Kanuni halefiyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1915 E. 2017/1002 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanuni halefiyet↗ ttk 1472↗ nakliyat sigortası↗ rücuan tazminat↗ halefiyet↗ aktif husumet ehliyeti↗ ibraname↗ tasdik kararı↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ ara karar↗ sigorta sözleşmesi↗ kesin süre↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ taşıyan↗ hasar↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosyaya sunulan hasar dosyası içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgede ... isimli firmanın bahsi geçen hasardan dolayı mesul olanlar aleyhine dava haklarını kayıtsız ve şartsız olarak davacı ....’ne devir ve temlik ettiklerine ilişkin bir ifade mevcut ise de belgede herhangi bir kaşe/imzanın mevcut olmadığı, belgenin kaşe ve/veya imzalı asıl veya tasdikli suretinin sunulmasının uygun olacağı, aksi takdirde ex gratia niteliğindeki ödemenin TTK 1472 md çerçevesindeki kanuni halefiyete engel teşkil etmesi nedeniyle, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olmayacağı kanaatine varılarak davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ... Nakliyat Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat davasına ilişkindir.
Mahkemece 12/11/2014 tarihli ara kararıyla temlik beyanını taşıyan ibranamenin imzalı/kaşeli aslının ibrazı için davacıya 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı belgenin aslına şirket birimleri arasında yapılan yazışmalarla ulaşılacağı, belge aslının Rusça olduğu ve çeviri gerektirdiği gerekçesiyle sürenin makul olmadığını savunmuş, temyiz dilekçesi ekinde de temlik beyanını taşıyan ibranamenin imzalı aslı ve onaylı çevirisini ibraz etmiştir. Belgenin getirilmesi için verilen süre makul olmayıp temlik beyanını taşıyan belgenin daha sonra ibraz edildiği anlaşılmakla davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14821 E. 2014/4530 K.
Ortak:ibraname · temlik · taraf ehliyeti · hasar · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, dosyaya sunulan «hasar» dosyası içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgede ... isimli firmanın bahsi geçen hasardan dolayı mesul olanlar aleyhine dava haklarını kayıtsız ve şartsız olarak davacı ....’ne devir ve «temlik» ettiklerine ilişkin bir ifade mevcut ise de belgede herhangi bir kaşe/imzanın mevcut olmadığı, belgenin kaşe ve/veya imzalı asıl veya «tasdikli» suretinin sunulmasının uygun olacağı, aksi takdirde ex gratia niteliğindeki ödemenin TTK 1472 md çerçevesindeki «kanuni halefiyete» engel teşkil etmesi nedeniyle, davacının «aktif husumet ehliyetinin» mevcut olmayacağı kanaatine varılarak davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece 12/11/2014 tarihli «ara» kararıyla «temlik» beyanını «taşıyan» «ibranamenin» imzalı/kaşeli aslının «ibrazı» için davacıya 2 haftalık «kesin süre» verilmiştir.
Davacı belgenin aslına şirket birimleri arasında yapılan yazışmalarla ulaşılacağı, belge aslının Rusça olduğu ve çeviri gerektirdiği gerekçesiyle sürenin makul olmadığını savunmuş, temyiz dilekçesi ekinde de «temlik» beyanını «taşıyan» «ibranamenin» imzalı aslı ve onaylı çevirisini «ibraz» etmiştir.
Benzer bu karardaMahkeme'nin «sigorta teminatı» dışında kalan «riziko» ile ilgili olarak ödemede bulunması (ex-gratia hatır ödemesi) halinde «rücu hakkının» doğmayacağı yönündeki gerekçesi yerinde ise de, «ibraz» edilen «ibraname» başlıklı belgede sigortalının "bahsi geçen hasardan dolayı mesul olanlar aleyhine dava hakkını kayıtsız şartsız G..
Bu durumda, davacının «temlik» alan sıfatıyla aktif dava «ehliyeti» ve «rücu hakkının» bulunduğunun kabulü ile davanın görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı yanca taşınması esnasında «hasara» uğramasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · rücuen alacak · rücu hakkı · sigorta teminatı · teminat kapsamı · riziko · rücu · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «poliçe özel şartlarında» taşımanın «tüzel kişiliğe» haiz bir firma tarafından yapılmasının «teminatın» geçerliliği açısından şart koşulduğu, somut olayda «taşıyıcının» bir gerçek kişi olması nedeniyle «rizikonun» «teminat kapsamında» yer almadığı, davacının sigortalısına hatır ödemesi yaptığı, bu nedenlerle «rücu hakkının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme'nin «sigorta teminatı» dışında kalan «riziko» ile ilgili olarak ödemede bulunması (ex-gratia hatır ödemesi) halinde «rücu hakkının» doğmayacağı yönündeki gerekçesi yerinde ise de, «ibraz» edilen «ibraname» başlıklı belgede sigortalının "bahsi geçen hasardan dolayı mesul olanlar aleyhine dava hakkını kayıtsız şartsız G..
Bu durumda, davacının «temlik» alan sıfatıyla aktif dava «ehliyeti» ve «rücu hakkının» bulunduğunun kabulü ile davanın görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalanan emtianın davalı yanca taşınması esnasında «hasara» uğramasından kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1915 E. , 2017/1002 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/06/2015 tarih ve 2013/265-2015/618 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde 200648836 sayılı Emtia Nakli (Direkt Kati) Sigorta Poliçesi bulunan ... firmasına ait un değirmeni makine ve ekipmanlarının ... Nakliyat tarafından ... - ... plakalı araçlar ile 03/04/2012 tarihinde nakliyesi esnasında hasara uğradığını, müvekkilinin ... firmasına 5.836,60 Euro tazminat bedeli ödediğini, ... Nakliyat firmasının ... Sigorta A.Ş.’de 9173/18595928-3 sayılı CMR poliçesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin ödediği tazminat oranında sigortalısının haklarına halef olduğunu, 28/05/2012 tarihli eksper raporunda, sevk edilen 45 adet un değirmeni makineleri ve aksesuarının kargosundan 8 ünitenin hasara uğramış olduğunu, makinenin ağır hasar gördüğünü, döküş bunkerinin deformasyona uğradığının tespit edildiğini, taşıyıcının CMR Konvansiyonu gereğince meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu iddia ederek, 13.324,95 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ekspertiz raporuna göre taşınan emtianın palete gerektiği gibi sabitlenmemesi sebebiyle hasarlandığını, taşınan emtia gönderen tarafından gerektiği gibi araç içine sabitlenseydi zararın meydana gelmeyeceğini, ayrıca usulüne uygun bir hasar ihbarının bulunmadığını, CMR belgesi üzerine hasar şerhinin düşülmediğini, bunun emtianın sağlam şekilde ulaştığına karine teşkil ettiğini, bu nedenle içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak miktarına itiraz ettiklerini, davacının sigortalısına yaptığı ödemenin poliçe teminatı kapsamında olduğunu ve ödenen tazminatın kadri marufunda olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren talep edilen faiz talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın zamanaşımı ve esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan hasar dosyası içerisinde bulunan ibraname başlıklı belgede ... isimli firmanın bahsi geçen hasardan dolayı mesul olanlar aleyhine dava haklarını kayıtsız ve şartsız olarak davacı ....’ne devir ve temlik ettiklerine ilişkin bir ifade mevcut ise de belgede herhangi bir kaşe/imzanın mevcut olmadığı, belgenin kaşe ve/veya imzalı asıl veya tasdikli suretinin sunulmasının uygun olacağı, aksi takdirde ex gratia niteliğindeki ödemenin TTK 1472 md çerçevesindeki kanuni halefiyete engel teşkil etmesi nedeniyle, davacının aktif husumet ehliyetinin mevcut olmayacağı kanaatine varılarak davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ... Nakliyat Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat davasına ilişkindir.
Mahkemece 12/11/2014 tarihli ara kararıyla temlik beyanını taşıyan ibranamenin imzalı/kaşeli aslının ibrazı için davacıya 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı belgenin aslına şirket birimleri arasında yapılan yazışmalarla ulaşılacağı, belge aslının Rusça olduğu ve çeviri gerektirdiği gerekçesiyle sürenin makul olmadığını savunmuş, temyiz dilekçesi ekinde de temlik beyanını taşıyan ibranamenin imzalı aslı ve onaylı çevirisini ibraz etmiştir. Belgenin getirilmesi için verilen süre makul olmayıp temlik beyanını taşıyan belgenin daha sonra ibraz edildiği anlaşılmakla davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın reddedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318344300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz