Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2168 E. 2017/1103 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sır saklama yükümlülüğü↗ müşteri çevresi↗ saklama yükümlülüğü↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ sözleşmenin ihlali↗ rekabet yasağı↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ kusur↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının eşinin ortağı olduğu ve aynı konuda faaliyet gösteren ... Teknik Sünger San ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğu 16.07.2007 tarihinden sonra 30.08.2007 tarihinde iş akdinin feshedilmesi karşısında davalının söz konusu şirketin kurulmuş olması nedeniyle işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan sonra eşinin ortak olduğu şirkette davacıların müşteri çevresi ile ilişki kurduğu ve bu şekilde sözleşmede belirtilen rekabet yasağına aykırı davrandığı, sözleşmenin 8/(h) bendinde belirlenen 10.000,00 Euro cezai şartı davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle 818 Sayılı BK'nun 161/ son maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranışı aynı zamanda sır saklama yükümlülüğünü de kapsadığından davacının sözleşmenin 8/(i) bendine dayalı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebiyle doğan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, dosyada mevcut işten ayrılma belgesine göre, davalının İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca işten ayrılmış olduğu, diğer bir anlatımla davalının iş aktini haksız olarak feshettiğinin davacı yanca kanıtlanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir kusuru yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısıyla akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinden dolayı dava ikame edilemez” şeklindeki düzenleme uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4663 E. 2015/11701 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · kusur · Cezai şart
İncelediğiniz kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» sebebiyle doğan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
… lmesi karşısında davalının söz konusu şirketin kurulmuş olması nedeniyle işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan sonra eşinin ortak olduğu şirkette davacıların «müşteri çevresi» ile ilişki kurduğu ve bu şekilde sözleşmede belirtilen «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, sözleşmenin 8/(h) bendinde belirlenen 10.000,00 Euro «cezai şartı» davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle 818 Sayılı BK'nun 161/ «son» maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranışı aynı zamanda «sır saklama yükümlülüğünü» de kapsadığından davacının sözleşmenin 8/(i) bendine dayalı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 Euro'nun dava tarihinden i …
… lanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir «kusuru» yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısıyla akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinde …
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» sebebiyle doğan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bu «yasağa» uymadığı takdirde 10.000 USD'yi ceza-i şart olarak nakden ve defaten ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder." hükmünün yer aldığı, «tanık beyanlarına» göre davacının kardeşinin ortağı olduğu ...'nde fiilen çalıştığı, böylece sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000 USD nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bu döviz cinsinden mevduat için 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek oranda faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… tlanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir «kusuru» yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısiyle akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tanık beyanı · mevduat hesabı · taahhütname · dava sebebi
Benzer bu karardaBu «yasağa» uymadığı takdirde 10.000 USD'yi ceza-i şart olarak nakden ve defaten ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder." hükmünün yer aldığı, «tanık beyanlarına» göre davacının kardeşinin ortağı olduğu ...'nde fiilen çalıştığı, böylece sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000 USD nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bu döviz cinsinden mevduat için 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek oranda faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… teri pörtföyüne ilişkin bilgilerin iş akdi süresince veya akdin fesinden sonra işçi tarafından 3. şahıslara aktarıldığı iddiasının ispat edilemediği, bu hali ile bu «sebebe» ilişkin ceza-i şart isteminin yerinde olmadığı, sözleşmenin (h) maddesinde, "işçi her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 3 yıl süre ile aynı veya benzeri işi yapan işyerinde çalışmamayı ve kendi adına benzer işler yapan işyeri açmamayı kabul ve «taahhüt» eder.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5830 E. 2017/5208 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» sebebiyle doğan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
… lmesi karşısında davalının söz konusu şirketin kurulmuş olması nedeniyle işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan sonra eşinin ortak olduğu şirkette davacıların «müşteri çevresi» ile ilişki kurduğu ve bu şekilde sözleşmede belirtilen «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, sözleşmenin 8/(h) bendinde belirlenen 10.000,00 Euro «cezai şartı» davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle 818 Sayılı BK'nun 161/ «son» maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranışı aynı zamanda «sır saklama yükümlülüğünü» de kapsadığından davacının sözleşmenin 8/(i) bendine dayalı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 Euro'nun dava tarihinden i …
Benzer bu karardaDava «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan «cezai şartın» tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
… ılı TBK’na göre değerlendirme yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş ise de taraflar arasındaki “iş sözleşmesi eki sır saklama ve «rekabet yasağı sözleşmesi»”nin 22.06.2010 tarihinde yapıldığı ve davalının işten 06.01.2012 tarihinde ayrıldığı ve yeni işyerinde 01.02.2012 tarihinde işe başladığı gözetilerek davada yürürl …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısıtlılık · hakkaniyet · icra takibine itiraz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; sözleşmede yer alan yer yönünden yapılan «kısıtlamanın» «hakkaniyete» aykırı olduğu bu nedenle geçerli kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «rekabet yasağı sözleşmesinde» yer alan «cezai şartın» tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6600 E. 2023/1707 K.
Ortak:müşteri çevresi · rekabet yasağı sözleşmesi · rekabet yasağı · oy yasağı · kusur · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… lmesi karşısında davalının söz konusu şirketin kurulmuş olması nedeniyle işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan sonra eşinin ortak olduğu şirkette davacıların «müşteri çevresi» ile ilişki kurduğu ve bu şekilde sözleşmede belirtilen «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, sözleşmenin 8/(h) bendinde belirlenen 10.000,00 Euro «cezai şartı» davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle 818 Sayılı BK'nun 161/ «son» maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranışı aynı zamanda «sır saklama yükümlülüğünü» de kapsadığından davacının sözleşmenin 8/(i) bendine dayalı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 Euro'nun dava tarihinden i …
1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» sebebiyle doğan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
… lanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir «kusuru» yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısıyla akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinde …
Benzer bu karardaŞti.ni kurduğu, davacının davalı aleyhine aynı hukuki «sebebe» dayalı 26.01.2011 tarihinde açtığı davayı «takipsiz» bıraktığı ve «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, dava açılması «zamanaşımını» keser ise de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hâlinde, dava açılmasıyla meydana gelmiş olan «zamanaşımı kesilmesi» artık hükümsüz olduğu, 13.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalının «haksız rekabet» davranışının 01.07.2011 tarihinde sona ermiş olduğu, davanın açıldığı 28.03.2014 tarihine kadar mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (mülga 6762 sayılı Kanun) 62 nci maddesine göre 58 inci maddedeki yazılı dava olmasına göre bir yıllık sürenin geçtiği belirtilmiş ise de haksız rekabetin «haksız fiil» olduğu, haksız fiilin mülga 818 sayılı Kanun'un 41 ila 60 ıncı maddeleri birlikte dikkate alındığında bir yıllık zamanaşımı süresinin zarar görenin, fail ve zararı öğrendiği andan itibaren işlemeye başlayacağı, bu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, sadece birinin öğrenilmesi zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için yeterli olmadığı, haksız fiil devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığı, dava dilekçesinde davalının, aynı iş kolunda bir işyeri açtığını ve iş yerinin faal olduğunu bildirerek davalının haksız rekabetinin devam ettiğini iddia edildiğinden davalının zamanaşımı itirazının reddedildiği, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığının yeterli olduğu, davalı tarafından açılan «işçilik alacakları» davasında Ankara 12.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/144 E. sayılı dosyası üzerinden 25.02.2014 tarihinde bir dava daha açtıklarını, «derdestlik» itirazlarının olduğunu, davacının talebine dayanak olarak gösterdiği 01.03.2007 tarihli iş akdine ilişkin sözleşmede ilgili hükümlerin bulunduğu sayfada müvekkilinin herhangi bir imzasının bulunmadığını, ilgili hükümlerin geçerli bir «rekabet yasağı» içermediğini, coğrafi sınır, süre, kapsam belirtilmeyen rekabet yasağının mevzuat açısından geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkili tarafından davacılara karşı «işçilik alacaklarıyla» ilgili olarak Ankara 12.
… yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga 818 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, mülga 818 sayılı Kanun'un 348 inci maddesine göre «rekabet yasağının» «hizmet akdinin» sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususa ilişkin olduğu, davalının 03.07.2007 tarihinde Yüksel Otomotiv San.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin haklı feshi · haklı fesih · hizmet akdi · haklı nedenle fesih · müşteri portföyü · işçilik alacakları · borç ikrarı · zamanaşımının kesilmesi
Benzer bu karardaŞti.ni kurduğu, davacının davalı aleyhine aynı hukuki «sebebe» dayalı 26.01.2011 tarihinde açtığı davayı «takipsiz» bıraktığı ve «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiği, dava açılması «zamanaşımını» keser ise de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hâlinde, dava açılmasıyla meydana gelmiş olan «zamanaşımı kesilmesi» artık hükümsüz olduğu, 13.06.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalının «haksız rekabet» davranışının 01.07.2011 tarihinde sona ermiş olduğu, davanın açıldığı 28.03.2014 tarihine kadar mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (mülga 6762 sayılı Kanun) 62 nci maddesine göre 58 inci maddedeki yazılı dava olmasına göre bir yıllık sürenin geçtiği belirtilmiş ise de haksız rekabetin «haksız fiil» olduğu, haksız fiilin mülga 818 sayılı Kanun'un 41 ila 60 ıncı maddeleri birlikte dikkate alındığında bir yıllık zamanaşımı süresinin zarar görenin, fail ve zararı öğrendiği andan itibaren işlemeye başlayacağı, bu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiği, sadece birinin öğrenilmesi zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için yeterli olmadığı, haksız fiil devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığı, dava dilekçesinde davalının, aynı iş kolunda bir işyeri açtığını ve iş yerinin faal olduğunu bildirerek davalının haksız rekabetinin devam ettiğini iddia edildiğinden davalının zamanaşımı itirazının reddedildiği, «rekabet yasağı sözleşmesinin» geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin «haklı nedenle fesih» edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli «müşteri çevresi» veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığının yeterli olduğu, davalı tarafından açılan «işçilik alacakları» davasında Ankara 12.
İş Mahkemesinin 2015/316 E., 2015/579 K. sayılı ilamında SGK bildirimlerinin asgari ücret üzerinden bildiriminin yapılması, gerçek ücret üzerinden yapılmamasının «haklı fesih» olarak kabul edildiği, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, bu kararın iş akdinin işçi tarafından haklı feshedildiğinin «kesin delili» olarak kabul edildiği, mülga 818 sayılı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, işçinin iş sözleşmesini haklı olarak feshetmesi halinde işçi aleyhine olarak «rekabet yasağının» ihlal ettiği iddiasının ileri sürülemeyeceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 447 nci maddesinin ikinci fıkrasının da aynı doğrultuda düzenlemeyi içerdiği, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının işten ayrıldıktan sonra aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirket kurduğu, «tanık beyanlarına» göre davacı şirketin «müşteri portföyünü» de kendi kurduğu şirketine taşıdığı sabit ise de davalı davacı işyerinden sözleşmeyi haklı feshederek ayrıldığından rekabet yasağının kanunen sona erdiği, bu sebeple davalının eylemlerinin tazminatı gerektirmediği, iş sözleşmesi kapsamında işçi tarafından işverene verilen 50.000,00 TL tutarındaki senedin de rekabet yasağının «teminatı» olarak verilmiş olması «sebebi» ile kayıtsız şartsız «mücerret» bir «borç ikrarı» niteliğinde olmadığı, «teminat senedinin» paraya çevrilmesi gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş ise de dava konusu alacağın, taraflar arasındaki sözleşmenin 12 nci maddesine dayandığını, davalının müvekkili şirketin «müşteri portföyünü» kullandığı hususunun sabit olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükmünün karşı tarafa, «sözleşmenin haklı feshi» ya da işverence haksız feshi nedeniyle sebep olduğu zarardan kurtulma hakkı vermediğini, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlığın çözümünde öncelikle sözleşme hüküm …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/144 E. sayılı dosyası üzerinden 25.02.2014 tarihinde bir dava daha açtıklarını, «derdestlik» itirazlarının olduğunu, davacının talebine dayanak olarak gösterdiği 01.03.2007 tarihli iş akdine ilişkin sözleşmede ilgili hükümlerin bulunduğu sayfada müvekkilinin herhangi bir imzasının bulunmadığını, ilgili hükümlerin geçerli bir «rekabet yasağı» içermediğini, coğrafi sınır, süre, kapsam belirtilmeyen rekabet yasağının mevzuat açısından geçerliliğinin bulunmadığını, müvekkili tarafından davacılara karşı «işçilik alacaklarıyla» ilgili olarak Ankara 12.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2168 E. , 2017/1103 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/07/2015 tarih ve 2015/543-2015/541 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının 01/01/2006-01/09/2007 tarihleri arasında müvekkili şirkette müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde 8/(h) ve 8/(i) maddelerinde işçinin rekabet yasağı ve sır saklama yasağıyla ilgili hükümlerin bulunduğunu, davalının diğer şirket çalışanları ile birlikte müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren ... Teknik Sünger San. Ve Tic. Ltd. Şti.’yi yakınlarına kurdurduklarını, davalının şirkette çalıştığı dönemde herkesçe bilinmeyen ve şirket açısından hayati öneme haiz ticari sır ve müşteri pörtföyü ile pazarlama bilgilerini edindiğini, müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra ... Teknik Sünger San. Ve Tic. Ltd. Şti.’de çalışmaya başlayarak sözleşmede düzenlenen rekabet yasağı ve sır saklama yasağını ihlal ettiğini ileri sürerek 10.000,00 Euro haksız rekabet hükmünün ihlali ve 10.000,00 Euro sır saklama yasağının ihlali sebebiyle toplam 20,000,00 Euro cezai şartın davalıdan faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinden sonra makine üretimiyle ilgilenen bir başka şirkette çalışmaya başladığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının eşinin ortağı olduğu ve aynı konuda faaliyet gösteren ... Teknik Sünger San ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğu 16.07.2007 tarihinden sonra 30.08.2007 tarihinde iş akdinin feshedilmesi karşısında davalının söz konusu şirketin kurulmuş olması nedeniyle işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan sonra eşinin ortak olduğu şirkette davacıların müşteri çevresi ile ilişki kurduğu ve bu şekilde sözleşmede belirtilen rekabet yasağına aykırı davrandığı, sözleşmenin 8/(h) bendinde belirlenen 10.000,00 Euro cezai şartı davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle 818 Sayılı BK'nun 161/ son maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranışı aynı zamanda sır saklama yükümlülüğünü de kapsadığından davacının sözleşmenin 8/(i) bendine dayalı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebiyle doğan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, dosyada mevcut işten ayrılma belgesine göre, davalının İş Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca işten ayrılmış olduğu, diğer bir anlatımla davalının iş aktini haksız olarak feshettiğinin davacı yanca kanıtlanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir kusuru yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısıyla akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinden dolayı dava ikame edilemez” şeklindeki düzenleme uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318419500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz