Cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/4663 E. 2015/11701 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi↗ sözleşmenin ihlali↗ tanık beyanı↗ rekabet yasağı↗ mevduat hesabı↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ taahhütname↗ kusur↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait imalat ve müşteri pörtföyüne ilişkin bilgilerin iş akdi süresince veya akdin fesinden sonra işçi tarafından 3. şahıslara aktarıldığı iddiasının ispat edilemediği, bu hali ile bu sebebe ilişkin ceza-i şart isteminin yerinde olmadığı, sözleşmenin (h) maddesinde, "işçi her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 3 yıl süre ile aynı veya benzeri işi yapan işyerinde çalışmamayı ve kendi adına benzer işler yapan işyeri açmamayı kabul ve taahhüt eder. Bu yasağa uymadığı takdirde 10.000 USD'yi ceza-i şart olarak nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığı, tanık beyanlarına göre davacının kardeşinin ortağı olduğu ...'nde fiilen çalıştığı, böylece sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000 USD nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bu döviz cinsinden mevduat için 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek oranda faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebiyle doğan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabülüne karar verilmişse de, dosyada mevcut işten ayrılma belgesine göre davalının İş Kanunu’nun 17.maddesi uyarınca ayrılmış olduğu, diğer bir anlatımla davalının iş aktini haksız olarak feshettiğinin davacı yanca kanıtlanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir kusuru yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısiyle akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinden dolayı dava ikame edilemez” şeklindeki düzenleme karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2168 E. 2017/1103 K.
Ortak:rekabet yasağı sözleşmesi · sözleşmenin ihlali · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı · kusur · Cezai şart
İncelediğiniz kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» sebebiyle doğan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Bu «yasağa» uymadığı takdirde 10.000 USD'yi ceza-i şart olarak nakden ve defaten ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder." hükmünün yer aldığı, «tanık beyanlarına» göre davacının kardeşinin ortağı olduğu ...'nde fiilen çalıştığı, böylece sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000 USD nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bu döviz cinsinden mevduat için 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek oranda faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… tlanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir «kusuru» yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısiyle akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinde …
Benzer bu kararda1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» sebebiyle doğan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
… lmesi karşısında davalının söz konusu şirketin kurulmuş olması nedeniyle işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan sonra eşinin ortak olduğu şirkette davacıların «müşteri çevresi» ile ilişki kurduğu ve bu şekilde sözleşmede belirtilen «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, sözleşmenin 8/(h) bendinde belirlenen 10.000,00 Euro «cezai şartı» davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle 818 Sayılı BK'nun 161/ «son» maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranışı aynı zamanda «sır saklama yükümlülüğünü» de kapsadığından davacının sözleşmenin 8/(i) bendine dayalı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 Euro'nun dava tarihinden i …
… lanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir «kusuru» yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısıyla akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinde …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sır saklama yükümlülüğü · müşteri çevresi · saklama yükümlülüğü · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… lmesi karşısında davalının söz konusu şirketin kurulmuş olması nedeniyle işten ayrıldığı, davalının işten ayrıldıktan sonra eşinin ortak olduğu şirkette davacıların «müşteri çevresi» ile ilişki kurduğu ve bu şekilde sözleşmede belirtilen «rekabet yasağına» aykırı davrandığı, sözleşmenin 8/(h) bendinde belirlenen 10.000,00 Euro «cezai şartı» davacıya ödemekle yükümlü olduğu, ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle 818 Sayılı BK'nun 161/ «son» maddesi uyarınca cezai şarttan takdiren 1/4 oranında indirim yapılması gerektiği, ayrıca rekabet yasağına aykırı davranışı aynı zamanda «sır saklama yükümlülüğünü» de kapsadığından davacının sözleşmenin 8/(i) bendine dayalı cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.500,00 Euro'nun dava tarihinden i …
-
Haksız rekabetin durdurulması | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7931 E. 2013/22913 K.
Ortak:oy yasağı
İncelediğiniz karardaBu «yasağa» uymadığı takdirde 10.000 USD'yi ceza-i şart olarak nakden ve defaten ödemeyi kabul ve «taahhüt» eder." hükmünün yer aldığı, «tanık beyanlarına» göre davacının kardeşinin ortağı olduğu ...'nde fiilen çalıştığı, böylece sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000 USD nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bu döviz cinsinden mevduat için 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek oranda faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali» sebebiyle doğan «cezai şart» alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı işçilerin davacı iş koşulları nedeniyle hizmet akdini feshetmelerinin «haksız rekabet» için belirleyici bir eylem olmadığı, işverenin iş koşulları ve işçi haklarının ödenmesinde yeterlilik göstermediği, işçilerin işten ayrılmayı tercih ettikleri ve sözleşmelerini bu şekilde feshettikleri, BK 348/2 maddesindeki rekabet etme «yasağının» işverene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulunduğu hallerde geçerli olduğu, davacı şirkette böyle bir zararın varlığının saptanamadığı, BK 352/2. maddesi uy …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalı işçilerin davacı iş koşulları nedeniyle hizmet akdini feshetmelerinin «haksız rekabet» için belirleyici bir eylem olmadığı, işverenin iş koşulları ve işçi haklarının ödenmesinde yeterlilik göstermediği, işçilerin işten ayrılmayı tercih ettikleri ve sözleşmelerini bu şekilde feshettikleri, BK 348/2 maddesindeki rekabet etme «yasağının» işverene önemli bir zarar verebilme ihtimalinin bulunduğu hallerde geçerli olduğu, davacı şirkette böyle bir zararın varlığının saptanamadığı, BK 352/2. maddesi uy …
Dava, «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalıların farklı tarihlerde iş akitlerini feshederek davalı şirkette çalışmaya başladıklarını, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat talebinde bulunmuştur.
… raporuna yönelik ciddi itirazlarının da karşılanması konusunda ek rapor veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/4663 E. , 2015/11701 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/01/2015 tarih ve 2014/1100-2015/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 01.03.1997 ila 15.09.2007 tarihlerinde müvekkilinde işletme müdürü olarak çalıştığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmede davalının, işten ayrılmasını müteakiben 3 yıl içinde aynı/benzeri işyerinde çalışmamayı ve böyle bir işyeri açmamayı, yine davacının imalat ve müşteri portföyüne ilişkin bilgileri üçüncü şahıslara aktarmamayı, aksi halde ayrı ayrı 10.000 Usd cezai şart ödemeyi taahhüt ettiği halde daha çalışırken diğer bir kısım şirket çalışanları ile birlikte müvekkili ile aynı alanda faaliyet gösteren ...'ni yakınlarına kurdurduğunu, portföyün bu şirkete aktarıldığını ileri sürerek 20.000 Usd cezai şartın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dayanak sözleşmedeki hükmün müvekkilinin iktisadi geleceğini kısıtladığını, mahal belirtilmediğinden geçersiz olduğunu, iş akdinin haksız feshinden sonra müvekkilinin başka alanda faaliyet gösteren ...'nde çalışmaya başladığını, müvekkilince kurdurulduğu iddia edilen ancak herhangi bir ilgisi bulunmayan şirket ile davacının faaliyet alanlarının ancak %1 oranında örtüştüğünü, işletme müdürü olarak çalışan müvekkilinin imalat sırlarını bilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait imalat ve müşteri pörtföyüne ilişkin bilgilerin iş akdi süresince veya akdin fesinden sonra işçi tarafından 3. şahıslara aktarıldığı iddiasının ispat edilemediği, bu hali ile bu sebebe ilişkin ceza-i şart isteminin yerinde olmadığı, sözleşmenin (h) maddesinde, "işçi her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren 3 yıl süre ile aynı veya benzeri işi yapan işyerinde çalışmamayı ve kendi adına benzer işler yapan işyeri açmamayı kabul ve taahhüt eder. Bu yasağa uymadığı takdirde 10.000 USD'yi ceza-i şart olarak nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığı, tanık beyanlarına göre davacının kardeşinin ortağı olduğu ...'nde fiilen çalıştığı, böylece sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.000 USD nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının bu döviz cinsinden mevduat için 1 yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek oranda faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali sebebiyle doğan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabülüne karar verilmişse de, dosyada mevcut işten ayrılma belgesine göre davalının İş Kanunu’nun 17.maddesi uyarınca ayrılmış olduğu, diğer bir anlatımla davalının iş aktini haksız olarak feshettiğinin davacı yanca kanıtlanamamış olması karşısında, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 352. maddesinde yer alan “İş sahibi, işçinin feshi muhik gösterecek bir kusuru yok iken akdi feshetmiş yahut iş sahibinin feshi haklı gösteren bir kusuru dolayısiyle akit işçi tarafından feshedilmiş ise, işçi aleyhine memnuiyete muhalefetinden dolayı dava ikame edilemez” şeklindeki düzenleme karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu sebeple bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bente açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde hüküm lehine bozulan davalıya iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/185145100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz