Limited şirket müdürü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4025 E. 2011/2497 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürü↗ tapu iptali ve tescil↗ malvarlığına ilişkin dava↗ muvazaa↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ bedelsizlik↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava dışı ... ile davalı ...'ın davacı şirketi birlikte temsil ettikleri, ...'in satış işlemine muvafakat ettiği, davacı şirketin tam olarak temsil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı adına kayıtlı taşınmazın davacı şirket müdürü olan davalı ... tarafından şirketin ve ortakların zararına bedelsiz ve muvazaalı biçimde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde devre konu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin davalı ...'tan tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirketin 28.01.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 10 yıllık süre davalı .....'ın davacı şirketin yetkili müdürü seçildiği, 19.09.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın davacı şirketteki tüm payını dava dışı iki ayrı şahsa devrettiği, yine 22.05.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de davacı şirket ortağı dava dışı ...'in 20 yıllık süre için davacı şirket müdürü seçildiği, dava konusu taşınmazın devrinin ise 06.06.2006 tarihinde davalı ... tarafından yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından davalı şirkete devrinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, dava dışı ortak ...'in devre muvafakat ettiği ve davacı şirketin devirde tam olarak temsil edildiği sonucuna varılarak davanın redine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin kabulüne dayanak yaptığı belgelerin tümü davacı tarafından reddediliği gibi limited şirket müdürlerinin yetkisi, TTK'nun 542 nci maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 321 nci maddesi ile belirlenmiştir. Bu bağlamda, gerek ana sözleşme ve gerekse açıklanan yasa hükümlerine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdür şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin ilke olarak kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir. Her ne kadar mahkemece dava konusu taşınmazın diğer ortağın muvafakatı ile satıldığı kabul edilmiş ise de, bunun dayanaklarının ne olduğu gösterilmemiştir. Bu itibarla mahkemece şirket müdürü davalının yaptığı satış işleminin geçersiz olduğu kabul edilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmememiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3614 E. 2016/1921 K.
Ortak:limited şirket müdürü · malvarlığına ilişkin dava · muvazaa · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · geçersizlik · taahhütname
İncelediğiniz kararda1-Dava, davacı adına kayıtlı taşınmazın davacı «şirket müdürü» olan davalı ... tarafından şirketin ve ortakların zararına «bedelsiz» ve «muvazaalı» biçimde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde devre konu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin davalı ...'tan tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirketin 28.01.2004 tarihli «ortaklar kurulu» kararı ile 10 yıllık süre davalı .....'ın davacı şirketin yetkili müdürü seçildiği, 19.09.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın davacı şirketteki tüm payını dava dışı iki ayrı şahsa devrettiği, yine 22.05.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de davacı şirket ortağı dava dışı ...'in 20 yıllık süre için davacı şirket müdürü seçildiği, dava konusu taşınmazın devrinin ise 06.06.2006 tarihinde davalı ... tarafından yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından davalı şirkete devrinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, dava dışı ortak ...'in devre «muvafakat» ettiği ve davacı şirketin devirde tam olarak «temsil» edildiği sonucuna varılarak davanın redine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin kabulüne dayanak yaptığı belgelerin tümü davacı tarafından reddediliği gibi «limited şirket müdürlerinin» yetkisi, TTK'nun 542 nci maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 321 nci maddesi ile belirlenmiştir.
Ancak bu «malvarlığının», şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki «taahhüdün» geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Benzer bu kararda2-Dava, davacının da ortağı davalı «limited şirkete» ait tek «malvarlığı» olan taşınmazın diğer davalıya «muvazaalı» olarak satıldığı iddiasıyla taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davalı şirket adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, şirketin varlığı için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı ve bu devrin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin yetkilisi olan dava dışı ... tarafından, şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı, bu sebeple devrin «geçersiz» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak bu «malvarlığının», şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki «taahhüdün» geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · taşıyan · yetkisizlik kararı · cy/cy kaydı · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu kararda2-Dava, davacının da ortağı davalı «limited şirkete» ait tek «malvarlığı» olan taşınmazın diğer davalıya «muvazaalı» olarak satıldığı iddiasıyla taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile davalı şirket adına tescili istemine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, şirketin varlığı için hayati önemi haiz tek taşınmazın, «ortaklar kurulu» kararı alınmaksızın diğer davalıya satıldığı ve bu devrin «geçersiz» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Limited «şirket müdürlerinin» «temsil» «yetkisinin» kapsamı, somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı TTK'nın 542. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 321. maddesinde belirlenmiştir.
Bu maddede, «temsile» yetkili olanların şirketin maksat ve konusuna «dahil» olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz oldukları belirtilmiştir.
Davalı şirketin anasözleşmesinin “..." başlığını «taşıyan» 3. maddesinde, şirketin konusu ile ilgili taşınmaz mal alımı ve satımı yapılabileceği belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4025 E. , 2011/2497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2008 tarih ve 2006/704-2008/711 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 08.03.2011 gününde davacı avukatı....geldi, tebliğe rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kuruluş aşamasındaki ortaklarının dava dışı ... ile davalı ... olduğunu, 28.01.2004 tarihinde şirket ortaklarının şirket ortağı davalı ...'ı on yılsüre ile şirket müdürü olarak seçtiklerini, şirket müdürü davalının 2006 yılı Haziran ayında müvekkilinin sahibi olduğu tek taşınmazı şirketin ve ortakların zararına olarak bedelsiz ve muvazaalı biçimde davalı şirkete devrettiğini, oysa bu devrin yapılması için şirket ortakları tarafından alınmış bir karar bulunmadığı gibi bu devir karşılığında müvekkili şirkete nakit veya ayni bir karşılık da girmediğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı şirket adına olan tescilinin iptali ile müvekkili adına tesciline, aksi halde taşınmazın devir tarihindeki gerçek bedelinin davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan .....vekili, müvekilinin davacı şirketin kurucu ortağı olup 2005 yılına kadar şirket yöneticiliğini yaptığını, 2005 yılında ise diğer ortak ...'e şirket müdürlüğü yetkisinin verildiğini, dava konusu taşınmazın satış bedelinin ...'le birlikte tespit edildiğini, satış bedeline ilişkin çeklerin davacı şirkete verdildiğini, dava dışı ... tarafından davalı şirkete ibraname verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, dava dışı ... ile davalı ...'ın davacı şirketi birlikte temsil ettikleri, ...'in satış işlemine muvafakat ettiği, davacı şirketin tam olarak temsil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı adına kayıtlı taşınmazın davacı şirket müdürü olan davalı ... tarafından şirketin ve ortakların zararına bedelsiz ve muvazaalı biçimde davalı şirkete devredildiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, aksi halde devre konu taşınmazın devir tarihindeki bedelinin davalı ...'tan tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirketin 28.01.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile 10 yıllık süre davalı .....'ın davacı şirketin yetkili müdürü seçildiği, 19.09.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı ...'ın davacı şirketteki tüm payını dava dışı iki ayrı şahsa devrettiği, yine 22.05.2005 tarihli ortaklar kurulu kararı ile de davacı şirket ortağı dava dışı ...'in 20 yıllık süre için davacı şirket müdürü seçildiği, dava konusu taşınmazın devrinin ise 06.06.2006 tarihinde davalı ...
tarafından yapıldığı dosya kapsamı ile sabittir.Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından davalı şirkete devrinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece, dava dışı ortak ...'in devre muvafakat ettiği ve davacı şirketin devirde tam olarak temsil edildiği sonucuna varılarak davanın redine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemenin kabulüne dayanak yaptığı belgelerin tümü davacı tarafından reddediliği gibi limited şirket müdürlerinin yetkisi, TTK'nun 542 nci maddesi yollaması ile aynı Kanun’un 321 nci maddesi ile belirlenmiştir. Bu bağlamda, gerek ana sözleşme ve gerekse açıklanan yasa hükümlerine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdür şirkete ait bir malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğinin ilke olarak kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için ortaklar kurulundan karar alınması gerekmektedir.
Her ne kadar mahkemece dava konusu taşınmazın diğer ortağın muvafakatı ile satıldığı kabul edilmiş ise de, bunun dayanaklarının ne olduğu gösterilmemiştir. Bu itibarla mahkemece şirket müdürü davalının yaptığı satış işleminin geçersiz olduğu kabul edilerek neticesine göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmememiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016552100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz