüdün» geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Benzer bu kararda1-Dava, davacı «limited şirketin müdürü» olan davalının, «yetkisini» aşarak ve şirkete karşı olan özen ve «sadakat yükümlülüğünü» ihlal ederek şirkete ait markayı diğer davalıya devrettiği iddiasına dayalı marka lisans sözleşmesinin hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Ancak bu «malvarlığının», şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki «taahhüdün» geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
U..'ın müdürlük görevinin lisans sözleşmesinden yaklaşık 5 ay kadar sonra davacı şirket «ortaklar kurulu» kararı ile iptal edildiği, her ne kadar taraf şirketler arasında 2005 ile 2007 yıllarında ticari ilişki bulunduğu ve alım satım yapıldığı anlaşılmakta ise de burad …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yükümlülüğü · sadakat yükümlülüğü · bilirkişi raporları arasında çelişki · i̇i̇k 167 · şikayet · münhasırlık · reeskont faizi · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… ına yer verildiği dikkate alındığında davalı şirketin 2009 yılından önceki marka kullanımının davacının bilgisi dahilinde bulunduğu kanaatinin oluştuğu, dolayısıyla «marka hakkına tecavüzden» söz edilemeyeceği, ancak marka hakkına tecavüz oluşturmayan davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» teşkil ettiği, ayrıca davalı Ali yönünden sadakat ve «rekabet etmeme yükümlülüğüne» aykırılık oluşturduğu, 2009 yılı Mart ayından sonraki kullanım ise şeklen marka lisans sözleşmesine dayandığından haksız rekabete yol açmayacağı, bu eylemler nedeniyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı markasının devrine ilişkin lisans sözleşmesinin «geçersizliğinin» tespitine, haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, 19.«167»,85 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hükmün «ilanına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, davacı «limited şirketin müdürü» olan davalının, «yetkisini» aşarak ve şirkete karşı olan özen ve «sadakat yükümlülüğünü» ihlal ederek şirkete ait markayı diğer davalıya devrettiği iddiasına dayalı marka lisans sözleşmesinin hükümsüzlüğü, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
U..'ın «temsil» «yetkisinin» iptal tarihi ve savcılık «şikayeti» gözetildiğinde davacı şirketin, davalı A..
U..' ın eyleminden, bu dönemde haberdar olduğu sonucunun çıktığı, davacıya ait markanın «münhasır» lisans sözleşmesi ile 3 yıllığına devrinin, şirketin esaslı işlerinden olduğu, zira anılan markanın davacı şirketin ticari faaliyeti için büyük öneme sahip bulunduğu, açıklanan nedenle söz konusu markanın münhasır lisans sözleşmesi ile devrinin davalı müdürün tek başına yapabileceği işlerden olmadığı, ayrıca davalı A..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4025 E. 2011/2497 K.
Ortak:limited şirket müdürü · malvarlığına ilişkin dava · muvazaa · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · geçersizlik · taahhütname
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacının da ortağı davalı «limited şirkete» ait tek «malvarlığı» olan taşınmazın diğer davalıya «muvazaalı» olarak satıldığı iddiasıyla taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davalı şirket adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, şirketin varlığı için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı ve bu devrin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yetkilisi olan dava dışı ... tarafından, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı, bu sebeple devrin «geçersiz» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak bu «malvarlığının», şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki «taahhüdün» geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Benzer bu kararda1-Dava, davacı adına kayıtlı taşınmazın davacı «şirket müdürü» olan davalı ... tarafından şirketin ve ortakların zararına «bedelsiz» ve «muvazaalı» biçimde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde devre konu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin davalı ...'tan tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirketin 28.01.2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile 10 yıllık süre davalı .....'ın davacı şirketin yetkili müdürü seçildiği, 19.09.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın davacı şirketteki tüm payını dava dışı iki ayrı şahsa devrettiği, yine 22.05.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de davacı şirket ortağı dava dışı ...'in 20 yıllık süre için davacı şirket müdürü seçildiği, dava konusu taşınmazın devrinin ise 06.06.2006 tarihinde davalı ... tarafından yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından davalı şirkete devrinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, dava dışı ortak ...'in devre «muvafakat» ettiği ve davacı şirketin devirde tam olarak «temsil» edildiği sonucuna varılarak davanın redine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin kabulüne dayanak yaptığı belgelerin tümü davacı tarafından reddediliği gibi «limited şirket müdürlerinin» yetkisi, TTK'nun 542 nci maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 321 nci maddesi ile belirlenmiştir.
Ancak bu «malvarlığının», şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki «taahhüdün» geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · muvafakat
Benzer bu kararda1-Dava, davacı adına kayıtlı taşınmazın davacı «şirket müdürü» olan davalı ... tarafından şirketin ve ortakların zararına «bedelsiz» ve «muvazaalı» biçimde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde devre konu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin davalı ...'tan tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirketin 28.01.2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile 10 yıllık süre davalı .....'ın davacı şirketin yetkili müdürü seçildiği, 19.09.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın davacı şirketteki tüm payını dava dışı iki ayrı şahsa devrettiği, yine 22.05.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de davacı şirket ortağı dava dışı ...'in 20 yıllık süre için davacı şirket müdürü seçildiği, dava konusu taşınmazın devrinin ise 06.06.2006 tarihinde davalı ... tarafından yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından davalı şirkete devrinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, dava dışı ortak ...'in devre «muvafakat» ettiği ve davacı şirketin devirde tam olarak «temsil» edildiği sonucuna varılarak davanın redine karar verilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava dışı ... ile davalı ...'ın davacı şirketi birlikte «temsil» ettikleri, ...'in satış işlemine «muvafakat» ettiği, davacı şirketin tam olarak temsil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar mahkemece dava konusu taşınmazın diğer ortağın «muvafakatı» ile satıldığı kabul edilmiş ise de, bunun dayanaklarının ne olduğu gösterilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3614 E. , 2016/1921 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/09/2014 tarih ve 2013/478-2014/230 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/02/2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., diğer davalı ... vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ...'ın, davalı limited şirketin ortakları olduklarını, ...'ın aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, davalı şirketin tasfiyesi için açılmış davaların bulunduğunu, şirket müdürü de olan ...'ın şirketi kötü yönettiğini, şirketin içini boşaltmaya ve müvekkilinden mal kaçırmaya çalıştığını, bu kapsamda şirketin belli başlı tek malvarlığı olan taşınmaz hissesini, muvazaalı bir biçimde diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek, muvazaa nedeniyle davalı ...'a devredilen taşınmaz hissesinin tapu kaydının iptaline ve davalı şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, muvazaa iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin diğer davalı şirket ile ticari bir ilişkisi olmadığı gibi şirket yetkilisini de önceden tanımadığını, bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yetkilisi olan dava dışı ... tarafından, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz tek taşınmazın, ortaklar kurulu kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı, bu sebeple devrin geçersiz bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacının da ortağı davalı limited şirkete ait tek malvarlığı olan taşınmazın diğer davalıya muvazaalı olarak satıldığı iddiasıyla taşınmazın tapu kaydının iptali ile davalı şirket adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, şirketin varlığı için hayati önemi haiz tek taşınmazın, ortaklar kurulu kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı ve bu devrin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Limited şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kapsamı, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 542. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 321. maddesinde belirlenmiştir. Bu maddede, temsile yetkili olanların şirketin maksat ve konusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz oldukları belirtilmiştir. Davalı şirketin anasözleşmesinin “..." başlığını taşıyan 3. maddesinde, şirketin konusu ile ilgili taşınmaz mal alımı ve satımı yapılabileceği belirtilmiştir. Açıklanan yasa hükümlerine ve şirket anasözleşmesine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir.
Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir. Esasen açıklanan husus mahkemece kabul edilmiş ise de bu çerçevede hüküm kurmaya yeterli derecede araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Zira, davalı şirket adına başka bir malvarlığı bulunup bulunmadığı araştırılmadığı gibi dava konusu taşınmazın, şirketin varlığını sürdürmesi için hayati önemi haiz olup olmadığı yönünde de denetime elverişli bir inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece, davalı şirketin tüm malvarlığının araştırılması ve gerekirse bir bilirkişi heyeti oluşturularak şirket kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılması suretiyle dava konusu taşınmazın, davacı şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olup olmadığının ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunup bulunmadığının denetime açık olacak bir biçimde tespit ettirilmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/333711400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz