Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2530 E. 2017/1336 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasarruf yetkisinin kısıtlanması↗ ikinci alacaklılar toplantısı↗ el koyma↗ kısıtlılık↗ temlik↗ haciz↗ iflas↗ sulh↗ yetkisizlik kararı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya temlik edilen alacak üzerinde ... 31. İcra Müdürlüğü'nün haczi bulunduğu, dosyadaki hacizlerin ... A.Ş. hakkındaki iflas kararının kesinleşmesi ile kalktığı, temlik tarihinin 21/11/2011 tarihi olduğu dikkate alındığında temlik tarihi itibariyle temlik edilen alacak üzerinde haciz bulunduğu, ayrıca öncesinde ... 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27/05/2008 tarih 2008/785 sayılı müteferrik kararında içlerinde ... ve ...'ın da bulunduğu şahısların ortağı bulundukları şirketlerdeki ortaklık paylarına da tedbir uygulanması talep edildiğinden davalı Banka'ca ... ve ...'ın ... A.Ş'nin ortağı olduğunun tespit edilmesi üzerine ... A.Ş'nin hesaplarına haciz öncesinde el konulmuş olduğu, konulan haczin ve yapılan el koyma işleminin alacak üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtladığı, davacının temlike dayalı alacağını davalıya karşı ileri süremeyeceği, temlik borçlusu ... A.Ş'nin 10/04/2012 tarihli karar ile iflasına karar verilmiş olması nedeniyle davacının dava konusu alacağı iflas masasına bildirmesi, alacağın ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilmemesi halinde husumeti iflas idaresine yönelterek dava açmak suretiyle talepte bulunması gerektiği, bu durumda "davacının davalıya husumet yöneltemiyeceği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece davanın reddine dair açıklanan gerekçe davanın esastan reddine ilişkin olup gerekçenin sonunda davalıya husumet yöneltilemeyeceği ibaresi açıklanan gerekçeye uygun olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9023 E. 2013/13448 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu kararda… inin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.02.2013 günlü ilamıyla reddedilen ürünler bakımından tanımlayıcı ve «ayırt edicilikten» yoksun bulunan marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının hukuka uygun bulunduğu belirtilerek karar, davalı yararına bozulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4103 E. 2015/11074 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekile tebligat · kesin mehil · ek mehil · vekile tebliğ · davanın açılmamış sayılması · ara karar · açılmamış sayılma · marka hakkına tecavüz
Benzer bu karardaHer ne kadar mahkemece, 07.06.2013 tarihli müteferrik karar uyarınca davacı «vekiline tebligat» yapılmış ve karar gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, tebliğ edilen müteferrik kararda davacı vekili tarafından yatırılması gereken istinabe giderleri açıkca belirtilmediği gibi, verilen «kesin mehile» uyulmamasının sonuçları da yazılı olmayıp, usulüne uygun olmayan kesin mehil içeren bu müteferrik kararın davacı «vekiline tebliği» sonuç doğurmayacağından, müteferrik karar ve yapılan tebligat nazara alınarak davanın HMK 94/3, 119/2 maddeleri uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
… eşkili sağlanamamasının, davacının bildirdiği adresin doğru olmamasından ve daha sonra kendisi tarafından bildirilen ABD'deki adresine uluslararası istinabe yoluyla «tebligat» yapılmasına dair «ara» kararını yerine getirmemesinden kaynaklandığı ve dosyanın bu nedenle sürüncemede kaldığı, hukuk yargılamasında mahkemenin resen hareket edemeyeceği gerekçesiyle, davacının davayı takip etmediği gözetilerek, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «marka hakkına tecavüzün» tesbiti ile ref'i, men'i istemine ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6653 E. 2015/13476 K.
Ortak:el koyma
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin hesaplarına «haciz» öncesinde el konulmuş olduğu, konulan haczin ve yapılan el «koyma» işleminin alacak üzerindeki «tasarruf yetkisini kısıtladığı», davacının «temlike» dayalı alacağını davalıya karşı ileri süremeyeceği, temlik borçlusu ...
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davaya konu davalı eyleminin haksız el «koyma» niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13524 E. 2015/2938 K.
Ortak:el koyma · haciz
İncelediğiniz karardaA.Ş'nin hesaplarına «haciz» öncesinde el konulmuş olduğu, konulan haczin ve yapılan el «koyma» işleminin alacak üzerindeki «tasarruf yetkisini kısıtladığı», davacının «temlike» dayalı alacağını davalıya karşı ileri süremeyeceği, temlik borçlusu ...
A.Ş. hakkındaki «iflas» kararının kesinleşmesi ile kalktığı, «temlik» tarihinin 21/11/2011 tarihi olduğu dikkate alındığında temlik tarihi itibariyle temlik edilen alacak üzerinde «haciz» bulunduğu, ayrıca öncesinde ...
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece davalının şirketin alacağına ilişkin mahkeme ilamını takibe «koyma» yetkisi yok ise de, kendisinin yapmış olduğu «yargılama giderlerini» talep etme hakkının bulunduğu, bu nedenle haczin haksız olmadığı ve davacı ... hakkında doğrudan bir «haciz» uygulaması yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 13/05/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2530 E. , 2017/1336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2014/669-2015/631 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/03/2017 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı temlik eden ... A.Ş'nin davalı Banka hesabında bulunan B Tipi Likit Fon'larının tamamını asli ve fer'i hakları ile birlikte müvekkiline devir ve temlik ettiğini, davalı Banka'dan temlik edilen fon bedellerinin müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini, ancak davalı Banka'nın haciz ve el koyma yazıları gereği ödeme yapılamayacağını ve temlik şerhinin işlendiğini bildirdiğini, icra dosyasındaki haczin fek edilmesi nedeni ile sona erdiğini, ayrıca ... A.Ş'nin mal ve hesapları üzerinde ceza mahkemesince konulmuş bir tedbir kararı bulunmadığını ileri sürerek, dava dışı temlik edene ait davalı Banka nezdindeki hesapta bulunan 05 Fon Kodlu 674 adet ...bank A.Ş. B Tipi Likit Fonların tamamının ödeme zamanındaki likit karşılığı tutarındaki alacağın işlemiş avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili bankanın usul, sözleşme ve Yasa'ya uygun bir şekilde hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya temlik edilen alacak üzerinde ...
31. İcra Müdürlüğü'nün haczi bulunduğu, dosyadaki hacizlerin ... A.Ş. hakkındaki iflas kararının kesinleşmesi ile kalktığı, temlik tarihinin 21/11/2011 tarihi olduğu dikkate alındığında temlik tarihi itibariyle temlik edilen alacak üzerinde haciz bulunduğu, ayrıca öncesinde ...
2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 27/05/2008 tarih 2008/785 sayılı müteferrik kararında içlerinde ... ve ...'ın da bulunduğu şahısların ortağı bulundukları şirketlerdeki ortaklık paylarına da tedbir uygulanması talep edildiğinden davalı Banka'ca ... ve ...'ın ... A.Ş'nin ortağı olduğunun tespit edilmesi üzerine ... A.Ş'nin hesaplarına haciz öncesinde el konulmuş olduğu, konulan haczin ve yapılan el koyma işleminin alacak üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtladığı, davacının temlike dayalı alacağını davalıya karşı ileri süremeyeceği, temlik borçlusu ... A.Ş'nin 10/04/2012 tarihli karar ile iflasına karar verilmiş olması nedeniyle davacının dava konusu alacağı iflas masasına bildirmesi, alacağın ikinci alacaklılar toplantısında kabul edilmemesi halinde husumeti iflas idaresine yönelterek dava açmak suretiyle talepte bulunması gerektiği, bu durumda "davacının davalıya husumet yöneltemiyeceği" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak mahkemece davanın reddine dair açıklanan gerekçe davanın esastan reddine ilişkin olup gerekçenin sonunda davalıya husumet yöneltilemeyeceği ibaresi açıklanan gerekçeye uygun olmamış ve bu nedenle hükmün bozulması gerekmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile gerekçenin son cümlesinde yer alan ''...., bu durumda davacının davalıya husumet yöneltemiyeceği ..'' ibaresinin çıkarılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/321810100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz