Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/799 E. 2017/1183 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak↗ bankacılık işlemleri↗ bankacılık işlemi↗ eft↗ özen yükümlülüğü↗ rücu hakkı↗ internet bankacılığı↗ ihbar olunan↗ mevduat hesabı↗ müteselsil sorumluluk↗ eş rızası↗ dolandırıcılık↗ rücu↗ ispat yükü↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ihbar↗ havale↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2016/799 E. , 2017/1183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2015 tarih ve 2014/965-2015/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bankası vekili, davalı ... Bankası vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankalardan ...bank ... şubesi nezdinde bir vadesiz mevduat hesabı bir de vadeli mevduat hesabının bulunduğunu, vadeli mevduat hesabındaki paranın 45.000-TL olduğunu, 26.08.2013 tarihinde müvekkilinin davalı ...bank ... Şubesinde bulunan vadeli mevduat hesabı bilgisi ve rızası dışında bozularak hesabında bulunan 45.000-TL tutarın onayı olmadan vadesiz hesabına aktarıldığını, yine müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında bu hesaptan da diğer davalı ... Bankası ... Şubesi'ndeki müvekkiline ait vadesiz hesaba aktarıldığını, müvekkil hesabından ... Bankası ... Şubesi ilgili vadesiz hesaba EFT edilen paranın 26,785-TL'sinin aynı gün ... isimli kişinin ... Bankası A.Ş. nezdinde bulunan hesabına, 18.040-TL'sinin de yine aynı gün ... isimli kişinin ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına aktarıldığını, müvekkilinin hesaptan yapılan para transfer işleminden, ... Bankası hesabına ait ... hesaptan kendisine mesaj gelince haberdar olmuş ise de, bankaya telefonla ulaşana kadar, hesabından yukarda söz konusu olan EFT ve havale işlemleri yapıldığını, müvekkilinin ... Bankası Genel Müdürlüğü ve ... ... Şubesi Müşteri Hizmetlerine telefonla ulaşarak, bu işlemleri kendisinin yapmadığını, internet yoluyla dolandırıcılık hadisesi ile karşı karşıya kaldığını bankaya bildirdiği, aynı gün dilekçe ile ... Bankası Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek, Bu havale ve EFT işlemlerinin kendisinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, konunun araştırılarak gereğinin yapılmasını istediğini, her iki davalı bankanın da gerekli güvenlik önlemlerini almadıklarından müvekkilini zarara uğrattıklarını iddia ederek müvekkilinin banka hesaplarında bulunan 44.825- TL' nin internet bankacılığı dolandırıcılık yoluyla üçüncü şahıslar hesaplarına aktarılarak müvekkilin zararına sebebiyet veren her iki davalı bankanın müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna, 44,825 TL zararın 26.08.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...bank vekili; ... ve ... isimli 3.kişilerin hesaplarına yapılan havale ve EFT işlemlerinin davacının müvekkili banka nezdindeki hesaplarından değil, davalının diğer davalı ... Bankası nezdindeki hesabından yapıldığını, davacının müvekkil banka nezdinde bulunan hesabından ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına para gönderilmesinde davacının hiçbir zararının olmadığı gibi müvekkili bankanın da bunda hiçbir kusurunun olmadığını, hesap ekstralarına bakıldığında davacının daha öncede ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına para aktardığını, 26.08.2013 tarihinde internet Bankacılığı kullanılarak ... Nolu IP aracılığıyla davacı ... vadeli mevduat hesabı bozularak aynı şubedeki vadesiz hesabına 45.251,51 TL tutarında para transferi yapıldığını, ardından bu hesaptan davacının ... Bankası nezdindeki hesabına 45,000,00 TL EFT işlemi yapıldığını, olay tarihi itibariyle müvekkili bankanın internet şubesine yalnızca kullanıcılar tarafından bilinen müşteri numarası, parola, internet şifresi ve SMS şifresi kullanılarak erişim sağlandığını, internet bankacılığı şubesine giriş için gerekli olan SMS'lerin davacının banka sistemine kayıtlı GSM hattına gönderildiğini, internet bankacılık işlemlerinin güvenli yapılabilmesi için müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını savunarak, davanın öncelikle husumet yönünden usulden reddine, davanın ... ve ...'e ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası vekili; müvekkili bankanın huzurdaki davada taraf ehliyeti bulunmadığını, davacının ...bank ... şubesi nezdindeki hesabından müvekkili bankanın ... şubesi nezdindeki hesabına aktarılan ve daha sonrada bu hesaptan 3. kişi hesaplarına yapılan EFT ve Havale İşlemlerinin davacının telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifre kullanılarak yapıldığını, davacının yalnızca müvekkili bankadaki hesap bilgilerinin değil, diğer davalı bankadaki hesap bilgilerinin de ele geçirildiğini, davacının kişisel hesap bilgilerini korumak için yeterli özeni göstermediğinden kusurlu olduğunu, olayın meydana geliş şekli incelendiğinde, davacıya mail olarak gelen zararlı bir yazılım kullanıldığı ve cihaza yüklenmesi ile zarar doğurucu olayların başladığının açık olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ...; davalı ...bank vekili tarafından davanın müvekkili ...’ e ihbarı talep edilmişse de; usulüne uygun bir ihbar söz konusu olmadığı gibi bankaların yapmış olduğu, bankalar arasındaki para transferinin ve hesabına yatan paranın doğruluğunu araştırmaya ihbar olunan müvekkilinin ne imkanı, ne yetkisi ne de yükümlülüğü bulunduğunu, somut olayın doğrudan davacıyı ve bankaları ilgilendirmekte olduğunu, ihbar eden bankanın hiçbir şekilde müvekkile rücu hakkının da bulunmadığını, ihbar talebinin reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; somut olayda müterafik kusurla ilgili ispat yükü kendi üzerinde olan her iki davalı bankalar, davacının şifre gibi kişisel statik bilgilerinin ve cep telefonuna banka sistemi tarafından gönderilen tek kullanımlık SMS şifresinin dolandırıcılar tarafından davacı kanalı ve ihmalkar davranış sergilemesi sonucu ele geçirildiği ya da davacının dolandırıcılarla işbirliği içinde olduğuna dair dava dosyasında somut bir delil ortaya koyamadığı, davaya konu zararda davacının müterafik kusurundan da söz edilemediği göz önüne alarak 44.825,00 TL tutarındaki davacı zararının tamamından davalı ...bank ile diğer davalı ... Bankası'nın sorumlu olduğu, her iki bankada işlem yapanın gerçek hesap sahibi olup olmadığı konusunda özen yükümlülükleri gereği sistemlerinde gerekli önlemleri almış olsalardı davacının ...bank hesabındaki para YKB davacı hesabına transfer edilemeyecek olduğu, dolayısıyla davacı zararı doğmayacak olduğu anlaşılmakla buna göre davacı zararının her iki bankadan da müştereken ve müteselsilen tahsili gerekeceği bankalar arasındaki rücu ilişkisinin zarara uğrayan ve zararının giderilmesini talep eden davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.825-TL'nin işlemin gerçekleştiği 26.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ...lar Bankası vekili, davalı ... Bankası vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Dava dosyasında davacıya gönderildiği iddia edilen SMS ve şifrelerin, davacı IP adresine gönderilip gönderilmediğinin, paranın ...bank hesabından ... hesabına gönderilirken SMS' le davacının bilgilendirilip bilgilendirilmediği, buna göre her davalının sorumluluğunun belirlenmesi, maddi vakıanın tespiti konusunda ceza dosyasının getirtilerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiğinden eksik inceleme nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1012 E. 2023/5002 K.
Ortak:internet bankacılığı · dolandırıcılık · ispat yükü · havale · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaBankası Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek, Bu «havale» ve EFT işlemlerinin kendisinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, konunun araştırılarak gereğinin yapılmasını istediğini, her iki davalı bankanın da gerekli güvenlik önlemlerini almadıklarından müvekkilini zarara uğrattıklarını iddia ederek müvekkilinin banka hesaplarında bulunan 44.825- TL' nin «internet bankacılığı» «dolandırıcılık» yoluyla üçüncü şahıslar hesaplarına aktarılarak müvekkilin zararına sebebiyet veren her iki davalı bankanın müştereken ve «müteselsilen sorumluluğuna», 44,825 TL zararın 26.08.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; somut olayda müterafik kusurla ilgili «ispat yükü» kendi üzerinde olan her iki davalı bankalar, davacının şifre gibi kişisel statik bilgilerinin ve cep telefonuna banka sistemi tarafından gönderilen tek kullanımlık SMS şifresinin «dolandırıcılar» tarafından davacı kanalı ve ihmalkar davranış sergilemesi sonucu ele geçirildiği ya da davacının dolandırıcılarla işbirliği içinde olduğuna dair dava dosyasında so …
Bankası hesabına ait ... hesaptan kendisine mesaj gelince haberdar olmuş ise de, bankaya telefonla ulaşana kadar, hesabından yukarda söz konusu olan EFT ve «havale» işlemleri yapıldığını, müvekkilinin ...
Benzer bu karardaDAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki vadeli banka hesabından 20.06.2016 günü «dolandırıcılık» şebekesi halinde hareket eden kimliği belirsiz kişilerce toplamda 110.200,00 TL «havale» işleminin gerçekleştirildiğini, aynı gün akşam sıralarında davalı bankanın cep telefonuna gönderdiği havale mesajlarını gördüğünde müvekkilini zaman kaybetmeksizin telefon ile müşteri hizmetlerine bilgi vererek derhal işlemlerin iptalini ve hesaplara «bloke» konulmasını istediğini, davalı bankaya gönderilen «ihtarname» ile bu çekilen paranın kendisine iade edilmesi için başvuruda bulunulmasına rağmen bankaca ödenmediğini, havale işlemlerinin tamamının müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında tanımadığı kişiler adına gerçekleştirildiğini, hesabının internet kullanımına ilişkin onayının bulunmadığını, davalı bankanın «internet bankacılığına» girişlerde tek bir statik şifre gönderdiğini, her bir havale işleminde değişen dinamik şifre gönderilmesini gerektiren bir güvenlik sisteminin bulunmadığını, bu du …
… esabına aktarıldığı, Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/45 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle «hırsızlık» suçundan 7'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının davalı bankanın mobil bankacılık hizmetlerinden yararlanmak istediğine dair geçerli bir rızasının bulunmadığı, 20.06.2016 olay tarihinde davacı müşteriye ait geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi müşteriye tanımlı statik kişisel bilgiler elektronik ortamda doğru girilerek usulsüz işlem yapıldığı, daha önce mobil bankacılık hizmetinden yararlanmayan davacının cep telefonuna gelen anında şifre, geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi statik bilgileri dava dışı sanıklar ile paylaştığına dair delil bulunmadığı, davacı müşteriden kullandığı cep telefonunu çaldırmaması konusunda cep telefonunun güvenliğini sağlamasının beklenemeyeceği, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile davacı hesabından üçüncü kişilerin hesabına para havalesinin yapılmış olması karşısında davalı savunmasının aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, bu haliyle davacının müterafik kusurundan söz edilemeyeceği, davalı bankanın «internet bankacılığından» gerçekleştirilen her bir EFT işlemi için her defasında değişen dinamik şifre uygulaması ile davacı müşterinden onay almadığı, sadece işlemlerin gerçekleştirilmesinden sonra bilgi mesajı göndererek pasif bir güvenlik uygulaması ile yetindiği, davacı müşteri tarafından mobil internet bankacılığından yararlanmak istediğine dair yazılı bir talep olmadığı halde yalnızca anında şifre talebi üzerine davacı hesabını internet bankacılığı hizmetine açtığı, başka hiçbir teyit unsuru kullanmaksızın sadece kredi kartı numarası ve şifresine itibar edilerek kullanıcı kodu ve şifre gibi çok kritik öneme sahip olan bilgileri SMS ile gönderdiği, böylelikle bir «güven kurumu» olan bankanın müşterilerini koruyucu gerekli tedbir ve önlemleri almadığı, davalı bankanın usulsüz işlemler nedeniyle oluşan zararın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 110.200,00 TL «maddi tazminatın» 20.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranını geçmemek kaydıyla bankalarca TL mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… astlanmadığını, EFT işlemlerinin internete erişilerek gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, davacının kendisine ait birçok tanımlayıcı veriye sahip çıkamadığını, «internet bankacılığına» giriş için kullanılan kredi kartı bilgisi ve kendisine gönderilen statik şifre sms'lerinin sadece davacının bilgisinde olduğunu, bu bilgilerin 3. kişiler ile paylaşılmadan internet bankacılığı sistemine girilmesinin mümkün olmadığını, sms şifrelerinin davacı tarafça 3. kişilerle paylaşıldığını, «dolandırıcıların» bu şifreleri bilmeden sisteme girmelerinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık hizmetleri sözleşmesi · müterafik kusur · güven kurumu · hırsızlık · bloke · sahtecilik · hizmet sözleşmesi · üçüncü kişi
Benzer bu kararda… esabına aktarıldığı, Adana 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/45 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda sanıkların bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle «hırsızlık» suçundan 7'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının davalı bankanın mobil bankacılık hizmetlerinden yararlanmak istediğine dair geçerli bir rızasının bulunmadığı, 20.06.2016 olay tarihinde davacı müşteriye ait geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi müşteriye tanımlı statik kişisel bilgiler elektronik ortamda doğru girilerek usulsüz işlem yapıldığı, daha önce mobil bankacılık hizmetinden yararlanmayan davacının cep telefonuna gelen anında şifre, geçici statik şifre ve kullanıcı kodu gibi statik bilgileri dava dışı sanıklar ile paylaştığına dair delil bulunmadığı, davacı müşteriden kullandığı cep telefonunu çaldırmaması konusunda cep telefonunun güvenliğini sağlamasının beklenemeyeceği, davalı bankaya karşı gerçekleştirilen «sahtecilik» işlemi ile davacı hesabından üçüncü kişilerin hesabına para havalesinin yapılmış olması karşısında davalı savunmasının aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacağı, «ispat yükü» kendisinde olan davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının «kusuru» ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, bu haliyle davacının müterafik kusurundan söz edilemeyeceği, davalı bankanın «internet bankacılığından» gerçekleştirilen her bir EFT işlemi için her defasında değişen dinamik şifre uygulaması ile davacı müşterinden onay almadığı, sadece işlemlerin gerçekleştirilmesinden sonra bilgi mesajı göndererek pasif bir güvenlik uygulaması ile yetindiği, davacı müşteri tarafından mobil internet bankacılığından yararlanmak istediğine dair yazılı bir talep olmadığı halde yalnızca anında şifre talebi üzerine davacı hesabını internet bankacılığı hizmetine açtığı, başka hiçbir teyit unsuru kullanmaksızın sadece kredi kartı numarası ve şifresine itibar edilerek kullanıcı kodu ve şifre gibi çok kritik öneme sahip olan bilgileri SMS ile gönderdiği, böylelikle bir «güven kurumu» olan bankanın müşterilerini koruyucu gerekli tedbir ve önlemleri almadığı, davalı bankanın usulsüz işlemler nedeniyle oluşan zararın tümünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 110.200,00 TL «maddi tazminatın» 20.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faiz» oranını geçmemek kaydıyla bankalarca TL mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… dilekçesinde özetle; davacının kendisine ait tanımlayıcı verilere sahip çıkmadığını, EFT işlemlerinin internete erişilerek gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, «internet bankacılığına» giriş için kullanılan kredi kartı bilgisi ve kendisine gönderilen statik şifre sms'lerinin sadece davacının bilgisinde olduğunu, bu bilgilerin 3. kişiler ile paylaşılmadan internet bankacılığı sistemine girilmesinin mümkün olmadığını, sms şifrelerinin davacı tarafça 3. kişilerle paylaşıldığını, «dolandırıcıların» bu şifreleri bilmeden sisteme girmelerinin mümkün olmadığını, savunmalarının nazara alınmadığını, bilirkişi raporunda davacının zararının doğmasında ve artmasında «müterafik kusuru» bulunduğu kanaatine varılmasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece davanın kabulüne gerekçe olarak, davacının mobil bankacılık hizmetinden yararlanmak istediğine dair geçerli bir rızasının olmamasının gösterildiğini, ancak davacı ile banka arasında akdedilen «bankacılık hizmet sözleşmesinin» 10. maddesinde davacının elektronik bankacılık kullanımında dikkat etmesi gereken hususlar ve sorumluluklarının açıkça belirtildiğini, davaya konu işlemler öncesin …
DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bankadaki vadeli banka hesabından 20.06.2016 günü «dolandırıcılık» şebekesi halinde hareket eden kimliği belirsiz kişilerce toplamda 110.200,00 TL «havale» işleminin gerçekleştirildiğini, aynı gün akşam sıralarında davalı bankanın cep telefonuna gönderdiği havale mesajlarını gördüğünde müvekkilini zaman kaybetmeksizin telefon ile müşteri hizmetlerine bilgi vererek derhal işlemlerin iptalini ve hesaplara «bloke» konulmasını istediğini, davalı bankaya gönderilen «ihtarname» ile bu çekilen paranın kendisine iade edilmesi için başvuruda bulunulmasına rağmen bankaca ödenmediğini, havale işlemlerinin tamamının müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında tanımadığı kişiler adına gerçekleştirildiğini, hesabının internet kullanımına ilişkin onayının bulunmadığını, davalı bankanın «internet bankacılığına» girişlerde tek bir statik şifre gönderdiğini, her bir havale işleminde değişen dinamik şifre gönderilmesini gerektiren bir güvenlik sisteminin bulunmadığını, bu du …
Değerlendirme Davacı, bilgisi ve onayı dışında «üçüncü kişiler» tarafından hesabından gerçekleştirilen işlemler nedeniyle zarara uğradığını, davalı bankanın gerekli özeni göstermediğini ileri sürmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2558 E. 2024/4893 K.
Ortak:bankacılık işlemleri · internet bankacılığı · dolandırıcılık · havale · husumet · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaBankası Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek, Bu «havale» ve EFT işlemlerinin kendisinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, konunun araştırılarak gereğinin yapılmasını istediğini, her iki davalı bankanın da gerekli güvenlik önlemlerini almadıklarından müvekkilini zarara uğrattıklarını iddia ederek müvekkilinin banka hesaplarında bulunan 44.825- TL' nin «internet bankacılığı» «dolandırıcılık» yoluyla üçüncü şahıslar hesaplarına aktarılarak müvekkilin zararına sebebiyet veren her iki davalı bankanın müştereken ve «müteselsilen sorumluluğuna», 44,825 TL zararın 26.08.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… kili bankanın internet şubesine yalnızca kullanıcılar tarafından bilinen müşteri numarası, parola, internet şifresi ve SMS şifresi kullanılarak erişim sağlandığını, «internet bankacılığı» şubesine giriş için gerekli olan SMS'lerin davacının banka sistemine kayıtlı GSM hattına gönderildiğini, internet «bankacılık işlemlerinin» güvenli yapılabilmesi için müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını savunarak, davanın öncelikle «husumet» yönünden «usulden reddine», davanın ... ve ...'e «ihbarına» karar verilmesini talep etmiştir.
Bankası hesabına ait ... hesaptan kendisine mesaj gelince haberdar olmuş ise de, bankaya telefonla ulaşana kadar, hesabından yukarda söz konusu olan EFT ve «havale» işlemleri yapıldığını, müvekkilinin ...
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «husumet» yönünden reddi gerektiğini, müvekkili banka alınabilecek bütün önlemleri aldığını, davaya konu ihtilaf ile ilgili müvekkili bankanın «kusuru» olmadığını, yasal ve akdi düzenlemeler doğrultusunda kredi kartı ile ilgili bütün sorumluluğun kart «hamili» olan davacıya ait olduğunu, ihtilafa konu işlemlerin davacıya özel olarak gönderilen şifre girilmek suretiyle ve «internet bankacılığı» aracılığıyla gerçekleştiğini, müvekkil bankanın kusurundan ve sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, davacının müvekkili banka aleyhine ileri sürdüğü iddiaları ispat …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından ve ilintili kredi kartından 17.01.2017 tarihinde «dolandırıcılar» tarafından kredi çekimi, «havale», EFT ve diğer yöntemler ile toplamda 19 ayrı işlem yapılarak 179.900,00 TL para çekildiğini, bu işlemlerin müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu ve müvekkiline akdedilecek bir «kusurun» bulunmadığını, davalı bankanın yeterli güvenlik önlemi almaması sebebiyle zararın oluştuğunu, bilirkişi raporunda dolandırıcıların beyanlarına kanarak SMS şifresini tuşladığı ve iradesi dışında işlem yapma «yetkisinin» dolandırıcılara verildiği tespit edilmişse de bu tespitin haksız ve mesnetsiz olduğunu, yaklaşık 40 dakikalık sürede müvekkilinin hesabından 19 ayrı kalemde transfer işleminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin geçmiş hesap ve işlemlere bakıldığında, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde işlem yapılması nedeniyle, müvekkilinin bilgilendirilmediğini, hesaba «bloke» işlemlerinin uygulanmamış olması sebebiyle davalının özel yükümlülüğünü yerine getirmediğini, buna rağmen «kusur oranlarının» %50 olarak belirlenmesini hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın muhatabının müvekkili banka olmadığını, bankaya «husumet» yöneltilemeyeceğini, davacının cep telefonundan aranarak bu numaraya akıllı SMS'den şifre gönderildiğini ve yapılan bu harcamanın iptali için yönlendirmeler ile bu şifreyi telefona tuşladığını, daha sonra kredi kartının kopyalandığının belirlenmesi üzerine «ihtar» için kendisine tekrar şifre gönderildiğini ve bunu da telefona tuşladığını belirtmiş olup davacının iddia ettiği işlemleri müvekkili bankanın bilmesini beklenmesi hayatın olağan akışına ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, husumetin söz konusu işlemlerden ötürü haksız şekilde faydalandığı iddia edilen EFT alıcılarına yöneltilmesi gerektiğini, yasal ve akdi düzenlemeler gereğince şifre güvenliği hususunda sorumluluk tamamen kart «hamiline» ait olup, tarafların müterafik kusurlu olduğu yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı kartın kopyalanması olayının 17.01.2017 tarihinde saat 16:06 civarında olduğunu ifade etmesine karşın, iş bu durumdan müvekkili bankayı derhal bilgilendirmediğini, bunun yerine eski «müşteri temsilcisini» aradığını, müvekkili bankayı bilgilendirmesine kadar geçen süre zarfında yapılan işlemlerden açıkça sorumlu olduğunu; müvekkili banka tarafından alınması gereken bütün önlemler alınmış olmasına rağmen davacının «kusuru» sonucu oluşan zarara müvekkili bankanın katlanması gerektiği yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili bankanın «internet bankacılığı» güvenliği için güncel gelişmeleri yakinen takip ederek, bilgisayar sistemine entegre etmekte, uluslar arası olarak kabul gören ve uygulanan 3D Secure sisteme girer …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · tüketici kredisi · kusur oranı · bloke · üçüncü kişi · hamil · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtar
Benzer bu kararda2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ikame edilen davanın muhatabının müvekkili banka olmadığını, bankaya «husumet» yöneltilemeyeceğini, davacının cep telefonundan aranarak bu numaraya akıllı SMS'den şifre gönderildiğini ve yapılan bu harcamanın iptali için yönlendirmeler ile bu şifreyi telefona tuşladığını, daha sonra kredi kartının kopyalandığının belirlenmesi üzerine «ihtar» için kendisine tekrar şifre gönderildiğini ve bunu da telefona tuşladığını belirtmiş olup davacının iddia ettiği işlemleri müvekkili bankanın bilmesini beklenmesi hayatın olağan akışına ve bankacılık uygulamalarına aykırı olduğunu, husumetin söz konusu işlemlerden ötürü haksız şekilde faydalandığı iddia edilen EFT alıcılarına yöneltilmesi gerektiğini, yasal ve akdi düzenlemeler gereğince şifre güvenliği hususunda sorumluluk tamamen kart «hamiline» ait olup, tarafların müterafik kusurlu olduğu yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı kartın kopyalanması olayının 17.01.2017 tarihinde saat 16:06 civarında olduğunu ifade etmesine karşın, iş bu durumdan müvekkili bankayı derhal bilgilendirmediğini, bunun yerine eski «müşteri temsilcisini» aradığını, müvekkili bankayı bilgilendirmesine kadar geçen süre zarfında yapılan işlemlerden açıkça sorumlu olduğunu; müvekkili banka tarafından alınması gereken bütün önlemler alınmış olmasına rağmen davacının «kusuru» sonucu oluşan zarara müvekkili bankanın katlanması gerektiği yönünde verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili bankanın «internet bankacılığı» güvenliği için güncel gelişmeleri yakinen takip ederek, bilgisayar sistemine entegre etmekte, uluslar arası olarak kabul gören ve uygulanan 3D Secure sisteme girer …
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından ve ilintili kredi kartından 17.01.2017 tarihinde «dolandırıcılar» tarafından kredi çekimi, «havale», EFT ve diğer yöntemler ile toplamda 19 ayrı işlem yapılarak 179.900,00 TL para çekildiğini, bu işlemlerin müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu ve müvekkiline akdedilecek bir «kusurun» bulunmadığını, davalı bankanın yeterli güvenlik önlemi almaması sebebiyle zararın oluştuğunu, bilirkişi raporunda dolandırıcıların beyanlarına kanarak SMS şifresini tuşladığı ve iradesi dışında işlem yapma «yetkisinin» dolandırıcılara verildiği tespit edilmişse de bu tespitin haksız ve mesnetsiz olduğunu, yaklaşık 40 dakikalık sürede müvekkilinin hesabından 19 ayrı kalemde transfer işleminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin geçmiş hesap ve işlemlere bakıldığında, hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde işlem yapılması nedeniyle, müvekkilinin bilgilendirilmediğini, hesaba «bloke» işlemlerinin uygulanmamış olması sebebiyle davalının özel yükümlülüğünü yerine getirmediğini, buna rağmen «kusur oranlarının» %50 olarak belirlenmesini hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… rafından zamanında bilgi mesajı gelmediğini, banka güvenlik duvarının yıkıldığını ve zamanında müdahale imkanın ortadan kalktığını ve hesabından tanımadığı kişilere «havale», EFT yapıldığını, nakit avans ve «tüketici kredisi» kullandığını, davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek 187.102,80 TL'nin mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/799 E. , 2017/1183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/03/2015 tarih ve 2014/965-2015/180 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bankası vekili, davalı ... Bankası vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankalardan ...bank ... şubesi nezdinde bir vadesiz mevduat hesabı bir de vadeli mevduat hesabının bulunduğunu, vadeli mevduat hesabındaki paranın 45.000-TL olduğunu, 26.08.2013 tarihinde müvekkilinin davalı ...bank ... Şubesinde bulunan vadeli mevduat hesabı bilgisi ve rızası dışında bozularak hesabında bulunan 45.000-TL tutarın onayı olmadan vadesiz hesabına aktarıldığını, yine müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında bu hesaptan da diğer davalı ... Bankası ... Şubesi'ndeki müvekkiline ait vadesiz hesaba aktarıldığını, müvekkil hesabından ... Bankası ... Şubesi ilgili vadesiz hesaba EFT edilen paranın 26,785-TL'sinin aynı gün ... isimli kişinin ... Bankası A.Ş.
nezdinde bulunan hesabına, 18.040-TL'sinin de yine aynı gün ... isimli kişinin ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına aktarıldığını, müvekkilinin hesaptan yapılan para transfer işleminden, ... Bankası hesabına ait ... hesaptan kendisine mesaj gelince haberdar olmuş ise de, bankaya telefonla ulaşana kadar, hesabından yukarda söz konusu olan EFT ve havale işlemleri yapıldığını, müvekkilinin ... Bankası Genel Müdürlüğü ve ... ... Şubesi Müşteri Hizmetlerine telefonla ulaşarak, bu işlemleri kendisinin yapmadığını, internet yoluyla dolandırıcılık hadisesi ile karşı karşıya kaldığını bankaya bildirdiği, aynı gün dilekçe ile ... Bankası Genel Müdürlüğü'ne müracaat ederek, Bu havale ve EFT işlemlerinin kendisinin bilgisi dışında gerçekleştirildiğini, konunun araştırılarak gereğinin yapılmasını istediğini, her iki davalı bankanın da gerekli güvenlik önlemlerini almadıklarından müvekkilini zarara uğrattıklarını iddia ederek müvekkilinin banka hesaplarında bulunan 44.825- TL' nin internet bankacılığı dolandırıcılık yoluyla üçüncü şahıslar hesaplarına aktarılarak müvekkilin zararına sebebiyet veren her iki davalı bankanın müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna, 44,825 TL zararın 26.08.2013 olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...bank vekili; ... ve ... isimli 3.kişilerin hesaplarına yapılan havale ve EFT işlemlerinin davacının müvekkili banka nezdindeki hesaplarından değil, davalının diğer davalı ... Bankası nezdindeki hesabından yapıldığını, davacının müvekkil banka nezdinde bulunan hesabından ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına para gönderilmesinde davacının hiçbir zararının olmadığı gibi müvekkili bankanın da bunda hiçbir kusurunun olmadığını, hesap ekstralarına bakıldığında davacının daha öncede ... Bankası ... Şubesi nezdindeki hesabına para aktardığını, 26.08.2013 tarihinde internet Bankacılığı kullanılarak ... Nolu IP aracılığıyla davacı ... vadeli mevduat hesabı bozularak aynı şubedeki vadesiz hesabına 45.251,51 TL tutarında para transferi yapıldığını, ardından bu hesaptan davacının ...
Bankası nezdindeki hesabına 45,000,00 TL EFT işlemi yapıldığını, olay tarihi itibariyle müvekkili bankanın internet şubesine yalnızca kullanıcılar tarafından bilinen müşteri numarası, parola, internet şifresi ve SMS şifresi kullanılarak erişim sağlandığını, internet bankacılığı şubesine giriş için gerekli olan SMS'lerin davacının banka sistemine kayıtlı GSM hattına gönderildiğini, internet bankacılık işlemlerinin güvenli yapılabilmesi için müvekkilinin gerekli tüm önlemleri aldığını savunarak, davanın öncelikle husumet yönünden usulden reddine, davanın ... ve ...'e ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bankası vekili; müvekkili bankanın huzurdaki davada taraf ehliyeti bulunmadığını, davacının ...bank ... şubesi nezdindeki hesabından müvekkili bankanın ... şubesi nezdindeki hesabına aktarılan ve daha sonrada bu hesaptan 3. kişi hesaplarına yapılan EFT ve Havale İşlemlerinin davacının telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifre kullanılarak yapıldığını, davacının yalnızca müvekkili bankadaki hesap bilgilerinin değil, diğer davalı bankadaki hesap bilgilerinin de ele geçirildiğini, davacının kişisel hesap bilgilerini korumak için yeterli özeni göstermediğinden kusurlu olduğunu, olayın meydana geliş şekli incelendiğinde, davacıya mail olarak gelen zararlı bir yazılım kullanıldığı ve cihaza yüklenmesi ile zarar doğurucu olayların başladığının açık olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan ...; davalı ...bank vekili tarafından davanın müvekkili ...’ e ihbarı talep edilmişse de; usulüne uygun bir ihbar söz konusu olmadığı gibi bankaların yapmış olduğu, bankalar arasındaki para transferinin ve hesabına yatan paranın doğruluğunu araştırmaya ihbar olunan müvekkilinin ne imkanı, ne yetkisi ne de yükümlülüğü bulunduğunu, somut olayın doğrudan davacıyı ve bankaları ilgilendirmekte olduğunu, ihbar eden bankanın hiçbir şekilde müvekkile rücu hakkının da bulunmadığını, ihbar talebinin reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; somut olayda müterafik kusurla ilgili ispat yükü kendi üzerinde olan her iki davalı bankalar, davacının şifre gibi kişisel statik bilgilerinin ve cep telefonuna banka sistemi tarafından gönderilen tek kullanımlık SMS şifresinin dolandırıcılar tarafından davacı kanalı ve ihmalkar davranış sergilemesi sonucu ele geçirildiği ya da davacının dolandırıcılarla işbirliği içinde olduğuna dair dava dosyasında somut bir delil ortaya koyamadığı, davaya konu zararda davacının müterafik kusurundan da söz edilemediği göz önüne alarak 44.825,00 TL tutarındaki davacı zararının tamamından davalı ...bank ile diğer davalı ... Bankası'nın sorumlu olduğu, her iki bankada işlem yapanın gerçek hesap sahibi olup olmadığı konusunda özen yükümlülükleri gereği sistemlerinde gerekli önlemleri almış olsalardı davacının ...bank hesabındaki para YKB davacı hesabına transfer edilemeyecek olduğu, dolayısıyla davacı zararı doğmayacak olduğu anlaşılmakla buna göre davacı zararının her iki bankadan da müştereken ve müteselsilen tahsili gerekeceği bankalar arasındaki rücu ilişkisinin zarara uğrayan ve zararının giderilmesini talep eden davacıyı bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 44.825-TL'nin işlemin gerçekleştiği 26.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı ...lar Bankası vekili, davalı ... Bankası vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davasıdır.
Dava dosyasında davacıya gönderildiği iddia edilen SMS ve şifrelerin, davacı IP adresine gönderilip gönderilmediğinin, paranın ...bank hesabından ... hesabına gönderilirken SMS' le davacının bilgilendirilip bilgilendirilmediği, buna göre her davalının sorumluluğunun belirlenmesi, maddi vakıanın tespiti konusunda ceza dosyasının getirtilerek değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiğinden eksik inceleme nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
yukarıda açıklanan nedenlerle üzere, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar lehine BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/324162300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz